Ana içeriğe geç
Sözlük

kahin ile cümle

kahin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.Niin leeviläiset seisoivat siinä, Daavidin soittimet käsissä, ja papit, torvet käsissä.
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.õállának azért a Léviták a Dávid [zengõ ]szerszámaival; a papok is a trombitákkal.
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.Och leviterna ställde upp sig med Davids instrumenter, och prästerna med trumpeterna.
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.Og Leviterne stod med Davids Instrumenter og Præsterne med Trompeterne.
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.Quando i leviti ebbero preso posto con gli strumenti musicali di Davide e i sacerdoti con le loro trombe
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.seperti yang dipakai oleh Daud. Juga para imam ditempatkannya di situ dengan trompet
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.Und die Leviten standen mit den Saitenspielen Davids und die Priester mit den Drommeten.
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.Και εσταθησαν οι Λευιται με τα οργανα του Δαβιδ και οι ιερεις με τας σαλπιγγας.
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.И левитите стояха с Давидовите музикални инструменти, а свещениците с тръбите.
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.И стали левиты с музыкальными орудиями Давидовыми и священники с трубами.
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.ויעמדו הלוים בכלי דויד והכהנים בחצצרות׃
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.فوقف اللاويون بآلات داود والكهنة بالابواق.
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.利 未 人 拿 大 衛 的 樂 器 、 祭 司 拿 號 、 一 同 站 立
Böylece Levililer Davutun çalgılarıyla, kâhinler de borazanlarıyla yerlerini aldılar.利未 人 拿大 衛的 樂器 、 祭司 拿號 、 一同 站立
Böyle yapılmış tahıl sunusunu RABbe sunmak için getirip kâhine vereceksin. Kâhin de onu sunağa götürecek.I přineseš obět suchou, kteráž z těch věcí bude Hospodinu, a dáš ji knězi, kterýžto donese ji k oltáři.
Böyle yapılmış tahıl sunusunu RABbe sunmak için getirip kâhine vereceksin. Kâhin de onu sunağa götürecek.I przyniesiesz ofiarę śniedną z tych rzeczy sprawioną Panu, i oddasz ją kapłanowi, a odniesie ją na ołtarz.
Böyle yapılmış tahıl sunusunu RABbe sunmak için getirip kâhine vereceksin. Kâhin de onu sunağa götürecek.너는 이것들로 만든 소제물을 여호와께로 가져다가 제사장에게 줄 것이요 제사장은 그것을 단으로 가져다가
Böyle yapılmış tahıl sunusunu RABbe sunmak için getirip kâhine vereceksin. Kâhin de onu sunağa götürecek.porterai al Signore l'oblazione così preparata e la presenterai al sacerdote, che la offrirà sull'altare
Böyle yapılmış tahıl sunusunu RABbe sunmak için getirip kâhine vereceksin. Kâhin de onu sunağa götürecek.Traerás a Jehovah la ofrenda hecha de estas cosas y la presentarás al sacerdote, el cual la llevará al altar
Böyle yapılmış tahıl sunusunu RABbe sunmak için getirip kâhine vereceksin. Kâhin de onu sunağa götürecek.והבאת את המנחה אשר יעשה מאלה ליהוה והקריבה אל הכהן והגישה אל המזבח׃
Böyle yapılmış tahıl sunusunu RABbe sunmak için getirip kâhine vereceksin. Kâhin de onu sunağa götürecek.فتاتي بالتقدمة التي تصطنع من هذه الى الرب وتقدمها الى الكاهن فيدنو بها الى المذبح.
Böyle yapılmış tahıl sunusunu RABbe sunmak için getirip kâhine vereceksin. Kâhin de onu sunağa götürecek.要 把 這 些 東 西 作 的 素 祭 、 帶 到 耶 和 華 面 前 、 並 奉 給 祭 司 帶 到 壇 前
Böyle yapılmış tahıl sunusunu RABbe sunmak için getirip kâhine vereceksin. Kâhin de onu sunağa götürecek.要 把 這些 東西 作 的 素祭 、 帶到 耶和華 面前 、 並奉 給 祭司 帶 到 壇前
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RABbin görkemi tapınağı doldurmuştu.De priesters mcesten gewoon naar buiten, want de heerlijkheid en glorie van de HERE vulde het hele gebouw.
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RABbin görkemi tapınağı doldurmuştu.제사장이 그 구름으로 인하여 능히 서서 섬기지 못하였으니 이는 여호와의 영광이 여호와의 전에 가득함이었더라
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RABbin görkemi tapınağı doldurmuştu.takže nemohli kňazi obstáť a slúžiť pre oblak, lebo sláva Hospodinova naplnila dom Hospodinov.
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RABbin görkemi tapınağı doldurmuştu.Tak že nemohli kněží ostáti a sloužiti pro ten oblak; nebo sláva Hospodinova naplnila dům Hospodinův.
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RABbin görkemi tapınağı doldurmuştu.и не могли священники стоять на служении, по причине облака, ибослава Господня наполнила храм Господень.
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RABbin görkemi tapınağı doldurmuştu.ולא יכלו הכהנים לעמד לשרת מפני הענן כי מלא כבוד יהוה את בית יהוה׃
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RABbin görkemi tapınağı doldurmuştu.ولم يستطع الكهنة ان يقفوا للخدمة بسبب السحاب لان مجد الرب ملأ بيت الرب
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RABbin görkemi tapınağı doldurmuştu.甚 至 祭 司 不 能 站 立 供 職 、 因 為 耶 和 華 的 榮 光 充 滿 了 殿
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RABbin görkemi tapınağı doldurmuştu.甚至 祭司 不 能 站立 供職 、 因為 耶和華 的 榮光 充滿 了 殿
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RAB Tanrı'nın görkemi tapınağı doldurmuştu.제사장이 그 구름으로 인하여 능히 서서 섬기지 못하였으니 이는 여호와의 영광이 하나님의 전에 가득함이었더라
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RAB Tanrı'nın görkemi tapınağı doldurmuştu.Og for skyens skyld kunde prestene ikke bli stående og gjøre tjeneste; for Herrens herlighet fylte Guds hus.
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RAB Tanrı'nın görkemi tapınağı doldurmuştu.så at Præsterne af Skyen hindredes i at stå og udføre deres Tjeneste, thi HERRENs Herlighed fyldte Guds Hus.
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RAB Tanrı'nın görkemi tapınağı doldurmuştu.Tak iż się nie mogli kapłani ostać, i służyć dla onego obłoku; albowiem napełniła była chwała Pańska dom Boży.
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RAB Tanrı'nın görkemi tapınağı doldurmuştu.takže nemohli kňazi obstáť a svätoslúžiť pre oblak, lebo sláva Hospodinova naplnila dom Boží.
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RAB Tanrı'nın görkemi tapınağı doldurmuştu.Tak že nemohli kněží ostáti a sloužiti pro ten oblak; nebo sláva Hospodinova byla naplnila dům Boží.
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RAB Tanrı'nın görkemi tapınağı doldurmuştu.и не могли священники стоять на служении по причине облака, потомучто слава Господня наполнила дом Божий.
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RAB Tanrı'nın görkemi tapınağı doldurmuştu.ולא יכלו הכהנים לעמוד לשרת מפני הענן כי מלא כבוד יהוה את בית האלהים׃
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RAB Tanrı'nın görkemi tapınağı doldurmuştu.ولم يستطع الكهنة ان يقفوا للخدمة بسبب السحاب لان مجد الرب ملأ بيت الله
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RAB Tanrı'nın görkemi tapınağı doldurmuştu.甚 至 祭 司 不 能 站 立 供 職 、 因 為 耶 和 華 的 榮 光 充 滿 了 神 的 殿
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RAB Tanrı'nın görkemi tapınağı doldurmuştu.甚至 祭司 不 能 站立 供職 、 因為 耶和華 的 榮光 充滿 了 神 的 殿
Bu da antsız olmadı. Öbürleri ant içilmeden kâhin olmuşlardı.A nakoľko nie bez prísahy -
Bu da antsız olmadı. Öbürleri ant içilmeden kâhin olmuşlardı.A to i względem tego, że nie bez przysięgi jest wprowadzona.
Bu da antsız olmadı. Öbürleri ant içilmeden kâhin olmuşlardı.A to tím lepší, že ne bez přísahy.
Bu da antsız olmadı. Öbürleri ant içilmeden kâhin olmuşlardı.És a mennyiben nem esküvés nélkül való, mert amazok esküvés nélkül lettek papokká,
Bu da antsız olmadı. Öbürleri ant içilmeden kâhin olmuşlardı.Et, comme cela n`a pas eu lieu sans serment,
Bu da antsız olmadı. Öbürleri ant içilmeden kâhin olmuşlardı.God zwoer dat Christus altijd priester zou zijn, wat Hij nooit van andere priesters heeft gezegd.
Bu da antsız olmadı. Öbürleri ant içilmeden kâhin olmuşlardı.Inoltre ciò non avvenne senza giuramento. Quelli infatti diventavano sacerdoti senza giuramento
Bu da antsız olmadı. Öbürleri ant içilmeden kâhin olmuşlardı.In v kolikor to ni brez prisege
Bu da antsız olmadı. Öbürleri ant içilmeden kâhin olmuşlardı.또 예수께서 제사장 된 것은 맹세 없이 된 것이 아니니
Bu da antsız olmadı. Öbürleri ant içilmeden kâhin olmuşlardı.Og så visst som det ikke gikk for sig uten ed -
Bu da antsız olmadı. Öbürleri ant içilmeden kâhin olmuşlardı.Og så vist som det ikke er sket uden Ed,
Bu da antsız olmadı. Öbürleri ant içilmeden kâhin olmuşlardı.Şi fiindcă lucrul acesta nu s'a făcut fără jurămînt, -
Bu da antsız olmadı. Öbürleri ant içilmeden kâhin olmuşlardı.und dazu, was viel ist, nicht ohne Eid. Denn jene sind ohne Eid Priester geworden,
Bu da antsız olmadı. Öbürleri ant içilmeden kâhin olmuşlardı.Y esto no fue hecho sin juramento
Bu da antsız olmadı. Öbürleri ant içilmeden kâhin olmuşlardı.Και καθ' οσον δεν εγεινεν ιερευς χωρις ορκωμοσιας
Bu da antsız olmadı. Öbürleri ant içilmeden kâhin olmuşlardı.И как сие было не без клятвы, –
Bu da antsız olmadı. Öbürleri ant içilmeden kâhin olmuşlardı.І на скілько воно не без клятьби,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod