Ana içeriğe geç
Sözlük

kah ile cümle

kah kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Komşumuzun iki tane kahverengi köpeği var.Our neighbor has two brown dogs.
Tom'a bir fincan kahve daha doldurdum.I poured Tom another cup of coffee.
Kahvaltı için Tom'la buluştum.I met Tom for breakfast.
Hayır, asla sütlü kahve içmem.No, I never drink coffee with milk.
Kahkahanın hiçbir yabancı aksanı yoktur.Laughter has no foreign accent.
Çok fazla kahve içmeyin.Don't drink too much coffee.
Herkes için yeterli kahve yok.There isn't enough coffee for everyone.
Ama önce kahvemi bitirmek istiyorum.But first, I want to finish my coffee.
Tom bana bir fincan kahve bile teklif etmedi.Tom didn't even offer me a cup a coffee.
Biraz kahve almaya gidelim.Let's go get some coffee.
Sami taşındı ve Kahire'de küçük bir ev kiraladı.Sami moved out and rented a small house in Cairo.
Tom kahvaltı istemedi.Tom didn't want breakfast.
Kahve çaydan daha mı pahalı?Is coffee more expensive than tea?
Patates, incir ve kahve en sevdiğim yiyeceklerdir.Potatoes, figs, and coffee are my favorite foods.
Tom isterik biçimde kahkaha atmaya başladı.Tom began to laugh hysterically.
Tom kahvesine biraz soya sütü koydu.Tom put some soy milk in his coffee.
Tom kahvesine biraz badem sütü koydu.Tom put some almond milk in his coffee.
Tom kahvesine biraz yulaf sütü koydu.Tom put some oat milk in his coffee.
Tom kahvesine biraz pirinç sütü koydu.Tom put some rice milk in his coffee.
Kahvaltı için meyve yemeyi severim.I like eating fruit for breakfast.
Tom nadiren kahve içiyor.Tom rarely drinks coffee.
Tom bizim için biraz kahve yaptı.Tom made some coffee for us.
Tom kendisi için bir fincan kahve koydu.Tom poured a cup of coffee for himself.
Tom kahvesini çok şekerli sever.Tom likes his coffee with lots of sugar.
Maçın gizli kahramanı Tom'du.The unsung hero of the game was Tom.
Sami bu kahve dükkanına gidiyor.Sami goes to this coffee shop.
Sami o kahve dükkanından geliyordu.Sami was coming from that coffee shop.
Genellikle kahve içmem.I usually don't drink coffee.
Tom kahve sever, değil mi?Tom likes coffee, doesn't he?
Seni kahvaltı için uyandıracağım.I'll wake you for breakfast.
Sana bir fincan kahve yapacağım.I'll make you a cup of coffee.
Sana bir fincan kahve getireyim.Let me get you a cup of coffee.
Kahve mi yoksa çay mı tercih edersin?Do you prefer coffee or tea?
Bu sabah kahve içtin mi?Did you drink coffee this morning?
Hiç kahvaltıda pilav yer misin?Do you ever eat rice for breakfast?
Sana bir fincan daha kahve getireyim.Let me get you another cup of coffee.
Genellikle kahvaltıdan önce birkaç tur yüzüyorum.I usually swim a few laps before breakfast.
Dün sabah kahvaltıda tost yedin mi?Did you have toast for breakfast yesterday morning?
Kahve içer misin? Eğer öyleyse, ne sıklıkla içiyorsunuz?Do you drink coffee? If so, how often do you drink it?
Dün kahve içmedim ama bu sabah içtim.I didn't drink coffee yesterday, but I did this morning.
Kahve içer misin? Eğer öyleyse, her gün kaç fincan kahve içiyorsunuz?Do you drink coffee? If so, how many cups of coffee do you drink every day?
Tom kahve yapıyor, değil mi?Tom is making coffee, isn't he?
Tom genellikle benden daha fazla kahve içiyor.Tom usually drinks more coffee than I do.
Tom kahve sipariş verdi.Tom ordered coffee.
O restorandaki kahve çok iyi değildi.The coffee at that restaurant wasn't very good.
Bugün hiç kahve içtin mi?Have you drunk any coffee today?
Bir fincan kahve ne kadar?How much does a cup of coffee cost?
Tom biraz kahve yaptı.Tom made some coffee.
Kahve epeydir bekliyor.The coffee has been sitting too long.
Tom ve Mary kahvaltıda birbirleriyle neredeyse hiç konuşmadılar.Tom and Mary hardly spoke to each other during breakfast.
Her gün kahvaltı yapmalısın.You should eat breakfast every day.
Tom paketi kahverengi kağıtla sardı.Tom wrapped the package with brown paper.
Biz her zaman mutfakta kahvaltı ederiz.We always eat breakfast in the kitchen.
Bugün ne kadar kahve içtin?How much coffee have you drunk today?
Kahrolsun polis! Kahrolsun otokrasi!Down with the police! Down with autocracy!
İçtiğim kahvenin üstünde fındık kreması vardı.The coffee I drank had hazelnut cream on top.
Satın aldığım kahve şirin bir plastik bardakta geldi.The coffee I bought came in a pretty plastic cup.
Şimdi mutfak tezgahının üstündeki kahve lekesini sildim.I've just wiped the coffee spill off the kitchen counter.
Benim gözümde sen bir kahramansın.You're a hero in my book.
Kahve lezzetliydi.The coffee was delicious.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod