Sami henüz on altı yaşındayken bir Kahire hastanesinde hemşire olarak çalışıyordu.Sami posed as a nurse at a Cairo hospital when he was just sixteen.
Sami bir Kahire fotoğrafçısıdır.Sami is a Cairo photographer.
Sami, Kahireli olduğunu söyledi.Sami said he was from Cairo.
Sami, Kahire'deki bir dairedeydi.Sami was in an apartment in Cairo.
Sami, Kahire Üniversitesi'nde bir öğrenciydi.Sami was an undergraduate at Cairo University.
Sami karısını terk etmeyi ve Leyla'yla Kahire'ye taşınmayı kabul etti.Sami agreed to leave his wife and move with Layla to Cairo.
Sami mobilyalarını Kahire'ye nakletti.Sami transported his furniture to Cairo.
Sami, mobilyalarını Kahire'ye taşımak için düzenlemeler yaptı.Sami made arrangements to transport his furniture to Cairo.
Sami, Leyla ile birkaç gün geçirmek için Kahire'ye gidiyordu.Sami was going to Cairo to spend a few days with Layla.
Sami'nin mobilyaları zaten Kahire'ye gidiyordu.Sami's furniture was already on its way to Cairo.
Sami, Kahire'deki kadınlarla tanışmak istiyordu.Sami wanted to meet women n Cairo.
Sami, Kahire'nin dışındaki bir mezarlığa gömüldü.Sami was buried in a cemetery outside Cairo.
Sami, Kahire'ye geri dönmeye karar verdi.Sami decided to move back to Cairo.
Sami, Kahire'deki evine daha fazla para koymaya başladı.Sami started to put a lot more money into his Cairo house.
Sami, 1996'da Kahire'de dünyaya geldi.Sami was born in Cairo in 1996.
Sami, 1996'da Kahire'de doğdu.Sami was born in Cairo in 1996.
Sami ölü bulundu, Kahire'deki kendi evinde toprağa verildi.Sami was found dead, buried in his own home in Cairo.
Sami, Kahire ve Asuan arasında uzun saatler araç sürdü.Sami drove for long hours between Cairo and Aswan.
Sami, Kahire ve Asvan arasında uzun saatler boyunca araç kullandı.Sami drove for long hours between Cairo and Aswan.
Sami Kahire'de işini bıraktı ve Leyla ile birlikte taşındı.Sami left his business in Cairo and move in with Layla.
Kahve benim için ve çay senin için.The coffee is for me and the tea is for you.
Bütün devrimciler kahve ve patatesle yaşıyorlar.All revolutionaries live on coffee and potatoes.
Sütlü kahve içerim.I drink coffee with milk.
Her zaman kahvaltı ile birlikte süt içmeye çalışıyorum.I try to always drink milk with breakfast.
Tom'un kahve mi yoksa çay mı tercih ettiğini merak ediyorum.I wonder whether Tom prefers coffee or tea.
Tom genellikle kahvaltıyı atlar.Tom usually skips breakfast.
Tom garson kızdan kahvesini yeniden doldurmasını istedi.Tom asked the waitress to refill his coffee.
Hala kahve içiyor musun?Do you still drink coffee?
Demlikte kalmış çok kahve var.There's a lot of coffee left in the pot.
Kahvaltıyı çoktan bitirdim.I've already finished breakfast.
Sami kahvaltı sipariş etti.Sami ordered breakfast.
Sami, Leyla'ya kahvaltı menüsünü verdi.Sami gave Layla the breakfast menu.
Sami anne ve babasıyla birlikte Kahire'de yaşıyordu.Sami lived in Cairo with his parents.
Tom kahkaha ile cevap verdi.Tom answered with laughter.
Tom sert bir kahkahayla cevap verdi.Tom answered with a harsh laugh.
Tom bugünlerde eskiden olduğu kadar kahve içmiyor.Tom doesn't drink as much coffee nowadays as he used to.
Sadece bir fincan kahve içtim.I've just had a cup of coffee.
Yalnızca bir fincan kahve içtim.I only had a cup of coffee.
Bütün içtiğim bir fincan kahveydi.All I drank was a cup of coffee.
Kahvaltıda bütün yediğim bir fincan kahveydi.All I had for breakfast was a cup of coffee.
Kahvenizi bitirdiniz mi?Did you finish your coffee?
Sami Mısır, Kahire'ye gidiyor.Sami is going to Cairo, Egypt.
Sami çocuklarını Kahire'de yetiştirdi.Sami raised his kids in Cairo.
Sami, Kahire'deki en iyi avukatlardan birini tuttu.Sami hired one of the best lawyers in Cairo.
Tom genellikle kahvaltıyı çok çabuk yer.Tom usually eats breakfast very quickly.
Tom henüz kahvaltı yemeyi bitirmedi.Tom hasn't yet finished eating breakfast.
Tom ve ben beraber kahve içtik.Tom and I had coffee together.
Tom, Mary'ye kahve isteyip istemediğini sordu.Tom asked Mary if she wanted coffee.
Ben zaten üç fincan kahve içtim.I've already drank three cups of coffee.
Doyurucu bir kahvaltı yaptım.I had a hearty breakfast.
Artık kahve içmiyorum.I don't drink coffee anymore.
Kahvaltıda genellikle sadece meyve yerim.I usually only eat fruit for breakfast.
Kahvaltı için genellikle sadece meyve yerim.For breakfast, I usually only eat fruit.
Bütün içtiğim kahveydi.All I drank was coffee.
İçtiğim tek şey kahveydi.All I drank was coffee.
Sami, Kahire'ye gitti.Sami went to Cairo.
Sami'nin ailesi, Kahire'de yaşıyor.Sami's parents live in Cairo.
Sami'nin anne ve babası, Kahire'de yaşıyor.Sami's parents live in Cairo.
Sami, Kahire'de yaşardı.Sami used to live in Cairo.
Komşumuzda iki kahverengi köpek var.Our neighbor has two brown dogs.