Sami, Kahire’de bulunuyordu.Sami was located in Cairo.
Sami çalışmak için Kahire'ye doğru yola çıktı.Sami headed back to Cairo to work.
Patronumuz kahve molası vermemize izin vermez.Our boss doesn't let us take coffee breaks.
Sami, Leyla'yı Kahire'ye gömdü.Sami buried Layla in Cairo.
Sami, Kahire'nin yaklaşık iki saat doğusunda yaşıyordu.Sami lived about two hours east of Cairo.
Bu muz kahverengidir.This banana is brown.
Sami, Leyla'dan Kahire'ye taşınmasını istedi.Sami asked Layla to move to Cairo.
Sami, Kahire'de doğdu ve Yahudidir.Sami was born in Cairo and he's Jewish.
Babam hırslı bir adamdı ve büyük miktarda kahve içerdi.My father was an ambitious man and would drink massive amounts of coffee.
Sami'nin ailesi Kahire'de çok saygındı.Sami's family was much esteemed in Cairo.
Eskiden çok fazla kahve içerdim ama artık kahve içmiyorum.I used to drink a lot of coffee, but I don't drink coffee anymore.
Sami, Kahire'de kalmayı seçti.Sami has chosen to stay in Cairo.
Fazla kahve kalmadı.There's not much coffee left.
Sami ve Leyla evlendikten sonra Kahire'de bir ev kiraladılar.Sami and Layla rented a house in Cairo after getting married.
Sami bir McDonald's'da kahvaltı yaptı.Sami had breakfast at a McDonald's.
Ben akşamleyin genellikle kahve içmem.I don't usually drink coffee in the evening.
Sami bir kahraman gibiydi.Sami was like a hero.
Kahvene ne kadar şeker koymamı istersin?How much sugar do you want me to put in your coffee?
Kahvende ne kadar şeker istiyorsun?How much sugar do you want in your coffee?
Genellikle mutfakta kahvaltı ederiz.We often eat breakfast in the kitchen.
Sami, Leyla'yı Kahire'ye getirdi.Sami brought Layla to Cairo.
Sami, Kahire'ye taşınmak istiyor.Sami wants to move to Cairo.
Kendime bir fincan kahve yaptım.I made myself a cup of coffee.
Sami yetişkin hayatının çoğunu Kahire'de yaşadı.Sami has lived most of his adult life in Cairo.
Kahvaltıda sosis var.There're sausages for breakfast.
Kahvaltı için sosis var.There're sausages for breakfast.
Kahve kupam kayboldu.My coffee mug disappeared.
Kahve bardağım kayboldu.My coffee mug disappeared.
Sami'nin evi sevgi ve kahkaha ile doluydu.Sami's home was filled with love and laughter.
Sami daha fazla kahve istedi.Sami wanted more coffee.
Bir fincan daha kahve içer misin?Will you have another cup of coffee?
Sami, babasıyla birlikte Mısır'daki Kahire'de yaşıyordu.Sami was living in Cairo, Egypt, with his father.
Sami'nin Kahire'de yeni bir evi vardı.Sami had a new home in Cairo.
Sami, geçmişinden kaçmak için Kahire'ye geldi.Sami came to Cairo to escape his past.
Sami'nin Kahire'de bir evi vardı.Sami had a house in Cairo.
Sami, Leyla ile Kahire'nin dışında buluştular.Sami met Layla outside Cairo.
Sami bir spor kahramanıydı.Sami was a sports hero.
Sami, Leyla'yı Kahire'ye gömmek istedi.Sami wanted to bury Layla in Cairo.
Sami kahve sipariş etti.Sami ordered coffee.
Sami her gün kahve içer.Sami drinks coffee every day.
Sami pahalı bir kahve sipariş etti.Sami ordered an expensive coffee.
Sami kahveyi tattı.Sami tasted the coffee.
Sami kahvenin tadına baktı.Sami tasted the coffee.
Sami kahveyi yaptı.Sami made the coffee.
Ben kahve yapacağım.I'm going to make coffee.
Sami, Toronto'dan Kahire'ye uçtu.Sami flew to Cairo from Toronto.
Sami bu bölgeye Kahire'den gidiyordu.Sami was moving to this area from Cairo.
Sami, tanınmış bir Kahireli plastik cerrahtı.Sami was a prominent Cairo plastic surgeon.
Benimle kahveye gidiyor musun?Are you going with me to the cafe?
Gidip bir fincan kahve alalım.Let's go get a cup of coffee.
Sami, ailesi ile yaşamak için Kahire'ye geri dönmeyi planlıyordu.Sami planned to return to Cairo to live with his family.
Sami, yaptığı şey nedeniyle Ferit'in bir kahraman olduğunu düşünüyor.Sami thinks Farid is a hero for what he did.
Sami, Kahire bürosuna atandı.Sami was assigned to the Cairo office.
Sami, kahvaltı etmek için bara geldi.Sami came to the bar to eat breakfast.
Sami'nin Kahire'de ailesi var.Sami has family in Cairo.
Sami, Kahire'nin güneyinde yüzlerce dönüm araziye sahiptir.Sami owns hundreds of acres of land south of Cairo.
Bu sabah kahvaltın lezzetli miydi?Was your breakfast this morning delicious?
Kahve ister misiniz, efendim?Would you like coffee, sir?
Kahvenizde daha fazla süt ister misiniz?Do you want more milk in your coffee?
Sami, Ferit'in bir kahraman olduğunu düşünüyor.Sami thinks Farid is a hero.