Kahveme hiç şeker koyma!Don't put any sugar in my coffee.
Kahvaltımı saat yedide yerim.I eat my breakfast at seven o'clock.
Tom nadiren kahve içer.Tom seldom drinks coffee.
Tom neredeyse yüksek sesle kahkaha atacaktı.Tom nearly laughed out loud.
Tom lezzetli kahve yapar.Tom makes delicious coffee.
Tom kahvesini koyu seviyor.Tom likes his coffee black.
Tom az önce kahvesini bitirdi.Tom just finished his coffee.
Her gün kafeye gidip kahve içerim.Every day I go to the café and have coffee.
Kedi kahverengi.The cat is brown.
Annem ve ben kahkahadan ölüyoruz.Mum and I are dying with laughter.
Saçlarım açık kahverengidir.My hair is light brown.
Kahvaltıdan beri yemek yemedim; Açım.I haven't eaten since breakfast. I'm hungry.
Kahvede bir sinek var.There is a fly in the coffee.
Kahveyi süte tercih ederim.I prefer coffee to milk.
Her sabah kahvaltıdan önce hafif koşuya giderim.I go for a jog every morning before breakfast.
Bugün oldukça çok fazla kahve içtim.I've drunk way too much coffee today.
Ben Frida Kahlo'nun hayatına ve çalışmalarına derinden hayranlık duyuyorum.I deeply admire Frida Kahlo's life and work.
Çay ya da kahve içmek ister misin?Would you like to drink tea or coffee?
Bu masanın altında küçük kahverengi bir köpek var.There's a small brown dog under this table.
Masanın altında küçük kahverengi bir köpek var.There's a small brown dog under the table.
Sabahları kalktığımda, genellikle mutfakta kahvaltı ederim.When I get up in the morning, I usually have breakfast in the kitchen.
Tom Mary'ye bir fincan kahve verdi.Tom gave Mary a cup of coffee.
Yeterince kahve yok.There's not enough coffee.
Bir kahve iç, bence tadı çok iyi.Drink some coffee. It tastes very good, I think.
Size bir fincan sıcak kahve yapayım.Let me make you a cup of hot coffee.
Her gün kahvaltı için kurabiyelerim var.I have cookies for breakfast every day.
Biraz kahve iç. Gerçekten güzel olduğunu düşünüyorum.Have some coffee. I think it's really nice.
Kahvaltı yapmak için tam yeterli zamanımız var.We just have enough time to eat breakfast.
Kahvaltı için bir şey istiyor musun?Do you want anything for breakfast?
Ben kahve içmekten hoşlanmam.I don't like drinking coffee.
McDonald's'taki kahvaltı nasıldır?How's the breakfast at McDonald's?
Ben kahvaltı hazırlamak zorundayım.I have to prepare the breakfast.
Kahraman kötü adam oldu.The hero became the villain.
Ben besleyici bir kahvaltı yedim.I ate a nutritious breakfast.
Sağlıklı bir kahvaltı yaptım.I had a healthy breakfast.
Çay mı yoksa kahve mi içersin?Do you drink tea or coffee?
Bu sabah kahve dükkanında çok sıcak bir çift espresso içtim.I drank a very hot double espresso at the coffee shop this morning.
Bu kahve soğuk.This coffee is cold.
O bana kahve yerine şekerli çay verdi fakat kremasız.Instead of coffee he gave me tea with sugar, but without cream.
Babam her sabah bir fincan kahve içer.My father drinks a cup of coffee every morning.
Sabah kahvaltısında her zaman kahve içer misin?Do you always drink coffee with your breakfast?
Sabahleyin, Sandra bir dilim ekmek yer ve bir fincan kahve içer.In the morning, Sandra eats a slice of bread and drinks a cup of coffee.
Sabahleyin her zaman iki fincan kahve içerim.I always drink two cups of coffee in the morning.
Karım genellikle geceleri kahve içmez. Ben de öyle.My wife usually doesn't drink coffee at night. I don't either.
Lütfen bu kahveyi deneyin. Ben onun gerçekten lezzetli olduğunu düşünüyorum.Please try that coffee. I think it's really delicious.
Lütfen o kahveyi içmeyi deneyin. Ben onun çok iyi tadı olduğunu düşünüyorum.Please try drinking that coffee. I think it tastes very good.
Kahvaltımı burada yiyebilir miyim?Can I have my breakfast here?
Biz saat sekizde kahvaltı edeceğiz.We will have breakfast at eight o'clock.
Kahvaltıdan önce köpeğini parka götürdü.She took her dog to the park before breakfast.
Babam anneme tam da onun hoşlandığı şekilde bir fincan kahve yaptı.My father made my mother a cup of coffee just the way she likes it.
O aşırı miktarda kahve içer.He drinks excessive amounts of coffee.
Öğrenciler kahkahalara boğuldu.The students burst out laughing.
Kahkaha, sağlık için iyidir.Laughter is good for your health.
Lütfen bana da biraz koyu kahve verin.Please give me some strong coffee as well.
Kahve içiyorum.I am drinking coffee.
Fransız kahvesini severim.I love French coffee.
Kahvaltı saat dokuz buçuktadır.Breakfast is at half past nine.
Bir adam her zaman kahraman olamaz, ama her zaman adam olabilir.A man can't always be a hero, but he can always be a man.
Bir fincan kahve içmek ister misiniz?Would you like to have a cup of coffee?
Kahveyi şekersiz içemem.I can't drink coffee without sugar.