Ana içeriğe geç
Sözlük

kah ile cümle

kah kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Seninle kahvaltı etmeyi seviyorum.I like having breakfast with you.
Kocam sabah kahvaltısı yaparken gazete okur.My husband reads the newspaper while eating breakfast.
Annem kahvaltı hazırlıyor.My mother is preparing breakfast.
Annem kahvaltı pişiriyor.My mother is cooking breakfast.
Onun küçük kahkahasıyla büyülenmişti.She was enchanted by his little laugh.
O, kahvaltı yemelidir.She should eat breakfast.
Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır.One cup of coffee commits one to forty years of friendship.
Tom kahve içmez ama sigara içer.Tom doesn't drink coffee, but he smokes cigarettes.
Mary sigara içerken Tom kahve içti.Tom drank coffee while Mary smoked a cigarette.
Tom, Mary'ye biraz kahve ve sigara almasını söyledi.Tom told Mary to buy some coffee and cigarettes.
Kahvaltımı etmek istiyorum.I want to have my breakfast.
Galaksinin Yay ve Kahraman kolları binlerce yıl keşfedilmemiş olarak kaldı.The Sagittarius and Perseus Arms of the galaxy remained unexplored for thousands of years.
Kahvaltı saat kaçtadır?What time is breakfast?
Sen kahvaltı için bir kek yiyorsun.You are eating a muffin for breakfast.
Kahve içmeyi bıraktım.I stopped drinking coffee.
Tom'un içtiği tek şey kahve.The only thing that Tom drinks is coffee.
Tom sadece kahve içer.Tom only drinks coffee.
Neden kahkaha atıyorsun?Why are you laughing?
Ve bir kahveye ne dersin?And what about a coffee?
Kahvaltıda tost yedim.I ate toast for breakfast.
Ben filtreli kahveyi sevmem.I don't like filter coffee.
Saat beşte kahve ve kek olacak.There'll be coffee and cake at five.
Bana bir fincan kahve ver!Give me the cup of coffee!
Eğer bize katılmak isterseniz biz yedide kahvaltı yapıyoruz.We are breakfasting at seven, if you would like to join us.
Kendisinin bir kahraman olduğuna inanır.He believes himself to be a hero.
Kahire'ye gittiniz mi?Have you been to Cairo?
Bu bir kahvaltı.This is a breakfast.
Sabah kahvaltımı yedikten hemen sonra giyiniyorum.I'm getting dressed right after I eat breakfast.
Kahvaltıda ananas yemeyi severim.I like eating pineapple for breakfast.
Bana kalırsa, bu kahve çok koyu.As far as I'm concerned, this coffee is too strong.
Kahvaltı yaptın mı?Did you eat breakfast?
Aşırılığa karşı gün için slogan "kahverengi yerine çok renkli" idi.The slogan for the day against extremism was, "multicolored instead of brown".
Yeni demlenmiş kahve kokusunu seviyorum.I love the aroma of freshly brewed coffee.
Tavan arasında bir kahverengi keşiş örümceği var.There's a brown recluse spider in the attic.
Zalim hükümdarın zulmüne rağmen, kahraman cesurca mücadeleye devam etti.In spite of the tyrant’s persecution, the hero valiantly carried on the struggle.
Kahvaltıdan sonra yürüyüşe çıktık.After breakfast, we went for a walk.
Tom bir kahramandır.Tom is a hero.
Kahve yapıyorum.I'm making coffee.
İstediğim çay değil, kahve.What I want isn't tea, but coffee.
Sen benim kahramanımsın.You are my hero.
İdeal kahvaltını tarif et.Describe your ideal breakfast.
Kahvaltı vaktiydi.It was time for breakfast.
Tom, kendini uyanık tutmak için birkaç fincan kahve içti.So as to keep himself awake, Tom drunk a few cups of coffee.
Kahvaltı için bir şişe Coke içiyorum. O sağlıklı mı?I drink a bottle of Coke for breakfast. Is that healthy?
Tom kahvesini karıştırıyor.Tom is stirring his coffee.
Saçımı kahverengiye boyuyorum.I am dyeing my hair brown.
Her zaman bir kahraman olmak imkansızdır ama her zaman bir erkek kalabilirsin.It is impossible to be always a hero, but you can always remain a man.
Kahveye ihtiyacım var.I need coffee.
Batman ve Robin, Gotham'daki tek kahramanlardır.Batman and Robin are the only heroes in Gotham.
Biz saçımızı kahverengiye boyuyoruz.We are dyeing our hair brown.
Bir fincan sıcak kahveye ne dersin?How about a cup of hot coffee?
Bir fincan kahveye ne dersin?How about a cup of coffee?
idrarın ne renk; Berrak, koyu sarı, kırmızımsı veya bira gibi kahverengi mi?What color is your urine: clear, dark yellow, reddish, or brown like beer?
Kahve demliğinde su kaynatıyor.He boils water in a coffee pot.
Kahvaltımı henüz bitirmedim.I haven't finished my breakfast yet.
O kahve içmez.She doesn't drink coffee.
Sen hiç bir çatal ile kahveni karıştırdın mı?Have you ever stirred your coffee with a fork?
Nehirden gelen suyun sarı ve kahverengi arasında bir rengi vardı.The water from the river had a color between yellow and brown.
Ben çoğu zaman orada kahvaltı yerim.I eat breakfast there, most of the time.
Şehirde bir arkadaşla karşılaştım ve onunla bir kafede bir fincan kahve içtim.I met a friend in town, and I drank a cup of coffee with her in a café.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod