Ana içeriğe geç
Sözlük

kafiye ile cümle

kafiye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
İkinci beyitteki iki mısra kafiyeli değildir.Segundo de dois no-hitters em sequência.
Kafiye düzeni "aaaa/bbba/ccca"dır.Dit is een samenstelling van Hous (huis) en lo (bos).
Genellikle dörtlükleri sarmal kafiye ile yazılır.Hebreeuws wordt vanouds alleen met medeklinkers geschreven.
Yalnızlığı ve kafiyeyi çok sever.John lubił spokój i samotność.
Çünkü zihin kafiyeli ifadeleri iyi çağırır.Człowiek intuicyjnie wyczuwa, co jest dobre.
Göz kafiyesi anlayışı yerine kulak kafiyesine ağırlık verilmiştir.Ważniejszy od wzroku jest jednak słuch.
Kafiyeli konuşur.Ansträngande att tala.
(Redif ve kafiye kullanılmıştır.)(Auktoriserade och godkända).
Dörtlükler aaxa şeklinde kafiyelenmiştir.De fyra verserna är fyraradiga.
Şiirleri hem ele aldığı konu bakımından hem de kafiye yapısı bakımından çeşitli ve zengindir.Відрізняються між собою за часом прийняття ісламу та богобоязливістю.
(Redif ve kafiye kullanılmıştır.)(Використовуються букви ẹ і ọ.)
Bir de punch kafiye vardır.Також Trello має API.
İkinci beyitteki iki mısra kafiyeli değildir.Стрибок двома колесами одночасно не є Банні-хопом.
Kafiyeli konuşur.Když ticho mluví.
Yine bu güreşte ayaktan tutmak da kafiyen yasaktır.Ti v něm naopak mají zakázáno hrát.
Dörtlükler aaxa şeklinde kafiyelenmiştir.Formal, ele sunt despărțite prin cezură.
Yani kafiye için aynı sesin kullanılmasına gerek yoktur.Így nem szükséges használniuk a siklót.
Genellikle dörtlükleri sarmal kafiye ile yazılır.Ezek általában négyelt címerek boglárpajzzsal.
Kafiye düzeni ab, a(c)b ‘dir.Rímképlete a b a b b c b c c .
Göz kafiyesi anlayışı yerine kulak kafiyesine ağırlık verilmiştir.Szád mondására jobban vigyázz, mint pénzedre.
Yani kafiye için aynı sesin kullanılmasına gerek yoktur.Välttämättä kiaihin ei tarvitse liittyä suurta ääntä.
Bir de punch kafiye vardır.Myös Álex saa pureman.
Bir de punch kafiye vardır.Έχει χόμπυ το κρίκετ.
Bu durum da kafiye tanımına uygun olduğundan kafiye olarak kabul edilecektir.Af samme grund anser hun det for at være på sin plads at straffe dem kollektivt for terrorisme.
Bir de punch kafiye vardır.Der findes også kobberstik.
Seder İnyan Şehita, aynı konunun kafiyelisi.Skarresø Sogn - sognet samme sted.
Kafiye yapma.Altså ikke kakler.
Yani kafiye için aynı sesin kullanılmasına gerek yoktur.Det er ikke uvanlig å høre bruk av skarre-r i Måløy.
Kafiyeli konuşur.Sagabyen forteller.
(Redif ve kafiye kullanılmıştır.)(Dokumentasjon/kilde?)
Bir de punch kafiye vardır.Juga ada trayek ke Bengkulu.
İkinci beyitteki iki mısra kafiyeli değildir.Nửa Hồn Thương Đâu 2.
Mısra sonlarında bulunan asmaya kelimeleri cinaslı kafiye örneğidir.(中略)明日の戦を止むると云うは勝に対しては易き話である。
Kafiyesine de iç "kafiye" denir.歳餅は「トシドン餅」とも呼ばれる。
Kafiye bakımından da ana kafiye düzenine bağlı kalırlar.相手に対して無慈悲なまでに竹刀を振う。
Genellikle lirik tarzda olan ve aaaa şeklinde kafiyelenen tuyuğlara "Musarra Tuyuğ" denir.さらに瓢箪のような体の形などから「櫂(かひ)と瓢(つぶる)」との説や、繰り返し頭から潜る「掻き頭潜(つぶ)り」などの説もある。
Kafiyeli konuşur.おならが喋る。
Kafiye düzeni divan ve semai ile aynıdır.わたしの心とわたしの体も存在する。
İkinci beyitteki iki mısra kafiyeli değildir.二等席は肘掛けがない。
Ayak daraldıkça kafiye bulmak zorlaşır.バランスをとるのが難しいため裸足で行なうほうがよい。
Çünkü zihin kafiyeli ifadeleri iyi çağırır.善察言观色,人称机敏。
İkinci beyitteki iki mısra kafiyeli değildir.第二段中的isn't异曲同工。
Redifler daima mısranın en sonunda bulunur, yani kafiyeden sonra gelir.後代都是寄合,幕末時還存在。
Tunç kafiye için farklı isimler de kullanılmaktadır.그리고 조약의 명칭에 대해서도 매우 다양한 용어가 사용되고 있다.
Kafiye yapma.לֹא תִרְצַח.
Bir süre sonra, Alex'de ondaki kafiyeleri uydurma yeteneğini görür ve yardım etmesini ister.אלכס מצליח לפרוץ לבתי האנשים לאחר שהוא משכנע אותם שהוא זקוק לעזרה.
Kafiye düzeni gazelle aynıdır.По своето телосложение прилича на газела.
Yalnızlığı ve kafiyeyi çok sever.Обича самотата и природата.
(Redif ve kafiye kullanılmıştır.)(Критическо издание с превод и коментар).
Bir de punch kafiye vardır.Също е и понтифекс.
Bazen çift sayılı mısraların kafiyeli, diğerlerinin serbest olduğu da görülür (xaxa).Някои от тях се закопчават или завръзват отстрани, докато други са свободни.
Sözcüğün köklerinde ise "ark" sesleri benzeştiğinden bunlar da zengin kafiyeyi oluşturur.Ime mu dolazi od činjenice da ta "molitva" nalikuje zvuku koji proizvodi purica.
Kafiye yapma.Nevyvolávať zvracanie.
Kafiyeli konuşur.Hviezdička rozpráva.
İkinci beyitteki iki mısra kafiyeli değildir.Slednje ni močoče iz vsaj dveh razlogov.
Yine birkaç yıl geçmeden tarlada Kafiye'yi görür.Po kelerių metų ant šakos subrandina kankorėžį.
Dört rapçi bir araya geliyor, kafiyeli kısa bir şarkı çıkıyor, sonra hemen 'Haydi bunu kaydedelim' oluyor.4명의 랩퍼가 모이고, 라임이 돌고, 그리고 갑자기 "자 이제 믹스테잎을 한번 만들어보자" 이런거죠. 아무것도 아닌일인양 말이죠.
Dört rapçi bir araya geliyor, kafiyeli kısa bir şarkı çıkıyor, sonra hemen 'Haydi bunu kaydedelim' oluyor.Čtyři rapeři se sejdou, v kroužku tvoří rýmy, a z ničeho nic si řeknou:
Dört rapçi bir araya geliyor, kafiyeli kısa bir şarkı çıkıyor, sonra hemen 'Haydi bunu kaydedelim' oluyor.Négy rapper összejön, rímelnek egy körben és hirtelen olyan, mint a 'Oh, csináljunk mix kazettát".
Dört rapçi bir araya geliyor, kafiyeli kısa bir şarkı çıkıyor, sonra hemen 'Haydi bunu kaydedelim' oluyor.Чотири репери зберуться разом писати ритм і всі раптово "О, давайте створимо МІХ стрічку".
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod