Sonra, hacı kafilesine girdi.Hierna ging hij de horeca in.
Yola kafileler halinde çıkılmıştır.Odbywa się on na szutrowych trasach.
Kafileye yol boyunca çok yardım ettiler.Czy pracowaliście dużo w trasie?
Shire'a bu kafile ile yerleşti ve planlar kurmaya başladı.Hill zawarł umowę z Gordonem i zaczął zdjęcia.
Kafiledeki yerleşimcilerin birkaçı açılan ateş sonucu öldürülür.Plötsligt är många av stadens invånare misstänkta för skjutningen.
Yola kafileler halinde çıkılmıştır.Vällingevägens allé vid Vällinge.
Sonra, hacı kafilesine girdi.Så kom han in på bryggarbanan.
10 Mart 2016 tarihinde ilk kez bir Umre kafilesi Türk Hava Yolları'nın uçağıyla Medine'ye uçuş gerçekleşti.Den 10 mars 1916 rullade för första gången ett speciellt begravningståg genom Göteborg.
Pencere kısmı ve Arkadlar arasında bulunan bölümde ise hristiyan şehitlerinin kafilesi bulunur.«А між темницею і розп'яттям є двері святого Костянтина ...
Kafile 22 Kasım'da İstanbul’a döndü.Повернувся історик до Києва 22 листопада 1914.
İlk Avrupalı kafilelerin bu topraklara gelişi Fransızlar ve kürk ticareti ile uğraşanlar vasıtasıyla olmuştur.Prvními Evropany, kteří sem dorazili, byli francouzští lovci kožešin.
Ancak aksaklıklar kafilenin yakasını bırakmaz.Nepříjemné skutečnosti Zajíce neopouštějí.
Yola kafileler halinde çıkılmıştır.Odlupuje se v proužcích.
Konvoy, aynı yere giden taşıt veya yolcu topluluğu, kafile.Konvoj je skupina navzájem spolupracujících vozidel nebo lodí cestujících po stejné trase.
Kafileye yol boyunca çok yardım ettiler.Výraznou měrou při stavbě pomohli skauti.
Kızılderililer neredeyse kafiledeki herkesi öldürüp sığırlarını da sürüp götürmüşlerdir.Indiáni často napadali dobytek kolonistů a došlo i k mnoha vraždám.
Ancak aksaklıklar kafilenin yakasını bırakmaz.Dar ei nu sunt singurii care părăsesc Agriontul.
Thorin ve kafilesine katıldılar.Thorin és Társaihoz tartozó törp.
Kafilede Birleşik Krallık ve Doğu Hindistan Şirketi ordularından askerler bulunmaktadır.A Királyi Flotta és a Kelet-indiai Társaság visszavonulót fúj.
Sonrasında eski bir arkadaşı olan, Sovyet Bilim insanları kafilesinden Elena ile karşılaşır.Egyik nap egy új tudós érkezik, Elisa, egy ázsiai nő.
Ötekiler ya ölmüş ya da kafileyi terketmişti.Muut olivat joko kuolleet tai lähteneet.
Yola kafileler halinde çıkılmıştır.Niitä reunustettiin vaakasuorilla viivoilla.
Kafilede her zaman birkaç kişilik öğün tüketmiş bu da kafilenin işini her zaman zorlaştırmıştır.Sävellystyön keskeytti useaan otteeseen säveltäjän alati huonontuva terveys.
İlk Avrupalı kafilelerin bu topraklara gelişi Fransızlar ve kürk ticareti ile uğraşanlar vasıtasıyla olmuştur.Οι πρώτοι Ευρωπαίοι που διήλθαν από την περιοχή ήταν Γάλλοι ιεραπόστολοι και οι έμποροι γούνας.
Ancak aksaklıklar kafilenin yakasını bırakmaz.Krybbebiderremmen fjerner imidlertig ikke årsagen til problemet.
Thorin ve kafilesine katıldılar.Hvor ble det av Tor og Tors hov?
Yola kafileler halinde çıkılmıştır.Leggingen foregikk i gangfart.
Thorin ve Kafilesi'ne, kardeşi Bofur ve Kuzeni Bifur ile katılmıştır.Han kom til Lommekroken sammen med sine bror, Bofur, og sin fetter, Bifur, og med Thorin selv.
Kafilenin amacı; eski krallıkları olan Erebor'daki hazineyi Ejder Smaug'tan geri almaktı.Ia menjadi pemimpin para dwarf yang berusaha merebut kembali Erebor dari Smaug sang naga.
İlk Avrupalı kafilelerin bu topraklara gelişi Fransızlar ve kürk ticareti ile uğraşanlar vasıtasıyla olmuştur.Những người châu Âu đầu tiên đã khu vực này là những nhà truyền giáo Pháp và những nhà buôn lông thú.
Kafile ilk olarak Trollbükü'nde üç troll ile karşılaştılar.Thử thách đầu tiên mà họ gặp phải là phải đối đầu với 3 tên Trolls.
Muhtemeldir ki bunların çoğu da kafileye refakat etmek amaçlı dahil olanlardır.Và thêm vào đó, hầu hết những vị tướng này đều có thể được tuyển mộ nếu bạn muốn.
Kafilesi ile birlikte Trollbükü'ne kadar geldi.トロヴァールと共に村へやってきた。
İlk Avrupalı kafilelerin bu topraklara gelişi Fransızlar ve kürk ticareti ile uğraşanlar vasıtasıyla olmuştur.地域に最初に入った白人はフランス人とイギリス人の毛皮交易業者だった。
Sonra, hacı kafilesine girdi.尾上柴舟の門に入った。
Eskişehirspor kafilesi 5 Mayıs'ta maçın oynanacağı Konya'ya geldi.5月5日、川崎球場で旗揚げ戦を開催。
Kafilenin başlangıçtaki mevcut 356 üyesinden geriye yalnızca 114 kişi kalmıştı.探险队出发时一共有356人,结束时只剩下了114人。
Mezkûr şeyh kafilemize uğradı.向瓶沙王來至我所。
Ori, hikâyede; Thorin ve Kafilesi'ne katılan Erebor'lu bir cücedir.在《詩經》中「辰」也是指殷,故辰国可能也是商部落的後人。
Dalca mahallesi halkı ile aynı muhâcir kafilesi içinde bulundular.在狱中,千家驹结识了中共地下党员李紫翔等人。
Yola kafileler halinde çıkılmıştır.대차는 회색으로 도색되었다.
Ötekiler ya ölmüş ya da kafileyi terketmişti.다른 사람들도 자수하거나 포박 된 뒤에 살해되거나、옥사하였다.
İlk kafilede 5 işçi Amerika'ya gitti.5차전인 미국전에서는 선발로 출전했다.
Bu kafileye Gandalf da eşlik etti.גנדלף מגיע גם הוא למקום.
Ancak aksaklıklar kafilenin yakasını bırakmaz.Proleteri nemaju što izgubiti osim okova.
En büyük kafilesi Antalya'da yaşamaktadır.To je najveći cipal koji živi u Jadranu.
Kızılderililer neredeyse kafiledeki herkesi öldürüp sığırlarını da sürüp götürmüşlerdir.Obrovský diviak potom v krajine ničil všetko a zabíjal dobytok i ľudí.
Fakat yorgun kafileler fazla uzağa gidemeden yeniden durakladı.Popúšťaný chrbát sa zmŕštil, kým ostrie ostalo dlhšie.
Yola kafileler halinde çıkılmıştır.Pleza se po plezalnih smereh.
Sonrasında eski bir arkadaşı olan, Sovyet Bilim insanları kafilesinden Elena ile karşılaşır.Potem obišče staro prijateljico Eleno, eno izmed sovjetskih znanstvenic na postaji.
Aynı zamanda Thorin ve Kafilesi'ne kuzenleri, Bofur ve Bombur ile birlikte katılmıştır.Bil je torej član slavne Thorinove druščine, kjer sta bila tudi njegova bratranca Bofur in Bombur.
Kafile gece yol alır, gündüz dinlenir.Lovi pretežno ponoči, podnevi pa počiva.
Kafile Fobus’un nezareti altına girdi.Įteka į Čubutą ties Fofo Kahueliu.