Kafes LabirentLabirinto em Trepadeira
Kafes LabirentLabyrinten
Kafes LabirentLabyrinth aus Gittern
Kafes LabirentLa griglia
Kafes LabirentMriežkové bludisko
Kafes LabirentRešetkast labirint
Kafes LabirentSieć lian
Kafes LabirentTéboly a rácsban
Kafes LabirentTraliesdoolhof
Kafes LabirentUn treillis labyrinthe
Kafes LabirentΔικτυωτός λαβύρινθος
Kafes LabirentЛабиринт с решетки
Kafes LabirentЛабіринт- ґратка
Kafes LabirentРешётчатый лабиринт
Kafes Labirentالمشبّك متاهة
Kafes Labirent格子の迷路
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.Có ba dãy phòng , cửa_sổ đối ngang nhau .
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.Có ba dãy phòng, cửa sổ đối ngang nhau.
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.Der var tre Lag Bjælker, og Lysåbning sad over for Lysåbning tre Gange.
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.Der var tre rader bjelkelag og vindu mot vindu i tre høider.
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.E havia três ordens de janelas, e uma janela estava defronte da outra janela, em três fileiras.
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.Erau trei caturi, şi fiecare din ele avea ferestrele faţă în faţă.
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.És három rend ablak rajta egymással átellenben, három-három ellenében.
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.Había tres hileras de ventanas, una ventana frente a otra en grupos de tres
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.Il y avait trois étages, à chacun desquels se trouvaient des fenêtres les unes vis-à-vis des autres.
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.In bilo je tri vrste brun, in okno proti oknu po treh vrstah.
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.Ja siinä oli ikkunoita kolmessa rivissä, ja valoaukot olivat vastakkain, aina kolme ja kolme.
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.또 창틀이 세 줄로 있는데 창과 창이 세 층으로 서로 대하였고
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.Och det hade bjälklag i tre rader; och fönsteröppningarna sutto mitt emot varandra i tre omgångar.
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.Oken také byly tři řady, okno proti oknu třmi řady.
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.Okien boly tri rady, oblok proti obloku po trikrát.
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.Okna też były we trzy rzędy, a okno przeciwko oknu trzema rzędami.
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.Und Gebälk lag in drei Reihen, und waren Fenster einander gegenüber dreimal.
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.Vi erano tre serie di finestre, che si corrispondevano faccia a faccia tre volte
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.Και ησαν παραθυρα εις τρεις σειρας, και ανταπεκρινετο παραθυρον εις παραθυρον κατα τρεις σειρας.
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.И имаше решетки в трите етажа, така че светене беше поставено срещу светене в трите етажа.
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.Оконных косяков было три ряда; и три ряда окон , окно против окна.
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.ושקפים שלשה טורים ומחזה אל מחזה שלש פעמים׃
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.والسقوف ثلاث طباق وكوّة مقابل كوّة ثلاث مرّات.
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.有 窗 戶 三 層 、 窗 與 窗 相 對
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.有窗 戶 三 層 、 窗與 窗 相對
Kuş dolu bir kafes nasılsa, Onların evleri de hileyle dolu. Bu sayede güçlenip zengin oldular,Come una gabbia piena di uccelli, così le loro case sono piene di inganni; perciò diventano grandi e ricchi
Kuş dolu bir kafes nasılsa, Onların evleri de hileyle dolu. Bu sayede güçlenip zengin oldular,Como jaulas llenas de pájaros, así están sus casas llenas de fraude. Así se han hecho grandes y ricos
Kuş dolu bir kafes nasılsa, Onların evleri de hileyle dolu. Bu sayede güçlenip zengin oldular,Cum se umple o colivie de păsări, aşa se umplu casele lor prin vicleşug; aşa ajung ei puternici şi bogaţi.
Kuş dolu bir kafes nasılsa, Onların evleri de hileyle dolu. Bu sayede güçlenip zengin oldular,Jako klatka pełna ptaków, tak domy ich pełne są zdrady; przetoż się wzmogli i zbogacili.
Kuş dolu bir kafes nasılsa, Onların evleri de hileyle dolu. Bu sayede güçlenip zengin oldular,Jako klece plná ptáků, tak domové jejich plní jsou lsti. Protož zrostli a zbohatli,
Kuş dolu bir kafes nasılsa, Onların evleri de hileyle dolu. Bu sayede güçlenip zengin oldular,Jako klietka, plná vtákov, tak sú ich domy plné ľsti; preto vzrástli a zbohatli.
Kuş dolu bir kafes nasılsa, Onların evleri de hileyle dolu. Bu sayede güçlenip zengin oldular,Kakor ptičev polna ptičnica, tako so njih hiše polne zvijače, zato so veliki in bogati.
Kuş dolu bir kafes nasılsa, Onların evleri de hileyle dolu. Bu sayede güçlenip zengin oldular,조롱에 새들이 가득함같이 너희 집들에 속임이 가득하도다 그러므로 너희가 창대하고 거부가 되어
Kuş dolu bir kafes nasılsa, Onların evleri de hileyle dolu. Bu sayede güçlenip zengin oldular,Mint a madárral teli kalitka, úgy vannak teli az õ házaik álnoksággal; ezért lettek nagyokká és gazdagokká!
Kuş dolu bir kafes nasılsa, Onların evleri de hileyle dolu. Bu sayede güçlenip zengin oldular,Nhà chúng nó đầy sự dối trá, cũng như lồng đầy chim vậy, vì đó chúng nó trở nên lớn và giàu.
Kuş dolu bir kafes nasılsa, Onların evleri de hileyle dolu. Bu sayede güçlenip zengin oldular,Nhà chúng_nó đầy sự dối_trá , cũng_như lồng đầy chim vậy , vì đó chúng_nó trở_nên lớn và giàu .
Kuş dolu bir kafes nasılsa, Onların evleri de hileyle dolu. Bu sayede güçlenip zengin oldular,Som et Bur er fuldt af Fugle, således er deres Huse fulde af Svig; derfor blev de store og rige.
Kuş dolu bir kafes nasılsa, Onların evleri de hileyle dolu. Bu sayede güçlenip zengin oldular,Som et bur er fullt av fugler, således er deres hus fulle av svik; derfor er de blitt store og rike.
Kuş dolu bir kafes nasılsa, Onların evleri de hileyle dolu. Bu sayede güçlenip zengin oldular,Как клетка, наполненная птицами, домы их полны обмана; чрез это они и возвысились и разбогатели,
Kuş dolu bir kafes nasılsa, Onların evleri de hileyle dolu. Bu sayede güçlenip zengin oldular,ככלוב מלא עוף כן בתיהם מלאים מרמה על כן גדלו ויעשירו׃
Kuş dolu bir kafes nasılsa, Onların evleri de hileyle dolu. Bu sayede güçlenip zengin oldular,مثل قفص ملآن طيورا هكذا بيوتهم ملآنة مكرا. من اجل ذلك عظموا واستغنوا.
Kuş dolu bir kafes nasılsa, Onların evleri de hileyle dolu. Bu sayede güçlenip zengin oldular,籠 內 怎 樣 滿 了 雀 鳥 、 他 們 的 房 中 、 也 照 樣 充 滿 詭 詐 . 所 以 他 們 得 成 為 大 、 而 且 富 足
Kuş dolu bir kafes nasılsa, Onların evleri de hileyle dolu. Bu sayede güçlenip zengin oldular,籠內 怎 樣滿 了 雀鳥 、 他 們 的 房 中 、 也 照樣充滿 詭詐 . 所以 他 們 得 成 為大 、 而且 富足
Öyleyse bugünden başlayarak bu kafesten çıkıyorumAlors à partir d'aujourd'hui Je vais sortir de cette cage