Tezahürat ve kuruması için gecelik dank çiğ gün, bizim bu hasır kafes kadar doldurmanız gerekmektedirДен, за да развесели и усойни роса нощ да изсъхне, трябва да-се запълни тази ракита клетката на нашата
Tezahürat ve kuruması için gecelik dank çiğ gün, bizim bu hasır kafes kadar doldurmanız gerekmektedirיום לעודד וטל טחוב הלילה להתייבש, אני חייב את מילוי זה כלוב ערבה שלנו
Tezahürat ve kuruması için gecelik dank çiğ gün, bizim bu hasır kafes kadar doldurmanız gerekmektedirاليوم ليهتف وندى الليل الرطب حتى يجف ، لا بد لي ملء هذه المتابعة صفصاف السلال القفص لنا
Tezahürat ve kuruması için gecelik dank çiğ gün, bizim bu hasır kafes kadar doldurmanız gerekmektedir有害な雑草と貴重-おもしろ花を持つ。自然の母の地球は、、彼女の墓です。
Türkmenistan'daki olayla ilgili en ilginç şey kafenin mülkiyetinin muallakta olması.Lo que es más interesante en el caso turcomano es la propiedad de la cafetería en cuestión.
Türkmenistan'daki olayla ilgili en ilginç şey kafenin mülkiyetinin muallakta olması.Наибольший интерес в туркменском случае представляет вопрос о владельце вышеупомянутого кафе.
UFL'daki 20 araştırmacıdan iki tanesi kafeteryada, masada bir grup meslektaşları ile sohbet ediyorlar.응용물리 실험실에 일하는 20대 연구원 두 명이 구내식당 테이블에서 동료들 여럿과 이런저런 얘기를 나누고 있었죠.
UFL'daki 20 araştırmacıdan iki tanesi kafeteryada, masada bir grup meslektaşları ile sohbet ediyorlar.שני חוקרים בני 20 ומשהו במעבדה, יושבים ליד שולחן בקפיטריה ומנהלים שיחת-חולין עם עמיתיהם.
UFL'daki 20 araştırmacıdan iki tanesi kafeteryada, masada bir grup meslektaşları ile sohbet ediyorlar.食堂のテーブルで 他の多くの研究者に混じって雑談していました ガイアーとウェイフンバックの二人です
Ve altında yatan bir tel kafes örgüsüdür.A oto jest podstawowa siatka krawędzi.
Ve altında yatan bir tel kafes örgüsüdür.E aqui está a estrutura de malha subjacente. Esta é a própria Emily.
Ve altında yatan bir tel kafes örgüsüdür.E lì c'è la maglia wireframe che è alla base.
Ve altında yatan bir tel kafes örgüsüdür.En het onderliggende draadmodel.
Ve altında yatan bir tel kafes örgüsüdür.Et voici la maquette de base.
Ve altında yatan bir tel kafes örgüsüdür.와이어 프레임 그물망도 입혀봤습니다.
Ve altında yatan bir tel kafes örgüsüdür.Şi iată structura pe care se bazează.
Ve altında yatan bir tel kafes örgüsüdür.Und hier ist das zugrundeliegende Drahtgitter-Geflecht.
Ve altında yatan bir tel kafes örgüsüdür.Và có 1 lưới khung dây bên dưới.
Ve altında yatan bir tel kafes örgüsüdür.Y allí está la malla de la armadura lineal subyacente.
Ve altında yatan bir tel kafes örgüsüdür.Και αυτό είναι το υποκείμενο πλέγμα.
Ve altında yatan bir tel kafes örgüsüdür.А вот лежащий в основе каркас.
Ve altında yatan bir tel kafes örgüsüdür.А ось каркас, що лежить в основі.
Ve altında yatan bir tel kafes örgüsüdür.А тук е рамковата мрежа отдолу.
Ve altında yatan bir tel kafes örgüsüdür.והנה שכבת הגאומטריה הבסיסית שמתחת.
Ve altında yatan bir tel kafes örgüsüdür.وهناك تقع شبكة إطار التشبيك.
Ve altında yatan bir tel kafes örgüsüdür.そしてエミリー本人
Ve biz bunları kafeteryalarda sunuyoruz.E noi li serviamo nelle mense.
Ve biz bunları kafeteryalarda sunuyoruz.En we serveren ze in de kantines.
Ve biz bunları kafeteryalarda sunuyoruz.És kaphatók a kávézóinkban.
Ve biz bunları kafeteryalarda sunuyoruz.Et nous les leur servons dans les cafétérias.
Ve biz bunları kafeteryalarda sunuyoruz.Iar noi le servim in cantine.
Ve biz bunları kafeteryalarda sunuyoruz.In jih potem strežemo v jedilnici.
Ve biz bunları kafeteryalarda sunuyoruz.Und wir servieren sie in den Mensen.
Ve biz bunları kafeteryalarda sunuyoruz.Và chúng tôi phục vụ trong nhà ăn.
Ve biz bunları kafeteryalarda sunuyoruz.Y los servimos en los comedores.
Ve biz bunları kafeteryalarda sunuyoruz.И ги сервираме в кафенетата.
Ve biz bunları kafeteryalarda sunuyoruz.И мы подаем их в столовых.
Ve bu İngiltere'de deniz kenarında bir kafe.A to jest kawiarnia nad morzem w Brytanii.
Ve bu İngiltere'de deniz kenarında bir kafe.A toto je kaviareň pri mori vo Veľkej Británii.
Ve bu İngiltere'de deniz kenarında bir kafe.Dan ini sebuah kafe di pinggir laut di Ingris.
Ve bu İngiltere'de deniz kenarında bir kafe.Dit is een café aan de zee in Groot-Brittannië.
Ve bu İngiltere'de deniz kenarında bir kafe.Ez egy kávézó a tengerparton Nagy-Britanniában.
Ve bu İngiltere'de deniz kenarında bir kafe.Isto é um café à beira mar na Grã-Bretanha.
Ve bu İngiltere'de deniz kenarında bir kafe.영국의 바닷가에 있는 카페 계획안 입니다. 영국의 바닷가에 있는 카페 계획안 입니다.
Ve bu İngiltere'de deniz kenarında bir kafe.Một quán cafe gần biển ở Anh.
Ve bu İngiltere'de deniz kenarında bir kafe.Questo è un bar al mare nel Regno Unito.
Ve bu İngiltere'de deniz kenarında bir kafe.Şi aceasta e o cafenea pe malul mării în Marea Britanie.
Ve bu İngiltere'de deniz kenarında bir kafe.To pa je kavarna ob morju v Veliki Britaniji.
Ve bu İngiltere'de deniz kenarında bir kafe.Und dies ist ein Café am Meer in Großbritannien.
Ve bu İngiltere'de deniz kenarında bir kafe.Voici un café sur la mer en Grande-Bretagne.
Ve bu İngiltere'de deniz kenarında bir kafe.Y este es un café al lado del mar en Gran Bretaña.
Ve bu İngiltere'de deniz kenarında bir kafe.Και αυτό είναι ένα παραθαλάσσιο καφέ στη Βρετανία.
Ve bu İngiltere'de deniz kenarında bir kafe.А це кафе біля моря у Британії.
Ve bu İngiltere'de deniz kenarında bir kafe.И това е кафене на брега на морето във Великобритания.
Ve bu İngiltere'de deniz kenarında bir kafe.Кафе рядом с морем в Великобритании.
Ve bu İngiltere'de deniz kenarında bir kafe.וזה בית קפה ליד הים בבריטניה.
Ve bu İngiltere'de deniz kenarında bir kafe.وهذا هو مقهى على شاطئ البحر في بريطانيا.
Ve bu İngiltere'de deniz kenarında bir kafe.カフェです 最近のプロジェクトを
Ve bunlar benim plastik çatallarla heirloom sosu yapan heirloom öğrencilerim ve biz onu kafeteryaya koyduk.Das sind meine traditionellen Schüler, die eine traditionelle Sauce kochen, mit Plastikgabeln.
Ve bunlar benim plastik çatallarla heirloom sosu yapan heirloom öğrencilerim ve biz onu kafeteryaya koyduk.Iată studenții mei grozavi fâcând un sos grozav, cu furculițe de plastic.