Ana içeriğe geç
Sözlük

kafe ile cümle

kafe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Baek Seung Jo ve onun ayrılması ile ilgili... şurada ki kafeteryada birşeyler yazıyordu.Na stołówce było jakieś zamieszanie, było coś o tym, że zerwała z Baek Seung Jo.
Baek Seung Jo ve onun ayrılması ile ilgili... şurada ki kafeteryada birşeyler yazıyordu.Nåt rykte om att hon har gjort slut med Baek Seung Jo... det var nån kommentar om det i cafeterian.
Baek Seung Jo ve onun ayrılması ile ilgili... şurada ki kafeteryada birşeyler yazıyordu.Niečo s jej rozchodom s Baek Seung Jo-m... bol kvôli tomu rozruch v jedálni.
Baek Seung Jo ve onun ayrılması ile ilgili... şurada ki kafeteryada birşeyler yazıyordu.Qualcosa su di lei che ha rotto con Baek Seung Jo... c'era confusione su questo alla caffetteria.
Baek Seung Jo ve onun ayrılması ile ilgili... şurada ki kafeteryada birşeyler yazıyordu.Sesuatu tentang dia yang putus dengan Baek Seung Jo.. terjadi kegemparan besar di kantin.
Baek Seung Jo ve onun ayrılması ile ilgili... şurada ki kafeteryada birşeyler yazıyordu.Κάτι για το ότι χώρισε τον Μπεκ Σουνγκ Τζο...υπήρχε φασαρία στην καφετέρια γι'αυτό.
Baek Seung Jo ve onun ayrılması ile ilgili... şurada ki kafeteryada birşeyler yazıyordu.Что-то о её расставании с Бэк Сын Чжо.. Что-то такое было в столовой.
Baek Seung Jo ve onun ayrılması ile ilgili... şurada ki kafeteryada birşeyler yazıyordu.Чух нещо за скъсването й с Бек Сънг Джо ... имаше някаква патаклама в кафетерията.
Baek Seung Jo ve onun ayrılması ile ilgili... şurada ki kafeteryada birşeyler yazıyordu.משהו על הפרדה שלה עם בק סונג ג'ו... היה משהו רשום בקפיטריה
Baek Seung Jo ve onun ayrılması ile ilgili... şurada ki kafeteryada birşeyler yazıyordu.شيء عن انفصالها عن بيك سيونغ جوو ... كان هناك بعض الاضطرابات بالكافتيريا
Baek Seung Jo ve onun ayrılması ile ilgili... şurada ki kafeteryada birşeyler yazıyordu.何ですって!?
BATARYA KAFESLERİ(Baterijske kletke)
BATARYA KAFESLERİCAJAS DE BATERÍA
BATARYA KAFESLERI Çogu tüylerini döküyor ve tel kafese sürtünmekten yaralaniyorlar.Πολλές χάνουν τα πούπουλά τους και αναπτύσσουν πληγές από την τριβή στο πλέγμα του κλουβιού.
BATARYA KAFESLERICUSTI BATERIE
BATARYA KAFESLERİCUSTI BATERIE
BATARYA KAFESLERİKandang baterai
BATARYA KAFESLERILEGEBATTERIEN
BATARYA KAFESLERİLEGEBATTERIEN
BATARYA KAFESLERINÄTBURAR
BATARYA KAFESLERİNÄTBURAR
BATARYA KAFESLERISANGKAR BATERAI
BATARYA KAFESLERITOJÓKETRECEK
BATARYA KAFESLERİTOJÓKETRECEK
BATARYA KAFESLERİКЛЕТКИ БАТАРЕИ
BATARYA KAFESLERIכלובי סוללה
BATARYA KAFESLERİכלובי סוללה
Bazı kafelerde de müşterilere interneti kullanma olanağı sunulmaktadır.De plus, dans certains cafés, les clients peuvent utiliser Internet.
Bazı kafelerde de müşterilere interneti kullanma olanağı sunulmaktadır.Det finns också caféer där kunderna har möjlighet att använda Internet.
Bazı kafelerde de müşterilere interneti kullanma olanağı sunulmaktadır.En algunas cafeterías los clientes también tienen la posibilidad de utilizar Internet.
Bazı kafelerde de müşterilere interneti kullanma olanağı sunulmaktadır.Myös joissakin kahviloissa asiakkaiden on mahdollista käyttää internetiä.
Bazı kafelerde de müşterilere interneti kullanma olanağı sunulmaktadır.Кроме того, услуги Интернета предлагают некоторые кафетерии.
Bazı kafelerde de müşterilere interneti kullanma olanağı sunulmaktadır.كذلك يمكن للعملاء في بعض المقاهي استعمال الإنترنت.
Bazı kütüphanelerde Fince dili dil kafeleri düzenlenir.您还可得到电脑操作指导,一些图书馆中还组织语言咖啡活动。
Belli ki bombardımandan kaynaklanan bir şarapnel tam göğüs kafesine girmiş.Zaradi granate je šrapnelski izstrelek vstopil direktno v njegove prsi in ga zadel v srce.
Belli ki bombardımandan kaynaklanan bir şarapnel tam göğüs kafesine girmiş.قصف حيث اخترقت الشظية صدره مباشرة.
Bilirsiniz, köşeye sinmişler ve daha önce yaptıklarının aksine kafeste gezinmez olmuşlar.Escondiam-se num canto e não exploravam o espaço como antes.
Bilirsiniz, köşeye sinmişler ve daha önce yaptıklarının aksine kafeste gezinmez olmuşlar.쥐들은 구석에 몸을 웅크린 채로 옛날처럼 여기저기 돌아다니지 않았어요.
Bilirsiniz, köşeye sinmişler ve daha önce yaptıklarının aksine kafeste gezinmez olmuşlar.Kuliły się kątach i nie buszowały po klatkach, jak wcześniej.
Bilirsiniz, köşeye sinmişler ve daha önce yaptıklarının aksine kafeste gezinmez olmuşlar.Schovávali se v rohu a nezkoumali své okolí tak, jako předtím.
Bilirsiniz, köşeye sinmişler ve daha önce yaptıklarının aksine kafeste gezinmez olmuşlar.Sie hockten in der Ecke und erforschten den Platz nicht in gewohnter Weise.
Bilirsiniz, köşeye sinmişler ve daha önce yaptıklarının aksine kafeste gezinmez olmuşlar.אז הן, אתן יודעות, השתופפו בפינה, והן פשוט לא בחנו את המרחב כפי שעשו קודם.
Bilirsiniz, köşeye sinmişler ve daha önce yaptıklarının aksine kafeste gezinmez olmuşlar.مثلا قابعين في زاوية القفص ولا يتحركون بحرية داخل أقفاصهم
Bilirsiniz, köşeye sinmişler ve daha önce yaptıklarının aksine kafeste gezinmez olmuşlar.以前のように動き回ることは しませんでした ここがヒトの研究で得た結果と 正反対の所なのです
Biliyorsun, dört yýl önce üç parti dađýtým yapýyorduk. Ţimdi kafeler var.Τι σε κάνει να νομίζεις ότι τους δίνω;
Biliyorsun, dört yýl önce üç parti dađýtým yapýyorduk. Ţimdi kafeler var.Защо?
Birbirinizi bulun ve belki... bir kafeye giderek hakkında konuşun.Deci, ajuta mine. Dă-mi sugestii cu privire la modul în care cursul poate fi mai bine.
Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.Egyik nap feleségemmel sétáltunk a piacon, amikor valaki egy kalitkát tolt az arcom elé.
Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.Eines Tages ging ich mit meiner Frau über den Markt, und jemand hielt mir einen Käfig vors Gesicht.
Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.Estava a andar pelo mercado, um dia, com a minha mulher e alguém me enfiou uma gaiola na cara.
Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.Jednou jsem šel se svou ženou na trh a někdo mi strčil před nos klec.
Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.하루는 아내와 함께 시장을 돌아다니는데 갑자기 제 얼굴 앞에 (동물을 가두는) 우리 하나가 나타났습니다
Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.Một ngày kia, tôi đang đi dạo trong chợ với vợ mình, bỗng một người đưa một cái lồng trước mặt tôi.
Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.Op een dag liep ik op de markt met mijn vrouw, en iemand toonde me een kooi.
Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.Pewnego dnia, gdy byłem z żoną na targu, ktoś zaprezentował mi klatkę.
Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.Un día iba caminando en el mercado con mi esposa, y alguien me atravesó una jaula enfrente.
Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.Un jour, je me promenais dans un marché avec ma femme lorsque quelqu'un m'a collé une cage sous les yeux.
Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.Както един ден си вървях заедно с жена ми на пазара, някой завря в лицето ми клетка.
Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.Как-то раз мы с женой шли по рынку, и кто-то сунул мне в лицо клетку.
Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.הסתובבתי בשוק יום אחד עם אשתי ומישהו דחף לי כלוב בפנים
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod