kafatası ile cümle

kafatası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Kafatasının 1 milyon yıldan daha eski olduğu görülüyor.Han påpeker at denne syklusen ikke var like dominerende for mer enn 1 million år siden.
Bu kafatasının neden resime yerleştirildiği ve neden bu şekilde yapıldığı bilinmemektedir.Det er ukjent hvorfor gåsen brukes på disse våpnene og hvor lenge den har vært brukt.
Trepanasyon, kafatası içinde kasıtlı delik açma, milâttan önce 7,000 yılında uygulanmıştır.Trepanasi, praktik pengeboran lubang pada tengkorak yang disengaja, dipraktikkan seawal sampai 7000 SM.
Bir sopa ve kafatasından içki kupası (kapala) tutar .Di sana pula mereka beternak domba dan minum susunya.
Kesici dişlerin büyük kısmı dışarıdan görünür, kalan kısmı kafatasındaki oyuklara bağlıdır.Sebagian besar taring dapat dilihat dari luar, sementara sisanya melekat pada sendi di tengkorak.
Toplam on kafatası bulunmuştur.Tổng cộng có 10 sọ được tìm thấy.
Kafatası ve postkraniyum, Bogor'daki Zooloji Müzesi'ne alındı.Sọ và postcranial hiện được trưng bày tại bảo tàng động vật học Bogor.
Ayrıca kafatası ve yüzgeç yapıları da iki tür arasında küçük farklılıklar gösterir.Hộp sọ và vây của nó cũng thể hiện những khác biệt nhỏ giữa hai loài trên.
Kranial kemikler Kafatasının yandan görünümü.Xương đính Xương sọ Điểm nhìn của hộp sọ.
Kafatasının tabanı Üst yüzey.Hộp sọ nhìn từ đỉnh.
Şimdiki toplumumuz çoğunlukla kafatasını ölüm ve kötülükte bağdaştırıyor.Các cộng đồng người từ xưa tới nay nói chung thường gắn sọ người với sự chết chóc hay những điều ma quái.
Köpek gibi avlarda ise kafatasını kırabilecek bir pençe darbesi yeterli olur.Với những con mồi như những con chó nhỏ hơn, một cú tát với vuốt sắc vào hộp sọ có thể đủ để giết chết nó.
Kafatası boşluğunu sekiz adet kaynaşık kafatası kemiği oluşturur.Khối xương sọ ở người gồm 8 xương ghép lại tạo ra hộp sọ lớn chứa não.
Kafatası neredeyse bütün halde bulunmuştur.中でも頭蓋骨はほぼ完全であった。
Fosilleşmiş ilk kafatasını bulmuştur.最初に見つかった頭骨で成る。
Kafatası Yıldız.星の位置は頭。
Abrosaurus’un holotipi ya da orijinal örneği, iyi korunmuş ve neredeyse tam olan bir kafatasıdır.ホロタイプであるアブロサウルスの最初の標本はほぼ完全で保存状態の良い頭骨である。
Benzer şekilde, Barnum Brown, alanda 500 adet kafatası bulduğunu söylemiştir.巴納姆·布郎(Barnum Brown)則宣稱在該處發現了超過500個頭顱骨。
Kafatasının önden görünümü.頭顱的前視圖。
Kadehi insan kafatasındandır.酒是全人類的飲料。
Köpek gibi avlarda ise kafatasını kırabilecek bir pençe darbesi yeterli olur.像狗这样小一点的猎物,抬爪朝颅骨一挥就能解决掉了。
Histiaeus, en güvendiği kölesinin başını kazıtmış, kafatası derisine mesajını dövme ile yazdırmıştı.絲蒂芙得知要戴上她最害怕的章魚後哭了起來。
Ayrıca kafatasının Kopernik’in öldüğü yaş olan 70 yaşlarında birine ait olduğunu da tespit etti.뼈의 상태를 조사한 결과 약 70세 가량 노인의 것으로 확인되었고 이는 코페르니쿠스가 죽었을 때의 나이와 일치한다.
Thibeaux-Brignollel’ın kafatası kırılmıştı.그로우박스(Growboxx)라는 새로운 상자가 개발되었다.
Yapılan otopsi; kafatası ve omurilik kırılması sonucu öldüğünü ortaya çıkardı.부검 결과, 사망 원인은 극심한 구타와 두개골 골절, 질식사로 밝혀졌다.
Atın burnu ve üst dişleri, bir insan kafatası şeklindedir.צורת אפו של הסוס כצורת גולגולת אדם.
Kadehi insan kafatasındandır.למעשה, זהו צוואר הבקבוק של החשיבה האנושית.
Kafatasının burun kısmı fazlaca noksandır.פתח האף בקדמת הגולגולת רחב מאוד.
Kafatasının önden arkaya kesiti.יציאת הכתף האחורית.
Trepanasyon, kafatası içinde kasıtlı delik açma, milâttan önce 7,000 yılında uygulanmıştır.Трепанация – съзнателно пробиване на дупки в черепа се е практикувало още през 7000 г. пр.
Queensland koalası kısa, gümüşî kürkü ve küçük kafatasıyla içlerinde en küçük yapılı olanıdır.Куинсландският подвид е най-дребен с къса и сребриста космена покривка, и къс череп.
Öldüğünde, kafatası açıldı ve neredeyse iri bir kuş büyüklüğünde bir sinek bulundu.Когато той умира, отварят черепа му и виждат, че насекомото е достигнало размерите на птица.
Bu nesne kristal bir kafatasıdır.Оръжието ѝ е кристален камшик.
Bu formlar kürk rengi ve kalınlıkları, gövde boyutları ve kafatası şekilleri ile ayırt edilirler.Разликите между тях касаят цвета и гъстотата на космената покривка, размера на тялото и формата на черепа.
Kafatası boşluğu veya intrakraniyel alan, kafatası içinde oluşan boşluktur.Ухото е само вътрешно, затворено в хрущялна капсула.
Aracın sürücü bölümü zarar görmemiş olsa da, çarpmanın etkisi bazal kafatası kırığına neden oldu.Макар че оцелявацата клетка остана непокътнат, силата на удара нанесе базална-фрактура на черепа му.
Homo erectus ile Homo sapiens arasındaki temel ayrımın kafatası ve diş yapılarında olduğu görülür.Cranium vjerojatno predstavlja prijelaznu formu između Homo erectusa i Homo sapiensa.
70 kadar kafatasının bulunduğu evre bu evredir.Prema legendi ovakvih lubanja postoji 13.
Kafatasının kısımları.Zvyšky lebky.
Bazı türlerde kafatasından dışarıya çıkar.Z lebky mu von vybiehajú kly.
Kafatasının önden görünümü.Pohľad na lebku spredu.
Kafatası: Orta uzunlukta, kulaklar arası geniştir.Lebka je dlhá, medzi ušami pomerne široká.
Krum, büyük başarısını imparatorun kafatasını şarap kadehi yaparak kutlamıştır.Krum si potom z jeho lebky nechal urobiť pohár na víno.
Diğer birkaç kafatası parçası ve otuz izole diş Alberta ve Montana bölgesinden çıkarılan diğer bulgulardır.Z Alberty a Montany sú známe aj nálezy niekoľkých ďalších fragmentov lebky a 30 izolovaných zubov.
Kafatasının tabanı Üst yüzey.Anamorfovaná lebka v popredí.
Benzer şekilde, Barnum Brown, alanda 500 adet kafatası bulduğunu söylemiştir.Podobno je Barnum Brown trdil, da je videl več kot 500 lobanj na polju.
Savaşın ardından Krum, Nikiforos’un kafatasını gümüşle kaplattı ve onu şarap bardağı olarak kullandı.Kan Krum je dal po bitki Nikiforjevo lobanjo okovati s srebrom in jo uporabljal kot čašo za vino.
Bu nesne kristal bir kafatasıdır.Izjema je kubična kristalna mreža.
Sonra Kafatası çalınmıştır.Šiam sulaužyta kaukolė.
Bay Mitchell-Hedges, bu kafatasının 3.600 yıllık olduğunu belirtiyordu.Bikinio atolas buvo gyvenamas 3600 metų.
Birçok kristal kafatası daha bulundu.On ka teisi kristallide väljapanekuid.
Keskin dişleriyle kafatasını ısırırlar ve foku öldürürler.Saaklooma tapab ta kõri läbi hammustades.
Fikrini değiştirmesi, üçüncü ve çok daha tam bir kafatasının bulunması ile gerçekleşti.Tema tegevusajal oli peamiseks muutuseks kolme- ja neljahäälse organumi ilmumine.
Allometrik kafatası ontogenisi göreceli baş iskeleti büyümesidir.Allometrische craniale ontogenie is relatieve schedelgroei.
Allometrik kafatası ontogenisi göreceli baş iskeleti büyümesidir.Alometrická kraniálna ontogenéza je relatívny rast lebky.
Allometrik kafatası ontogenisi göreceli baş iskeleti büyümesidir.Az allometrikus koponya-egyedfejlődés a relatív koponyanövekedést jelenti.
Allometrik kafatası ontogenisi göreceli baş iskeleti büyümesidir.Deci ontogenia alometrică craniană înseamnă creşterea relativă a craniului.
Allometrik kafatası ontogenisi göreceli baş iskeleti büyümesidir.Die allometrische Schädel-Ontogenese ist also relatives Schädelwachstum.
Allometrik kafatası ontogenisi göreceli baş iskeleti büyümesidir.Donc l'ontogenèse crânienne allométrique est la croissance relative du crâne.
Allometrik kafatası ontogenisi göreceli baş iskeleti büyümesidir.Então, a ontogenia craniana alométrica é o crescimento relativo do crânio.

İlgili Sayfalar