529 insanın nasıl asılacağını kafamda canlandıramıyorum bile.On n'arrive pas à imaginer comment on pourrait même pendre 529 personnes.
Ama "Aç," diyor, "aç ağzını!" eli kafama doğru ilerleyerek.A jednak "Otwieraj," mówi, "Otwórzże!" rękę zaciskając na mojej głowie.
Ama "Aç," diyor, "aç ağzını!" eli kafama doğru ilerleyerek.Dar "Deschide," imi spune, "deschide gura!" cu mâna ca o gheară spre capul meu.
Ama "Aç," diyor, "aç ağzını!" eli kafama doğru ilerleyerek.Doch "Auf," sagt sie, "Mund auf!" ihre Hand krallt sich an meinen Kopf.
Ama "Aç," diyor, "aç ağzını!" eli kafama doğru ilerleyerek.그래도 "열어" 할머니 말씀하시네, "열래두!" 그 손으로 내 머리를 휘어잡으신다.
Ama "Aç," diyor, "aç ağzını!" eli kafama doğru ilerleyerek.Ma "Apri," lei ingiunge, "Spalanca!" la sua mano avvinghiandomi la testa.
Ama "Aç," diyor, "aç ağzını!" eli kafama doğru ilerleyerek."Open," zegt ze, "Open die mond!" en haar hand klauwt om mijn kaak.
Ama "Aç," diyor, "aç ağzını!" eli kafama doğru ilerleyerek.Pero, "Abre", me dice, "¡Ábrela!", su mano arañando mi cabeza.
Ama "Aç," diyor, "aç ağzını!" eli kafama doğru ilerleyerek.Но "Отваряй", казва тя, "отваряй!" Ръката й сграбчва главата ми.
Ama "Aç," diyor, "aç ağzını!" eli kafama doğru ilerleyerek."Открывай", - сказала она, - "Открывай рот!" - рука крепко держит мою голову.
Ama "Aç," diyor, "aç ağzını!" eli kafama doğru ilerleyerek.אבל, "תפתח". היא אומרת. "פה גדול!" כף ידה לופתת את ראשי.
Ama "Aç," diyor, "aç ağzını!" eli kafama doğru ilerleyerek.لكن "أفتح ,"قالت هي ,"فتح !" تخمش يدها على راسي .
Ama benim asıl kafamı karıştıran başka.Ale coś mnie bardzo zdziwiło.
Ama benim asıl kafamı karıştıran başka.Dar iată ce m-a uimit cu adevărat.
Ama benim asıl kafamı karıştıran başka.De csak most jön az, ami igazán megdöbbentett.
Ama benim asıl kafamı karıştıran başka.Doch nun kommt, was mich wirklich erstaunte.
Ama benim asıl kafamı karıştıran başka.하지만 이것보다 더 당황스러운 사실은
Ama benim asıl kafamı karıştıran başka.Maar nu wat me echt van mijn stoel deed vallen.
Ama benim asıl kafamı karıştıran başka.Ma ecco ciò che davvero mi sconcertava.
Ama benim asıl kafamı karıştıran başka.Mais voici ce qui m'a vraiment consternée.
Ama benim asıl kafamı karıştıran başka.Mas o facto que me deixou perplexa é o seguinte.
Ama benim asıl kafamı karıştıran başka.Men, vad som verkligen förbryllade mig.
Ama benim asıl kafamı karıştıran başka.Nhưng đây mới là điều làm tôi trăn trở.
Ama benim asıl kafamı karıştıran başka.Pero aquí viene lo que realmente me dejó perpleja.
Ama benim asıl kafamı karıştıran başka.Tetapi inilah yang benar-benar membingungkan saya.
Ama benim asıl kafamı karıştıran başka.Αλλά εδώ είναι αυτό που πραγματικά με προβλημάτισε.
Ama benim asıl kafamı karıştıran başka.Але збентежило мене ось що.
Ama benim asıl kafamı karıştıran başka.Но ето какво всъщност ме озадачаваше.
Ama benim asıl kafamı karıştıran başka.Однако, я расскажу о том, что меня действительно поставило в недоумение.
Ama benim asıl kafamı karıştıran başka.אבל הנה מה שבילבל אותי באמת.
Ama benim asıl kafamı karıştıran başka.لكن هنا ما يحيرني حقا.
Ama benim asıl kafamı karıştıran başka.このような障害は
Ama benim asıl kafamı karıştıran başka.但喺有一度令我搞唔明嘅地方
Ama benim kafamı karıştıran soru gerçekliğin karşısında iyimserliğimizi nasıl koruyabilir idi.Ale opravdu mě trápila otázka, jak si uchováváme optimismus tváří v tvář realitě?
Ama benim kafamı karıştıran soru gerçekliğin karşısında iyimserliğimizi nasıl koruyabilir idi.Ale to, čo ma najviac miatlo, bola otázka, ako si zachovávame optimizmus tvárou v tvár realite?
Ama benim kafamı karıştıran soru gerçekliğin karşısında iyimserliğimizi nasıl koruyabilir idi.Ami számomra valóban zavaró kérdés, hogy hogyan tarthatjuk fenn az optimizmust a realitással szemben?
Ama benim kafamı karıştıran soru gerçekliğin karşısında iyimserliğimizi nasıl koruyabilir idi.Dar problema care mă deconcerta era cum să ne menţinem optimismul în fața realității?
Ama benim kafamı karıştıran soru gerçekliğin karşısında iyimserliğimizi nasıl koruyabilir idi.하지만 저를 혼란스럽게 하는 질문은, "현실을 직면한 상황에서 어떻게 낙관적일 수 있을까" 라는 질문이었습니다.
Ama benim kafamı karıştıran soru gerçekliğin karşısında iyimserliğimizi nasıl koruyabilir idi.Maar de vraag die me echt verwarde, was: hoe blijven we optimistisch in confrontatie met de feiten?
Ama benim kafamı karıştıran soru gerçekliğin karşısında iyimserliğimizi nasıl koruyabilir idi.Mais la question qui a été vraiment déroutante pour moi était : comment garder l'optimisme face à la réalité ?
Ama benim kafamı karıştıran soru gerçekliğin karşısında iyimserliğimizi nasıl koruyabilir idi.Ma la domanda che mi disorientava davvero era: come facciamo a restare ottimisti di fronte alla realtà?
Ama benim kafamı karıştıran soru gerçekliğin karşısında iyimserliğimizi nasıl koruyabilir idi.Mas a questão que me confundia era: como manter o otimismo perante a realidade?
Ama benim kafamı karıştıran soru gerçekliğin karşısında iyimserliğimizi nasıl koruyabilir idi.Men det spørgsmål der virkelig forvirrede mig var, hvordan fastholder vi optimismen på trods af virkeligheden?
Ama benim kafamı karıştıran soru gerçekliğin karşısında iyimserliğimizi nasıl koruyabilir idi.Nhưng câu hỏi khiến tôi bối rối là làm sao chúng ta có thể giữ được sự lạc quan khi đối mặt với thực tế?
Ama benim kafamı karıştıran soru gerçekliğin karşısında iyimserliğimizi nasıl koruyabilir idi.Pero lo que realmente me parece complicado es, ¿cómo mantenemos el optimismo ante la realidad?
Ama benim kafamı karıştıran soru gerçekliğin karşısında iyimserliğimizi nasıl koruyabilir idi.Zastanawiała mnie jedna rzecz. Jak utrzymujemy optymizm w obliczu rzeczywistości?
Ama benim kafamı karıştıran soru gerçekliğin karşısında iyimserliğimizi nasıl koruyabilir idi.Αλλά η ερώτηση που πραγματικά με μπέρδεψε, είναι πώς διατηρούμε την αισιοδοξία στην υπάρχουσα πραγματικότητα;
Ama benim kafamı karıştıran soru gerçekliğin karşısında iyimserliğimizi nasıl koruyabilir idi.Але питання, яке мене справді спантеличує, це, як зберегти оптимізм в реальності?
Ama benim kafamı karıştıran soru gerçekliğin karşısında iyimserliğimizi nasıl koruyabilir idi.Но въпросът, който наистина беше объркващ за мен, беше как да запазим оптимизма в реалността.
Ama benim kafamı karıştıran soru gerçekliğin karşısında iyimserliğimizi nasıl koruyabilir idi.Но меня поставил в тупик такой вопрос: как мы сохраняем оптимизм перед лицом реальности?
Ama benim kafamı karıştıran soru gerçekliğin karşısında iyimserliğimizi nasıl koruyabilir idi.אולם השאלה שבאמת בלבלה אותי היא, איך אנחנו שומרים על אופטימיות לאור המציאות?
Ama benim kafamı karıştıran soru gerçekliğin karşısında iyimserliğimizi nasıl koruyabilir idi.لكن السؤال الذي جعلني فعلا في حيرة من أمري، هو كيف نبقي على التفاؤل في مواجهة الواقع؟
Ama benim kafamı karıştıran soru gerçekliğin karşısında iyimserliğimizi nasıl koruyabilir idi.現実に直面しながらも どうやって 楽観主義を維持できるのでしょうか? 神経科学者としてはこれは特に不可解でした
Ama bir düşünürseniz, benim kafamdan ellerime, oradan da onun bacağına.Aber wenn Sie mal darüber nachdenken, aus meinem Kopf zu meinen Händen auf sein Bein.
Ama bir düşünürseniz, benim kafamdan ellerime, oradan da onun bacağına.Ale keď nad tým premýšľate, išlo to z mojej hlavy cez moje ruky na jeho nohu.
Ama bir düşünürseniz, benim kafamdan ellerime, oradan da onun bacağına.Bedenk maar even, van mijn hoofd naar mijn handen naar zijn been.
Ama bir düşünürseniz, benim kafamdan ellerime, oradan da onun bacağına.Dar dacă stai să te gândești, din capul meu, la mâinile mele, la piciorul lui.
Ama bir düşünürseniz, benim kafamdan ellerime, oradan da onun bacağına. (Kahkahalar)Ale když se nad tím zamyslíte, od mé hlavy přes ruce až k jeho noze... (Smích)
Ama bir düşünürseniz, benim kafamdan ellerime, oradan da onun bacağına. (Kahkahalar)Но если задуматься, из моей головы — в мои руки — к его ноге... (Смех)
Ama bir düşünürseniz, benim kafamdan ellerime, oradan da onun bacağına.제 머리에서 손, 그리고 그의 다리로 갔다고 생각해보세요