Kolum kanadım kırılmış, kafam karışmıştı.To ma sklamalo a zmiatlo.
Kolum kanadım kırılmış, kafam karışmıştı.To me je frustriralo in zmedlo.
Kolum kanadım kırılmış, kafam karışmıştı.To mě zklamalo a zmátlo.
Kolum kanadım kırılmış, kafam karışmıştı.To mnie sfrustrowało i zdezorientowało.
Kolum kanadım kırılmış, kafam karışmıştı.Αυτό με ενοχλούσε και με μπέρδευε
Kolum kanadım kırılmış, kafam karışmıştı.Това ме разстрои и обърка.
Kolum kanadım kırılmış, kafam karışmıştı.Це розчарувало і збентежило мене.
Kolum kanadım kırılmış, kafam karışmıştı.Это разочаровало и смутило меня.
Kolum kanadım kırılmış, kafam karışmıştı.הייתי מתוסכלת ומבולבלת.
Kolum kanadım kırılmış, kafam karışmıştı.لقد اصابني هذا بالاحباط .. والتشويش
Kolum kanadım kırılmış, kafam karışmıştı.やるべき宿題が出されて
Küçük sayılarla işlem yapıyorum çünkü yanımda bir hesap makinesi yok ve kafamda işlem yapıyorum.Faccio solo numeri relativamente piccoli perché non ho con me una calcolatrice e devo fare tutto a mente.
Küçük sayılarla işlem yapıyorum çünkü yanımda bir hesap makinesi yok ve kafamda işlem yapıyorum.Fac in general numere mici pentru ca nu am un calculator cu mine si trebuie sa le fac in cap.
Küçük sayılarla işlem yapıyorum çünkü yanımda bir hesap makinesi yok ve kafamda işlem yapıyorum.상대적으로 작은 수만을 하고 있는데요, 왜냐하면 제가 계산기가 없어서 암산으로 해야 하기 때문입니다.
Küçük sayılarla işlem yapıyorum çünkü yanımda bir hesap makinesi yok ve kafamda işlem yapıyorum.Otan laskuihin pikkunumeroita, koska laskimeni ei ole tässä ja joudun ratkaisemaan nämä päässäni.
Küçük sayılarla işlem yapıyorum çünkü yanımda bir hesap makinesi yok ve kafamda işlem yapıyorum.Počítám příklady nad malými číslo, protože s sebou nemám kalkulačku a počítám z hlavy.
Küçük sayılarla işlem yapıyorum çünkü yanımda bir hesap makinesi yok ve kafamda işlem yapıyorum.Tôi chỉ làm con số tương đối nhỏ bởi vì tôi không có một máy tính với tôi và tôi phải làm chúng trong đầu tôi.
Küçük sayılarla işlem yapıyorum çünkü yanımda bir hesap makinesi yok ve kafamda işlem yapıyorum.Използвам сравнително малки числа, защото нямам калкулатор при мен и трябва да смятам на ум.
Küçük sayılarla işlem yapıyorum çünkü yanımda bir hesap makinesi yok ve kafamda işlem yapıyorum.أنا استعمل الاعاد الصغيرة فقط لأنه ليس لدي آلة حاسبة وأضطر إلى عمل الحسابات بنفسي
Küçük sayılarla işlem yapıyorum çünkü yanımda bir hesap makinesi yok ve kafamda işlem yapıyorum.計算機を持っていないため暗算しなければならないからです。 log・・・これはどうでしょう。
Kuşlar, pterosaurlardan sonra kafamızın üzerinden uçuyorlar.Des oiseaux volaient dans le ciel après les ptérosaures.
Kuşlar, pterosaurlardan sonra kafamızın üzerinden uçuyorlar.익룡류 뒤에 조류가 날고 있고요.
Kuşlar, pterosaurlardan sonra kafamızın üzerinden uçuyorlar.Pájaros volaban por encima tras pterosaurios.
Kuşlar, pterosaurlardan sonra kafamızın üzerinden uçuyorlar.Păsările zburau după pterozauri.
Kuşlar, pterosaurlardan sonra kafamızın üzerinden uçuyorlar.Ptaki latające nad naszymi głowami za pterozaurami.
Kuşlar, pterosaurlardan sonra kafamızın üzerinden uçuyorlar.Uccelli che volavano in alto dopo gli pterosauri.
Kuşlar, pterosaurlardan sonra kafamızın üzerinden uçuyorlar.Vogels kwamen na de pterosauriërs.
Kuşlar, pterosaurlardan sonra kafamızın üzerinden uçuyorlar.Птици летели отгоре след птерозаврите.
Kuşlar, pterosaurlardan sonra kafamızın üzerinden uçuyorlar.Птицы летали над головами, после птерозавров.
Kuşlar, pterosaurlardan sonra kafamızın üzerinden uçuyorlar.עם אתי חפירה... ציפורים עפות, לאחר פטרוזאוריה.
Kuşlar, pterosaurlardan sonra kafamızın üzerinden uçuyorlar.في الكهوف... و طيور تطير فوق رؤوس التريصورات.
Kuşlar, pterosaurlardan sonra kafamızın üzerinden uçuyorlar.テレビの上には銃を持つように なった文明が栄えています
Makineli tüfekle bir çavuş bana gedi, kafama silahı dayadı veEen sergeant komt op me af met een machinegeweer, zet het tegen mijn hoofd en zegt:
Makineli tüfekle bir çavuş bana gedi, kafama silahı dayadı veEgy őrmester jött felém fegyverrel, a fejemnek szegezte és azt mondta:
Makineli tüfekle bir çavuş bana gedi, kafama silahı dayadı veEin Feldwebel kommt mit einem Maschinengewehr auf mich zu, setzt es mir an den Kopf und sagt:
Makineli tüfekle bir çavuş bana gedi, kafama silahı dayadı veEn officer kommer fram till mig med ett maskingevär, sätter det mot mitt huvud och säger
Makineli tüfekle bir çavuş bana gedi, kafama silahı dayadı ve병장이 기관총을 가지고 저에게 오더니 제 머리에 겨누고, 말했습니다.
Makineli tüfekle bir çavuş bana gedi, kafama silahı dayadı veSeorang sersan datang kepada saya membawa senapan mesin, menodongkan ke kepala saya dan berkata,
Makineli tüfekle bir çavuş bana gedi, kafama silahı dayadı veSeržant s guľometom prišiel ku mne, priložil mi ho k hlave a povedal,
Makineli tüfekle bir çavuş bana gedi, kafama silahı dayadı veSierżant przyłożył mi karabin do głowy i powiedział:
Makineli tüfekle bir çavuş bana gedi, kafama silahı dayadı veTên trung sĩ chạy ngay đến với một khẩu súng chỉa thẳng vào đầu tôi, và nói,
Makineli tüfekle bir çavuş bana gedi, kafama silahı dayadı veUm sargento chega ao pé de mim com uma metralhadora, aponta-a à minha cabeça e diz:
Makineli tüfekle bir çavuş bana gedi, kafama silahı dayadı veUn sargento se me acercó con una ametralladora, la puso en mi cabeza y dijo:
Makineli tüfekle bir çavuş bana gedi, kafama silahı dayadı veUn sergente si avvicina a me con una mitragliatrice, la punta alla mia testa e dice:
Makineli tüfekle bir çavuş bana gedi, kafama silahı dayadı veUn sergent s-a apropiat de mine, mi-a pus o armă la cap şi a spus:
Makineli tüfekle bir çavuş bana gedi, kafama silahı dayadı veUn sergent vient vers moi avec une mitrailleuse,
Makineli tüfekle bir çavuş bana gedi, kafama silahı dayadı veΈνας λοχίας με πλησιάζει με ένα πολυβόλο, το βάζει στο κεφάλι μου, και λέει,
Makineli tüfekle bir çavuş bana gedi, kafama silahı dayadı veЕдин сержант дойде при мен с картечница, постави я до главата ми и каза:
Makineli tüfekle bir çavuş bana gedi, kafama silahı dayadı veСержант подходит ко мне с автоматом, приставляет его к моей голове и говорит:
Makineli tüfekle bir çavuş bana gedi, kafama silahı dayadı veסמל בא אלי עם מקלע, מכוון אותו לראש שלי, ואומר,
Makineli tüfekle bir çavuş bana gedi, kafama silahı dayadı veتقدم رقيب نحوي حاملاً مسدساً رشاشاً و صوّبه على رأسي و قال:
Makineli tüfekle bir çavuş bana gedi, kafama silahı dayadı ve私の頭に突きつけて 言うのです 「父親の居場所を教えろ さもないと命はない」
Maliyeti 50 dolar biz bunu kafamiza koyarsak 50 sente kadar düşürebilirz.단지 50달러죠. 50센트로도 만들 수 있을 겁니다 맘만 먹는다면 말이죠
Maliyeti 50 dolar biz bunu kafamiza koyarsak 50 sente kadar düşürebilirz.Probabilmente possiamo arrivare a farlo costare 50 centesimi, se ci mettiamo un po' di impegno.
Maliyeti 50 dolar biz bunu kafamiza koyarsak 50 sente kadar düşürebilirz.Вероятно можем да я направим за 50 цента, ако си го поставим за цел.
Maliyeti 50 dolar biz bunu kafamiza koyarsak 50 sente kadar düşürebilirz.Этот обходится в 50 долларов. Мы можем снизить, наверное, до 50 центов, если хорошенько подумаем.
Maliyeti 50 dolar biz bunu kafamiza koyarsak 50 sente kadar düşürebilirz.זה עולה 50 דולר. סביר להניח שנוכל להוריד את העלות ל-50 סנט, אם רק נקדיש לכך מחשבה.
Maliyeti 50 dolar biz bunu kafamiza koyarsak 50 sente kadar düşürebilirz.ثمنه 50 دولار. يمكننا ان نخفض من ذلك لربما 50 سنتا ، إذا ركزنا عليه.
Maliyeti 50 dolar biz bunu kafamiza koyarsak 50 sente kadar düşürebilirz.下げられるかもしれません。 なぜ誰もやろうとしない なぜか?
Martha birden kafam karıştı baktı. "Hayır," diye yanıtladı.마사는 갑자기 혼란스러워 보였다. "아니,"그녀는 대답했다.