Aynılarından kafamda da olduğunu söyledi, ancak saçlarımdan dolayı onları göremiyordum.Y me dijo que también tenía dos iguales en la cabeza pero que no podía verlas por el cabello.
Aynılarından kafamda da olduğunu söyledi, ancak saçlarımdan dolayı onları göremiyordum.Μου είπε ότι είχα κάτι παρόμοιο και στο κεφάλι μου, αλλά δεν μπορούσα να τις δω εξαιτίας των μαλλιών μου.
Aynılarından kafamda da olduğunu söyledi, ancak saçlarımdan dolayı onları göremiyordum.Он сказал, что на голове у меня были такие же, но я не мог их видеть из-за волос.
Aynılarından kafamda da olduğunu söyledi, ancak saçlarımdan dolayı onları göremiyordum.Той ми каза, че имам същите белези на главата си, но не мога да ги видя заради косата.
Aynılarından kafamda da olduğunu söyledi, ancak saçlarımdan dolayı onları göremiyordum.הוא אמר לי שיש לי עוד זוג צלקות זהה בראש אבל אני לא יכול לראותן בגלל השיער שלי.
Aynılarından kafamda da olduğunu söyledi, ancak saçlarımdan dolayı onları göremiyordum.وقد قال أنه لدي اثنان مشابهان على رأسي، لكنني لم أستطع رؤيتهما بسبب شعري.
Aynılarından kafamda da olduğunu söyledi, ancak saçlarımdan dolayı onları göremiyordum.髪に隠れたところにあると 父は言いました キミが産まれたとき
Aynı mantıkla yaptık. Bir sayı doğrusu çizeyim ki kafamız karışmasın. Aynı mantık.Rovnakým postupom. nakreslím číselnú os, aby nás to nepomýlilo. je to rovnaká logika, rovnaký postup.
Aynı mantıkla yaptık. Bir sayı doğrusu çizeyim ki kafamız karışmasın.Procedam dupa acelasi mod de gandire.
Aynı mantıkla yaptık. Bir sayı doğrusu çizeyim ki kafamız karışmasın.Rozdzielę te obliczenia, żeby się nie myliły.
Aynı zamanda kafam hoş.C'est bien comme ça.
Babam hakkındaki haberlerle kafam çok meşguldü.A hírek miatt csak az apámnak tudtam utánanézni.
Babam hakkındaki haberlerle kafam çok meşguldü. Büyükbabamı düşünecek vaktim olmalı.Ήμουν τόσο απασχολημένη με τα νέα για τον πατέρα μου, που δεν είχα χρόνο να σκεφτώ τον παππού μου.
Babam hakkındaki haberlerle kafam çok meşguldü. Büyükbabamı düşünecek vaktim olmalı.كنت قلقة على ابي لدرجة انني لم افكر في جدي
Bana yaklaşırken, hatırlıyorum, arkadaşlarımız sesleri kafamda çınlıyordu:A ja pamiętam, gdy tak się zbliżała, głosy moich przyjaciół:
Bana yaklaşırken, hatırlıyorum, arkadaşlarımız sesleri kafamda çınlıyordu:A pamätám si, že ako sa ku mne približovala, zneli mi v hlave hlasy priateľov, ktoré hovorili,
Bana yaklaşırken, hatırlıyorum, arkadaşlarımız sesleri kafamda çınlıyordu:A vzpomínám si, jak se ke mně blížila, na hlasy mých přátel, jak říkají:
Bana yaklaşırken, hatırlıyorum, arkadaşlarımız sesleri kafamda çınlıyordu:Dan saya ingat, saat perawat itu mendekati saya, seorang teman saya mengatakan,
Bana yaklaşırken, hatırlıyorum, arkadaşlarımız sesleri kafamda çınlıyordu:E mi ricordo, mentre si avvicinava, le voci degli amici che dicevano:
Bana yaklaşırken, hatırlıyorum, arkadaşlarımız sesleri kafamda çınlıyordu:És emlékszem, ahogyan közeledett, szinte hallottam a barátaim szavát,
Bana yaklaşırken, hatırlıyorum, arkadaşlarımız sesleri kafamda çınlıyordu:Et je me rappelle, alors qu'elle s'approche de moi, les voix d'amis me disant,
Bana yaklaşırken, hatırlıyorum, arkadaşlarımız sesleri kafamda çınlıyordu:Ik herinner me, terwijl ze naderde, de stemmen van vrienden die zeiden:
Bana yaklaşırken, hatırlıyorum, arkadaşlarımız sesleri kafamda çınlıyordu:저는 기억합니다. 그녀가 저에게 다가와 상냥한 목소리로 말했습니다.
Bana yaklaşırken, hatırlıyorum, arkadaşlarımız sesleri kafamda çınlıyordu:Şi mi-am amintit, în timp ce se apropia, vocile prietenilor spuneau,
Bana yaklaşırken, hatırlıyorum, arkadaşlarımız sesleri kafamda çınlıyordu:Und, als sie auf mich zukam, erinnerte ich mich an Freunde, die mir erzählt hatten,
Bana yaklaşırken, hatırlıyorum, arkadaşlarımız sesleri kafamda çınlıyordu:Y recuerdo que se acercaba a mí y las voces de mis amigos que decían:
Bana yaklaşırken, hatırlıyorum, arkadaşlarımız sesleri kafamda çınlıyordu:Και θυμάμαι, ενώ με πλησίαζε, τις φωνές των φίλων να λένε,
Bana yaklaşırken, hatırlıyorum, arkadaşlarımız sesleri kafamda çınlıyordu:И си спомням, че докато се приближаваше, гласовете на приятели ми нашепваха:
Bana yaklaşırken, hatırlıyorum, arkadaşlarımız sesleri kafamda çınlıyordu:И я помню, когда она подходила ко мне, в моих ушах звучали голоса моих друзей:
Bana yaklaşırken, hatırlıyorum, arkadaşlarımız sesleri kafamda çınlıyordu:І я пам'ятаю, коли вона наближалася до мене, в моїх вухах звучали голоси моїх друзів:
Bana yaklaşırken, hatırlıyorum, arkadaşlarımız sesleri kafamda çınlıyordu:ואני זוכר, בעוד היא מתקרבת אלי, קולות של חברים שאומרים לי:
Bana yaklaşırken, hatırlıyorum, arkadaşlarımız sesleri kafamda çınlıyordu:وتذكرت حينها .. عندما كانت تقترب مني الكلام الذي كان يقوله لي اصدقائي
Bana yaklaşırken, hatırlıyorum, arkadaşlarımız sesleri kafamda çınlıyordu:思い返していました 「赤ん坊を腕の中に抱いた瞬間
Bazen bunu kafamızdan yapabiliriz, ama bu soru o kadar kolay değil. -Así que hagamos la sustitución. Sustituyamos esta parte de aquí con una "u".
Bazen bunu kafamızdan yapabiliriz, ama bu soru o kadar kolay değil. -Desfois on peut la résoudre dans notre tête, mais ce problème, il n'est pas trivial à faire dans votre tête.
Bazen bunu kafamızdan yapabiliriz, ama bu soru o kadar kolay değil. -Soms kan je het uit je hoofd doen, maar deze opgave, die is niet eenvoudig in je hoofd te doen.
Bazen bunu kafamızdan yapabiliriz, ama bu soru o kadar kolay değil. -أحيانا يمكن عملها بداخل عقلك , لكن هذه المسألة , انه مع ذلك ليست تافه لعملها في عقلك
Bazen bütün bu tolojiler kafamı karıştırıyor.Aku bingung dengan semua tologies kadang-kadang.
Bazen bütün bu tolojiler kafamı karıştırıyor.Czasem wszystkie te "-logie" mi się mieszają.
Bazen bütün bu tolojiler kafamı karıştırıyor.Estudia Reumatología. A veces tengo confundido con todos los tologies.
Bazen bütün bu tolojiler kafamı karıştırıyor.혼동이 됬네요 죄송합니다.
Bazen bütün bu tolojiler kafamı karıştırıyor.Manchmal komme ich mit den ganzen "-tologien" durcheinender.
Bazen bütün bu tolojiler kafamı karıştırıyor.Občas si všechny ty "tologie" pletu.
Bazen bütün bu tolojiler kafamı karıştırıyor.Понякога обърквам науките.
Bazen bütün bu tolojiler kafamı karıştırıyor.Я заплутався з усіма тими "-тологіями"
Bazen insanlar kafamın "vücuduma" göre çok büyük olduğunu söylerler, sonra onlara derim kiA volte la gente dice che ho la testa troppo grande per il mio corpo, allora io dico
Bazen insanlar kafamın "vücuduma" göre çok büyük olduğunu söylerler, sonra onlara derim kiManchmal sagen mir Leute, dass mein Kopf zu groß für meinen Körper ist und dann sage ich:
Bazen kafam çok karışıyor. Benim için mi... ...yoksa işi için mi yapıyor?Néhanapján összezavarodok, hogy ezt miattam csinálja-e vagy a munkája miatt?
Bazen kafam çok karışıyor. Benim için mi... ...yoksa işi için mi yapıyor?Μερικές φορές μπερδεύομαι.... αν έχει να κάνει με εμένα ή με το επάγγελμά του.
Bazen kafam çok karışıyor. Benim için mi... ...yoksa işi için mi yapıyor?احيانا احتار...لا اعلم هل بسببي ام بسبب عمله
Bazen kafam çok karışıyor.Parfois, je suis perdue.
Bazen kafamdan en olmadık düşünceler geçiyor.Γνωρίζεις το Νίτσε;
Bebeğim olduktan sonra, kafamı koydum ve derslerimi geçtim.Après que j'ai eu mon bébé, je m'y suis mise à fond et j'ai réussi.
Bebeğim olduktan sonra, kafamı koydum ve derslerimi geçtim.Después de tener a mi bebé, me aboqué a este tema y terminé con éxito mis clases.
Bebeğim olduktan sonra, kafamı koydum ve derslerimi geçtim.Dopo la nascità di mia figlia, mi sono messa in riga e ho superato le classi.
Bebeğim olduktan sonra, kafamı koydum ve derslerimi geçtim.După ce am avut fetița, m-am concentrat pe studii și am trecut clasa.
Bebeğim olduktan sonra, kafamı koydum ve derslerimi geçtim.아이를 낳은 후, 전 모든 정신을 학교에 집중했고 모든 수업을 통과했습니다.
Bebeğim olduktan sonra, kafamı koydum ve derslerimi geçtim.Nach der Geburt meines Babys konzentrierte ich mich und bestand meine Prüfungen.
Bebeğim olduktan sonra, kafamı koydum ve derslerimi geçtim.Po narodzinach dziecka wróciłam do gry i zaliczyłam wszystkie przedmioty.
Bebeğim olduktan sonra, kafamı koydum ve derslerimi geçtim.Sau khi sinh con, tôi dốc lòng học tập, và thi đỗ các môn.