Ne ölçüde bir açıklığın iyi olduğu ve hangi ihtiyaçlara yakın durulması gerektiği, kafalarını kurcalayabilir.He voivat olla huolissaan siitä, miten paljon avoimuutta on heille hyväksi ja mitä tarvitsee pitää suljettuna.
Ne ölçüde bir açıklığın iyi olduğu ve hangi ihtiyaçlara yakın durulması gerektiği, kafalarını kurcalayabilir.Họ có thể lo lắng về việc công khai bao nhiêu là tốt đối với họ, và những chuyện gì cần được giữ kín.
Ne ölçüde bir açıklığın iyi olduğu ve hangi ihtiyaçlara yakın durulması gerektiği, kafalarını kurcalayabilir.덜 줄 수도 있습니다. 기업은 얼마 만큼의 공개성이 자신들에게 좋은지, 무엇이 비공개로 남겨져야 하는지 걱정할 수 있습니다.
Ne ölçüde bir açıklığın iyi olduğu ve hangi ihtiyaçlara yakın durulması gerektiği, kafalarını kurcalayabilir.Mereka dapat menentukan seberapa banyak keterbukaan yang pas, dan apa yang harus tetap tertutup.
Ne ölçüde bir açıklığın iyi olduğu ve hangi ihtiyaçlara yakın durulması gerektiği, kafalarını kurcalayabilir.Mohou řešit to, jak je otevřenost pro ně dobrá a co má zůstat uzavřeno.
Ne ölçüde bir açıklığın iyi olduğu ve hangi ihtiyaçlara yakın durulması gerektiği, kafalarını kurcalayabilir.Môžu sa trápiť, koľko úprimnosti je pre nich dobré a čo musí byť premlčané.
Ne ölçüde bir açıklığın iyi olduğu ve hangi ihtiyaçlara yakın durulması gerektiği, kafalarını kurcalayabilir.Podem-se preocupar sobre quanta abertura é boa para eles, e o que precisa de ficar fechado.
Ne ölçüde bir açıklığın iyi olduğu ve hangi ihtiyaçlara yakın durulması gerektiği, kafalarını kurcalayabilir.Possono preoccuparsi di quanta apertura vada bene per loro e di ciò che invece debba rimanere chiuso.
Ne ölçüde bir açıklığın iyi olduğu ve hangi ihtiyaçlara yakın durulması gerektiği, kafalarını kurcalayabilir.Pueden preocuparse de cuánta apertura es buena para ellos y de lo que debe mantenerse en privado.
Ne ölçüde bir açıklığın iyi olduğu ve hangi ihtiyaçlara yakın durulması gerektiği, kafalarını kurcalayabilir.Ze kunnen zich zorgen maken over hoeveel openheid goed is voor hen, en wat er gesloten moet blijven.
Ne ölçüde bir açıklığın iyi olduğu ve hangi ihtiyaçlara yakın durulması gerektiği, kafalarını kurcalayabilir.Μπορούν να ανησυχούν για το πόση προσβασιμότητα είναι καλή για αυτούς και δεν πρέπει να δημοσιοποιείται.
Ne ölçüde bir açıklığın iyi olduğu ve hangi ihtiyaçlara yakın durulması gerektiği, kafalarını kurcalayabilir.Вони можуть гадати, який ступінь гласності є оптимальним, і скільки має залишатися нерозголошеним.
Ne ölçüde bir açıklığın iyi olduğu ve hangi ihtiyaçlara yakın durulması gerektiği, kafalarını kurcalayabilir.Их может беспокоить степень сохранения открытости и что необходимо оставить закрытым.
Ne ölçüde bir açıklığın iyi olduğu ve hangi ihtiyaçlara yakın durulması gerektiği, kafalarını kurcalayabilir.Те се тревожат, доколко откритостта е добра за тях и какво трябва да стои затворено.
Ne ölçüde bir açıklığın iyi olduğu ve hangi ihtiyaçlara yakın durulması gerektiği, kafalarını kurcalayabilir.פחות או יותר שליטה. הן יכולות לדאוג לגבי כמות הפתיחות שטובה להן, ומה צריך להישאר סגור.
Ne ölçüde bir açıklığın iyi olduğu ve hangi ihtiyaçlara yakın durulması gerektiği, kafalarını kurcalayabilir.تحكم أكثر أو أقل. يمكن للشركات أن تقلق بشأن كمية الانفتاح هو أمر جيد لهم، وما ينبغي عليها قوله مغلقا.
Ne ölçüde bir açıklığın iyi olduğu ve hangi ihtiyaçlara yakın durulması gerektiği, kafalarını kurcalayabilir.何をしまっておく必要があるか 考えることもできますが 単に微笑んで あらゆる可能性に
"Onlar kafaları olmayan, ağızları ve gözleri, göğüslerinde olan olan bir halk" diye yazıyor."bestiami bez domów" pisze dalej: "są to również ludzie bez głów, mający usta i oczy na klatce piersiowej."
"Onlar kafaları olmayan, ağızları ve gözleri, göğüslerinde olan olan bir halk" diye yazıyor."Es sind auch Menschen ohne Köpfe, die Mund und Augen in ihrer Brust haben."
"Onlar kafaları olmayan, ağızları ve gözleri, göğüslerinde olan olan bir halk" diye yazıyor."He ovat myös päättömiä ihmisiä, joiden suu ja silmät ovat heidän rinnassaan".
"Onlar kafaları olmayan, ağızları ve gözleri, göğüslerinde olan olan bir halk" diye yazıyor."Het zijn ook mensen zonder hoofden, die hun mond en ogen in hun borst hebben."
"Onlar kafaları olmayan, ağızları ve gözleri, göğüslerinde olan olan bir halk" diye yazıyor."이들은 머리가 없고, 눈과 입이 젖통에 달려있다" 라고 썼습니다.
"Onlar kafaları olmayan, ağızları ve gözleri, göğüslerinde olan olan bir halk" diye yazıyor."Queste persone non hanno neanche la testa, le loro bocche e i loro occhi sono nei loro seni."
"Onlar kafaları olmayan, ağızları ve gözleri, göğüslerinde olan olan bir halk" diye yazıyor."Também há pessoas sem cabeça, "que têm a boca e os olhos nos seios".
"Onlar kafaları olmayan, ağızları ve gözleri, göğüslerinde olan olan bir halk" diye yazıyor."Tampoco tienen cabezas, tienen la boca y los ojos en sus pechos".
"Onlar kafaları olmayan, ağızları ve gözleri, göğüslerinde olan olan bir halk" diye yazıyor."Ещё они люди без голов, у которых рот и глаза — на груди".
"Onlar kafaları olmayan, ağızları ve gözleri, göğüslerinde olan olan bir halk" diye yazıyor."Има също и хора без глави, чиито усти и очи са в гърдите им."
"Onlar kafaları olmayan, ağızları ve gözleri, göğüslerinde olan olan bir halk" diye yazıyor.הוא כותב, "מדובר באנשים חסרי ראשים, שעיניהם ופיהם נמצאים בחזה".
"Onlar kafaları olmayan, ağızları ve gözleri, göğüslerinde olan olan bir halk" diye yazıyor.يكتب، " أنهم أيضاً أناس من دون رؤوس، أفواههم وعيونهم في صدورهم."
"Onlar kafaları olmayan, ağızları ve gözleri, göğüslerinde olan olan bir halk" diye yazıyor.口と目がある人間である" と書いています これを読むたびに笑ってしまいます
Patronsuz bir organizasyon olabileceği fikrine kafalarının basbileceğini sanmıyorum.Creo que no pueden captar la idea de una organización sin un jefe.
Patronsuz bir organizasyon olabileceği fikrine kafalarının basbileceğini sanmıyorum.En usko että he saavat otetta järjestön olemuksesta ilman pomoa.
Patronsuz bir organizasyon olabileceği fikrine kafalarının basbileceğini sanmıyorum.Ich glaube, sie verstehen die Idee von einer Organisation ohne Boss nicht.
Patronsuz bir organizasyon olabileceği fikrine kafalarının basbileceğini sanmıyorum.Ik denk niet dat ze het idee begrijpen van een organisatie zonder baas.
Patronsuz bir organizasyon olabileceği fikrine kafalarının basbileceğini sanmıyorum.Ik denk niet dat ze het idee begrijpen van een... organisatie zonder baas.
Patronsuz bir organizasyon olabileceği fikrine kafalarının basbileceğini sanmıyorum.Jeg tror ikke at de overhovedet kan forstå tanken om en organisation uden en direktør.
Patronsuz bir organizasyon olabileceği fikrine kafalarının basbileceğini sanmıyorum.Je ne pense pas qu'ils puissent appréhender l'idée d'une organisation sans chef.
Patronsuz bir organizasyon olabileceği fikrine kafalarının basbileceğini sanmıyorum.그들이 상사없는 조직이라는 개념을 이해할 수 있을까?
Patronsuz bir organizasyon olabileceği fikrine kafalarının basbileceğini sanmıyorum.Menurutku mereka tak mampu memahami ide soal organisasi tanpa atasan.
Patronsuz bir organizasyon olabileceği fikrine kafalarının basbileceğini sanmıyorum.Myslím si, že by neskousli myšlenku společnosti, která nemá žádného šéfa.
Patronsuz bir organizasyon olabileceği fikrine kafalarının basbileceğini sanmıyorum.Nie sądzę aby zrozumieli idee organizacji, w która nie ma szefa.
Patronsuz bir organizasyon olabileceği fikrine kafalarının basbileceğini sanmıyorum.Non penso possano comprendere l'idea di un'organizzazione senza un capo.
Patronsuz bir organizasyon olabileceği fikrine kafalarının basbileceğini sanmıyorum.Nu cred că pot pricepe ideea de organizaţie fără conducători.
Patronsuz bir organizasyon olabileceği fikrine kafalarının basbileceğini sanmıyorum.Szerintem nem tudják felfogni egy főnök nélküli szervezet létezését.
Patronsuz bir organizasyon olabileceği fikrine kafalarının basbileceğini sanmıyorum.Szerintem nem tudják felfogni egy fõnök nélküli szervezet létezését.
Patronsuz bir organizasyon olabileceği fikrine kafalarının basbileceğini sanmıyorum.Tôi không nghĩ họ có thể nắm bắt được ý tưởng thành lập 1 tổ chức mà không có ông chủ
Patronsuz bir organizasyon olabileceği fikrine kafalarının basbileceğini sanmıyorum.Tôi không nghĩ rằng họ có thể nắm bắt ý định của một tổ chức mà không có một ông chủ.
Patronsuz bir organizasyon olabileceği fikrine kafalarının basbileceğini sanmıyorum.Δεν νομίζω ότι μπορούν να συλλάβουν την ιδέα... ενός οργανισμού χωρίς αφεντικό.
Patronsuz bir organizasyon olabileceği fikrine kafalarının basbileceğini sanmıyorum.Не мисля, че схващат идеята за организация, в която няма шеф.
Patronsuz bir organizasyon olabileceği fikrine kafalarının basbileceğini sanmıyorum.Я не думаю, что они могут понять идею организации без босса.
Patronsuz bir organizasyon olabileceği fikrine kafalarının basbileceğini sanmıyorum.אני לא חושב שהם מסוגלים לתפוס .את הרעיון של ארגון ללא בוס
Patronsuz bir organizasyon olabileceği fikrine kafalarının basbileceğini sanmıyorum.لا أعتقد أن بإمكانهم إستيعاب فكرة منظمة من دون رئيس
Patronsuz bir organizasyon olabileceği fikrine kafalarının basbileceğini sanmıyorum.僕達は小さな組織 チャットルームの男達さ
Sanırım bu beyler Hindistan'da kafalarına kulaklıklarını takmış dinliyorlar.Credo che praticamente ci siano questi ragazzi in India con le cuffiette ed il microfono, che ascoltano.
Sanırım bu beyler Hindistan'da kafalarına kulaklıklarını takmış dinliyorlar.Cred practic ca seamana cu acei tipi din India cu casti, ii stiti, care asculta.
Sanırım bu beyler Hindistan'da kafalarına kulaklıklarını takmış dinliyorlar.Creo que básicamente hay gente en India con audífonos, escuchando.
Sanırım bu beyler Hindistan'da kafalarına kulaklıklarını takmış dinliyorlar.Domyślam się, że transkrypcję wiadomości głosowych robią pracownicy w Indiach.
Sanırım bu beyler Hindistan'da kafalarına kulaklıklarını takmış dinliyorlar.Im Grunde genommen sind es wahrscheinlich diese Typen aus Indien mit Headsets, die rein hören.
Sanırım bu beyler Hindistan'da kafalarına kulaklıklarını takmış dinliyorlar.Je crois que c'est comme ces personnes en Inde, équipées de casque, et qui écoutent.
Sanırım bu beyler Hindistan'da kafalarına kulaklıklarını takmış dinliyorlar.글쎄요, 저는 이 회사의 서비스 담당자들이 인도에서 서비스를 수행한다고 생각합니다.