kafaları ile cümle
kafaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Kafaları uzun ve gözleri küçük olur.As cabeças são grandes, com olhos pequenos.
Ha bir de şunu kalın kafalarınıza sokun: Kadın = insan.O, en laat dit eens doordringen: vrouw = mens. man = mens.
Bir haftalık olduktan sonra yavrular, kafalarını ebeveynlerinin boğaz kesesine sokup beslenmeye başlarlar.Na ongeveer een week steken de jongen de kop diep in de keel van de ouders om opgekropt eten te bemachtigen.
Küt ve kare şeklinde kafaları vardır ve çeneleri geridedir.Alleen hun schouders en hoofden zijn naar elkaar toegewend.
Bu yöredeki insanlar kafalarına siyah bir sarık sararlarmış.Intendanten dragen op hun hoofd een steek met zwarte veren.
Kafalarının yan tarafında; kulaklarının üzerinden kafanın arkasına kadar giden bir kemik bulunur.Op de achterste hoeken van kop bevond zich een schuin naar achteren gerichte verdikking.
Kafaları yarıldı, gözleri patladı.Oczy są względem siebie przesunięte.
Ahtapotlar çoğunlukla yavaş yavaş sürünerek hareket ederler kısmen de kafaları önde olacak şekilde yüzerler.Ośmiornice przemieszczają się głównie względnie wolno pełznąc, niekiedy pływając z głową od przodu.
Kafaları iri ve ağır, kulakları geniş, ucu püsküllü olan kuyrukları ince ve oldukça kısadır.Jego głowa jest krótsza, a uszy wąskie i zwisające, nisko osadzone.
Tür olarak; içeri çekilebilir kafalarının üzerinde ikiye ayrılmış halde, gelişmiş taçlar bulunmaktadır.Pochwa rogowa (ramfoteka) jest rozdwojona, do tego posiada ząbkowanie podobne do blanek.
Bu yöredeki insanlar kafalarına siyah bir sarık sararlarmış.Przedstawiciele tej rodziny ryją głową nory w podłożu.
Onların kafaları yuvarlaktır ve bu yaşlı erkeklerde daha belirgin hale gelebilir.Pälsen är svartaktig och kan bli gråaktig hos äldre individer.
Erkek balıkların kafaları hörgüçlüdür.Sjömännens fruktan är stor.
Bir haftalık olduktan sonra yavrular, kafalarını ebeveynlerinin boğaz kesesine sokup beslenmeye başlarlar.Efter fyra veckor kan ungarna äta samma föda som sina föräldrar.
Aynı sivri fareler gibi, uzun bir kafaları vardır.Liksom andra bäverråttor har de ett jämförelsevis stort huvud.
Bu dövüşlerde birbirlerine kafaları ve uzun dişleri ile çarparak saldırırlar.Under striden slår de huvudena mot varandra eller använder sina hörntänder.
Ha bir de şunu kalın kafalarınıza sokun: Kadın = insan.Правду сказать, єсть що і переймати… Жінко!
Mankenler gibi inandırıcı kafaları var.У них правдоподібні голови, як у манекенів.
Bu yöredeki insanlar kafalarına siyah bir sarık sararlarmış.Раптово хтось з них кидає йому на голову брудну ганчірку.
Bundan sonra her iki gaspcı imparator da kafaları kılıçla kesilerek idam edildiler ve cesetlerı denize atıldı.За наказом імператора йому відрубали голову, а потім разом з тілом кинули у море.
Ancak bu gençlerin kafaları iyice karışıktır.Intelekt těchto dětí však není postižen.
Yeniçeriler kafalarına "börk" adı verilen şapkalar takmışlardır.Starší ženy nosily na hlavách tzv. pleny.
Filler kafalarını kaldırarak ve kulaklarını yanlara açarak daha tehditkâr görünmeye çalışırlar.Elefanții vor încerca să pară mai amenințători prin ridicarea capului și întinderea urechilor.
Üç yaşına kadar kafaları tıraş edilen erkek çocukların saçlarını uzatmalarına izin veriliyordu.În timpul ceremoniei, li se tăia părul copiilor masculi, la vârsta de șapte ani.
Kafalarını kapatıyorlar, yüzlerini kapatıyorlar, dolayısıyla onlar çıktı."Și-au acoperit fețele și au aruncat pietre în urma lor, fără să privească înapoi.
Ben bu fikri öğrencilerin kafalarına işlemek niyetindeyim.Intenționez să cultiv această idee în mintea studenților.
Bu yüzde kafaları yukarı kalkıktır.Ez a százalék emelkedni látszik.
Zaharija, kafalarını Konstantinopolis'e yolladı.Ahmed lefejeztette, fejét elküldte Konstantinápolyba.
Gerçek balinaların kafaları çok büyüktür ve vücut kütlelerinin %40'ı kafalarından oluşur.A farokúszó szélessége igen nagy, a test hosszúságának a 40 százalékát éri el.
Kafaları uzun ve gözleri küçük olur.Pää on suuri ja silmät ovat pienet.
Kısa kafaları ve öne doğru bakışları ile maymunları andırırlar.Niillä on pieni pää ja eteenpäin suuntautuneet silmät toimivat apinamaisesti.
Balinaların gözleri büyük kafalarının her iki yanında ve oldukça geridedir.Kilpikalojen silmät olivat pään yläosassa ja lähellä toisiaan.
Arka bacakları ön bacaklarından daha uzundu, bu yüzden vücudu öne eğik ve kafaları yere yakındı.Deres ben skinnede som bronze og lignede menneskeben, men deres fødder lignede mest fødderne på en kalv."
Kafalarına torba geçiriyorlar askerlerin, gık demiyoruz.Skærfet bæres inden for civile og uden på militære jakker.
Tehdit karşısında ise saldırmadan kafalarını sallayarak gagalarını tehdide karşı uzatırlar.I praksis beskytter disse mot angrep mot hodet.
Kafaları iri ve ağır, kulakları geniş, ucu püsküllü olan kuyrukları ince ve oldukça kısadır.Hodet er stort og bredt med små fasettøyne, overkjevene (mandiblene) er store og framstrakte.
Bacak aralarından kafalarını çıkarıp etrafa bakarlarsa daha iyi olacaktır.Jadikanlah kedua matanya yang lebih baik dan lebih elok serta tajam penglihatannya.”
Böylece iblisler kafaları patlayarak yok olurlar.Bahkan kaum setanisme tidak percaya adaya setan sebagai makhluk yang nyata.
Kafaları yarıldı, gözleri patladı.Digambarkan pula, kedua matanya melotot menyeramkan.
Filler kafalarını kaldırarak ve kulaklarını yanlara açarak daha tehditkâr görünmeye çalışırlar.Gajah menunjukkan ancaman dengan mengangkat kepalanya dan membentangkan telinganya.
Ayrıca kafalarının üstünde ışık düzeylerini ve polarizasyonu ayırdeden üç küçük sade göz de bulunur.Mereka juga punya tiga oselus di bagian puncak kepalanya untuk mendeteksi perubahan cahaya dan polarisasi.
Dük Giovanni Carafa, Ferrante Carafa ve Leonardo de Cardenas ise kafaları kesilerek idam edildiler.Contohnya, Prospero Colonna dan Francisco de Borja diekskomunikasi, dan Carlo Carafa dihukum mati.
Bundan sonra her iki gaspcı imparator da kafaları kılıçla kesilerek idam edildiler ve cesetlerı denize atıldı.Puncaknya, kematian para ikonodul dianggap sebentuk hukuman Ilahi dan jenazah mereka dibuang di laut.
Kısa kafaları ve öne doğru bakışları ile maymunları andırırlar.Kepala dengan moncong yang pendek dan mata yang menonjol.
Ben de onları öldürmeye, daha doğrusu kafalarını kesmeye karar verdim.Namun, dia tidak mati, sehingga diputuskan untuk memenggal kepalanya.
Bu iddia İsa'nın kardeşi olup olmadığı konusunda kafaları karıştırmıştır.それは楠見が自分の父ではないかという疑いであった。
Ben de onları öldürmeye, daha doğrusu kafalarını kesmeye karar verdim.彼らを殺すには首を切り落とすしかない。
Arka bacakları ön bacaklarından daha uzundu, bu yüzden vücudu öne eğik ve kafaları yere yakındı.細長い歩脚は、後端に向けて次第長くなり、先端の節(符節)が鞭のように伸びる。
Kafaları yarıldı, gözleri patladı.瞳の形は歪んだ渦巻状(ただし憑依はしていない)。
Kafalarını kapatıyorlar, yüzlerini kapatıyorlar, dolayısıyla onlar çıktı."」と叫び、拳を振り下ろして立ち去った。
Bacak aralarından kafalarını çıkarıp etrafa bakarlarsa daha iyi olacaktır.牠們的眼睛相當大,方向往前,顯示牠們擁有相當好的立體視覺。
Bugünkü türlerde olduğu gibi kafalarında bulunan boynuz gibi silahları yoktu.牠們不像現今的有蹄類,腳上是沒有砲骨的。
Böylece iblisler kafaları patlayarak yok olurlar.恶魔们便大开杀戒。
Arka bacakları ön bacaklarından daha uzundu, bu yüzden vücudu öne eğik ve kafaları yere yakındı.相對於軀幹其他部為而言,背部的皮膚較厚,而末梢神經較少,毛髮也比胸部稀疏。
Kafaları iri ve ağır, kulakları geniş, ucu püsküllü olan kuyrukları ince ve oldukça kısadır.顱骨短及低,頂部扁平,有很大及高的枕骨髁。
Tür olarak; içeri çekilebilir kafalarının üzerinde ikiye ayrılmış halde, gelişmiş taçlar bulunmaktadır.譬如平江府学的御书阁,前身为六经阁,邻近池水,是一座两层重檐式建筑。
Kafalarının büyük kısmı da ağızlarıdır.但其生平事蹟有很大部分屬於傳說類型。
İçi hiç temizlenmeden baş tarafından sırtından kafaları kesilir.至向子歆,从向受其术,向亦不悟此人焉。
Bu dövüşlerde birbirlerine kafaları ve uzun dişleri ile çarparak saldırırlar.有時雄麝之間為爭偶而發生激烈毆鬥,相互以獠牙刺傷對方。
Kafalarını kapatıyorlar, yüzlerini kapatıyorlar, dolayısıyla onlar çıktı."하시고 고개를 떨어뜨리시며 숨을 거두셨다.'