kafaları ile cümle

kafaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Sonra, yine kendi kafalarına döndürüldüler: "Vallahi, sen de bilirsin ki, bunlar konuşamazlar."Then crestfallen (they confessed): "Truly, as you know, they cannot speak."
Fakat kafirler, yalan yere Allah'a iftira etmektedirler ve onların çoğunun da kafaları çalışmaz.The unbelievers fabricate lies of God, for many of them are devoid of sense.
Daha öncekiler de onlar gibi konuşmuşlardı. Kafaları birbirine benziyor.The same question had been asked by men before them, who were like them in their hearts.
Sonra tekrar eski kafalarına döndüler: "Bunların konuşamadığını sen gayet iyi bilirsin!"Then crestfallen (they confessed): "Truly, as you know, they cannot speak."
Aslında, zalimler bilgisizce kendi kafalarına uydular.And yet the wicked follow their own lusts without understanding.
Gerçek şu ki biz, bizi çağırdığın şey hakkında kafaları karıştıran bir kuşku içindeyiz."And indeed we have fallen into a deeply intriguing doubt concerning what you call us to.”
Boyunlarına, çenelerine kadar varan prangalar taktık da kafaları yukarıya dikilmiştir.Surely We have put on their necks fetters up to the chin, so their heads are raised;
O halkalar çenelere kadar dayanmaktadır. Bu yüzden kafaları yukarı kalkıktır.We have put on their necks iron collars reaching to chins, so that their heads are forced up.
Kafaları birbirine benziyor. Biz mucizeleri, inanacak olanlara sergileriz.Their hearts are alike, We have indeed made plain the signs for people who believe with certainty.
Kafaları birbirine benziyor.Their hearts are alike.
Çenelere kadar dayanan o halkalar yüzünden kafaları kalkıktır.Thus, they cannot bend their heads (to find their way).
Bukağılar çenelere dayanmıştır da bu yüzden onların kafaları yukarı kalkıktır.Thus, they cannot bend their heads (to find their way).
Roman lisesi fikri Romanya'da kafaları karıştırdıHigh school for Roma sparks confusion in Romania
SETimes'a konuşan analist, "Bu da belirsizlik yarattı ve kafaları karıştırdı." dedi."It caused unclarity and confusion," Beqaj told SETimes.
Kafaları karışıyor ve kime gideceklerini bilemiyorlar.They are confused and do not know who to address.
İngilizlerin havaya ateş açması ve dipçik darbeleriyle kafaları zorla kazanlara sokulmuştur.Their heads were forced into the cauldrons by the British firing in the air and the butt strikes.
Afrika'da Mangbetular, uzun kafaları nedeniyle Avrupalı kaşiflerin ilgisini çekiyordu.In Africa, the Mangbetu stood out to European explorers because of their elongated heads.
Adaevs daha hafif kafaları olan, daha uzun boyunlu ve rafine edilmiştir .The Adaevs are more refined with lighter heads, longer necks, and well-defined withers.
Kafaları daha küçüktü ve genellikle osteoderm eksiklikleri vardı.They had smaller heads and usually a complete lack of osteoderms.
Charles döneminde bu isimler mezarlarından çıkarılıdı, bunlardan üçü asıldı ve kafaları kesildi.Vlad the Impaler (1431–1476) was beheaded following his assassination.
Zehir bezlerinin şakaklarındaki konumu nedeniyle kafaları üçgen şeklindedir.Their heads are triangular due to the position of their venom glands at the temples.
Ostrakodermlerin kafaları kemikli bir kalkanla kaplıdır.Ostracoderms have heads covered with a bony shield.
Fedoruk, bu kişilerin hepsinin kafalarının arkasından vurulduğunu söyledi.[2]Fedoruk said that these individuals had all been shot in the back of the head.[2]
Sonra arkalarına süzülür, kafaları öne düşmeye başlayana kadar nazikçe üflerdi.Then he creeps behind them, and blows softly upon their necks, till their heads begin to droop.
Tel kafaları pençelere yerleştirilir ve birbirine bastırılır.Wire heads are put in claws and pressed together.
Bilgi ile ikna edemediklerinin, saçmalayarak kafalarını karıştır.Wenn du sie nicht mit Wissen überzeugen kannst, verwirre sie mit Schwachsinn.
Felix ve Regula'nın kafaları kaybolmuş olsaydı, bu bir kargaşaya neden olurdu.Wären die Häupter von Felix und Regula verschwunden gewesen, so hätte dies für Aufsehen gesorgt.
Ha bir de şunu kalın kafalarınıza sokun: Kadın = insan.Oh, und kriegt das mal in eure Dickschädel: Frau = Person.
Bütün bunlar Andermatt'ta bulunan kafaların daha önce Zürih'te bulunanlarla aynı olmadığını göstermektedir.All dies deutet darauf hin, dass die Häupter aus Andermatt nicht identisch mit den früheren aus Zürich sind.
Ölülerini götürmüşler, öldürdüklerinin kafalarını almışlardır.Sie begleitete die Toten ins Jenseits und trauerte um sie.
Kafaları siyah, gözlerinin çevresinde beyaz bir halkaya sahiptirler.Die Männer bedecken mit einem schwarzen Schleier (asenǧed) bis auf die Augenpartie das ganze Gesicht.
Kafaları yarıldı, gözleri patladı.Der Schaft überragt – nach hinten gelegt – die Augen deutlich.
Kısa kafaları ve öne doğru bakışları ile maymunları andırırlar.Mit ihrem kurzen Kopf und den nach vorne gerichteten Augen wirken sie affenähnlich.
Kafaları ve boyunları akbabalar gibi tüysüzdür.La tête et le cou sont déplumés comme ceux des vautours.
Çatalhöyük’te bulunan boğa kafaları.Argent à têtes de taureaux affrontés.
Yasalarda yazanlar, insanların kafalarına göre hareket etmelerine engel olamıyor.Lo que está escrito en las leyes no puede impedir que el pueblo actúe según su voluntad.
Kafalarının büyük kısmı da ağızlarıdır.La mayoría de ellos con su lengua propia.
Onlar öldürülenlerin kafalarından kale yaptılar.Cortó la cabeza a los asesinos de sus hijos.
Ha bir de şunu kalın kafalarınıza sokun: Kadın = insan.¡Ah!, y que te entre en la cabeza: mujer = persona, hombre = persona, lo mismo = lo mismo.
Kafalarının yan tarafında; kulaklarının üzerinden kafanın arkasına kadar giden bir kemik bulunur.Tiene un mechón de pelo sobre las mejillas que se orienta hacia la parte posterior de las orejas.
Ha bir de şunu kalın kafalarınıza sokun: Kadın = insan.Ah, e ficcati questo nella tua testa dura: Donna = Persona.
Onlar öldürülenlerin kafalarından kale yaptılar.Colleziona le teste di coloro che uccide.
Zaharija, kafalarını Konstantinopolis'e yolladı.Zaharija inviò le loro teste a Costantinopoli.
Ben de onları öldürmeye, daha doğrusu kafalarını kesmeye karar verdim.Quindi, compagni, ho deciso di alzare la testa.
Kafaları ve boyunları akbabalar gibi tüysüzdür.I suoi baffi e capelli sembrano le ali di un pipistrello.
Bilgi ile ikna edemediklerinin, saçmalayarak kafalarını karıştır.Если ты не можешь убедить их при помощи знаний, запутай их, неся чепуху.
Mankenler gibi inandırıcı kafaları var.У них правдоподобные головы, как у манекенов.
Filler kafalarını kaldırarak ve kulaklarını yanlara açarak daha tehditkâr görünmeye çalışırlar.Слоны стараются казаться более угрожающими, подымая голову и расправляя уши.
Bu boykotun sebebi ise sabah namazından önce caminin içerisinde domuz kafalarının bulunmasıydı.Причиной этого бойкота стало предполагаемое обнаружение головы свиньи в мечети прямо перед утренней молитвой.
Kafalarının büyük kısmı da ağızlarıdır.Чаще всего, один из их слогов имеет гласный e (сеголь).
Ancak bu gençlerin kafaları iyice karışıktır.Дело в том, что отношения молодых людей зашли слишком далеко.
Tür olarak; içeri çekilebilir kafalarının üzerinde ikiye ayrılmış halde, gelişmiş taçlar bulunmaktadır.وهو يُشبهُ رُسُل الغيث غير أنَّهُ يتمتَّع بِساقين طويلتين رماديتين ومنقارٌ ثخينٌ أسود أشبه بِمنقار الخرشنة.
Giovanni Aldini ise öküz kafalarından bir pil oluşturmuştur.وهناك العالم Giovanni Aldini الذي استطاع عمل بطاريه من رأس الثور .
Erkek balıkların kafaları hörgüçlüdür.عيون الأسماك ذات بريق.
Onlar öldürülenlerin kafalarından kale yaptılar.فخرج عليهم العرب فقتلوا من قتلوا منهم.
Zaharija, kafalarını Konstantinopolis'e yolladı.Zacarias enviou suas cabeças para Constantinopla.
Üç yaşına kadar kafaları tıraş edilen erkek çocukların saçlarını uzatmalarına izin veriliyordu.Crianças, que até os três anos de idade tinham cabelos raspados, passavam a poder deixar os cabelos crescerem.
Ha bir de şunu kalın kafalarınıza sokun: Kadın = insan.Ah, e que te entre na cabeça: mulher = pessoa, homem = pessoa, igualzinho = igualzinho.
Bir haftalık olduktan sonra yavrular, kafalarını ebeveynlerinin boğaz kesesine sokup beslenmeye başlarlar.Após cerca de uma semana, eles são capazes de colocar suas cabeças nas bolsas dos pais e se alimentar.
Devrimciler heykellerin Fransız krallarına ait olduğunu sanmış ve kafalarını koparmışlardır.A Europa olhava para o poder dos monarcas franceses e procurava imitá-los.

İlgili Sayfalar