kafaları ile cümle
kafaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Arka bacakları ön bacaklarından daha uzundu, bu yüzden vücudu öne eğik ve kafaları yere yakındı.얼굴은 귀 옆부분이 마멸되었고 코 부분이 떨어져 나갔는데, 머리에는 높은 보관(寶冠)을 쓰고 있다.
Ölülerini götürmüşler, öldürdüklerinin kafalarını almışlardır.처형된 후에는 어김없이 그들의 머리는 산조오하시의 중심부에 효수되었다.
Kafaları iri ve ağır, kulakları geniş, ucu püsküllü olan kuyrukları ince ve oldukça kısadır.털이 이중으로 나는데, 겉털은 길고 거칠며 약간 곱슬기가 있으며 속털은 부드럽고 두껍다.
Filler kafalarını kaldırarak ve kulaklarını yanlara açarak daha tehditkâr görünmeye çalışırlar.코끼리는 몸을 실룩거리고 귀를 바짝 세워 적을 위협한다.
Kafaları, bayağı kurbağadan daha sivridir.במובנים מסוימים, אתם אפילו יותר גרועים מהבורג.
Kafaları ve büyük gagaları aşağı doğru uçarlar.גפי הפה והראש פונים למטה.
Ayrıca kafalarının üstünde ışık düzeylerini ve polarizasyonu ayırdeden üç küçük sade göz de bulunur.יש להם גם שלוש עיניות קטנות על החלק העליון של הראש לגלוי רמת האור והקוטביות.
Bu yüzde kafaları yukarı kalkıktır.הסיבה לכך היא שכך מחשבים את האחוזים.
Ha bir de şunu kalın kafalarınıza sokun: Kadın = insan.Oh, i utuvite si ovo u svoje tvrde glave: žena = osoba. muškarac = osoba.
Kafalarını kapatıyorlar, yüzlerini kapatıyorlar, dolayısıyla onlar çıktı."Ti mu ne popravljaš odjeću i ovako si ti kriva."
Küçük kafaları ve büyük bir ağızları olur.Ima malu glavu i usta.
İkizlerin kafaları ayrı olmasına rağmen vücutları tektir.Dvojčatá majú jediné telo s oddelenými hlavami.
Kafaları daha uzun ve aşağı eğiktir.Sú bohovia vyšší a nižší.
Gerçek balinaların kafaları çok büyüktür ve vücut kütlelerinin %40'ı kafalarından oluşur.Aukštesnieji galvakojai turi sudėtingas akis, kurios kai kurių giluminių rūšių sudaro 40 procentų kūno masės.
Kafaları ve boyunları akbabalar gibi tüysüzdür.Galva ir kaklas panašiai dryžuoti kaip suaugusio paukščio.
Erkek balıkların kafaları hörgüçlüdür.Žuvų dantys smulkūs.
Kafaları ve boyunları akbabalar gibi tüysüzdür.Nende kael ja pea ei ole nii küütlevad.
Adam kaçıran vahşi suçlumuz kafalarımızı koparmadan önce siz ikiniz neden bir oda tutmuyorsunuz beraberce?Apra la camicia signor Burns.
Adam kaçıran vahşi suçlumuz kafalarımızı koparmadan önce siz ikiniz neden bir oda tutmuyorsunuz beraberce?Mach das Hemd auf Mr. Burns.
Adam kaçıran vahşi suçlumuz kafalarımızı koparmadan önce siz ikiniz neden bir oda tutmuyorsunuz beraberce?Ouvrez-moi cette chemise Mr.
Adam kaçıran vahşi suçlumuz kafalarımızı koparmadan önce siz ikiniz neden bir oda tutmuyorsunuz beraberce?Vamos lá abrir essa camisa, Mr.
Adam kaçıran vahşi suçlumuz kafalarımızı koparmadan önce siz ikiniz neden bir oda tutmuyorsunuz beraberce?Ξεκούμπωσε το πουκάμισό σου κύριε Μπέρνς.
Adam kaçıran vahşi suçlumuz kafalarımızı koparmadan önce siz ikiniz neden bir oda tutmuyorsunuz beraberce?Расстегни рубашку, мистер Бёрнс.
Adam kaçıran vahşi suçlumuz kafalarımızı koparmadan önce siz ikiniz neden bir oda tutmuyorsunuz beraberce?シャツの前をあけてもらおうか
Ayrıca, evrim boyunca kadın kalçası küçülürken, bebek kafalarının büyüdüğünü dikkate almak lazım.진화과정에서 아이의 머리가 커질수록 여성의 엉덩이는 작아져 왔다는 것도 한번 생각해보세요. 구역질과 피로, 고통을 느끼며
Belki de kendi kardeşin başları çok kafaları bir seyyar satıcı.A Krošnjarska voditeljev preveč - morda vodje svoje brate.
Belki de kendi kardeşin başları çok kafaları bir seyyar satıcı.A Peddler af hoveder også - måske lederne af hans egne brødre.
Belki de kendi kardeşin başları çok kafaları bir seyyar satıcı.Een marskramer van hoofden ook - misschien wel de hoofden van zijn eigen broers.
Belki de kendi kardeşin başları çok kafaları bir seyyar satıcı.Egy házaló vezetőinek is - talán a feje a saját testvérei.
Belki de kendi kardeşin başları çok kafaları bir seyyar satıcı.Ein Hausierer der Köpfe zu - vielleicht die Köpfe seiner eigenen Brüder.
Belki de kendi kardeşin başları çok kafaları bir seyyar satıcı.En gårdfarihandlare av huvuden också - kanske huvuden av hans egna bröder.
Belki de kendi kardeşin başları çok kafaları bir seyyar satıcı.Handlarz z głowy też - być może szefów swoich braci.
Belki de kendi kardeşin başları çok kafaları bir seyyar satıcı.Kaupustelija päämiesten liian - ehkä johtajat oman veljensä.
Belki de kendi kardeşin başları çok kafaları bir seyyar satıcı.아마도 자신의 형제의 머리 -도 헤드의 행상.
Belki de kendi kardeşin başları çok kafaları bir seyyar satıcı.Một người bán rong của Thủ trưởng quá - có lẽ là người đứng đầu các anh em của mình.
Belki de kendi kardeşin başları çok kafaları bir seyyar satıcı.Podomní obchodník hlav taky - možná hlavy jeho bratrů.
Belki de kendi kardeşin başları çok kafaları bir seyyar satıcı.Podomový obchodník hláv taky - možná hlavy jeho bratov.
Belki de kendi kardeşin başları çok kafaları bir seyyar satıcı.Seorang penjual kepala juga - mungkin kepala saudara sendiri.
Belki de kendi kardeşin başları çok kafaları bir seyyar satıcı.Um vendedor ambulante de cabeças também - talvez a cabeça de seus próprios irmãos.
Belki de kendi kardeşin başları çok kafaları bir seyyar satıcı.Un colporteur de têtes aussi - peut-être la tête de ses propres frères.
Belki de kendi kardeşin başları çok kafaları bir seyyar satıcı.Un negustor ambulant de capete prea - poate şefilor de fraţii lui.
Belki de kendi kardeşin başları çok kafaları bir seyyar satıcı.Un vendedor ambulante de los jefes también - tal vez los jefes de sus propios hermanos.
Belki de kendi kardeşin başları çok kafaları bir seyyar satıcı.Μικροπωλητής των αρχηγών επίσης - ίσως οι αρχηγοί των δικών τους αδελφούς του.
Belki de kendi kardeşin başları çok kafaları bir seyyar satıcı.Амбулантен търговец на главите - може би главите на собствените си братя.
Belki de kendi kardeşin başları çok kafaları bir seyyar satıcı.Торговец руководители тоже - возможно, главами своих братьев.
Belki de kendi kardeşin başları çok kafaları bir seyyar satıcı.Торговець керівники теж - можливо, главами своїх братів.
Belki de kendi kardeşin başları çok kafaları bir seyyar satıcı.רוכל של ראשי מדי - אולי את ראשיהם של האחים שלו.
Belki de kendi kardeşin başları çok kafaları bir seyyar satıcı.بائعا متجولا لرؤساء جدا -- وربما رؤساء إخوته الخاصة.
Belki de kendi kardeşin başları çok kafaları bir seyyar satıcı.天 - 彼は私に好きになるかもしれません! thatトマホークを見てください!
Bence insanlar yanlış soruya kafalarını taktılar:Cred că lumea a fost obsedată de o întrebare greșită:
Bence insanlar yanlış soruya kafalarını taktılar:Credo che le persone siano ossessionate dalla domanda sbagliata, che è:
Bence insanlar yanlış soruya kafalarını taktılar:Creo que la gente se ha obsesionado con la pregunta equivocada:
Bence insanlar yanlış soruya kafalarını taktılar:Ich glaube, die Menschen sind von der falschen Frage besessen, die lautet:
Bence insanlar yanlış soruya kafalarını taktılar: "Insanlara nasıl müzik için para ödetiriz?"Uskon, että ihmiset ovat keskittyneet väärään kysymykseen, eli miten saamme ihmiset maksamaan musiikista.
Bence insanlar yanlış soruya kafalarını taktılar: "Insanlara nasıl müzik için para ödetiriz?"Νομίζω πως επικεντρωνόμαστε στην λάθος ερώτηση, που είναι, "Πως θα κάνουμε το κοινό να πληρώσει για μουσική;"
Bence insanlar yanlış soruya kafalarını taktılar:Jag tror att folk har oroat sig för fel fråga
Bence insanlar yanlış soruya kafalarını taktılar:Jeg tror folk har været besatte af at besvare det forkerte spørgsmål, som lyder:
Bence insanlar yanlış soruya kafalarını taktılar:저는 사람들의 질문이 틀렸다고 생각해요.
Bence insanlar yanlış soruya kafalarını taktılar:Myślę, że ludzie obsesyjnie zadają sobie niewłaściwe pytanie, brzmiące:
Bence insanlar yanlış soruya kafalarını taktılar:Myslím, že lidé jsou posedlí špatnou otázkou, která zní: