kafaları ile cümle
kafaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Ben bu fikri öğrencilerin kafalarına işlemek niyetindeyim.I intend to hammer this idea into the student's heads.
Onların kafaları çok karıştı.They were very confused.
Onu kafalarının üstüne kaldırdılar.They lifted her above their heads.
Koşucular suyu kafalarına döktü.The runners poured water over their heads.
Kafaları karışmış gezginler yanlış şehre doğru yöneldiklerini fark ettiler.The confused travelers realized they were headed toward the wrong town.
Biz onların kafalarını kesiyoruz.We're chopping off their head.
Ben video oyunlarının çocuklarımızın kafalarını çarpıttığını düşünüyorum.I think videogames are warping our kids minds.
Onların kafalarını uçurun!Off with their heads!
Bebeklerin büyük kafaları var.Babies have big heads.
İnsanların kafalarını karıştırmak istemedim.I didn't want to confuse people.
Kafaları kesildi.They were beheaded.
Tom ve Mary kafaları karışmış görünüyor.Tom and Mary seem confused.
Matematiğe kafaları basmıyor.They are not gifted in mathematics.
Bilgi ile ikna edemediklerinin, saçmalayarak kafalarını karıştır.In the event that you can't persuade them, befuddle them
Zaharija, kafalarını Konstantinopolis'e yolladı.Zaharija sent their heads to Constantinople.
Filler kafalarını kaldırarak ve kulaklarını yanlara açarak daha tehditkâr görünmeye çalışırlar.Elephants will try to appear more threatening by raising their heads and spreading their ears.
Onların kafaları yuvarlaktır ve bu yaşlı erkeklerde daha belirgin hale gelebilir.Their heads are bulbous and this can become more defined in older males.
Bacak aralarından kafalarını çıkarıp etrafa bakarlarsa daha iyi olacaktır.Thus, seeing is better at infrared wavelengths than at visible wavelengths.
Kafaları siyah, gözlerinin çevresinde beyaz bir halkaya sahiptirler.Fruits are a black berry; a single seed is seen inside the fruit.
Solungaçlarının ve kafalarının üzerinde pulları yoktur.People with no roofs over their heads.
Mankenler gibi inandırıcı kafaları var.Has giant tapeworms as henchmen.
Hastalar kafalarına takılan her türlü soruyu görevliye sormalıdır.All contestants will answer the same set of questions in writing.
Ayrıca büyük balinaların kafalarının oluşturduğu dalgalarda "burun binme" de yaparlar.They will also "snout ride" on waves made by the heads of large whales.
Tripod kafaları, önemli bir bölümdür.Scar trees are a significant feature.
Ben de onları öldürmeye, daha doğrusu kafalarını kesmeye karar verdim.At that moment I decided to kill them, i.e. to saw their heads off...
Partiye kafaları vücutlarından çıkmış olanların kurduğu bir grup olan Kafasızlar Avı da katılmıştır.The bodies of ten people were placed side by side on this, with their heads toward the doorway.
Ha bir de şunu kalın kafalarınıza sokun: Kadın = insan.They are hungry for only one thing—human flesh.
Yeniçeriler kafalarına "börk" adı verilen şapkalar takmışlardır.Dave's parents provide T-shirts with the name "Cutters" on them.
Kafalarında ne dönüyor bilemem.- I don't know. For crazy, dumb, selfish stuff.
Güney yarımküredir, burda insanların uzayda kafalarının gösterdiği yön farklı yöndedir.Because it is on the prime celestial meridian, best time to view the
Bu soru insanların kafalarını Antik Yunandan 20. yüzyıla kadarThe chicken, or the egg? The question would be simple if we took it literally.
Sanırım bu beyler Hindistan'da kafalarına kulaklıklarını takmış dinliyorlar.I think basically it's like these guys in India with headsets, you know, listening in.
Kafalarının üstünde bir başka göz grubu vardır.They have another set of eyes on the top of their head.
Bunun amacı ise 'Hayatım nasıl gidiyor?' sorusunu kafalarından atmaktır."How is my life doing?" I wonder what is happening at home with my kids
Çünkü biliyoruz ki babalar kafalarında şu düşünceyle birlikte ayrılıyorlar:Because we know that the fathers are even leaving with this one thought:
Kafaları karışmıştı tabii.Of course, they were confused.
Patronsuz bir organizasyon olabileceği fikrine kafalarının basbileceğini sanmıyorum.I don't think they can grasp the idea of an organization without a boss.
Nasıl bir şaka olduğuna kafaları basmıyor.They don't understand what a joke that is.
Ya da kafalarına yıldırım düşsün!Better yet, they should get hit by lightning!
Henüz bilmiyorum, ama eminim Necmettin ve arkadaşları, zaten kafalarında planlamışlardır bile.Well I don't know yet, but I'm sure Najmuddin and his friends, they have it already in mind.
'Majesteleri lütfen Kafaları, gitti!' Askerler cevapta bağırdı.'Their heads are gone, if it please your Majesty!' the soldiers shouted in reply.
Herkesin gözleri faltaşı gibi açılıyor sanki kafalarından düşecekmiş gibi.And everybody's eyes just pop wide open like it's going to fall out of their heads.
İnsan kafalarına sahipler ama vücutları çok güçlü canavarlara ait.They got the heads of men and the body of very powerful beasts.
Eğer parmağa dokunmazsanız kafaları karışacak ve yanlış parmağı oynatacaklarProviding you don't actually touch their finger, they'll be confused and move the wrong one.
Ve daha sonra kafalarına odaklanıyoruz.And then we focus on their heads.
(Kahkaha) Kafalarını toplantılara bu şekilde götürürler.It's a way of getting their head to meetings. (Laughter)
Senin niçin psikiatrik ilaçlar yazamadığın konusunda kafaları karışık olacak.They will be confused about why you cannot prescribe psychiatric medication.
Kafalarımızı dikkatimizi dağıtan meşguliyetlerle dolduruyoruz ki; İyi miyim? Mutlu muyum?We fill our head with distraction, with busyness, so that we don't have to ask, am I well?
Hepiniz kafalarınızı kaşıdığınızı biliyorum:And I know all of you are scratching your head:
"Emin olmak için başları; dünyanın pek çok kafaları değil mi?""With heads to be sure; ain't there too many heads in the world?"
Belki de kendi kardeşin başları çok kafaları bir seyyar satıcı.A peddler of heads too--perhaps the heads of his own brothers.
Kafalarının üstünde bir kerede 80 tur dönebiliyorlardı.They could spin on their heads for 80 times in a row.
İşte kafalarındaki internet işte bu.So this is the Internet they have in mind.
Müzisyenlerin kafalarında.It's in the players' heads.
Bu kafaları bazen yansıtmanız gerekir.And the plastic heads, sometimes you want to project them.
Sorumluluk ve arzu gerçekten göt kafaları.Responsibility and desire just butt heads.
Düşmanlarıma yüzkarası oldum; Beni görünce kafalarını sallıyorlar!I have also become a reproach to them. When they see me, they shake their head.
Sonra yine eski kafalarına döndürüldüler: "Sen de bilirsin ki bunlar konuşmazlar," dediler.Then crestfallen (they confessed): "Truly, as you know, they cannot speak."
Onlar bunun hakkında, kafaları karıştıran bir kuşku içindedirler.They are still suspicious of it and in doubt.
Emrolunduğun şeyi, kafalarını çatlatırcasına tebliğ et; şirke bulaşmışlara aldırma.So declare to them what We have enjoined, and turn away from idolaters.