kafa ile cümle

kafa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Atlı kafasızdır.The horseman is headless.
Kafam şu an başka şeylerle dolu.My head is full of other things right now.
Ne tür bir kafadan kontak, böyle bir şey söyler?What kind of a madman would say something like that?
Tom kafayı komplo teorileriyle bozmuş biri.Tom is a conspiracy nut.
Birkaç kuruş kaybetmeyi kafama takmazdım.I wouldn't mind losing a few pounds.
Postacı Pat'in kafası patlayıcılarla doldurulmuş.Postman Pat's head is stuffed with explosives.
Uluslararası oteldeki misafirler sık sık kafa sallar ve gülümser.The guests in the international hotel often nod and smile.
Arkadaşım buna kafayı takmış durumda.My friend is obsessed with this.
Tom gerçekten kafası karışık görünüyordu.Tom looked really confused.
O kafa karıştırıcı görünüyor.That sounds confusing.
Bu kafa karıştırıcı olabilir.That can be confusing.
Benim gerçekten kafam karışmıştı.I was really confused.
O kafa karıştırıcı, değil mi?Isn't that confusing?
Şimdi kafan mı karıştı?Are you confused now?
Tom'un kafası çok karışıktı.Tom was so confused.
Tom domuz kafalı bir aptal.Tom is a pig-headed fool.
Kafam karışmıştı.I was taken aback.
Senin kafa salladığını görüyorum.I see you nodding.
Kafamızı kuma gömmeyelim.Let's not pretend otherwise.
Tom'un göğsünde bir kafatası dövmesi var.Tom has a tattoo of a skull on his chest.
Onu kafaya takmaya ne gerek var?Why worry about it?
Bu hafıza kartını kafamın içine takın, lütfen!Insert this memory stick into my head, please!
Seni kaz kafalı, onların hepsini yanlış yapıyorsun!You goose, you're doing it all wrong!
Rehinelerden üçünün kafası kesildi.Three of the hostages were beheaded.
Hatırlayabilmek için kafa yoruyorum.I'm racking my brain to remember.
Kafasında sabit bir fikir vardı.He had a fixed idea in his head.
Tom kafayı Meryem'e takmıştı.Tom was obsessed with Mary.
Korece, öğrenilmesi kafa karıştıran bir dil, değil mi?Korean is a puzzling language to learn, isn't it?
Sadece bana kafamı toplamam için zaman ver.Just let me get my thoughts in order.
Kafasından neler geçtiğini merak ediyorum.I wonder what goes on inside his head?
Tom arkadaşlarıyla kafayı çekti.Tom got drunk with his friends.
Tom biraz kafası karışmış görünüyordu.Tom seemed a little confused.
Bir kafatası şeklinde bir asteroid, Cadılar Bayramı'nda Dünya'nın yanından geçip gitti.A skull shaped asteroid flew by the Earth on Halloween.
Bu kesinlikle kafa karıştırıcı.It's definitely very confusing.
Herkes kafası karışmış gibi görünüyor.Everybody seems to be confused.
Bizim hala biraz kafamız karışık.We're still a little confused.
Bu biraz kafa karıştırıcı olabilir.It can be a little confusing.
Bunların hepsi çok kafa karıştırıcı.This is all very confusing.
Bu biraz kafa karıştırıcı.This is a little confusing.
Kafası karışmak kolaydır.It's easy to get confused.
Benim iyice kafam karışmıştı.I was thoroughly confused.
O kafa karıştırıcı bir zamandı.It was a confusing time.
Bu benim kafamı karıştırıyordu.It was confusing to me.
Bizim bile kafamız karıştı.Even we ourselves were confused.
Kusura bakma, kafam başka bir yerdeydi.Sorry, my mind was elsewhere.
O, kafasındaki şapkayı geriye doğru itti.He pushed his hat back on his head.
Hepiniz kafayı mı yediniz?Are you all out of your minds?
O kafamda gerçek bir yük.That's a real load off my mind.
Onlar onun kafasına bir fiyat koydu.They put a price on his head.
Kafamız allak bullak olmuş durumda.We're at our wits' end.
Çocukken kafa üstü düşmüştün.You were dropped on head as a child.
Kafana göre.How ever you like.
O bir eski kafalı bir kimse.She's a square.
Ne kadar süredir kafan acıyor?For how long has your head been hurting?
Duygularım hakkında kafam karışık.I'm confused about my feelings.
Kral savaş sırasında esir edildi ve kafası kesildi.The king was captured during the battle and beheaded.
Boş kafa şeytanın işyeridir.An empty head is the devil's workshop.
Eski kafalı olmaktan vazgeç.Stop being narrow-minded.
Bu küçük bir kafa karıştırıcıydı.It was a little disorienting.
Tom gerçekten kafası karışmış görünüyordu.Tom seemed really confused.

İlgili Sayfalar