kafa ile cümle

kafa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'un açıklaması çok kafa karıştırıcıydı.Tom's explanation was very confusing.
Kafa bütün duyuların koltuğudur.The head is the seat of all the senses.
Kafamın içinde olan kafamda kalır.What happens in my head stays in my head.
Kafam çok karışıktı.I was so confused.
Benim kafama vuruldu.I was hit on the head.
Üç dakikadan daha fazla bir süre kafanın üstünde durabilir misin?Can you stand on your head for more than three minutes?
Ben eski kafalıyım.I'm old-fashioned.
İki tren İtalya'da kafa kafaya çarpıştı, 22 yolcu hayatını kaybetti.Two trains collided head-on in Italy, killing 22 passengers.
Hayatta her şey görecelidir. Kafadaki bir saç fazla değildir; çorbadaki çok fazla.In life everything is relative. A hair on the head isn't much; in the soup it's a lot.
Mary'nin kafası dönüyordu.Mary's head was spinning.
Onların kafalarını uçurun!Off with their heads!
Kafamı çarptım, gözümde şimşekler çaktı.I hit my head and saw stars.
Herkesin kafası karıştı.Everybody was confused.
Tom kafayı sağlıklı yaşamla bozmuş biri.Tom is a health nut.
Ah! Kafama bir kestane düştü.Ouch! A chestnut fell on my head.
Tom kafama vurdu.Tom hit me on the head.
Eğer dikkatli olmazsan köpek senin oyuncağın kafasını koparacak.If you're not careful, the dog will sever the head of your doll.
Tom oldum olası sağlıklı yaşam konusuna kafayı takmıştır.Tom has always been a health nut.
Tom dik kafalı.Tom is pig-headed.
O kafayı takmış.He's obsessed.
Onun hakkında hâlâ kafamız karışık.We're still confused about that.
Kafana takmamaya çalışmanı öneririm.I'd recommend that you try to take it easy.
Tom'un kafası karışmış ve korkmuş.Tom is confused and scared.
Ben oldukça eski kafalıyım.I'm fairly old-fashioned.
Onun hakkında sakin kafayla düşüneceğim.I'll keep an open mind about it.
Bebeklerin büyük kafaları var.Babies have big heads.
Biz buna kafa yorduk.We agonized over this.
Biz buna aylardır kafa yorduk.We agonized over this for months.
Biz bu karara kafa yorduk.We agonized over this decision.
Tom'un kafasına vurmayı severim.I like to hit Tom on the head.
Klişeler kafa karıştırıcı ve yanıltıcıdır.Stereotypes are confusing and misleading.
Adam biraz kafası karışık görünüyor.The guy looks slightly confused.
Tom açıkçası kafayı sana takmış.Tom is obviously obsessed with you.
Senin kafanı uçuracağım.I'm going to blow your head off.
İnsanların kafalarını karıştırmak istemedim.I didn't want to confuse people.
Kafamızın karıştığımızı sanmıyorum.I don't think we were confused.
Tom kafasını kaldırdı ve gülümsedi.Tom raised his head and smiled.
Tom kafasını salladı ve gülümsedi.Tom shook his head and smiled.
Tom neredeyse kafamı kopartıyordu.Tom almost took my head off.
Tom'la kafam uyuşmadı.I didn't get along with Tom.
Dünya kafayı yedi.The world has gone nuts.
İnsanların kafası karışık.The people are confused.
Tom hep "Kervan yolda düzülür" kafasında.Tom is always winging it.
Bak, kimse kafana bir silah doğrultmuyor. Eğer istemiyorsan gitmek zorunda değilsin.Look, no one's pointing a gun to your head. You don't have to go if you don't want to.
Çok kafası karışık gibi görünüyorsun.You seem very confused.
Tom'a bir daha kafamı salladım.I nodded at Tom again.
Ben Tom'a kafayı taktım.I hung up on Tom.
Tom'a kafamı salladım.I nodded to Tom.
Sanırım hepimizin kafası karışık.I think we're all confused.
Tom kafamın karıştığını düşündüğünü söyledi.Tom said he thought I seemed confused.
Tom domuz kafalı olduğumu söylüyor.Tom says I'm pig-headed.
Tom dik kafalı olduğumu söylüyor.Tom says I'm pig-headed.
O, Fadıl'ın kafasında devam eden çılgınca düşüncenin bir örneğiydi.That was an example of the crazy thinking that was going on in Fadil's head.
Fadıl kafatası kırıkları nedeniyle öldü.Fadil died of skull fractures.
Fadıl'ın kafatası hiç bulunmadı.Fadil's skull was never found.
Kafatası beyninizi yaralanmaya karşı koruyan sert kemiktir.Cranium is the hard bone of head that protects your brain from injury.
Tom'a kafayı takmamalıydım.I should never have hung up on Tom.
Çok eski kafalısın.You're very old-fashioned.
Ben çok eski kafalıyım.I'm very old-fashioned.
Bay Harrison kel kafası konusunda çok hassastı.Mr. Harrison was very sensitive about his bald head.

İlgili Sayfalar