kafa ile cümle
kafa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bunu kafama takmayacağım.I'm not going to lose any sleep over it.
Bu senin için kafa karıştırıcı olmalı.This must be confusing to you.
Tom konuşarak kafamı şişirdi.Tom talked my ears off.
Eğer ona izin verirsen Tom çok konuşarak kafanı şişirecek.Tom will talk your ear off if you let him.
Tom Mary'nin bahsettiği şeyi anlamış gibi kafasını salladı.Tom nodded as if he understood what Mary was talking about.
Eğer ben burada kalırsam sen kafana takar mısın?Do you mind if I stay here?
Ben biraz eski kafalıyım.I'm a bit old-fashioned.
Her şey kafa karıştırıcı görünüyor.Everything seems confusing.
Tom'un kafasının arkasında büyük bir yumru var.Tom has a large bump on the back of his head.
Kafamı patlayacakmış gibi hissediyorum.I feel like my head is going to explode.
Onun kafası griydi.Her head was grey.
Tom oldukça koca kafalıdır.Tom is quite big-headed.
Tom koca kafalı.Tom's big-headed.
Kask kafanızı koruyacak.The helmet will protect your head.
Kask kafanı koruyacak.The helmet will protect your head.
Kafa biti için kontrol edelim.Let's check for head-lice.
En iyisi onu kafana takma.You'd better take it easy.
Tom kafası karışmıştı.Tom was perplexed.
Tom kafası meşgul görünüyordu ve açıkça Mary'nin söylediklerini dinlemiyordu.Tom seemed preoccupied and clearly wasn't listening to what Mary was saying.
Tom kafasını rafa çarptı.Tom hit his head on the shelf.
Tom'un şimdi kafası karışmış.Tom is confused now.
Tom oldukça dik kafalı, değil mi?Tom is quite obstinate, isn't he?
Tom dik kafalı, değil mi?Tom is obstinate, isn't he?
Tom onun kafasını onaylama içinde salladı.Tom nodded his head in approval.
Mary hayvanlara kafayı takmış ve özellikle sincaplara.Mary is obsessed with animals, and especially squirrels.
Tom'un kafası bandajlı.Tom's head is bandaged.
Tom'un kafası bandajla sarılı.Tom's head is covered with bandages.
O bir kafatası.That’s a skull.
Tom'un kafası biraz karışık.Tom is a bit confused.
Bunun hepsi çok kafa karıştırıcı.It's all very confusing.
Tom'un kafatası kırıldı.Tom's skull has been fractured.
Tom kafasını çarptı.Tom banged his head.
Tom kafasını çarpmış olmalı.Tom must've hit his head.
Tom buz torbasını kafasına dayadı.Tom held the ice pack against his head.
Tom onun kafasını hızla vurdu.Tom got his head bashed in.
Tom senin onun kafasına vurduğunu söyledi.Tom said you hit him on the head.
Tom geçen gece kendisini kafasından vurdu.Tom shot himself in the head last night.
Tom kafasından vuruldu.Tom was shot in the head.
Tom korkmuştu ve kafası karışmıştı.Tom is frightened and confused.
Tom kızgındı ve kafası karışıktı.Tom was angry and confused.
Sanki kulağına su kaçmış gibi kafasını sallıyor.He's shaking his head as if he had water in his ears.
Kafan bir çöp kutusu değildir.Your head is not a trash bin.
Dene ve kafana takma.Try and take it easy.
Kafana takmamaya çalış.Try and take it easy.
Ben onu yapmayı kafama takmam.I don't mind doing it.
Tom sandalye ile Mary'nin kafasına vurmaya çalıştı!Tom tried to hit Mary in the head with a chair!
Her daim kafan bozuk zaten.You are always pissed off.
Kafa nereye, biz oraya.To wherever the wind may take us.
Benim babam biraz eski kafalıdır.My father is a bit old fashioned.
Yeni emekli oldum ve bir süre kafamı dinleyeceğim.I've retired and I'm going to take things easy for a while.
Kafayı bulmaya gidelim.Let's go get drunk.
Türkiye'yle ilgili kafanda hangi sorular var?What questions do you have about Turkey?
Benim de senin kadar kafam karıştı.I'm just as confused as you are.
Her kafadan bir ses çıkıyor.They speak in so many different voices.
Öyle görünüyor ki kafam karıştı.It looks like I messed up.
Birinin kafasından neler geçtiğini kimse kesin olarak bilemez.No one ever really knows what's going through someone else's head.
Bisiklet kaskları, sürücüleri ciddi kafa yaralanmalarından koruyabilir.Bike helmets can protect riders from serious head injuries.
İlk başta, işler çok kafa karıştırıcıydı.At first, things were very confusing.
Tom'un kafasına fikirler koymayın.Don't put ideas in Tom's head.
Tom kafasına bir buz torbası bastırdı.Tom pressed an ice pack to his head.