kafa ile cümle

kafa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Korkutuldum ve kafam karıştı.I was frightened and confused.
Ona kafası kadar büyük gümüş bir parça verdi.He gave him a lump of silver as big as his head.
O onun kafasına çarptı.He hit him on the head.
Tom silahı Mary'nin kafasına nişan aldı.Tom leveled the gun at Mary's head.
O, masasında bir insan kafatası tutuyor.She keeps a human skull on her desk.
Tom kafasını arabanın çatısına çarptı.Tom bumped his head on the roof of the car.
Tom kafasını arabasının tavanına çarptı.Tom bumped his head on the ceiling of the car.
Tom Mary'yi kafasının arkasından öptü.Tom kissed Mary on the back of her head.
Hayvanların çoğunun kafatası vardır.The majority of animals have skulls.
Tom'u bir siyasetçi olarak kafamda canlandıramıyorum.I can't quite picture Tom as a politician.
Kafanda kuruyorsun Tom.You're imagining things, Tom.
Beklenmedik soru karşısında kafası karışmıştı.He was confused by the abrupt question.
Güneş ışığında kafam dönmeye başladı ve dinlenmek için çim üzerinde uzandım.In the sunlight my head started to spin, and I lay down to have a rest on the grass.
Önce bu konuda kafam karıştı.I was confused about that at first.
Önce kafam karıştı.I was confused at first.
Tom kafadan attı.Tom took a wild guess.
Bu kafa karıştırıcı olurdu.That would be confusing.
Benim babam biraz eski kafalı.My father is a little old-fashioned.
Hepsi kafayı mı yemiş?Are they all nuts?
Kafası karışan sensin.It's you who are confused.
Kolu bir ördeğin kafası gibi şekillendirilmiş.The handle is shaped like a duck's head.
O domuz kafalıdır.He's pig-headed.
O kalın kafalıdır.He's pig-headed.
Şimdi benim inanç konusunda gerçekten kafam karıştı.I'm really confused about my faith right now.
F1 şampiyonu Michael Schumacher ciddi bir kafa yarasına maruz kaldı.The F1 champion Michael Schumacher sustained a serious head injury.
Kayakçı br kafa tramvası yaşadı.The skier suffered a head trauma.
Bunun senin için ne kadar kafa karıştırıcı olduğunu biliyorum.I know how confusing this must be for you.
Bizim de kafamız karıştı.We were confused as well.
Tom'un kafasını karıştırıyorsun.You're confusing Tom.
Gerçekten kafamı karıştırıyorsun.You're really confusing me.
Tom köpeğinin kafasını okşadı.Tom pat his dog on the head.
Tom Mary'nin çok kafası karışmış olduğunu fark etti.Tom realized Mary was very confused.
Ben video oyunlarının çocuklarımızın kafalarını çarpıttığını düşünüyorum.I think videogames are warping our kids minds.
O, kitaplara kafayı takmış.She's obsessed with books.
Umutsuzum ve kafam karışık.I'm desperate and confused.
Âşığım ve kafam karışık.I'm in love and I'm confused.
O, kafasına bir silah dayadı ve tetiği çekti.He put a gun to his head and pulled the trigger.
Tom silahı Mary'nin kafasına dayadı ve tetiği çekti.Tom put a gun to Mary's head and pulled the trigger.
Tom bir silahı kafasına dayadı ve tetiği çekti.Tom put a gun to his head and pulled the trigger.
"O numaraya nasıl ulaştın?" "Bilmiyorum. Sadece kafadan attım.""How did you come up with that number?" "I don't know. I just made it up."
Kimin kafası karışmış?Who is confused?
Tom sersemlemiş ve kafası karışmıştı.Tom was dazed and confused.
Tom çok kafası karışmış görünüyor.Tom looks very confused.
Tom kafasında hızlı bir hesaplama yaptı.Tom did a quick calculation in his head.
Tom kalın kafalı.Tom is thickheaded.
Tom kafasız.Tom is thickheaded.
Tom kaz kafalı.Tom is thickheaded.
Kafasını, deve kuşu gibi kuma gömdü.He stuck his head in the sand like an ostrich.
Okuma birinin kendi kafası yerine başka birinin kafasıyla düşünmeye eşdeğerdir.Reading is equivalent to thinking with someone else's head instead of with one's own.
Tom silahı kendi kafasına dayadı ve tetiği çekti.Tom put the gun to his own head and pulled the trigger.
Tom'un kafasına ne oldu?What happened to Tom's head?
Bunu yapmayı sen seçtin. Hiç kimse kafana silah tutmadı.You chose to do this. No one held a gun to your head.
Tom, ne olduğu hakkında kafası karıştı.Tom is confused about what just happened.
Tom soru ile kafası karıştı.Tom was puzzled by the question.
Tom'un soruyla kafası karıştırıldı?Tom was confused by the question.
Amerikalılar gerçekten geri kafalı olabilirler.Americans can be really provincial.
Tom kafasına bir kep giydi.Tom put a cap on his head.
Tom silahını kafasına dayadı.Tom put the gun to his head.
Tom kafasını pencereden dışarı çıkardı.Tom put his head out of the window.
Tom kırmızı bir kafa bandı giyiyordu.Tom was wearing a red headband.

İlgili Sayfalar