kafa ile cümle

kafa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Kafana dikkat!Watch your head!
Kafan tek taraflı çalışıyor.You've got a one-track mind.
Kafanı korumak için bir kask takmalısın.You have to wear a helmet to protect your head.
Benim kafa derisi çok kaşınıyor.My scalp is very itchy.
O, kafama bir fikir koydu.He put the idea into my head.
Koku duygusu kaybı bir kafa travması nedeniyle oldu.The loss of his sense of smell was due to a head injury.
Böyle aptalca düşünceleri kafana sokma.Don't put such silly thoughts into his head.
Onu ağlarken görmesin diye kafasını çevirdi.She turned her head away lest he see her tears.
Onun sorularıyla kafam çok karıştı.I was very confused by his questions.
Bir kaplanı kafasından vurdu.He shot a tiger through the head.
Bir pilot olmayı kafasına koydu.He made up his mind to be a pilot.
O, kafasını rafa çarptı.He hit his head on the shelf.
Düştü ve kafasını yere vurdu.He fell and hit his head on the floor.
O kalın kafalı.He is thick-headed.
O, kafasından yaralandı.He was wounded in the head.
O, kafasını bir kayaya çarptı.He hit his head against a rock.
Onun kafasının arkasında gözleri var.He has eyes at the back of his head.
O, şapkası kafasında orada durdu.He stood there with his hat on.
Kafasında bir şapkası vardı.He has a hat on.
O, kafasına bir kep giydi.He put a cap on his head.
O bana kafamdan vurdu.He hit me on the head.
O benim kafama vurdu.He hit me on the head.
Onların kafası karışık, değil mi?They are confused, aren't they?
Onların kafaları çok karıştı.They were very confused.
Davranışı, onun kafasında şüphelere yol açtı.Her conduct gave rise to suspicions in his mind.
Onun kötü davranışını hiç kafama takmadım.I've never minded her behaving badly.
Kafateryada kahve içiyor olabilir.She might be having coffee in the cafeteria.
O kötü şekilde kafasını üşütmüş.She has a bad head cold.
Dikkatsiz hatası tarafından kafası karıştığı için, gözyaşlarına gömüldü.Confused by her careless mistake, she burst into tears.
Babam biraz eski kafalıdır.My father is a bit old-fashioned.
Kafanı muayene ettirmelisin.You should have your head examined.
Gerçekten kafam karıştı.I'm really confused.
Ben kafayı yedim.I'm frantic!
Takma kafana!Keep your hair on!
Onun kafası çalışıyor.He has a good head on his shoulders.
Onun sorusuyla kafam son derece karıştı.I was awfully confused by his question.
Ne bok kafalı!What an asshole!
Gerçekten kafam karışmıştı.I was truly perplexed.
Kafam karıştı. Ben şimdi ne yapıyorum?I'm confused. What do I do now?
Dikkat et, kafanı çarpma.Mind your head.
Dikkat et, kafana gelmesin.Mind your head.
Çok fazla kakao kafanı dağınık yapabilir.Too much cocoa can mess with your head.
Kafamda çok şeyler olduğu için dün gece iyi uyuyamadım.I couldn't sleep well last night because there were lots of things on my mind.
Çek o boktan ellerini üzerimden, seni göt kafa!Take your fucking hands off me, you bastard!
Onu kafalarının üstüne kaldırdılar.They lifted her above their heads.
Tom kafası karışmış görünüyor.Tom appeared confused.
Koşucular suyu kafalarına döktü.The runners poured water over their heads.
Kafaları karışmış gezginler yanlış şehre doğru yöneldiklerini fark ettiler.The confused travelers realized they were headed toward the wrong town.
Kafayı mı yedin sen?Have you lost your mind?
Kafası yeni fikirlerle doluydu.Her head was bursting with new ideas.
Yerli Amerikalılar düşmanlarının kafa derisini yüzdüler.The Native Americans scalped their enemies.
Bir doktor, başkanın kafasındaki kurşunu çıkarmaya çalıştı.A doctor tried to remove the bullet from the president's head.
Genç askerin kafası karıştı.The young soldier was confused.
Onun kafasına bir elma düştüğünde bir ağacın altında dinleniyordu.He was resting under a tree when an apple fell on his head.
Neden kafasına düşen elmayı yemediğini merak ediyorum.I wonder why he didn't eat the apple that fell on his head.
Kafamın içinde yoğun bir ağrı vardı.There was an intense pain in my head.
Tom kafayı sıyırdı.Tom went bonkers.
Tom soruna bir çözüm için kafa patlatıyor.Tom has been racking his brains for a solution to the problem.
Tom o şarkıyı kafasından atamamaktan şikâyet etti.Tom complained that he couldn't get that song out of his head.
Tom Mary'nin sorusuyla kafası karıştı.Tom was confused by Mary's question.

İlgili Sayfalar