kafa ile cümle
kafa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Kafa mı buluyorsun benimle?Are you freaking kidding me?!
Senin bana söylediğine kafa yoruyorum.I have been reflecting on what you said to me.
Ken'in sorusuyla Bay Hashimoto'nun kafası karıştı.Mr Hashimoto was confused by Ken's question.
Soyguncu onun kafasına vurdu.The robber bashed her head in.
Bir tartışmada ona kimse kafa tutamaz.No one could get the better of him in an argument.
Takma kafana.Never mind.
Omuzlarının üzerinde iyi bir kafaya sahipsin.You've got a good head on your shoulders.
Billy sık sık kafasını pencereye çarpar.Billy often hits his face against windows.
Kafan nerede?Where's your head at?
Müzisyen kafasını salladı ve küçük piyanosunu itti.The musician shook his head and pushed his little piano away.
Kafanızda müziği yeniden oluşturmaya çalışın.Try to reproduce the music in your mind.
Bir fincan kahve kafamı aydınlattı.A cup of coffee cleared my head.
Lucy çocuğa yakınlaştı ve elini onun kafasına koydu.Lucy came closer to the boy and laid her hand on his head.
En sonunda kafa karıştıran labirentten dışarı çıkabildim.I finally found my way out of the confusing maze.
Sonunda kafa karıştırıcı labirentin çıkış yolumu buldum.I finally found my way out of the confusing maze.
Anlam sonunda kafama dank etti.The meaning dawned upon me at last.
Kafamı hala şaşkın hissediyorum.My head still felt giddy.
Kafam güzelleşiyor.I'm getting high.
Top ona kafasının sol tarafından çarptı.The ball hit him on the left side of the head.
Tom kafasından ağır bir darbe aldı.Tom received a heavy blow on the head.
Tom'un bir garajda çalıştığını kafanda canlandırabiliyor musun?Can you envisage Tom's working in a garage?
Sadece kafamı dağıtmak için yürüyüşe çıkacağım.I'll just go for a walk to clear my head.
I.Charles onun kafasını kestirdi.Charles I had his head cut off.
Takımımız şampiyonluğu kazandığında kafam rahatladı.It took a load off my mind when our team won the championship.
Değişiklik olsun diye kafanı kullan.Use your head for a change.
Bazen kafaya takmamak iyidir.It's okay to take it easy sometimes.
O, kafana takamayacağın kadar çok küçük.That's too small to fit on your head.
O gerçekten kafamdaki yük.That is really a load off my mind.
O, sorunu nasıl halledeceği hakkında kafa yoruyor.He's racking his brains about how to deal with the matter.
Adam benim kafama vurdu.The man hit me on the head.
Heykelin kafası eksik.The statue is missing its head.
Hata onun kafasına mal oldu.The mistake cost him his head.
Onun o sözlerle kastettiği şey sonunda kafama dank etti.What he meant by those words finally dawned on me.
John bana kafamdan vurdu.John hit me on the head.
Jim sözde boş kafalı bir öğrencidir.Jim is what is called an absent-minded student.
Ben futbol oynarken bir top kafamın arkasına çarptı.A ball hit the back of my head while I was playing soccer.
Bu sıcakta çıplak kafayla dışarı çıkma.Don't go out in this heat with a bare head.
Ben bu fikri öğrencilerin kafalarına işlemek niyetindeyim.I intend to hammer this idea into the student's heads.
William Tell, oğlunun kafasındaki elmaya bir ok attı.William Tell shot an arrow at the apple on his son's head.
Bayan, bir milyon dolar kazandığını öğrendiğinde gerçekten kafayı yedi.The lady really flipped out when she learned she had won a million dollars.
O şarkıyı kafamdan atamıyorum.I can't get that song out of my head.
-O reklam güçlü bir izlenim bırakıyor-Özellikle müzik.O, kafanın içinde kalıyor.That commercial makes a strong impression - especially the music. It stays in your head.
Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur.A sound mind dwells in a sound body.
Kafam bugün iyi çalışmıyor anlaşılan.My brain doesn't seem to be working well today.
İşine başlamadan önce kafanı topla.Collect your thoughts before you begin your work.
Bana o kadar çok soru sorma. Kafanı kullan.Don't ask me so many questions. Use your head.
Kafam bom boş.My mind is a blank.
Kafamı salladım.I shook my head.
Kafamı birkaç kez salladım.I shook my head a few times.
Japonya'dan ayrılmayı kafama koydum.I have made up my mind to leave Japan.
Kafamı duvara sert çarptım.I hit my head hard against the wall.
Arabalar kafa kafaya çarpıştı.The cars collided head on.
Kafasını erkeğin omuzuna koymuş olan kız şaşkın şaşkın etrafına bakındı.The girl, who had her head on the boy's shoulder, looked around in surprise.
Küçük şeyleri kafana takma.Don't trouble about small things.
Kafasına bir taş çarptı.A stone hit him on the head.
Büyükbaba bana doğru kafasını salladı.Grandfather nodded toward me.
Adam aniden kafama vurdu.The man suddenly struck me on the head.
Kuş kafasını suya daldırdı.The bird dipped its head into the water.
Kafam karıştı.I'm confused.
Kafamda yuvarlak kel bir nokta var.I have a round bald spot on my head.