Ana içeriğe geç
Sözlük

kadife ile cümle

kadife kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
2007 yılındaki kreasyonda kadife ceketler, kaşmir kazaklar, kotlar ve polo tişörtler yer aldı.Linia de modă din 2007 a conținut jachete, pulovere din cașmir, blugi și tricouri polo.
Sazlıktan çıkan balık çeşitleri; Sazan, Turna (dişli) ve Kadife ve Çin balığıdır.Ea avea în compunere satele Câmpineanca-Slobozia (devenit reședință), Paraschiveni, Pânticești și Vâlcelele.
Kasım 1989'da Çekoslovakya Kadife Devrimi adı verilen kansız bir devrimle demokrasiye dönüş yaptı.În noiembrie 1989, Cehoslovacia a redevenit țară democratică prin Revoluția de Catifea.
Kadife Devriminden önce Çekoslovakya Komünist Partisi üyeliğine aday oldu.Klíma a devenit membru al Partidului Comunist din Cehoslovacia.
1989 - Çekoslovakya'da Kadife Devrimi başladı.1989 – Samettivallankumoukset alkoivat Tšekkoslovakiassa.
2007 yılındaki kreasyonda kadife ceketler, kaşmir kazaklar, kotlar ve polo tişörtler yer aldı.Vuonna 2007 valikoimaan kuului mm. kasmirvillapuseroita, nahkatakkeja, farkkuja ja poolopaitoja.
1989 - Çekoslovakya'da Kadife Devrimi başladı.Fløjlsrevolutionen i Tjekkoslovakiet i 1989.
1989 - Çekoslovakya'da Kadife Devrimi başladı.1989 – Fløyelsrevolusjonen begynner i Tsjekkoslovakia.
Kadife ördek (Melanitta fusca), ördekgiller (Anatidae) familyasından iri, denizel bir ördek türüdür.Sjøorre (Melanitta fusca) er en kystbundne dykkende sjøfugl (dykkand) som tilhører andefamilien.
Kızların üzerinde kadife ve saten gece elbiseleri vardı.Tilsvarende har det vært matrosdrakter og -kjoler for jenter.
Velcro sözcüğü iki Fransızca kelimenin, velours ("kadife") ve Crochet ("kanca") birleşimi ile oluşturulmuştur.Kata Velcro adalah lakuran dari dua kata Prancis velours dan crochet yang berarti "kait".
Kadife balıkları ortalama 20 ila 30 santim büyüklüğünde olurlar.Ikan injel lainnya rata-rata panjangnya 20 sampai 30 cm .
Klip sırasında Tim Burton'a ait olan siyah kadife bir ceket giydi.Trong suốt quá trình, cô mặc một chiếc áo khoác nhung đen đã từng là của Tim Burton.
Bazen saçına kadife fiyonklar takar.Đôi khi tóc cô có kẹp tóc lông vũ.
Bağboğanları tutkalsızdır, aşırı esmer ve kadife gibidir.聖なるものとしての性は畏怖すべきものでもあり魅惑的なものでもある。
Kadife Devriminden önce Çekoslovakya Komünist Partisi üyeliğine aday oldu.天鹅绒革命之前,他是捷克斯洛伐克共产党的候补成员。
1990 yılında, Kadife Devrimi'nden sonra, Amerika Birleşik Devletleri'ne taşındı.在天鹅绒革命之后,他于1990年移民美国。
İşlik: Kadife basma dan yapılır.Else: יצירת הסתעפות בתנאי.
Bu olay aynı zamanda Kadife Boşanma olarak da bilinmektedir.Ovaj raspad znan je kao Baršunasti razvod.
Kadife veya çuhadan yapılırdı.Sú vyvolané námahou alebo stresom.
2007 yılındaki kreasyonda kadife ceketler, kaşmir kazaklar, kotlar ve polo tişörtler yer aldı.Linija, ki je izšla leta 2007, je vsebovala jopiče, puloverje iz kašmirja, kavbojke in polo srajce.
Velcro sözcüğü iki Fransızca kelimenin, velours ("kadife") ve Crochet ("kanca") birleşimi ile oluşturulmuştur.Termin Velcro izhaja iz francoskih besed »velour« (žamet) in »crochet« (kljuka).
Kasım 1989'da Çekoslovakya Kadife Devrimi adı verilen kansız bir devrimle demokrasiye dönüş yaptı.Novembra 1989 se je Češkoslovaška vrnila v liberalno demokracijo z mirno žametno revolucijo.
Bazen saçına kadife fiyonklar takar.Kartais plaukai persodinami.
1989 - Çekoslovakya'da Kadife Devrimi başladı.1989 – Tšehhoslovakkias algas Sametrevolutsioon.
Kadife Devriminden önce Çekoslovakya Komünist Partisi üyeliğine aday oldu.Enne Sametrevolutsiooni jõudis ta saada Tšehhoslovakkia Kommunistliku Partei kandidaadiks.
Amerika'nın batısında bir özel okuldayız; cebimizde paramızla kırmızı kadife koltuklarda oturuyoruz.Az amerikai nyugat egyik magániskolájában vagyunk, vörös bársonyszékeken ülünk és pénz van a zsebünkben.
Amerika'nın batısında bir özel okuldayız; cebimizde paramızla kırmızı kadife koltuklarda oturuyoruz.Chúng ta đang ở tại một trường tư tại Phía Tây của Mỹ, ngồi trên những ghế nệm đỏ với tiền trong túi.
Amerika'nın batısında bir özel okuldayız; cebimizde paramızla kırmızı kadife koltuklarda oturuyoruz.Estamos numa escola privada no Oeste americano, sentados em cadeiras de veludo, com dinheiro no bolso.
Amerika'nın batısında bir özel okuldayız; cebimizde paramızla kırmızı kadife koltuklarda oturuyoruz.Jsme na soukromé škole na západě USA, sedíme v sametových křeslech, s penězi po kapsách.
Amerika'nın batısında bir özel okuldayız; cebimizde paramızla kırmızı kadife koltuklarda oturuyoruz.Kita berada di sekolah swasta di barat Amerika duduk di kursi dengan beludru merah dengan uang di saku kita.
Amerika'nın batısında bir özel okuldayız; cebimizde paramızla kırmızı kadife koltuklarda oturuyoruz.우리는 미국 서부의 사립학교에 있으며 빨간 벨벳 의자에 앉아 있으며, 주머니에는 돈이 들어 있죠.
Amerika'nın batısında bir özel okuldayız; cebimizde paramızla kırmızı kadife koltuklarda oturuyoruz.Siamo in una scuola privata nell'America occidentale seduti in poltroncine rosse, con soldi in tasca.
Amerika'nın batısında bir özel okuldayız; cebimizde paramızla kırmızı kadife koltuklarda oturuyoruz.Sme na súkromnej škole na západe USA. Sedíme na červených zamatových stoličkách a vo vreckách máme peniaze.
Amerika'nın batısında bir özel okuldayız; cebimizde paramızla kırmızı kadife koltuklarda oturuyoruz.Smo na privatni šoli ameriškega zahoda, sedimo na žametnih rdečih stolih, z denarjem v žepu.
Amerika'nın batısında bir özel okuldayız; cebimizde paramızla kırmızı kadife koltuklarda oturuyoruz.Suntem la o şcoală privată în Vestul Americii, stând în scaune de catifea roşie, cu bani în buzunare.
Amerika'nın batısında bir özel okuldayız; cebimizde paramızla kırmızı kadife koltuklarda oturuyoruz.Vi är i en privatskola i västra USA, sittandes i röda sammetsstolar med pengar i våra fickor.
Amerika'nın batısında bir özel okuldayız; cebimizde paramızla kırmızı kadife koltuklarda oturuyoruz.Мы в частной школе на Американском Западе, сидим на красных, бархатных стульях и в наших карманах есть деньги.
Amerika'nın batısında bir özel okuldayız; cebimizde paramızla kırmızı kadife koltuklarda oturuyoruz.Намираме се в частно училище в американския Запад, седейки в червени кадифени столове, с пари в джобовете си.
Amerika'nın batısında bir özel okuldayız; cebimizde paramızla kırmızı kadife koltuklarda oturuyoruz.אנו נמצאים בבית ספר פרטי במערב האמריקני, יושבים בכסאות מקטיפה עם כסף בכיסנו.
Amerika'nın batısında bir özel okuldayız; cebimizde paramızla kırmızı kadife koltuklarda oturuyoruz.نحن الآن في جامعة خاصة في الغرب الأمريكي، نجلس على مقاعد مخملية حمراء، وكل منا معه من المال ما يكفيه ويزيد،
Amerika'nın batısında bir özel okuldayız; cebimizde paramızla kırmızı kadife koltuklarda oturuyoruz.赤いビロードの椅子に腰かけ ポケットにはお金もあります 我々の生活を見てみると
Bir yıpranmış üst şapka ve buruşuk kadife yakalı bir soluk kahverengi palto üzerine yattı yanına sandalye.A atas topi-berjumbai dan mantel coklat pudar dengan kerah beludru kusut berbaring atas kursi di sampingnya.
Bir yıpranmış üst şapka ve buruşuk kadife yakalı bir soluk kahverengi palto üzerine yattı yanına sandalye.A kopott Cilinder és kifakult barna kabátot, ráncos bársony gallérral feküdt volt, hol nem szék mellé.
Bir yıpranmış üst şapka ve buruşuk kadife yakalı bir soluk kahverengi palto üzerine yattı yanına sandalye.A sliten topp-hatt och en blek brun överrock med en skrynklig sammetskrage låg på en stolen bredvid honom.
Bir yıpranmış üst şapka ve buruşuk kadife yakalı bir soluk kahverengi palto üzerine yattı yanına sandalye.En flosset top-hat og en falmet brun overfrakke med et rynket fløjlskrave lå på en stol ved siden af ​​ham.
Bir yıpranmış üst şapka ve buruşuk kadife yakalı bir soluk kahverengi palto üzerine yattı yanına sandalye.닳은 최고의 모자와 주름 벨벳 칼라있는 어두운 갈색 외투는시하다 그 옆에 의자.
Bir yıpranmış üst şapka ve buruşuk kadife yakalı bir soluk kahverengi palto üzerine yattı yanına sandalye.Một sờn trên mũ và áo khoác màu nâu nhạt dần với một cổ áo nhung nhăn nằm trên một ghế bên cạnh anh ta.
Bir yıpranmış üst şapka ve buruşuk kadife yakalı bir soluk kahverengi palto üzerine yattı yanına sandalye.Roztřepený top-hat a vybledlé hnědé kabát se sametovým límcem vrásčitou ležel na základě židli vedle něj.
Bir yıpranmış üst şapka ve buruşuk kadife yakalı bir soluk kahverengi palto üzerine yattı yanına sandalye.Потертий циліндр і вицвілих коричневих пальто зі зморщеним оксамитовим коміром лежав на стілець поруч з ним.
Bir yıpranmış üst şapka ve buruşuk kadife yakalı bir soluk kahverengi palto üzerine yattı yanına sandalye.Потертый цилиндр и выцветших коричневых пальто со сморщенным бархатным воротником лежал на стул рядом с ним.
Bir yıpranmış üst şapka ve buruşuk kadife yakalı bir soluk kahverengi palto üzerine yattı yanına sandalye.Протрит отгоре шапка и избеляла кафяво палто с набръчкана яка кадифе легна върху председател до него.
Bir yıpranmış üst şapka ve buruşuk kadife yakalı bir soluk kahverengi palto üzerine yattı yanına sandalye.בלוי העליונה כובע מעיל חום דהוי עם צווארון קטיפה מקומט מונח על כיסא לידו.
Bir yıpranmış üst şapka ve buruşuk kadife yakalı bir soluk kahverengi palto üzerine yattı yanına sandalye.彼の横にある椅子。 私と同じように完全に、見て、彼を救う男の驚くべき何もなかった
Gümüş çan, ve kabuk kabuklar Ve kadife bir satır. "Avec clochettes d'argent, et coquilles de coques, et les soucis tous dans une rangée. "
Gümüş çan, ve kabuk kabuklar Ve kadife bir satır. "Az ezüst harangok és kagyló héj, körömvirág És mindezt egy sorban. "
Gümüş çan, ve kabuk kabuklar Ve kadife bir satır. "Com sinos de prata, berbigão e conchas, malmequeres E tudo em uma linha. "
Gümüş çan, ve kabuk kabuklar Ve kadife bir satır. "Con campanas de plata, y las conchas de berberechos, y las maravillas en una fila. "
Gümüş çan, ve kabuk kabuklar Ve kadife bir satır. "Con campane d'argento, conchiglie e molluschi, e calendule tutti in fila. "
Gümüş çan, ve kabuk kabuklar Ve kadife bir satır. "Cu clopote de argint, şi coji de neghină, Şi galbenele toate într-un rând. "
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod