Ana içeriğe geç
Sözlük

kaderi ile cümle

kaderi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu yıl alınacak olan kararlar bu ülkenin kaderini gerçekten belirleyecektir.Keputusan yang akan dibuat tahun ini akan sungguh menentukan nasib dari wilayah ini.
Bu yıl alınacak olan kararlar bu ülkenin kaderini gerçekten belirleyecektir.올해에 내려질 결정이 말 그대로 이 땅의 운명을 결정할 것입니다.
Bu yıl alınacak olan kararlar bu ülkenin kaderini gerçekten belirleyecektir.Las decisiones que se tomarán este año, literalmente, determinarán el destino de este país.
Bu yıl alınacak olan kararlar bu ülkenin kaderini gerçekten belirleyecektir.Le decisioni che saranno prese quest'anno determineranno letteralmente il destino di questa regione.
Bu yıl alınacak olan kararlar bu ülkenin kaderini gerçekten belirleyecektir.Les décisions qui seront prises cette année vont littéralement décider du destin de ce pays.
Bu yıl alınacak olan kararlar bu ülkenin kaderini gerçekten belirleyecektir.Những quyết định sẽ được thông qua năm nay sẽ thật sự xác định số phận của đất nước này.
Bu yıl alınacak olan kararlar bu ülkenin kaderini gerçekten belirleyecektir.Οι αποφάσεις που θα ληφθούν αυτή τη χρονιά θα καθορίσουν κυριολεκτικά τη μοίρα αυτής της χώρας.
Bu yıl alınacak olan kararlar bu ülkenin kaderini gerçekten belirleyecektir.Решения, които ще бъдат взети тази година, ще определят буквално съдбата на тази страна.
Bu yıl alınacak olan kararlar bu ülkenin kaderini gerçekten belirleyecektir.Решения, которые будут приняты в этом году, без преувеличения определят участь этой страны.
Bu yıl alınacak olan kararlar bu ülkenin kaderini gerçekten belirleyecektir.Рішення, яке приймуть у цьому році, визначить долю цієї землі.
Bu yıl alınacak olan kararlar bu ülkenin kaderini gerçekten belirleyecektir.ההחלטות שתתקבלנה השנה יקבעו, פשוטו כמשמעו, את גורל הארץ הזו.
Bu yıl alınacak olan kararlar bu ülkenin kaderini gerçekten belirleyecektir.و القررات التي سوف تصدر هذا العام سوف تحدد " حرفياً " مصير هذا البلد.
Bu yıl alınacak olan kararlar bu ülkenin kaderini gerçekten belirleyecektir.この土地の運命が決まります タールタンの人々は
Büyük İskender'in, kaderinin kendisine ne getireceğini öğrenmek için gittiği yer oluşudur.알렉산더 대왕이 자신의 운명을 점치기위해 찾아간 곳이라는 겁니다
Büyük İskender'in, kaderinin kendisine ne getireceğini öğrenmek için gittiği yer oluşudur.Александър Велики, когато искал да научи какво му е подготвила съдбата.
Büyük İskender'in, kaderinin kendisine ne getireceğini öğrenmek için gittiği yer oluşudur.אליו אלכסנדר הגדול הגיע כדי לדעת מה ייעודו.
Büyük İskender'in, kaderinin kendisine ne getireceğini öğrenmek için gittiği yer oluşudur.الذي ذهب إليه إلكساندر الأعظم عندما أراد معرفة مصيره الذي كان ينتظره.
Büyük İskender'in, kaderinin kendisine ne getireceğini öğrenmek için gittiği yer oluşudur.大王は、将来の自分の運命を知りたかったのです 伝説によると、彼はこの砂漠を歩きました
Çatlak çerçevelerin kaderi budur.On en met une neuve." Puisque c'est ce que l'on fait avec une vitre fêlée.
Çatlak çerçevelerin kaderi budur.금간 유리는 그렇게 하는거니까요.¥
Çatlak çerçevelerin kaderi budur.Bo tak się właśnie robi z pękniętą szybą.
Çatlak çerçevelerin kaderi budur.Đó là những gì chúng ta làm với một ô cửa bị hỏng.
Çatlak çerçevelerin kaderi budur.Mert ezt szoktuk csinálni a repedt ablaküvegekkel.
Çatlak çerçevelerin kaderi budur.Pentru că asta e ce se face cu un geam crăpat.
Çatlak çerçevelerin kaderi budur.Perché è quello che fate con un pannello incrinato.
Çatlak çerçevelerin kaderi budur.Porque é isso que se faz com um painel rachado.
Çatlak çerçevelerin kaderi budur.Porque eso es lo que se hace con un cristal roto.
Çatlak çerçevelerin kaderi budur.To se přece s prasklým sklem dělá.
Çatlak çerçevelerin kaderi budur.Want dat doe je met een gebarsten raam.
Çatlak çerçevelerin kaderi budur.Weil man das mit einem gebrochenen Fenster macht.
Çatlak çerçevelerin kaderi budur.Бо так чинять з тріснутим склом.
Çatlak çerçevelerin kaderi budur.Защото това е, което правим с напуканите панели.
Çatlak çerçevelerin kaderi budur.Потому что так поступают с треснутыми стёклами.
Çatlak çerçevelerin kaderi budur.בגלל שזה מה שעושים עם שמשה סדוקה.
Çatlak çerçevelerin kaderi budur.لان هذا ما تفعله بالجزء المشروخ.
Çatlak çerçevelerin kaderi budur.ひびが生活には影響ないことなど考慮されません
CA: Yani demeye çalıştığın, "İran halkı, bu tahmin sizin kaderiniz, haydi gidelim."크리스: 그럼, 교수님이 하고 싶은 말씀은 "이란 국민들, 이것이 당신들의 운명입니다. 그 길로 가세요"인 것 같군요.
CA: Yani demeye çalıştığın, "İran halkı, bu tahmin sizin kaderiniz, haydi gidelim."Vậy ý ngài là, "Người Iran, đây chính là định mệnh của các bạn, hãy đi đến đó."
CA: Yani demeye çalıştığın, "İran halkı, bu tahmin sizin kaderiniz, haydi gidelim."כא: אז אתה בעצם מנסה לומר, "אנשי אירן, זהו גורלכם, בואו נלך לשם."
CA: Yani demeye çalıştığın, "İran halkı, bu tahmin sizin kaderiniz, haydi gidelim."كريس آندرسون : لطف منك محاولة قولك , " الناس في إيران , هذا قدرك , دعنا نذهب إلي هناك ."
CA: Yani demeye çalıştığın, "İran halkı, bu tahmin sizin kaderiniz, haydi gidelim."イランの人々にお伝えしたいのは イラン国民の総意は 今述べた方向を示していると思うし
Çünkü bu yaşamamız için elzem. Tek kaderi olan tek tür canlılar olarak davranmaya başlamalıyız.لأنه في المحصّلة، مفتاح نجاتنا هو البدء في التصرف على أننا عرق واحد له قدر واحد
Davis ve Hosmer kaderi.데이비스와 Hosmer의 운명.
Davis ve Hosmer kaderi.le sort de Davis et de Hosmer.
Davis ve Hosmer kaderi.los Davis i Hosmer.
Davis ve Hosmer kaderi.Osud Davis a Hosmer.
Davis ve Hosmer kaderi.Osud Davis a Hosmer.
Davis ve Hosmer kaderi.Доля Девіс і Hosmer.
Davis ve Hosmer kaderi.Судьба Дэвис и Hosmer.
Davis ve Hosmer kaderi.גורלו של דייוויס Hosmer.
Davis ve Hosmer kaderi.مصير ديفيس وHosmer.
Davis ve Hosmer kaderi.が1つあり雇い人はありませんでした。
Dedik ki kararlar kaderi şekillendirir, ki burada odaklandığım şey bu.Abbiamo detto che le decisioni danno forma al destino, che è il mio nodo cruciale qui.
Dedik ki kararlar kaderi şekillendirir, ki burada odaklandığım şey bu.Am spus că deciziile ne formează destinul, asta e ţinta mea aici.
Dedik ki kararlar kaderi şekillendirir, ki burada odaklandığım şey bu.Azt már mondtuk, hogy a döntések alakítják a sorsunkat, és én erre összpontosítok.
Dedik ki kararlar kaderi şekillendirir, ki burada odaklandığım şey bu.Beslissingen geven vorm aan je lot.
Dedik ki kararlar kaderi şekillendirir, ki burada odaklandığım şey bu.Chúng ta nói quyết định dẫn dắt số phận.
Dedik ki kararlar kaderi şekillendirir, ki burada odaklandığım şey bu.Hemos dicho que las decisiones forman el destino, que es mi enfoque aquí.
Dedik ki kararlar kaderi şekillendirir, ki burada odaklandığım şey bu.On a dit que les décisions influencent le destin, voila ce qui m'intéresse.
Dedik ki kararlar kaderi şekillendirir, ki burada odaklandığım şey bu.Povedali sme, že rozhodnutia formujú osud, na čo sa teraz sústredím.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod