Dedik ki kararlar kaderi şekillendirir, ki burada odaklandığım şey bu.Říkali jsme, že rozhodnutí formují osud, na co se nyní soustředím.
Dedik ki kararlar kaderi şekillendirir, ki burada odaklandığım şey bu.Ustaliliśmy, że decyzje kształtują przeznaczenie, na czym się tutaj skupiam.
Dedik ki kararlar kaderi şekillendirir, ki burada odaklandığım şey bu.Казахме, че решенията оформят съдбата.
Dedik ki kararlar kaderi şekillendirir, ki burada odaklandığım şey bu.Ми казали, що рішення визначають долю, на чому я тут фокусюсь.
Doğa anayı tokatladık ve kazandık. Ve biz her zaman kazanırız. çünkü kaderimiz asıl hakim olan doğamızdır.Kita menampar Alam dan menang, dan kita selalu menang, karena mendominasi alam adalah takdir kita.
Dünya'nın kaderi sizin ellerinizde.Das Schicksal der Welt liegt in euren Händen.
Dünya'nın kaderi sizin ellerinizde.Het lot van de wereld ligt nu in jullie handen.
Dünya'nın kaderi sizin ellerinizde.이 세상의 운명이 당신들 손에 달려있어요.
Dünya'nın kaderi sizin ellerinizde.Le sort du monde est entre vos mains maintenant.
Dünya'nın kaderi sizin ellerinizde.Los świata jest w waszych rękach.
Dünya'nın kaderi sizin ellerinizde.Maailman kohtalo on teidän käsissänne nyt.
Dünya'nın kaderi sizin ellerinizde.Osud Světa je ve vašich rukou.
Dünya'nın kaderi sizin ellerinizde.Världens öde är i era händer nu.
Dünya'nın kaderi sizin ellerinizde.Судьба всего мира теперь в наших руках.
Düşmanımla aynı kaderi paylaşıyorum. Ben diplomatkenAmikor diplomataként tárgyaltam a fegyverletételi szerződésről a Szovjet Unióval
Düşmanımla aynı kaderi paylaşıyorum. Ben diplomatkenNástup vzájemného propojení a zbraní hromadného ničení znamená, víc a víc, že sdílím osud se svým nepřítelem.
Düşmanımla aynı kaderi paylaşıyorum.의미하게 됩니다.
Düşmanımla aynı kaderi paylaşıyorum.גורלי שלי קשור בזה של אויבי.
Düşmanımla aynı kaderi paylaşıyorum.أتشارك في مصيري مع عدوي.
Düşmanımla aynı kaderi paylaşıyorum.私がかつて外交官として
Eğer kararlar kaderi şekillendiriyorsa, onu belirleyen de üç şey var.Ak rozhodnutia formujú osud, tak to, čo ho určuje, sú tri rozhodnutia.
Eğer kararlar kaderi şekillendiriyorsa, onu belirleyen de üç şey var.Als besluiten je lot vormgeven, dan zijn er drie bepalende besluiten.
Eğer kararlar kaderi şekillendiriyorsa, onu belirleyen de üç şey var.Dacă deciziile formează destinul, sunt trei decizii care îl determină.
Eğer kararlar kaderi şekillendiriyorsa, onu belirleyen de üç şey var.Ha a döntések alakítják a sorsot, akkor ami ezt meghatározza, az három döntés.
Eğer kararlar kaderi şekillendiriyorsa, onu belirleyen de üç şey var.Jak rozhodnutí formují osud, tak to, co ho určuje, jsou tři rozhodnutí.
Eğer kararlar kaderi şekillendiriyorsa, onu belirleyen de üç şey var.그것이 제 말의 핵심입니다. 결심이 운명을 만든다면, 그것을 결정하는 것은 세가지 결심입니다.
Eğer kararlar kaderi şekillendiriyorsa, onu belirleyen de üç şey var.Nếu các quyết định định tạo số phận, có ba quyết định.
Eğer kararlar kaderi şekillendiriyorsa, onu belirleyen de üç şey var. Neye odaklanacaksınız?Ако решенията оформят съдбата ни, това което я определя са три решения.
Eğer kararlar kaderi şekillendiriyorsa, onu belirleyen de üç şey var.Se le decisioni definiscono il destino, ciò che lo determina sono tre decisioni.
Eğer kararlar kaderi şekillendiriyorsa, onu belirleyen de üç şey var.Si las decisiones forman el destino, lo que lo determina son tres decisiones.
Eğer kararlar kaderi şekillendiriyorsa, onu belirleyen de üç şey var.Si les décisions influencent le destin, ce qui le détermine ce sont trois décisions.
Eğer kararlar kaderi şekillendiriyorsa, onu belirleyen de üç şey var.Skoro decyzje kształtują przeznaczenie, tym co determinuje zasoby są trzy decyzje.
Eğer kararlar kaderi şekillendiriyorsa, onu belirleyen de üç şey var.Wenn Entscheidungen das Schicksal formen, dann bestimmt durch drei Entscheidungen:
Eğer kararlar kaderi şekillendiriyorsa, onu belirleyen de üç şey var.Αν οι αποφάσεις το διαμορφώνουν, αυτό που το καθορίζει είναι τρεις επιλογές.
Eğer kararlar kaderi şekillendiriyorsa, onu belirleyen de üç şey var.Якщо рішення визначають долю, то скеровують її -- три рішення.
Eğer kararlar kaderi şekillendiriyorsa, onu belirleyen de üç şey var.שבזה אני מתמקד כאן. אם החלטות מעצבות גורל, מה שקובע
Eğer kararlar kaderi şekillendiriyorsa, onu belirleyen de üç şey var.وهذا محور تركيزى هنا. لو أن القرارات تشكل المصير فما الذى يحددها
Eğer kararlar kaderi şekillendiriyorsa, onu belirleyen de üç şey var.何に集中するか
Evet, İsmail, aynı kaderi seninki olabilir. Ama her nasılsa ben yine neşeli büyüdü.예, 이스마엘, 같은 운명 그대있을 수 있습니다. 어쨌든 다시 메리를 증가했다.
Evet, İsmail, aynı kaderi seninki olabilir. Ama her nasılsa ben yine neşeli büyüdü.כן, ישמעאל, גורל דומה עשוי להיות נפשך. אבל איכשהו אני גדלתי שמח שוב.
Evet, İsmail, aynı kaderi seninki olabilir. Ama her nasılsa ben yine neşeli büyüdü.نعم ، إسماعيل ، قد يكون لك نفس المصير. لكن بطريقة ما نمت أنا مرح مرة أخرى.
Evet, İsmail, aynı kaderi seninki olabilir. Ama her nasılsa ben yine neşeli büyüdü.着手して楽しい誘因、促進のための微細なチャンス、それはそう - アイ、
Evet, İsmail, aynı kaderi seninki olabilir.Áno, Izmael, môže rovnaký osud tvoje.
Evet, İsmail, aynı kaderi seninki olabilir.Ano, Izmael, může stejný osud tvé.
Evet, İsmail, aynı kaderi seninki olabilir.Có, Ishmael, số phận tương tự có thể được ngươi.
Evet, İsmail, aynı kaderi seninki olabilir.Da, Ishmael, lahko enako usodo je tvoje.
Evet, İsmail, aynı kaderi seninki olabilir.Da, Ismael, aceeasi soarta ar putea fi a Ta.
Evet, İsmail, aynı kaderi seninki olabilir.Igen, Ishmael, ugyanolyan sors lehet tiéd.
Evet, İsmail, aynı kaderi seninki olabilir.Ja, Ismael, kan den samme skæbne være din.
Evet, İsmail, aynı kaderi seninki olabilir.Ja, Ismaël, kan hetzelfde lot de uwe.
Evet, İsmail, aynı kaderi seninki olabilir.Ja, Ismael, kann das gleiche Schicksal dein sein.
Evet, İsmail, aynı kaderi seninki olabilir.Ja, Ismael, kan samma öde bli ditt.
Evet, İsmail, aynı kaderi seninki olabilir.Kyllä, Ismael, sama kohtalo voi olla sinun.
Evet, İsmail, aynı kaderi seninki olabilir.Oui, Ismaël, le même sort pourrait être toi.
Evet, İsmail, aynı kaderi seninki olabilir.Sì, Ismaele, la stessa sorte potrebbe essere tuo.
Evet, İsmail, aynı kaderi seninki olabilir.Sí, Ismael, el mismo destino que puede ser tuyo.
Evet, İsmail, aynı kaderi seninki olabilir.Sim, Ismael, o mesmo destino pode ser teu.
Evet, İsmail, aynı kaderi seninki olabilir.Tak, Izmael, ten sam los może być twoje.
Evet, İsmail, aynı kaderi seninki olabilir.Ya, Ismael, nasib yang sama mungkin menjadi kepunyaanmu.
Evet, İsmail, aynı kaderi seninki olabilir.Ναι, ο Ισμαήλ, την ίδια μοίρα μπορεί να σου.