Ana içeriğe geç
Sözlük

kaderi ile cümle

kaderi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Beş altı yıl içinde, bir ormana kavuşurlar, toprak zenginleşir ve köy kötü kaderinden kurtulur.Sau khoảng 5 đến 6 năm, họ có 1 ngôi rừng, đất đai trở nên màu mỡ, và cả ngôi làng được cứu sống.
Beş altı yıl içinde, bir ormana kavuşurlar, toprak zenginleşir ve köy kötü kaderinden kurtulur.W przeciągu 5 - 6 lat, powstaje las. Ziemia jest urodzajna, a wieś uratowana.
Beş altı yıl içinde, bir ormana kavuşurlar, toprak zenginleşir ve köy kötü kaderinden kurtulur.Za päť alebo šesť rokov, vyrástol les, pôda sa obohatila a dedina bola zachránená.
Beş altı yıl içinde, bir ormana kavuşurlar, toprak zenginleşir ve köy kötü kaderinden kurtulur.Za pět až šest let vyroste les, půda se obohatí a vesnice je zachráněna.
Beş altı yıl içinde, bir ormana kavuşurlar, toprak zenginleşir ve köy kötü kaderinden kurtulur.Μέσα σε 5-6 χρόνια, έχουν ένα δάσος, το έδαφος έχει εμπλουτιστεί και το χωριό σώζεται.
Beş altı yıl içinde, bir ormana kavuşurlar, toprak zenginleşir ve köy kötü kaderinden kurtulur.За пять-шесть лет вырастает лес, почва обогащается - и деревня спасена.
Beş altı yıl içinde, bir ormana kavuşurlar, toprak zenginleşir ve köy kötü kaderinden kurtulur.Само след пет-шест години те вече имат гора, почвата е обогатена и селото - спасено.
Beş altı yıl içinde, bir ormana kavuşurlar, toprak zenginleşir ve köy kötü kaderinden kurtulur.Через п'ять чи шість років вони вже мали ліс, землю удобрили, і село було врятоване.
Beş altı yıl içinde, bir ormana kavuşurlar, toprak zenginleşir ve köy kötü kaderinden kurtulur.תוך חמש או שש שנים יש להן יער, הקרקע מועשרת והכפר ניצל.
Beş altı yıl içinde, bir ormana kavuşurlar, toprak zenginleşir ve köy kötü kaderinden kurtulur.وفي غضون ستة سنوات أصبحت لديهم غابة فالتربة أصبحت غنية والقرية أنقذت
Beş altı yıl içinde, bir ormana kavuşurlar, toprak zenginleşir ve köy kötü kaderinden kurtulur.肥沃になり 村が救われました 最貧国や多くの後進社会は
Bina kaderine terk edildi.O edifício esta condenado.
Bina kaderine terk edildi.Сградата е прокълната.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.Cуди не хотіли, щоб купка дизайнерів володіла новаторськими формоутворюючими елементами одягу.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.Eles não queriam uma série de estilistas na posse dos elementos essenciais de referência da nossa roupa.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.Họ không muốn chỉ có một số ít các nhà thiệt kế sở hữu các phần cấu trúc ban đầu của quần áo chúng ta
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.Ils ne veulent pas qu'une poignée de créateurs détiennent les éléments de base de notre habillement.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.그들은 소수의 디자이너들이 우리의 옷을 구성하는 독창적인 요소를 소유하는 것을 원하지 않았어요.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.Nem akarták, hogy egy maroknyi tervező bírja az öltözködés alapelemeinek jogait.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.Nie chciano, by garstka projektantów posiadła na własność ważne elementy stroju.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.Non volevano che una manciata di stilisti fossero padroni del nostro modo di vestire.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.No querían que un puñado de diseñadores fuesen dueños de las bases fundamentales de nuestra ropa.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.Nu doreau ca o mână de creatori de modă să detină celulele de bază din îmbrăcămintea noastră.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.Sie wollten nicht, dass eine Handvoll Designer die grundlegenden Bausteine für unsere Kleidung besitzen.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.Δεν ήθελαν μια χούφτα σχεδιαστές να έχουν στην κατοχή τους τα στοιχειώδη δομικά υλικά του ρουχισμού μας.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.Не искали шепа дизайнери да притежават творческите тухли за нашето облекло.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.Суд хотел избежать ситуации, когда небольшая кучка дизайнеров владеет формообразующими элементами одежды.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.הם לא רצו שלקומץ מעצבים תיהיה שליטה על אבני הבניין של הבגדים שלנו.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.إنهم لا يرغبون في أن تمتلك حفنة من المصممين البنية الأساسية المتعلقة بملابسنا.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.少数のデザイナーに所有されるのは避けたかったのです そうなると誰かが所有しているという理由で
Birbirimizin kaderiydik.Dulu kita bisa
Birbirimizin kaderiydik.Fomos feitos um para o outro.
Birbirimizin kaderiydik.인연을 거스르지 말자
Birbirimizin kaderiydik.Somos el uno para el otro.
Birbirimizin kaderiydik.Ми призначені один одному долею.
Birbirimizin kaderiydik.قدرنا أن نكون معاً
Biz bu gezedendeki, kendi kaderini elinde tutan tek türüz.Chúng ta là loài duy nhất trên hành tinh này tự định đoạt số mệnh.
Biz bu gezedendeki, kendi kaderini elinde tutan tek türüz.Jsme jediný druh na této planetě, který kdy držel svůj osud ve svých rukách.
Biz bu gezedendeki, kendi kaderini elinde tutan tek türüz.우리는 지구에서 운명을 좌우할 수 있는 유일무이한 종입니다.
Biz bu gezedendeki, kendi kaderini elinde tutan tek türüz.Mi vagyunk az egyetlen faj ezen a bolygón, amely valaha is a kezében tartotta saját sorsát.
Biz bu gezedendeki, kendi kaderini elinde tutan tek türüz.Nous sommes la seule espèce de cette planète qui ait jamais tenu son propre destin entre ses mains.
Biz bu gezedendeki, kendi kaderini elinde tutan tek türüz.Siamo l'unica specie su questo pianeta che abbia mai avuto il proprio destino tra le mani.
Biz bu gezedendeki, kendi kaderini elinde tutan tek türüz.Sme jediný druh na tejto planéte, ktorý kedy mal svoj osud vo vlastných rukách.
Biz bu gezedendeki, kendi kaderini elinde tutan tek türüz.Somos la única especie en el planeta que ha tenido su destino en sus propias manos.
Biz bu gezedendeki, kendi kaderini elinde tutan tek türüz.Suntem singura specie de pe planetă care și-a ținut vreodată soarta în mâini.
Biz bu gezedendeki, kendi kaderini elinde tutan tek türüz.Vi er den eneste art på denne planet, der har holdt sin egen skæbne i hænderne.
Biz bu gezedendeki, kendi kaderini elinde tutan tek türüz.Wij zijn de enige diersoort op deze planeet die ooit haar eigen lot in handen heeft gehad
Biz bu gezedendeki, kendi kaderini elinde tutan tek türüz.Wir sind die einzige Spezies auf diesem Planeten, die je ihr Schicksal in den eigenen Händen hielt.
Biz bu gezedendeki, kendi kaderini elinde tutan tek türüz.Είμαστε το μοναδικό είδος στον πλανήτη που έχει την ίδια του τη μοίρα στα χέρια του.
Biz bu gezedendeki, kendi kaderini elinde tutan tek türüz.Мы единственный вид на этой планете, который способен сам контролировать свою судьбу.
Biz bu gezedendeki, kendi kaderini elinde tutan tek türüz.Ние сме единствения вид на планетата, който е държал съдбата си в ръцете.
Biz bu gezedendeki, kendi kaderini elinde tutan tek türüz.אנחנו המין היחיד על הכוכב הזה שמחזיק את גורלו בידיו שלו.
Biz bu gezedendeki, kendi kaderini elinde tutan tek türüz.نحن المخلوقات الوحيدة على هذا الكوكب التي تحمل قدرها بين أيديها.
Biz bu gezedendeki, kendi kaderini elinde tutan tek türüz.この星には私達しかいません 私達は捕食される心配もなく
Bizim kaderimiz sıradan bir kader olmamalı.Destinul nostru, nu este unul obisnuit.
Bizim kaderimiz sıradan bir kader olmamalı.Duyên phận chúng ta chắc không phải duyên phận bình thường.
Bizim kaderimiz sıradan bir kader olmamalı.Il nostro fato non dev'essere uno qualunque.
Bizim kaderimiz sıradan bir kader olmamalı.Náš osud nie je obyčajný.
Bizim kaderimiz sıradan bir kader olmamalı.Nasze przeznaczenie musi być niezwykłe.
Bizim kaderimiz sıradan bir kader olmamalı.Notre destinée, ne dois pas être une simple destinée.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod