Kadavralar üzerinde deneyler yaptı ve insan kafatasları topladı.He also performed experiments on cadavers and collected human skulls.
Onlar anatomist Robert Knox’a kadavra satabilmek için bir yıl boyunca 16 kişiyi öldürmüşlerdir.They killed 16 people over the course of a year, selling the cadavers to the anatomist Robert Knox.
Kokuşma sıvıları bedenin çevresinde toparlanır ve kadavrayı bir ayrışma adasına çevirir (CDI).The purged fluids accumulate around the body and create a cadaver decomposition island (CDI).
Paris'teki bir hastanede çalışma stajı kazanır ve hastanede kadavraları hazırlama görevini alır.He works in Paris, where he is given a job preparing cadavers.
Bu Anatomaj Masası'yla öğrenciler kadavra olmadan diseksiyonu tecrübe edebilirler.So with this Anatomage Table, students can experience the dissection without a human cadaver.
Kolu bir kadavra kolu kadar soğuktu.It was cadaverically cold to the touch.
Burada görülen diyagram, bir insan kadavrasının ikiye kesilmiş görüntüsüdür.This diagram here is literally a human cadaver that has been sawn in half.
"Üniversite'de çalıştığına göre kadavra bulman mümkün."You know? You can get cadavers if you work at a university."
Dondurulmuş kadavralardan bir örnek almak güçtür.It is difficult to obtain a sample from frozen carcasses.
İnsan kadavralarının bilimsel diseksiyonlarını sistematik olarak yapan ilk bilim adamıydı.He was the first scientist to systematically perform scientific dissections of human cadavers.
İskenderiye hariç, çoğu yerde insan kadavrası diseksiyonu yasaklandı.Dissections of human cadavers were banned in most places at the time, except for Alexandria.
1936), kırklı yıllarda bir dizi kadavra resmi izledi, [12] ve Balık (c.1936), was followed by a series of cadaver paintings in the forties,[12] and The Fish (c.
Organ bağışı, kadavra bağışı yapmaya bir engel oluşturmaz.Las familias de los donantes de órganos tampoco reciben ninguna compensación por la donación.
Vesalius insan kadavraları üzerindeki çalışmalarıyla, Galen’in anatomi görüşündeki sorunları ortaya koymuştur.Allo stesso modo, Vesalio, studiando cadaveri umani, riscontrò inesattezze nell'anatomia descritta da Galeno.
Beşir Fuad, cesedini kadavra olarak Tıbbiye'ye bağışladıysa da bu isteği yerine getirilmedi.وقد وهب بشير فؤاد جسده كجثه للدراسات الطبيه إلا أنه لم يتم الوفاء برغبته هذه.
Paris'teki bir hastanede çalışma stajı kazanır ve hastanede kadavraları hazırlama görevini alır.Está em uma missão no hospital para acabar com suas dívidas do jogo.
Dolayısıyla Vesalius çok sayıda kadavra üzerinde çalışma imkanı buldu.Vesalius lyckades få tillgång till lik genom att använda avrättades kroppar.
Organ donörü yaşayan kişi veya kadavra olabilir.Donatorer kan vara levande eller en avliden person.
Organ bağışı, kadavra bağışı yapmaya bir engel oluşturmaz.Man hade inte ens plats att sätta upp en donerad orgel.
Organ donörü yaşayan kişi veya kadavra olabilir.A donor lehet élő, vagy elhunyt személy.
Knox kadavraları anatomi dersi için kullanmıştır.Curtius brugte voksmodellering til at illustrere anatomi.
Vesalius insan kadavraları üzerindeki çalışmalarıyla, Galen’in anatomi görüşündeki sorunları ortaya koymuştur.Karya dari Vesalius tentang mayat manusia mendapat masalah dengan pandangan anatomi Galenic.
Holmes Pitezel gibi göstermek üzere bir kadavra bulacaktı.Holmes mencari mayat yang tepat untuk memainkan peran Pitezel.
Steno parçalara ayırdığı kadavrayı dikkatle inceleyerek buna dair elde ettiği bulguları 1667 yılında yayınlar.Steno membelah kepalanya dan empublikasikan penemuannya pada tahun 1667.
Vesalius insan kadavraları üzerindeki çalışmalarıyla, Galen’in anatomi görüşündeki sorunları ortaya koymuştur.במחקריו של וסליוס בגופות מתים נתגלו בעיות עם הראייה של גלנוס באנטומיה.
Organ donörü yaşayan kişi veya kadavra olabilir.Darca (lekársky výraz donor) orgánu môže byť žijúci alebo mŕtvy.
Knox kadavraları anatomi dersi için kullanmıştır.RTVS bude učiť etiku!
Organ bağışı, kadavra bağışı yapmaya bir engel oluşturmaz.Organų donorystė paprastai niekaip neriboja ir neapsunkina mirusiojo donoro laidotuvių.
Organ donörü yaşayan kişi veya kadavra olabilir.Doonor võib olla kas elusdoonor või kadaverdoonor.
Asya'daki ilk başarılı kadavradan karaciğer nakli işlemini yaptım,Asiens erste erfolgreiche Leberstransplantation mit einem Leichentransplantat.
Asya'daki ilk başarılı kadavradan karaciğer nakli işlemini yaptım,Azië's eerste succesvolle transplantatie uitgevoerd van een lever van een overleden donor.
Asya'daki ilk başarılı kadavradan karaciğer nakli işlemini yaptım,아시아 최초로 사체 공여자 간 이식수술을 성공했습니다.
Asya'daki ilk başarılı kadavradan karaciğer nakli işlemini yaptım,המוצלחת הראשונה באסיה מתורם מת, אבל כנגד כל הסיכויים.
Asya'daki ilk başarılı kadavradan karaciğer nakli işlemini yaptım,لزراعة كبد من شخص ميت وبالرغم من كل الصعاب
Asya'daki ilk başarılı kadavradan karaciğer nakli işlemini yaptım,大きな困難はありましたが 今 思い返してみると
Belirli tür bir ölüyü, kalbi atan bir kadavrayı ele alalım.Beberapa jenis orang mati, dengan jantung yang masih berdetak.
Belirli tür bir ölüyü, kalbi atan bir kadavrayı ele alalım.Bei einer bestimmten Art von Toten, einer sogenannten Herzschlag-Leiche.
Belirli tür bir ölüyü, kalbi atan bir kadavrayı ele alalım.Chodzi o zwłoki z bijącym sercem.
Belirli tür bir ölüyü, kalbi atan bir kadavrayı ele alalım.Een bepaald soort dood persoon, een kloppend-hart kadaver.
Belirli tür bir ölüyü, kalbi atan bir kadavrayı ele alalım.Egy bizonyos fajta halott esetében, akinek van szívverése.
Belirli tür bir ölüyü, kalbi atan bir kadavrayı ele alalım.Ett särskilt sorts lik, ett där hjärtat slår.
Belirli tür bir ölüyü, kalbi atan bir kadavrayı ele alalım.La un anumit tip de mort, la un cadavru a cărui inimă încă mai bate.
Belirli tür bir ölüyü, kalbi atan bir kadavrayı ele alalım.Một thể loại người chết, những tử thi mà tim còn đập.
Belirli tür bir ölüyü, kalbi atan bir kadavrayı ele alalım.O meglio in un certo tipo di morti, quelli con ancora una lieve attività cardiaca
Belirli tür bir ölüyü, kalbi atan bir kadavrayı ele alalım.Trata-se de uma pessoa com morte cerebral,
Belirli tür bir ölüyü, kalbi atan bir kadavrayı ele alalım.Un certain type de personne morte: un cadavre au coeur qui bat.
Belirli tür bir ölüyü, kalbi atan bir kadavrayı ele alalım.U určitého typu mrtvých lidí, u mrtvol s bijícím srdcem.
Belirli tür bir ölüyü, kalbi atan bir kadavrayı ele alalım.U určitých prípadoch mŕtvych ľudí, mŕtvol s bijúcim srdcom.
Belirli tür bir ölüyü, kalbi atan bir kadavrayı ele alalım.Ένα συγκεκριμένο είδος νεκρού ανθρώπου, ένα πτώμα που χτυπάει η καρδιά του
Belirli tür bir ölüyü, kalbi atan bir kadavrayı ele alalım.Един определен вид мъртъв човек, труп с биещо сърце.
Belirli tür bir ölüyü, kalbi atan bir kadavrayı ele alalım.Точнее — не у любых мёртвых, а у тех, у которых ещё бьётся сердце.
Belirli tür bir ölüyü, kalbi atan bir kadavrayı ele alalım.במצב מוות קליני.
Belirli tür bir ölüyü, kalbi atan bir kadavrayı ele alalım.نوع معين من الأموات، يملكون قلبا لا يزال يدق
Belirli tür bir ölüyü, kalbi atan bir kadavrayı ele alalım.これは脳死状態で
Bu Anatomaj Masası'yla öğrenciler kadavra olmadan diseksiyonu tecrübe edebilirler.Avec cette Anatomage Table, les étudiants peuvent apprendre comment disséquer sans cadavre humain.
Bu Anatomaj Masası'yla öğrenciler kadavra olmadan diseksiyonu tecrübe edebilirler.Com a Mesa Anatomage os estudantes podem experimentar a dissecação sem um cadáver humano.
Bu Anatomaj Masası'yla öğrenciler kadavra olmadan diseksiyonu tecrübe edebilirler.Con esta mesa los estudiantes pueden practicar disecciones sin cadáveres humanos.
Bu Anatomaj Masası'yla öğrenciler kadavra olmadan diseksiyonu tecrübe edebilirler.Cu această Masă Anatomage studenţii pot efectua disecţia fără cadavre umane.
Bu Anatomaj Masası'yla öğrenciler kadavra olmadan diseksiyonu tecrübe edebilirler.Grazie all'Anatomage Table gli studenti possono sperimentare la dissezione senza cadaveri umani.
Bu Anatomaj Masası'yla öğrenciler kadavra olmadan diseksiyonu tecrübe edebilirler.Jadi dengan Meja Anatomage ini, para siswa dapat merasakan pembedahan tanpa jenazah manusia.