kadarıyla ile cümle

kadarıyla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
- Sizin geminiz de kaza geçirdi anladığım kadarıyla? - Evet.E se qualcuno ha il diritto di suo liquore, è una vittima delle circostanze.
- Sizin geminiz de kaza geçirdi anladığım kadarıyla? - Evet.Och om någon har rätt till sin sprit, det är ett offer för omständigheterna.
- Sizin geminiz de kaza geçirdi anladığım kadarıyla? - Evet.Và nếu có ai có quyền với mặt hàng rượu của mình, đó là một nạn nhân của hoàn cảnh.
- Sizin geminiz de kaza geçirdi anladığım kadarıyla? - Evet.Και αν κάποιος έχει το δικαίωμα να του υγρού, Είναι ένα θύμα των περιστάσεων.
- Sizin geminiz de kaza geçirdi anladığım kadarıyla? - Evet.И если у кого есть право на свою ликер, это жертва обстоятельств.
- Sizin geminiz de kaza geçirdi anladığım kadarıyla? - Evet.І якщо у кого є право на свою лікер, це жертва обставин.
- Sizin geminiz de kaza geçirdi anladığım kadarıyla? - Evet.وإذا كان أي شخص لديه الحق في الحصول على الخمور له ، انها ضحية لظرف من الظروف.
- Sizin geminiz de kaza geçirdi anladığım kadarıyla? - Evet.- そう、カウントすることはありませんか? - もちろん、はい。
- Sizin geminiz de kaza geçirdi anladığım kadarıyla?- Je was in een schipbreuk ook?
- Sizin geminiz de kaza geçirdi anladığım kadarıyla?- Naturellement - Vous avez également fait naufrage ?
- Sizin geminiz de kaza geçirdi anladığım kadarıyla?Rainsford. Ja jos joku on oikeus hänen viina, se uhri olosuhteen.
- Sizin geminiz de kaza geçirdi anladığım kadarıyla?Rainsford. Og hvis nogen har ret til sin spiritus, Det er et offer for omstændighederne.
- Sizin geminiz de kaza geçirdi anladığım kadarıyla?- Ste bili v brodolomu preveč?
- Sizin geminiz de kaza geçirdi anladığım kadarıyla?- Te egy hajótörés is?
- Sizin geminiz de kaza geçirdi anladığım kadarıyla?- Vy jste také ztroskotali?
- Sizin geminiz de kaza geçirdi anladığım kadarıyla?- Ти беше в корабокрушение?
Sonunda vurdu "affedersiniz", kapıyı açtı, ve bildiğim kadarıyla varAkhirnya dia mengetuk, membuka pintu, dan sampai sejauh, "Maaf -"
Sonunda vurdu "affedersiniz", kapıyı açtı, ve bildiğim kadarıyla varAl fin se llamó, abrió la puerta, y llegado tan lejos como: "Disculpe -"
Sonunda vurdu "affedersiniz", kapıyı açtı, ve bildiğim kadarıyla varÄntligen han rappade, öppnade dörren, och fick så långt, "Ursäkta mig -"
Sonunda vurdu "affedersiniz", kapıyı açtı, ve bildiğim kadarıyla varCuối cùng ông rap, mở cửa, và đã như xa như "Xin lỗi"
Sonunda vurdu "affedersiniz", kapıyı açtı, ve bildiğim kadarıyla varEndlich klopfte, öffnete die Tür, und bekam so weit wie "Excuse me -"
Sonunda vurdu "affedersiniz", kapıyı açtı, ve bildiğim kadarıyla varEnfin il frappa, ouvrit la porte, et a obtenu dans la mesure où, "Excusez-moi -"
Sonunda vurdu "affedersiniz", kapıyı açtı, ve bildiğim kadarıyla varFinalmente si batté, aprì la porta, e ottenuto, per quanto, "Mi scusi -"
Sonunda vurdu "affedersiniz", kapıyı açtı, ve bildiğim kadarıyla varHij eindelijk klopte, opende de deur, en kreeg zo veel, "Neem me niet kwalijk -"
Sonunda vurdu "affedersiniz", kapıyı açtı, ve bildiğim kadarıyla varKončno je trkali, odprla vrata, in dobil kolikor je, "Oprostite -"
Sonunda vurdu "affedersiniz", kapıyı açtı, ve bildiğim kadarıyla varLa sfîrşit, rapped, a deschis uşa, şi a luat în măsura în care, "Scuză-mă -"
Sonunda vurdu "affedersiniz", kapıyı açtı, ve bildiğim kadarıyla varNakonec se hovořil, otevřel dveře a dostal tak daleko, jak "Promiňte -"
Sonunda vurdu "affedersiniz", kapıyı açtı, ve bildiğim kadarıyla varNakoniec sa hovoril, otvoril dvere a dostal tak ďaleko ako "Prepáčte -"
Sonunda vurdu "affedersiniz", kapıyı açtı, ve bildiğim kadarıyla varPor fim, ele bateu, abriu a porta, e chegaram até, "Desculpe-me -"
Sonunda vurdu "affedersiniz", kapıyı açtı, ve bildiğim kadarıyla var마침내 그는 rapped, "실례합니다 -"문을 열었 더니까지 같이있어
Sonunda vurdu "affedersiniz", kapıyı açtı, ve bildiğim kadarıyla varVégül kopogott, kinyitotta az ajtót, és van, amennyire "Elnézést -"
Sonunda vurdu "affedersiniz", kapıyı açtı, ve bildiğim kadarıyla varViimein hän rapped, avasi oven, ja sai niin paljon kuin, "Anteeksi -"
Sonunda vurdu "affedersiniz", kapıyı açtı, ve bildiğim kadarıyla varW końcu rapował, otworzył drzwi, ale w miarę, "Excuse me -"
Sonunda vurdu "affedersiniz", kapıyı açtı, ve bildiğim kadarıyla varΕπιτέλους έκανε rap, άνοιξε την πόρτα, και πήρε στο βαθμό που, "Με συγχωρείτε -"
Sonunda vurdu "affedersiniz", kapıyı açtı, ve bildiğim kadarıyla varНаконец он постучал, открыл дверь, и добрался до "Простите меня, -"
Sonunda vurdu "affedersiniz", kapıyı açtı, ve bildiğim kadarıyla varНарешті він постукав, відкрив двері, і дістався до "Вибачте мене, -"
Sonunda vurdu "affedersiniz", kapıyı açtı, ve bildiğim kadarıyla varافتتح في الماضي انه انتقد ، الباب ، وحصلت على قدر الإمكان من "عفوا --"
Sonunda vurdu "affedersiniz", kapıyı açtı, ve bildiğim kadarıyla var"悪魔に行く!"そのドアを後にシャットダウン"途方もない声で見知らぬ人によると、
Söylendiği kadarıyla bu üründe çok fazla işçilik varmış.Aan de andere kant zit er veel werk in deze broek.
Söylendiği kadarıyla bu üründe çok fazla işçilik varmış.Cela dit, celui-ci demande beaucoup de travail.
Söylendiği kadarıyla bu üründe çok fazla işçilik varmış.Ciò detto, in questi pantaloni c'è molto lavoro.
Söylendiği kadarıyla bu üründe çok fazla işçilik varmış.Đành là thế, nhưng sản xuất ra nó rất tốn công.
Söylendiği kadarıyla bu üründe çok fazla işçilik varmış.Dicho eso, hay mucho trabajo invertido en éstos...♪
Söylendiği kadarıyla bu üründe çok fazla işçilik varmış.Dikatakan bahwa, banyak kerjaan untuk menghasilkan ini.
Söylendiği kadarıyla bu üründe çok fazla işçilik varmış.Dito isto, há muito trabalho investido nestes.
Söylendiği kadarıyla bu üründe çok fazla işçilik varmış.Ettől függetlenül sok munka van ezzel a farmerrel.
Söylendiği kadarıyla bu üründe çok fazla işçilik varmış.덧붙여 이 청바지엔 많은 일손이 들어간다고 합니다.
Söylendiği kadarıyla bu üründe çok fazla işçilik varmış.Multă muncă este depusă în aceştia.
Söylendiği kadarıyla bu üründe çok fazla işçilik varmış.Når det så er sagt, er der meget arbejde i disse.
Söylendiği kadarıyla bu üründe çok fazla işçilik varmış.Trotz alledem, sehr viel Arbeit wird in diese Jeans gesteckt.
Söylendiği kadarıyla bu üründe çok fazla işçilik varmış.Trzeba się napracować, żeby je zrobić.
Söylendiği kadarıyla bu üründe çok fazla işçilik varmış.Tyto jeany stály hodně práce.
Söylendiği kadarıyla bu üründe çok fazla işçilik varmış.Veliko dela gre za izdelavo le-teh.
Söylendiği kadarıyla bu üründe çok fazla işçilik varmış.Λέγοντας αυτό βέβαια πρέπει να επισημάνω ότι για την παραγωγή αυτού του τζην απαιτείται αρκετή δουλειά.
Söylendiği kadarıyla bu üründe çok fazla işçilik varmış.В тях е вложен много труд.
Söylendiği kadarıyla bu üründe çok fazla işçilik varmış.Говорят, на них потрачено много труда.
Söylendiği kadarıyla bu üründe çok fazla işçilik varmış.עבודה רבה מושקעת באלה.
Söylendiği kadarıyla bu üründe çok fazla işçilik varmış.مع ذلك ، هذا الجينز تطلب الكثير من العمل
Söylendiği kadarıyla bu üründe çok fazla işçilik varmış.ジンバブエ産の手摘みの有機コットンを
Stüdyodaki herkes, hatırladığım kadarıyla 30 kişi bir odada toplandık.제 기억에 30명이 모두 스튜디오의 한 사무실에 모였던 것 같습니다

İlgili Sayfalar