kadarıyla ile cümle
kadarıyla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Popüler edebiyatta bile, bulabildiğim kadarıyla girişimciyi bir kahramana dönüştüren tek kitapوحتى في الأدب الشعبي ، الكتاب الوحيد الذي وجدته وأظن أنكم يجب أن تقتنوه جميعا
Popüler edebiyatta bile, bulabildiğim kadarıyla girişimciyi bir kahramana dönüştüren tek kitapこの本はきっと皆さん 読まれていると思いますが... 起業家がヒーローとして描かれている
Rede Globo için Ve Brezilyalı arkadaşlarımdan anladığım kadarıyla basmakalıp konuşan bir adam olduğudur.Et à ce que mes amis brésiliens me disent, ce mec est une machine à clichés.
Rede Globo için Ve Brezilyalı arkadaşlarımdan anladığım kadarıyla basmakalıp konuşan bir adam olduğudur.Și din ce înțeleg de la prietenii brazilieni acest tip este o adevarată mașină de clișee.
Resimde gördüğüm kadarıyla eğlenceli bir yere benziyor.A z obrazu můžeme vidět, jak zábavné by to tu bylo.
Resimde gördüğüm kadarıyla eğlenceli bir yere benziyor.Na tym obrazie widać jak mogło tam być przyjemnie.
Resimde gördüğüm kadarıyla eğlenceli bir yere benziyor.Und du kannst an diesem Bild sehen, wie toll das dort wäre.
Resimde gördüğüm kadarıyla eğlenceli bir yere benziyor.На цій картині ви можете побачити як там було весело.
RW: Evet, en azından ekibimizin bildiği kadarıyla bir "ilk"...로물루스 휘태커: 맞습니다. 이것은 실제로 우리중 누구도 그 사실에 대해 한가지 사실에 대해 안 것입니다.
RW: Evet, en azından ekibimizin bildiği kadarıyla bir "ilk"...Vâng, đây đúng là lần đầu, chưa ai trong chúng tôi từng thấy việc đó.
RW: Evet, en azından ekibimizin bildiği kadarıyla bir "ilk"...Właściwie wcześniej nikt o tym nie wiedział.
RW: Evet, en azından ekibimizin bildiği kadarıyla bir "ilk"...רומולוס וויטיקר: כן, זה אפילו הפעם הראשונה שמי מאיתנו ידע על זה בכלל.
RW: Evet, en azından ekibimizin bildiği kadarıyla bir "ilk"...ار إم:اول مرة يعرف شخص عن هذا
RW: Evet, en azından ekibimizin bildiği kadarıyla bir "ilk"...先ほど言ったとおり おやつみたいでしょ?
Sağ alt köşe bizim evrenimizi temsil ediyor, ki ufukta göründüğü kadarıyla sınırlı ötesiyle alakalı değil.Esta é outra imagem.
Sağ alt köşe bizim evrenimizi temsil ediyor, ki ufukta göründüğü kadarıyla sınırlı ötesiyle alakalı değil.오른 쪽 아래는 우리 우주를 묘사하고 있습니다. 경계에 있는 그 우주는 말하자면,
Sağ alt köşe bizim evrenimizi temsil ediyor, ki ufukta göründüğü kadarıyla sınırlı ötesiyle alakalı değil.Onderaan rechts toont hij ons universum, op de horizon niet verder gekomen dan dat.
Sağ alt köşe bizim evrenimizi temsil ediyor, ki ufukta göründüğü kadarıyla sınırlı ötesiyle alakalı değil.Și iată o altă poză.
Sağ alt köşe bizim evrenimizi temsil ediyor, ki ufukta göründüğü kadarıyla sınırlı ötesiyle alakalı değil.Unten rechts zeigt es unser Universum, das am Horizont begrenzt wird.
Sağ alt köşe bizim evrenimizi temsil ediyor, ki ufukta göründüğü kadarıyla sınırlı ötesiyle alakalı değil.הימנית התחתונה מתארת את היקום שלנו, שבאופק הוא לא מעבר לזה,
Sağ alt köşe bizim evrenimizi temsil ediyor, ki ufukta göründüğü kadarıyla sınırlı ötesiyle alakalı değil.الجانب الأيمن في الأسفل يبين كوننا وهو على الأفق ليس أبعد من ذلك
Sağ alt köşe bizim evrenimizi temsil ediyor, ki ufukta göründüğü kadarıyla sınırlı ötesiyle alakalı değil.その地平線は この宇宙に属しています しかしたった1つの泡のように見えるものが 巨大な実体なのです
Seni tanıdıgım kadarıyla, gerçek içindeki gerçegi bulursun.Conociéndote, seguro que podrás encontrar
Seni tanıdıgım kadarıyla, gerçek içindeki gerçegi bulursun.Conoscendoti, riuscirai a trovare la verità all'interno della verità.
Seni tanıdıgım kadarıyla, gerçek içindeki gerçegi bulursun.Du kan finde sandheden i sandheden.
Seni tanıdıgım kadarıyla, gerçek içindeki gerçegi bulursun.Du kan finna sanningen i sanningen.
Seni tanıdıgım kadarıyla, gerçek içindeki gerçegi bulursun.Jag vet att du kan finna sanningen i sanningen.
Seni tanıdıgım kadarıyla, gerçek içindeki gerçegi bulursun.Jeg ved, du kan finde sandheden i sandheden.
Seni tanıdıgım kadarıyla, gerçek içindeki gerçegi bulursun.O ile nie mylę się co do ciebie, zdołasz znaleźć ukrytą prawdę...
Seni tanıdıgım kadarıyla, gerçek içindeki gerçegi bulursun.O ile was znam, odnajdziecie prawdę w prawdzie.
Seni tanıdıgım kadarıyla, gerçek içindeki gerçegi bulursun.Se bem te conheço, conseguirás encontrar a verdade da verdade...
Seni tanıdıgım kadarıyla, gerçek içindeki gerçegi bulursun.Seguro que encontrarás la verdad dentro de la verdad.
Seni tanıdıgım kadarıyla, gerçek içindeki gerçegi bulursun.Sinut tuntien löydät totuuden totuuden sisältä...
Seni tanıdıgım kadarıyla, gerçek içindeki gerçegi bulursun.Θα μπορέσεις να βρεις την αλήθεια μέσα στην αλήθεια.
Seni tanıdıgım kadarıyla, gerçek içindeki gerçegi bulursun.Θα μπορέσεις να βρεις την αλήθεια μέσα στην αλήθεια...
Seni tanıdıgım kadarıyla, gerçek içindeki gerçegi bulursun.Такой, как ты, сможет найти истину в истине.
Seni tanıdıgım kadarıyla, gerçek içindeki gerçegi bulursun.Такой, как ты, сможет найти истину в истине...
Şimdi bu duyduğum kadarıyla sadece mürekkepbalıklarının erkeklerine özgü bir hareket değilmiş ama bilmiyorum.Azt mondják nem csak a kalmár hímek viselkednek így, de ki tudja.
Şimdi bu duyduğum kadarıyla sadece mürekkepbalıklarının erkeklerine özgü bir hareket değilmiş ama bilmiyorum.Bolo mi povedané, že toto nie je len záležitosť samcov u kalamára, ale neviem.
Şimdi bu duyduğum kadarıyla sadece mürekkepbalıklarının erkeklerine özgü bir hareket değilmiş ama bilmiyorum.Bylo mi řečeno, že to není fenomén pouze u samců olihní, ale nevím.
Şimdi bu duyduğum kadarıyla sadece mürekkepbalıklarının erkeklerine özgü bir hareket değilmiş ama bilmiyorum.Ich habe gehört, dass es dieses Phänomen nicht nur bei Tintenfischen gibt, aber ich bin mir nicht sicher.
Şimdi bu duyduğum kadarıyla sadece mürekkepbalıklarının erkeklerine özgü bir hareket değilmiş ama bilmiyorum.Ik hoor wel eens dat dit niet slechts voor pijlinktvismannetjes geldt, maar dat weet ik niet.
Şimdi bu duyduğum kadarıyla sadece mürekkepbalıklarının erkeklerine özgü bir hareket değilmiş ama bilmiyorum.Je dis ça mais peut être que ce n'est pas juste un phénomène entre mâle, je ne sais pas.
Şimdi bu duyduğum kadarıyla sadece mürekkepbalıklarının erkeklerine özgü bir hareket değilmiş ama bilmiyorum.Jeg har fået at vide, at dette ikke blot er et fænomen hos blæksprutte-hanner, men jeg ved det ikke.
Şimdi bu duyduğum kadarıyla sadece mürekkepbalıklarının erkeklerine özgü bir hareket değilmiş ama bilmiyorum.이 모든 게 숫놈 오징어에만 해당되는 게 아니라고. 저도 잘 몰라요.
Şimdi bu duyduğum kadarıyla sadece mürekkepbalıklarının erkeklerine özgü bir hareket değilmiş ama bilmiyorum.Man har sagt till mig att detta inte bara är en fenomen hos bläckfiskhannar, men jag vet inte.
Şimdi bu duyduğum kadarıyla sadece mürekkepbalıklarının erkeklerine özgü bir hareket değilmiş ama bilmiyorum.Me han dicho que este fenómeno no es exclusivo de los calamares machos, pero no sé.
Şimdi bu duyduğum kadarıyla sadece mürekkepbalıklarının erkeklerine özgü bir hareket değilmiş ama bilmiyorum.Slišal sem, da ta pojav ni značilen samo za samce lingjev, ampak ne vem.
Şimdi bu duyduğum kadarıyla sadece mürekkepbalıklarının erkeklerine özgü bir hareket değilmiş ama bilmiyorum.Sztuczkę tę wykorzystują ponoć też samce innych gatunków.
Şimdi bu duyduğum kadarıyla sadece mürekkepbalıklarının erkeklerine özgü bir hareket değilmiş ama bilmiyorum.Μου έχουν πει ότι αυτό δεν είναι απλώς ένα φαινόμενο των αρσενικών καλαμαριών, αλλά δεν ξέρω.
Şimdi bu duyduğum kadarıyla sadece mürekkepbalıklarının erkeklerine özgü bir hareket değilmiş ama bilmiyorum.Мені сказали, що це явище існує не тільки серед самців кальмарів, але я не впевнений.
Şimdi bu duyduğum kadarıyla sadece mürekkepbalıklarının erkeklerine özgü bir hareket değilmiş ama bilmiyorum.Так, мне сказали, что это явление не только у самцов кальмаров, но не знаю.
Şimdi bu duyduğum kadarıyla sadece mürekkepbalıklarının erkeklerine özgü bir hareket değilmiş ama bilmiyorum.של דיונונים זכרים, אבל אינני יודע.
Şimdi bu duyduğum kadarıyla sadece mürekkepbalıklarının erkeklerine özgü bir hareket değilmiş ama bilmiyorum.ليست مقتصرة على ذكور الحبار، و لكني لا أدري
Şimdi bu duyduğum kadarıyla sadece mürekkepbalıklarının erkeklerine özgü bir hareket değilmiş ama bilmiyorum.(拍手)
- Sizin geminiz de kaza geçirdi anladığım kadarıyla?- Aber natürlich. Sie waren auch in einen Schiffbruch verwickelt.
- Sizin geminiz de kaza geçirdi anladığım kadarıyla?- Ai fost într-un naufragiu prea?
- Sizin geminiz de kaza geçirdi anladığım kadarıyla? - Evet.A ak niekto má právo na svoj alkohol, Je to obeť okolností.
- Sizin geminiz de kaza geçirdi anladığım kadarıyla? - Evet.A jeśli ktoś ma prawo do jego alkoholem, jest ofiarą okoliczności.
- Sizin geminiz de kaza geçirdi anladığım kadarıyla? - Evet.Dan jika ada yang memiliki hak untuk minuman keras itu, itu sebagai korban dari keadaan.