kadarıyla ile cümle

kadarıyla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
İncelediğim kadarıyla bir tane daha var.Và một cái khác mà tôi đã nghiên cứu về.
İncelediğim kadarıyla bir tane daha var.Να εκεί είναι ακόμα ένα που μελέτησα.
İncelediğim kadarıyla bir tane daha var.Вот другой, который я изучал.
İncelediğim kadarıyla bir tane daha var.Ето още едно, което проучвах.
İncelediğim kadarıyla bir tane daha var.Ось інше, яке я вивчав.
İnsan, icat edebilen bir varlıktır. Bildiğimiz kadarıyla biz, en yetenekli varlıklarız.Manusia adalah makhluk yang mampu menemukan. kita adalah yang paling mampu, sejauh yang kita tahu.
İnsan, icat edebilen bir varlıktır. Bildiğimiz kadarıyla biz, en yetenekli varlıklarız.Το ανθρώπινο είδος, είναι ένα είδος ικανό να ανακαλύπτει, είμαστε το πιο ικανό είδος εξ όσων γνωρίζουμε
İşte buradaki. İncelediğim kadarıyla bir tane daha var.3 番目の道からの車は少ないのです
İşte buradaki. İncelediğim kadarıyla bir tane daha var. Bu üçüncü yolda çok nadir araba oluyor.Kolejny przykład: samochody rzadko pojawiają się na tej trzeciej drodze.
İşte buradaki. İncelediğim kadarıyla bir tane daha var.Itt van egy, és egy másik kereszteződés is, amit tanulmányoztam.
İşte buradaki. İncelediğim kadarıyla bir tane daha var.그래서, 저는 다른 방법을 연구해봤습니다.
İşte buradaki. İncelediğim kadarıyla bir tane daha var.אז הנה אחד. זה עוד אחד שחקרתי.
İşte buradaki. İncelediğim kadarıyla bir tane daha var.اذاً, هذا واحد. وهناك واحد آخر قمت بدراسته.
kadarıyla ilgilendiğinizden o zamanak máte obavy, že čas
kadarıyla ilgilendiğinizden o zamanamennyire csak aggódik, hogy idő
kadarıyla ilgilendiğinizden o zamanaussi loin que vous craignez que le temps
kadarıyla ilgilendiğinizden o zaman당신이 아는 한은 그 때
kadarıyla ilgilendiğinizden o zamanså langt som du er bekymret for, at tiden
kadarıyla ilgilendiğinizden o zamanככל שאתה מודאג מכך שהזמן
kadarıyla ilgilendiğinizden o zamanبقدر ما كنت قلقا ذلك الوقت
Kusursuz ofis - yine, gördüğüm kadarıyla kablolardan eser yok.Biroul perfect.
Kusursuz ofis - yine, gördüğüm kadarıyla kablolardan eser yok.Das perfekte Büro - noch einmal, keine Kabel soweit ich sehen kann.
Kusursuz ofis - yine, gördüğüm kadarıyla kablolardan eser yok.Doskonałe biuro.
Kusursuz ofis - yine, gördüğüm kadarıyla kablolardan eser yok.Het perfecte bureau -- voor zover ik zie: geen enkel snoer.
Kusursuz ofis - yine, gördüğüm kadarıyla kablolardan eser yok.완벽한 사무실. 다시 말하지만 전선이 없죠.
Kusursuz ofis - yine, gördüğüm kadarıyla kablolardan eser yok.La oficina perfecta.
Kusursuz ofis - yine, gördüğüm kadarıyla kablolardan eser yok.Le bureau parfait.
Kusursuz ofis - yine, gördüğüm kadarıyla kablolardan eser yok.L'ufficio perfetto.
Kusursuz ofis - yine, gördüğüm kadarıyla kablolardan eser yok.А вот идеальный офис.
Kusursuz ofis - yine, gördüğüm kadarıyla kablolardan eser yok.Перфектният офис.
Kusursuz ofis - yine, gördüğüm kadarıyla kablolardan eser yok.המשרד המושלם. שוב, בלי כבלים, ככל שאני יכולה להעיד,
Kusursuz ofis - yine, gördüğüm kadarıyla kablolardan eser yok.المكتب المثالي. ومرة أخرى، لا أسلاك
Kusursuz ofis - yine, gördüğüm kadarıyla kablolardan eser yok.ここにもコードは 見当たりません 私のオフィスとは 似ても似つきません
Majesteleri anladığım kadarıyla olduFelség, ha jól értem, lett összefonódott ezzel a fiatal személy, írta meg
Majesteleri anladığım kadarıyla oldu폐하, 제가 알기론,되었다
Majesteleri anladığım kadarıyla olduTeidän Majesteettinne, kuten olen ymmärtänyt, tuli tarttumalla tämän nuoren, kirjoitti
Majesteleri anladığım kadarıyla olduהוד מלכותו, כפי שאני מבין, הפך
Majesteleri anladığım kadarıyla olduأصبح صاحب الجلالة ، كما أفهم ،
Majesteleri anladığım kadarıyla olduこの若い人と、もつれが62020
Mutluysan ve iyiysen, bu kadarıyla yetinirim.Én csak azt szeretném, hogy boldog légy és jó életed legyen. Csak ennyit szeretnék.
Mutluysan ve iyiysen, bu kadarıyla yetinirim.Je... veux juste que tu sois heureuse et que tu vives bien. Et ça ira.
Mutluysan ve iyiysen, bu kadarıyla yetinirim.Αν ζήσεις ευτυχισμένη και υγιής, τότε είμαι ικανοποιημένη με αυτό.
Mutluysan ve iyiysen, bu kadarıyla yetinirim.اذا عشت جيدا وبسعادة, عندها سأكون راضية عن هذا
Müzik, bildiğimiz kadarıyla, insanın ruhsal durumunu etkileyen en etkili sestir. (Albinoni - Adagio)A música é a forma de som mais poderosa que sabemos que influencia o nosso estado emocional.
Müzik, bildiğimiz kadarıyla, insanın ruhsal durumunu etkileyen en etkili sestir. (Albinoni - Adagio)A zene a hang legerőteljesebb formája, amiről tudjuk, hogy hat az érzelmi állapotunkra.
Müzik, bildiğimiz kadarıyla, insanın ruhsal durumunu etkileyen en etkili sestir. (Albinoni - Adagio)Glasba je najmočnejša oblika zvoka, ki jo poznamo, ki vpliva na naše čustveno stanje.
Müzik, bildiğimiz kadarıyla, insanın ruhsal durumunu etkileyen en etkili sestir. (Albinoni - Adagio)Hudba je najsilnejšia známa forma zvuku, ktorá ovplyvňuje naše emócie.
Müzik, bildiğimiz kadarıyla, insanın ruhsal durumunu etkileyen en etkili sestir. (Albinoni - Adagio)La musica è la forma di suono più potente che conosciamo che condiziona il nostro stato emotivo.
Müzik, bildiğimiz kadarıyla, insanın ruhsal durumunu etkileyen en etkili sestir. (Albinoni - Adagio)La música es la forma sonora mas poderosa que conocemos que afecta nuestros estados emocionales.
Müzik, bildiğimiz kadarıyla, insanın ruhsal durumunu etkileyen en etkili sestir. (Albinoni - Adagio)Musik adalah bentuk suara yang paling kuat yang kita ketahui yang mempengaruhi tingkat emosi kita.
Müzik, bildiğimiz kadarıyla, insanın ruhsal durumunu etkileyen en etkili sestir. (Albinoni - Adagio)Muzyka jest najpotężniejszą formą dźwięku jaką znamy, która wpływa na nasz stan emocjonalny.
Müzik, bildiğimiz kadarıyla, insanın ruhsal durumunu etkileyen en etkili sestir. (Albinoni - Adagio)Музика є найпотужнішою формою звуку, що ми знаємо, яка впливає на наш емоційний стан.
Müzik, bildiğimiz kadarıyla, insanın ruhsal durumunu etkileyen en etkili sestir.Hudba je tou nejsilnější formou zvuku, o které víme, že ovlivňuje náš emoční stav.
Müzik, bildiğimiz kadarıyla, insanın ruhsal durumunu etkileyen en etkili sestir.음악은 우리가 아는 가장 강력한 영향력을 가진 소리입니다. 우리의 감정 상태에도 영향을 주지요.
Müzik, bildiğimiz kadarıyla, insanın ruhsal durumunu etkileyen en etkili sestir.La musique est la forme sonore la plus puissante que nous connaissons et qui affecte nos états émotionnels.
Müzik, bildiğimiz kadarıyla, insanın ruhsal durumunu etkileyen en etkili sestir.Muzica este cea mai puternică formă a sunetului pe care o cunoaştem care ne afectează starea emoţională.
Müzik, bildiğimiz kadarıyla, insanın ruhsal durumunu etkileyen en etkili sestir.Muziek is de krachtigste vorm van geluid die invloed heeft op onze emoties. (Albinoni's Adagio)
Müzik, bildiğimiz kadarıyla, insanın ruhsal durumunu etkileyen en etkili sestir.Музиката е най-мощната ни позната форма на звук, която влияе върху емоционалното ни състояние. (Бавна цигулка)
Müzik, bildiğimiz kadarıyla, insanın ruhsal durumunu etkileyen en etkili sestir.מוסיקה היא צורת הצליל החזקה ביותר המוכרת לנו שמשפיעה כל מצבנו הרגשי. [האדג'יו של אלבינוני]
Müzik, bildiğimiz kadarıyla, insanın ruhsal durumunu etkileyen en etkili sestir.فالموسيقى هي أقوى نوع من الصوت نعرفه حيث تؤثر على حالتنا العاطفية ( مقطوعة " البينوني " )
İlgili Sayfalar