kadınlardan ile cümle

kadınlardan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Erkeklerde kadınlardan bir miktar daha fazla görülür.Es wurden deutlich mehr Männer als Frauen gefunden.
Ay halinde kadınlardan uzak durun.Die Frauen müssen in der Stadt zurückbleiben.
Kadınlardan biri parlak yeşil elbise içindedir ve saçları turuncudur.Eine Frau mit rotem Kleid und hoch gesteckten Haaren sitzt im Gras.
O dönemdeki kadınlardan daha iyi bir eğitim aldığı için şanslıydı.Sie erhielt dort eine für die damalige Zeit für Mädchen außergewöhnlich gute Bildung durch ihre Eltern.
"Ben sadece diğer kadınlardan biriyim.Das ist nur eine Art unter anderen.
On birinci sezonun yayım ekibi daha çok kadınlardan oluşturuldu.Die erste Teileinheit wurde dann aus 13 weiblichen Spezialkräften gebildet.
Hatta erkek çocuklar bile kadınlardan önce yemek yer.Les hommes étaient servis avant les femmes.
O dönemdeki kadınlardan daha iyi bir eğitim aldığı için şanslıydı.L'une des femmes les mieux éduquées de son époque.
1943 yılında Sovyet Silahlı Kuvvetleri'nde bulunan her 10 personelden biri kadınlardan oluşuyordu.En 1943, 4 équipes de 10 hommes forment un groupe de l'Armée secrète.
Kısaca "kadınlardan nefret eden erkeklerden nefret eden bir kadın" diye tanımlanabilir.Peut-être parce qu’elle est une femelle », allusion aux terroristes qui ont déclaré ne pas tuer les femmes.
Qanatir Kadın Hapishanesin'nde tutulan kadınlardan birisidir.Miss Claudette est une femme très stricte qui craint à la prison.
Ben kıskanç kadınlardan nefret ederim.Odio a las mujeres celosas.
Erkekler bu konuda kadınlardan daha iyidirler.Los hombres son mejores en esto que las mujeres.
Erkekler kadınlardan o kadar farklı değiller.Los hombres no son tan diferentes de las mujeres.
O dönemdeki kadınlardan daha iyi bir eğitim aldığı için şanslıydı.Recibió una educación mucho más avanzada que el resto de mujeres de su época.
Bu kadınlardan biri Vladimir Monomakh'ın büyükannesidir.Una de estas mujeres sería la abuela de Vladímir II Monómaco.
Sakatlardan, kadınlardan, çocuklardan ve din görevlilerinden alınmazdı.Vinieron con ellos: esclavos, empleados y familiares.
Qanatir Kadın Hapishanesin'nde tutulan kadınlardan birisidir.Rea se llama a una mujer que está en prisión.
"Ben sadece diğer kadınlardan biriyim.Sólo estoy en una banda con otra gente".
Çoğunlukla beyaz çiftlik sahiplerinin köle kadınlardan doğan çocuklarıdır.Por lo tanto, parece ser que la mayoría de las matronas eran de origen esclavo.
Genellikle, erkekler kadınlardan daha uzundur.Generalmente gli uomini sono più alti delle donne.
Hatta erkek çocuklar bile kadınlardan önce yemek yer.I maschi maturano poco prima delle femmine.
O dönemdeki kadınlardan daha iyi bir eğitim aldığı için şanslıydı.Ella ricevette una buona educazione per quell'epoca.
Octavia, sikke üzerine resmi basılan ilk Romalı kadınlardan biridir.Sakuya è, a prima vista, una delle poche ragazze normali ad apparire nella serie.
Kadınlardan nefret eder.Ненавидит женщин.
Orada kadınlardan şefkat kahramanları olarak bahseder .Здесь как нигде ценится доблесть героев.
Adamlardan birisi, vagonun içindeki kadınlardan birisini seçer ve onu vagonun dışına doğru sürüklemeye başlar.Все четверо забираются к ней в фургон и решают уехать подальше от центра.
Bu kadınlardan biri Vladimir Monomakh'ın büyükannesidir.Один из младших сыновей Владимира Мономаха.
Ancak başka kadınlardan on çocuğu olduğu sanılmaktadır.Помимо него, в семье было ещё десять детей: шестеро дочерей и четверо сыновей.
O dönemdeki kadınlardan daha iyi bir eğitim aldığı için şanslıydı.Ему удалось получить достаточно хорошее по стандартам того времени образование.
Nepal Komünist Partisine (Maoist) bağlı Halkın Bağımsızlık Ordusunun %40’ı kadınlardan oluşmaktadır.يتألف 40% من جيش الاستقلال الشعبي المرتبط ب(الماوي) الحزب الشيوعي النيبالي، من النساء.
Estonya Ulusal Meclisi’ne seçilen ilk kadınlardandır.كانت أول امرأة يتم انتخابها في البرلمان الإستوني.
Kadınlardan biri parlak yeşil elbise içindedir ve saçları turuncudur.من بينهم سيدة تلبس ثوبا أحمرا تجلس في العشب الأخضر وشعرها مضفر.
Kadınlardan nefret eder.حقد امرأة.
Fakat bu kadınlardan yeterince yok." dedi.Mas não há o suficiente dessas mulheres".
Daha sonra I. İbrahim'ın başka kadınlardan da çocukları oldu.Foi sucedido pelo filho Ibraim I (r.
On birinci sezonun yayım ekibi daha çok kadınlardan oluşturuldu.Os editores da décima primeira série consistem principalmente de mulheres.
Sadece kadınlardan veya erkeklerden oluşan bir takımla oynanmaz.Não se dsitingue nenhuma das pessoas com masculina ou feminina.
Bu kadınlardan biri Vladimir Monomakh'ın büyükannesidir.Uma dessas mulheres é a avó de Vladimir II Monômaco.
Erkekler kadınlardan daha geniştirler.Homens ganham mais que as mulheres.
O dönemdeki kadınlardan daha iyi bir eğitim aldığı için şanslıydı.Ela foi uma das mulheres mais bem educadas da época.
Ancak başka kadınlardan on çocuğu olduğu sanılmaktadır.Hij heeft ongeveer tien kinderen bij meerdere vrouwen.
O dönemdeki kadınlardan daha iyi bir eğitim aldığı için şanslıydı.Ze volgde een hoge opleiding voor een vrouw uit die tijd.
Hatta erkek çocuklar bile kadınlardan önce yemek yer.Tevens zijn vrouwtjes forser dan mannetjes.
Uyuyan kadınlardan biri esmer, diğeri ise sarışındır.Een van de meisjes had blond haar, de ander donker.
Daha sonra I. İbrahim'ın başka kadınlardan da çocukları oldu.Het echtpaar liet een aantal kinderen dopen, waaronder Abraham.
Aylin ilk günden beri eşiyle evli olan kadınlardan olmuştu.Van Tongelen is jaren getrouwd geweest met zijn eerste vrouw.
8 numaralı sürümde, denekler kadınlardan seçildi (Milgram'ın diğer tüm deneylerinde denekler erkekti).In experiment 8 werden vrouwen gebruikt als deelnemers (bij andere experimenten werden enkel mannen gebruikt).
Sakatlardan, kadınlardan, çocuklardan ve din görevlilerinden alınmazdı.Nic to nie dawało; znajdowano nas i zabijano - mężczyzn, kobiety i dzieci, bez różnicy".
Spice Girls, tüm zamanların en çok satan, üyelerinin tamamı kadınlardan oluşan müzik grubu.Praktyczie przez cały czas wszystkie zwrotki śpiewają wszystkie członkinie Spice Girls.
Kadınlardan nefret eder.Nienawidzi ludzi!
O dönemdeki kadınlardan daha iyi bir eğitim aldığı için şanslıydı.Hon fick en bättre utbildning än vad som var vanligt för hennes kön under denna tid.
Orada kadınlardan şefkat kahramanları olarak bahseder .Nej, serberna hyllar dem som hjältar.
Filmlerinde tavrını daima kadınlardan yana koyar.У серіалі він також завжди скаржиться на все.
Estonya Ulusal Meclisi’ne seçilen ilk kadınlardandır.Була однією з перших жінок, обраних до естонського парламенту.
Kısaca "kadınlardan nefret eden erkeklerden nefret eden bir kadın" diye tanımlanabilir.ЛітАкцент «Чоловіки, що ненавидять жінок»
Kadınlardan nefret eder.Він ненавидить людей.
Orada kadınlardan şefkat kahramanları olarak bahseder .Про цих хлопців будуть говорити як про героїв.
Bafra nüfusunun %49,46'sı erkek, %50,54'ü ise kadınlardan oluşmaktadır.Серед них 49.46% становили чоловіки, та відповідно 50.54% жінки.
Tom kadınlardan nefret ediyordu.Том ненавидів жінок.

İlgili Sayfalar