kadınlara ile cümle

kadınlara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bu vakalar kadınlara karşı sık sık işlendi.Frequente era anche la lamentazione funebre da parte delle donne.
Cemiyet, kimsesiz kızlara ve dul kadınlara yardım etme amacını benimsedi.Soccorrere sempre le dame e le vedove.
Kadınlara oy hakkı verildi.Женщинам предоставляется право голоса.
Kadınlara oldukça düşkün olan Sultan İbrahim, devletin en önemli haslarını kadınlarına vermekteydi.Ибрагим, отличавшийся буйным нравом, конфисковал их имущество и подарил его своей новоиспечённой супруге.
Böylece Azerbaycan, Doğu'da kadınlara oy hakkı veren ilk ülke oldu.Таким образом, Азербайджан стал первой страной на Востоке, которая признала права женщин на голосование.
Haziran 2018'den itibaren, Suudi Arabistan'da kadınlara araba kullanma hakkı verildi.В июне 2018 года в Саудовской Аравии были выданы первые водительские права на имя женщины.
1893 - ABD'nin Colorado eyaletinde kadınlara oy verme hakkı tanındı.1893 — в американском штате Колорадо женщины получили право участвовать в выборах.
Ama esas istediği bu zengin kadınlarain servetleridir.Эта пудра предназначалась только для женщин из богатых семей.
Kadınlara seçme hakkı ilk kez 1893'te Yeni Zelanda'da verilmiştir.Избирательным правом впервые воспользовались женщины Новой Зеландии в 1893 году.
Çünkü Clarissa erkeklerden fazla kadınlara ilgi duymaktadır.Однако Луизу больше привлекают женщины.
1881'de Man Adası'nda toprak sahibi kadınlara oy kullanma hakkı tanındı.В 1881 году о введении женского избирательное права объявил Остров Мэн.
S.Radhakrishnan da Gayatri mantranın her kasttan erkek ve kadınlara öğretilmesini teşvik etmiştir.В своих писаниях С. Радхакришнан поощрял обучение Гаятри-мантре мужчин и женщин всех каст.
Erkeklerde, kadınlara göre 8 kat daha fazla rastlanmaktadır.У женщин заболевание встречается в 8 раз чаще, чем у мужчин.
1971 - İsviçre'de kadınlara seçme hakkı verildi.В Швейцарии женщины получили право участвовать в национальных выборах в 1971 году.
Uzun yıllar boyunca onun yüreğinde kadınlara karşı bir korku duygusunun oluştuğunu anlar.Много лет в нём сидит боязнь женщин.
Aynı zamanda miras konusunda kadınlara da hak verildi.Эти права распространялись и на её наследников.
Bu vakalar kadınlara karşı sık sık işlendi.Иногда эта роль исполнялась женщинами.
Essence, Afroamerikan kadınlara yönelik aylık bir dergi.Ebony — американский ежемесячный журнал, ориентированный на афроамериканскую аудиторию.
Goat, kadınlara ilgi duymaktadır ve eski ve hurda olan her şeyi sevmektedir.Считается что ками любят всё новое и чистое.
Genelde erkekleri orta yaşlı kadınlar tutardı ama bazen yaşlı kadınlara da hizmet verdikleri olurdu.Это имя давали в основном девушкам, но иногда дают и мужчинам.
Babası, dindar ve katı mizaçlı erkeklerin kadınlara göre üstün olduğunu düşünen Norveçli bir gemi kaptanı idi.Её отец был морским капитаном, глубоко верующим человеком, убежденным в превосходстве мужчин над женщинами.
Ayrıca kadınlara ön saflarda görev verilmemektedir.بالاضافة الي عدم تولي النساء المهام في الصفوف الأمامية.
Dünya'daki arazilerin sadece %1'i kadınlara ait.تمتلك النساء 1% فقط من الأراضى في العالم.
Norveç 1913'te, Danimarka ve o zaman Danimarka'ya bağlı olan Izlanda da 1915'te kadınlara oy hakkı vermiştir.اعطت أيسلندا المرتبطة بالدنمارك و الدنمارك و النرويج في عام 1913 للمرأة حق التصويت في عام 1915.
2008 yılında kadınlara yönelik Tuliss adlı bir site kurdu.وفي عام 2008 أسست موقع على شبكة الإنترنت باسم " توليس " موجه للنساء.
Kanal, kadınlara yönelik veya başrollerde kadınların olduğu programlar yayınlar.القناة تقدم برامج بمجملها موجهة للمرأة أو لإبراز المرأة في أدوار قيادية.
1934 yılındaki üçüncü değişiklikle kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanındı.و بمُقتضي التعديل الثالث الذي تم في عام 1934 أُعطي للنساء حق الانتخاب و الترشح للانتخابات.
Erkeklerde, kadınlara göre 8 kat daha fazla rastlanmaktadır.والرجال معرضون للفتق المغبني 8 مرات أكثر من النساء.
Dünyadaki mal varlıklarının 14 trilyon dolarlık kısmı kadınlara ait.تمتلك النساء حصيلة تقدر ب 14 تريليون دولار من الوجود المالى على مستوى العالم.
Svanlar, kadınlara gerçekten derin saygı gösterirler.وضعت زوجاتهم الاحترام قوي ، كذلك.
Bu kanıtların birçoğu erkeklerin kadınlara göre fiziksel olarak daha üstün olmalarını içerir.ومعظم هذه الأدلة تتضمن أن الرجال يكونوا ذو لياقة جسدية عالية مقارنة بالنساء.
HBB'de gündüz kuşağında, "2'den 4'e" adında kadınlara yönelik bir program sundu.و قدمت إجلال برنامجاً موجهاً للنساء بعنوان " من 2 إلى 4 " نهاراً على شاشة قناة " إتش بي بي ".
Bu toplumlarda kadınlara erkeklerden daha çok saygı gösterilir.مما يجعل المرأة في المجتمع أكثر تساويا للرجل.
Yeni Zelanda'da kadınlara seçme hakkı 1893 yılında, seçilme hakkı 1918'de verilmiştir.قَدم في 1893 للمرأة في نيوزيلندا حق الإنتخاب و في 1918 بحق أن تنتخب.و يشمل هذا القانون جميع النساء.
Haziran 2018'den itibaren, Suudi Arabistan'da kadınlara araba kullanma hakkı verildi.حظرت الممكلة العربية السعودية منذ تأسيسها وحتى رفع الحظر عام 2017 على النساء قيادة السيارات.
28 İsa bu kadınlara dönerek, “Ey Yeruşalim kızları, benim için ağlamayın” dedi.فالتفت إليهن يسوع وقال: "يا بنات أورشليم لا تبكين علي بل ابكين على أنفسكن وأولادكنّ.
Bu bağlamda Bakanlık, özellikle gebe kadınlara bu bölgelere seyahat etmemesi çağrısında bulunmuştur.وفي أثناء هذا الوقت قامت منظمة توظيف النساء بالسعي بقوة لطلب توظيف النساء غير المنظمات للنقابة في المدينة.
Kadınlara karşı nazik ve kibardır, Kadınlarla ilişkileri çok iyidir.بسبب شخصيتها الخجولة، هي مهذبة جدا عند التحدث مع الآخرين.
1893 - Yeni Zelanda Kolonisi, kadınlara oy hakkı tanıyan ilk ulus oldu.في عام 1893 أصبحت نيوزيلندا البلد الأول في العالم الذي يمنح جميع النساء الحق في التصويت.
1832'de Kavalalı Mehmet Ali Paşa, kız ve kadınlara özel bir okul açtı.وفي 1832، بنى محمد علي مدرسة للتمريض للفتيات.
Bu vakalar kadınlara karşı sık sık işlendi.وتعامل المؤسسات تلك الحالات كزنا.
(Nur Suresi: Ayet 30) ''Mü’min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar.''للإلغاء قل "ثبت يديك" وحركهما بقوة، وقل "تنفس بعمق" تنفس بعمق وقل "افتح عينيك" ثم اترك عينيك مفتوحتين.
Bu romanında bir Osmanlı aydının yaşam öyküsünü daha çok kadınlara yansıyan bölümüyle anlattı.وكانت تحكي في روايتها هذه عن قصة حياة المثقف العثماني وذلك من خلال القسم الذي يعكس لكثير من النساء.
III. İoannis Dukas Vatacis, daha önce yapılmamış olan kilise ve soylu kadınlara da Pronoia verdi.João III Ducas Vatatzes estendeu a pronoia à Igreja e às mulheres nobres, coisa sem precedentes até então.
Kanal, kadınlara yönelik veya başrollerde kadınların olduğu programlar yayınlar.O canal possui programação voltada para mulheres ou apresenta mulheres em papéis principais.
1919 - Fransa'daki seçimlerde kadınlara ilk kez oy hakkı tanındı.1919 — Pela primeira vez na França, as mulheres votam em eleições legislativas.
Erkeklerde, kadınlara göre 8 kat daha fazla rastlanmaktadır.Afeta oito vezes mais mulheres que homens.
Fakat yirmi yaşından sonra kadınlara ilgisi artmaya başlamıştır.Vinte anos depois, começou a ordenar mulheres.
Haziran 2018'den itibaren, Suudi Arabistan'da kadınlara araba kullanma hakkı verildi.Na Arábia Saudita, até 23 de Junho de 2018, elas não estavam autorizadas a conduzir automóveis.
Bu şekilde kadınlara karşı olan utangaçlığını yenmiştir.Ela parece ser tímida em relação às pessoas.
1893 - ABD'nin Colorado eyaletinde kadınlara oy verme hakkı tanındı.1893 EUA, Colorado: Colorado garantiu a mulher o direito ao voto.
San Marino'da kadınlara oy kullanma hakkı 1960 yılında verildi.Foi dado o direito ao voto às mulheres em 1946.
1902 senesinde kadınlara özel yüksek okulda ders vermeye başladı.1902 - leciona, por breve período, nas escolas elementares.
ateist feminizm, kadınlara yönelik ayrımcılığın temelini dinlerde gören bir feminist yaklaşımdır.O feminismo em seu núcleo é um movimento para abolir as desigualdades que as mulheres enfrentam.
Sınırlamalar daha çok kadınlara yönelik olmuştur.Tal restrição é ainda mais forte para as famílias.
Genç kız ölümden korkmaz ancak sevgilisinin, onun ölümünden sonra başka kadınlara aşık olmasında korkar.Ele não tem medo de morrer pela proteção de seus entes queridos ou o próprio planeta.
Ancak yine Watson'ın bir sözü, Holmes'un kadınlara olan ilgisizliğini ortaya koyar.Com exceção da de Watson, Holmes evita a companhia casual.
Erkeklerde kadınlara göre daha fazladır.É mais comum em homens do que em mulheres.
Erkeklere sakal, kadınlara ise peçe zorunluluğu getirildi.Homens concorriam com homens, e mulheres competiam contra mulheres.
Erkek ve çocukların birçoğu öldürüldükten sonra askerler kadınlara saldırmışlar ve tecavüz etmişlerdir.Só matava mulheres e meninos, cujos corpos violava e mutilava.

İlgili Sayfalar