kadınlara ile cümle

kadınlara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Kadınlara oy hakkı verildi.Auch wurde Frauen das Wahlrecht gewährt.
1920 - ABD'de kadınlara oy hakkı tanındı.Seit 1920 hatten Frauen in den Vereinigten Staaten das Wahlrecht.
1992 yılında ise kadınlara özel birlikler lağvedilmiş, kadınlar erkeklerle eşit şartlarda kabul edilmiştir.Frauen konnten unter gleichen Voraussetzungen wie Männer zugelassen werden.
5 Aralık 1934'te 2598 sayılı kanunla kadınlara da seçme ve seçilme hakkı verildi.Am 11. Dezember 1934 bekamen Frauen durch das Gesetz Nr. 2599 das aktive sowie passive Wahlrecht.
Kendisinin kadınlara oy kullanma hakkına ilişkin ilk konuşması ise 1868 yılında gerçekleşti.Ihre erste Rede über das Wahlrecht für Frauen hielt sie im Januar 1868 in Des Moines.
Yerli halklar ^ "Selam olsun barış ödülü alan kadınlara!". birgun.net.Paix aux chaumières!“ „Krieg den Palästen!
Türk Ceza Yasası Kadınlara Neler Getiriyor?Was bewirkt Repression gegen rechts?
Haziran 2018'den itibaren, Suudi Arabistan'da kadınlara araba kullanma hakkı verildi.En juin 2018, les femmes ont obtenu le droit de conduire en Arabie saoudite.
Hem kadınlara hem de erkeklere çekim hisseden kadınlar ise biseksüeldirler.Celui de l'homme (Embrye-Île) et celui de la femme (Embrye-Aile) sont différents.
Bu şekilde kadınlara karşı olan utangaçlığını yenmiştir.Cela étant contraire à la décence pour les femmes.
Ürdün'de 2003'te kadınlara yönelik seyahat kısıtlamaları kaldırıldı.En Jordanie, les restrictions pour les femmes ont été levées en 2003.
1971 - İsviçre'de kadınlara seçme hakkı verildi.1971 : les femmes obtiennent le droit de vote en Suisse.
Ayrıca kadınlara düşkündür.Cependant il plaît aux femmes.
1893 - ABD'nin Colorado eyaletinde kadınlara oy verme hakkı tanındı.1893 L'État du Colorado accorde le droit de vote aux femmes.
1952 - Yunanistan'da kadınlara seçme hakkı verildi.En 1954, les femmes obtinrent le droit de vote en Grèce.
(Yerli kadınlara bu hak tanınmamıştır.) Danimarka: Sadece yerel seçimlerde kadınlara oy hakkı tanınmıştır.20 avril, Danemark : les femmes obtiennent le droit de vote aux élections communales.
1917'de Geçici Hükûmet altında Rusya'da bu hak kadınlara tanındı.Le droit de vote des femmes a été introduit en Russie en 1917.
Gebe kadınlara ancak açık bir biçimde gerekliliği saptanmış vakalara uygulanmalıdır.D'ailleurs, il ne soigne que les femmes (pour les tripoter).
Türk Ceza Yasası Kadınlara Neler Getiriyor?Comment la justice des hommes traite-t-elle le viol?
Ama esas istediği bu zengin kadınlarain servetleridir.Scott visait spécialement les femmes riches.
Finlandiya'da kadınlara oy hakkı verildi.Le droit de vote est accordé aux femmes en Autriche.
Kadınlara oy hakkı verildi.Le droit de vote est accordée aux femmes.
1920 - ABD'de kadınlara oy hakkı tanındı.En 1920, le droit de vote est accordé aux femmes.
Bu durum kadınlara karşı tavırlarında kendini belli etmektedir.Elle est connue pour ses prises de position en faveur des femmes.
28 İsa bu kadınlara dönerek, “Ey Yeruşalim kızları, benim için ağlamayın” dedi.Le père, âgé alors de 93 ans témoigne : "Mes fils, ne pleurez pas sur les morts.
Ahmet Kural, zaman zaman kadınlara uyguladığı şiddet haberleriyle basında yer aldı.Mandy obtient habituellement ce qu'elle veut par l'intimidation,.
Ayrıca, genç erkek çocukların sevdikleri kadınlara olan söylemidir.Parmi les trois amis, il est celui qui mentionne le fait qu'il aime les petites filles.
1893 - Yeni Zelanda Kolonisi, kadınlara oy hakkı tanıyan ilk ulus oldu.En 1893, la Nouvelle-Zélande est le premier pays à donner le droit de vote aux femmes.
Hamamın doğusu erkeklere, batısı kadınlara ayrılmıştır.Les logis des hommes se situaient à l'ouest, ceux des femmes, à l'est.
Korkaktır ve kadınlara büyük ilgi duyar.Il est toujours affable et s'intéresse aux autres.
5 Aralık 1934'te 2598 sayılı kanunla kadınlara da seçme ve seçilme hakkı verildi.Le 5 mai 1962, il connait sa seule et unique sélection contre l'Italie.
1888'de Uluslararası Kadınlar Konseyi'ni, 1904'te ise Uluslararası Kadınlara Oy Hakkı Birliği'ni kurdu.En 1888, aux États-Unis, est créé un Conseil international des femmes.
1930: Kadınlara belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı tanındı.1919 : les femmes obtiennent le droit de vote et d'égibilité aux élections législatives.
Kadınlara güvenmem.No confío en las mujeres.
Kadınlara güvenmiyorum.No confío en las mujeres.
Gebe kadınlara ancak açık bir biçimde gerekliliği saptanmış vakalara uygulanmalıdır.(Aunque solo se aceptan mujeres como alumnas, sí hay maestros varones).
Kadınlara oy hakkı, kadınların seçimlerde oy kullanma hakkıdır.Sufragio femenino, derecho a voto en las mujeres.
Ama esas istediği bu zengin kadınlarain servetleridir.Su uso era privilegio de las familias ricas.
Finlandiya'da kadınlara oy hakkı verildi.En Suecia se instaura el sufragio femenino.
Kadınlara oy hakkının verilmesini savundu ve bu hakkı 1919'da kabul ettirdi.Trabajó por el derecho al voto de la mujer, que se obtuvo en 1919 en Alemania.
İş ve çalışma hayatında kadınlara yönelik negatif ayrımcılık.Eliminar la discriminación en materia de empleo y ocupación.
1893 - Yeni Zelanda Kolonisi, kadınlara oy hakkı tanıyan ilk ulus oldu.En 1893, Nueva Zelanda se convirtió en el primer país del mundo en conceder el derecho al voto a las mujeres.
Aynı zamanda, kadınlara erkeğin gözünden dünyayı anlatma rolünü de üstlenmektedir.Él conoce las ideas sobre la manera de como impresionar a los hombres desde el punto de vista de una mujer.
Kadınlara seçme-seçilme hakkı verildi.Diputados, se va a autorizar la salida de las Diputadas.
Ayrıca, çalışan kadınlara izinli hakkı da talep edildi.También pide la libertad de trabajo para las mujeres.
İlk kez bir Avrupa ülkesinde kadınlara oy hakkı verilmiş oldu.Por primera vez, se permitió a las mujeres italianas votar en una elección nacional.
HPV aşısının lisansı 9-26 yaşlar arasındaki genç kızlara ve kadınlara yapılmak üzere alınmıştır.La vacuna Gardasil fue aprobada para las edades de 9 a 26 años, y para las edades de 9 a 15 años.
Victoria (Avustralya eyaleti): Sadece beyaz kadınlara oy hakkı tanınmıştır.1920: en Estados Unidos queda instaurado el derecho de sufragio femenino (excepto las mujeres negras).
Ek bir kategori, X, ne erkek ne de kadınlara ilgi duymayanlara ayrılmıştır.Fu inoltre creata una particolare categoria, X, per indicare coloro che sono privi di desiderio sessuale.
İlerleyen yaşına rağmen hala diğer yaşlı ustalara ve kadınlara karşı oynamaya devam etmekteydi.Nonostante l'età, gioca ancora con le bambole.
İş ve çalışma hayatında kadınlara yönelik negatif ayrımcılık.Le discriminazioni nei confronti delle persone omosessuali sia nella società che nell'ambito lavorativo.
Victoria (Avustralya eyaleti): Sadece beyaz kadınlara oy hakkı tanınmıştır.A Victoria (Australia) viene concesso alle donne il diritto di voto alle elezioni statali.
Kadınlara oy hakkı dünyanın farklı ülkelerinde farklı zamanlarda tanınmış olan haktır.Il suffragio femminile è stato concesso nei vari paesi del mondo in tempi diversi.
Ancak yine Watson'ın bir sözü, Holmes'un kadınlara olan ilgisizliğini ortaya koyar.Al contrario di Holmes, Watson dimostra un notevole interesse per il genere femminile.
"Gerçek cadılar sıradan giysiler giyerler ve tıpkı sıradan kadınlara benzerler.La Vergine indossa le solite vesti e presenta la solita ampia aureola.
1893 - ABD'nin Colorado eyaletinde kadınlara oy verme hakkı tanındı.1893 In Colorado viene concesso alle donne il diritto di voto.
Korkaktır ve kadınlara büyük ilgi duyar.È sensibile e sa ascoltare le persone.
Erkeklerde, kadınlara göre 8 kat daha fazla rastlanmaktadır.La condizione è otto volte più frequente nelle donne rispetto ai maschi.
Kadınlara oy hakkının verilmesini savundu ve bu hakkı 1919'da kabul ettirdi.Questo movimento culminò con la concessione del suffragio femminile nel 1919.
Ayrıca, çalışan kadınlara izinli hakkı da talep edildi.Concesse infine anche alle donne detenute il permesso di fumare.

İlgili Sayfalar