kadınlara ile cümle
kadınlara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Keşke birlikte çalıştığım bütün genç kadınlara, bütün o muhteşem kadınlara,Aş vrea să pot merge la toate femeile tinere pentru care lucrez şi să le spun, tuturor acelor femei minunate,
Keşke birlikte çalıştığım bütün genç kadınlara, bütün o muhteşem kadınlara,Bárcsak mondhatnám az összes fiatal nőnek akikkel dolgozom, minden csodás nőnek, hogy
Keşke birlikte çalıştığım bütün genç kadınlara, bütün o muhteşem kadınlara,Gostava de poder dizer a todas estas mulheres fabulosas:
Keşke birlikte çalıştığım bütün genç kadınlara, bütün o muhteşem kadınlara,Ik wou dat ik alle jonge vrouwen voor wie ik werk, gewoon kon zeggen, al die geweldige vrouwen:
Keşke birlikte çalıştığım bütün genç kadınlara, bütün o muhteşem kadınlara,Jag önskar att jag kunde säga till alla de unga kvinnor jag arbetar med, alla dessa fantastiska kvinnor,
Keşke birlikte çalıştığım bütün genç kadınlara, bütün o muhteşem kadınlara,Jeg ville ønske, at jeg kunne fortælle alle de unge kvinder jeg arbejder med, alle disse fantastiske kvinder,
Keşke birlikte çalıştığım bütün genç kadınlara, bütün o muhteşem kadınlara,저도 같이 일하는 여성사원들, 이 멋지고 능력있는 여성들에게 달려가서
Keşke birlikte çalıştığım bütün genç kadınlara, bütün o muhteşem kadınlara,Mi piacerebbe poter andare dalle giovani donne con cui lavoro, tutte queste ragazze favolose, e dire:
Keşke birlikte çalıştığım bütün genç kadınlara, bütün o muhteşem kadınlara,Ojalá pudiera ir a decirles a las jóvenes mujeres para las que trabajo, a todas esas mujeres fabulosas:
Keşke birlikte çalıştığım bütün genç kadınlara, bütün o muhteşem kadınlara,Prajem si, aby som mohla povedať všetkým tým mladým ženám, pre ktoré pracujem, všetkým tým úžasným ženám,
Keşke birlikte çalıştığım bütün genç kadınlara, bütün o muhteşem kadınlara,Přeju si, abych mohla všem těm mladým ženám, se kterými pracuji, říct všem těm úžasným ženám
Keşke birlikte çalıştığım bütün genç kadınlara, bütün o muhteşem kadınlara,Иска ми се просто да мога да кажа на всички млади жени, с които работя, всички тези страхотни жени:
Keşke birlikte çalıştığım bütün genç kadınlara, bütün o muhteşem kadınlara,Мне бы хотелось просто пойти и сказать всем женщинам, всем этим чудесным женщинам:
Keşke birlikte çalıştığım bütün genç kadınlara, bütün o muhteşem kadınlara,Я б хотіла просто сказати всім молодим жінкам, з якими працюю всім цим приголомшливим жінкам:
Keşke birlikte çalıştığım bütün genç kadınlara, bütün o muhteşem kadınlara,הלוואי ויכולתי לומר לכל הנשים הצעירות שלמענן אני פועלת, הנשים הנפלאות האלה,
Keşke birlikte çalıştığım bütün genç kadınlara, bütün o muhteşem kadınlara,اتمنى لو كان بامكاني ان اخبر كل الشابات الاتي اعمل لاجلهن، كل اولئك النساء الرائعات،
Keşke birlikte çalıştığım bütün genç kadınlara, bütün o muhteşem kadınlara,素晴らしい女性たちに 「自分自身を信じて、自身の為の交渉して、
Köleleri vardı, kadınlara oy kullanmasına izin vermediler, toprak sahibi olmayanlara izin vermediler.Hanno avuto schiavi,non permettevano alle donne e alla gente dei campi di votare,
Kriz Merkezi Monika’nın destek hattı göçmen kadınlara yöneliktir.El teléfono de ayuda del centro de crisis Monika está dirigido a las mujeres inmigrantes.
Kriz Merkezi Monika’nın destek hattı göçmen kadınlara yöneliktir.Kriisikeskus Monikan auttava puhelin on tarkoitettu maahanmuuttajanaisille.
Kriz Merkezi Monika’nın destek hattı göçmen kadınlara yöneliktir.Kriscentret Monikas hjälptelefon är avsedd för invandrarkvinnor.
Kriz Merkezi Monika’nın destek hattı göçmen kadınlara yöneliktir.Le service téléphonique du centre de crise Monika s’adresse aux femmes immigrées.
Kriz Merkezi Monika’nın destek hattı göçmen kadınlara yöneliktir.Телефон экстренной помощи Кризисного центра Monika предназначен для женщин-иммигранток.
"Küçük bir kız olarak, kilisedeki güzel şapkalı kadınlara hayranlık duyardım."Als kleines Mädchen habe ich die Frauen in der Kirche mit den wunderschönen Hüten bewundert.
"Küçük bir kız olarak, kilisedeki güzel şapkalı kadınlara hayranlık duyardım."Als klein meisje bewonderde ik die vrouwen in de kerk met hun mooie hoeden.
"Küçük bir kız olarak, kilisedeki güzel şapkalı kadınlara hayranlık duyardım."Când eram mică, admiram femeiile la biserică cu pălării frumoase.
"Küçük bir kız olarak, kilisedeki güzel şapkalı kadınlara hayranlık duyardım."Cuando era pequeña, admiraba las mujeres con sombreros hermosos.
"Küçük bir kız olarak, kilisedeki güzel şapkalı kadınlara hayranlık duyardım."Da bambina, in chiesa ammiravo le donne con dei bellissimi cappelli.
"Küçük bir kız olarak, kilisedeki güzel şapkalı kadınlara hayranlık duyardım."Jako dziewczynka, podziwiałam w kościele kobiety w pięknych kapeluszach.
"Küçük bir kız olarak, kilisedeki güzel şapkalı kadınlara hayranlık duyardım."한 작은 소녀로, 아름다운 모자를 쓰고 교회에 있는 여성들에 감탄했었어요.
"Küçük bir kız olarak, kilisedeki güzel şapkalı kadınlara hayranlık duyardım."Petite fille, j'admirais les femmes portant de beaux chapeaux à l"église.
"Küçük bir kız olarak, kilisedeki güzel şapkalı kadınlara hayranlık duyardım."В детстве я восхищалась женщинами в церкви с красивыми шляпами.
"Küçük bir kız olarak, kilisedeki güzel şapkalı kadınlara hayranlık duyardım."Като момиченце се възхищавах на жените в църквата и красивите им шапки.
"Küçük bir kız olarak, kilisedeki güzel şapkalı kadınlara hayranlık duyardım."כשילדה קטנה, הייתי מעריצה את הנשים בכנסייה עם הכובעים היפיפיים.
"Küçük bir kız olarak, kilisedeki güzel şapkalı kadınlara hayranlık duyardım.كطفلة صغيرة, كنت لأعجب بالنساء في الكنيسة مع قبعاتهن الجميلة
"Küçük bir kız olarak, kilisedeki güzel şapkalı kadınlara hayranlık duyardım.皆 お人形のようにきれいで 雑誌から抜け出したみたい
Kültür, kadınlara belli roller yükler.Así que a las mujeres se les da un rol particular en esta cultura. Cuando le das una muñeca o
Kültür, kadınlara belli roller yükler. Bir bebeğe veya kıza oyuncak bebek verdiğin zaman onu programlıyorsun.Jadi wanita, diberi peran tertentu dalam budaya ini.
Kültür, kadınlara belli roller yükler. Bir bebeğe veya kıza oyuncak bebek verdiğin zaman onu programlıyorsun.Жените имат предадена конкретна роля в тази култура.
Kültür, kadınlara belli roller yükler.Ja niin naisille on annettu erityinen rooli tässä kulttuurissa.
Maria Akatemia, aile üyelerine karşı şiddet kullanmış ya da kullanabileceğinden korkan kadınlara yardım eder.Maria Akatemia تساعد النساء اللاتي استخدمن العنف أو يخفن من استخدامهن للعنف تجاه أفراد عائلاتهن.
Maria Akatemia, aile üyelerine karşı şiddet kullanmış ya da kullanabileceğinden korkan kadınlara yardım eder.Maria Akatemia专为有家庭暴力历史或倾向的女性提供帮助。
Melek kadınlara şöyle seslendi: ‹‹Korkmayın! Çarmıha gerilen İsayı aradığınızı biliyorum.A anjel odpovedal a riekol ženám: Vy sa nebojte! Lebo viem, že Ježiša, toho ukrižovaného, hľadáte.
Melek kadınlara şöyle seslendi: ‹‹Korkmayın! Çarmıha gerilen İsayı aradığınızı biliyorum.Ale Anioł odpowiadając, rzekł do niewiast: Nie bójcie się wy; boć wiem, iż Jezusa ukrzyżowanego szukacie.
Melek kadınlara şöyle seslendi: ‹‹Korkmayın! Çarmıha gerilen İsayı aradığınızı biliyorum.Angel pa izpregovori in reče ženam: Ne bojte se! vem, da iščete Jezusa križanega.
Melek kadınlara şöyle seslendi: ‹‹Korkmayın! Çarmıha gerilen İsayı aradığınızı biliyorum.De engel zei tegen de twee vrouwen: "U hoeft niet bang te zijn.
Melek kadınlara şöyle seslendi: ‹‹Korkmayın! Çarmıha gerilen İsayı aradığınızı biliyorum.I odpověděv anděl, řekl ženám: Nebojte se vy, neboť vím, že Ježíše ukřižovaného hledáte.
Melek kadınlara şöyle seslendi: ‹‹Korkmayın! Çarmıha gerilen İsayı aradığınızı biliyorum.천사가 여자들에게 일러 가로되 너희는 무서워 말라 십자가에 못 박히신 예수를 너희가 찾는 줄을 내가 아노라
Melek kadınlara şöyle seslendi: ‹‹Korkmayın! Çarmıha gerilen İsayı aradığınızı biliyorum.Ma l'angelo disse alle donne: «Non abbiate paura, voi! So che cercate Gesù il crocifisso
Melek kadınlara şöyle seslendi: ‹‹Korkmayın! Çarmıha gerilen İsayı aradığınızı biliyorum.Mas o anjo disse �s mulheres: Não temais vós; pois eu sei que buscais a Jesus, que foi crucificado.
Melek kadınlara şöyle seslendi: ‹‹Korkmayın! Çarmıha gerilen İsayı aradığınızı biliyorum.Men engelen tok til orde og sa til kvinnene: Frykt ikke! jeg vet at I søker efter Jesus, den korsfestede;
Melek kadınlara şöyle seslendi: ‹‹Korkmayın! Çarmıha gerilen İsayı aradığınızı biliyorum.А ангелът проговори, като каза на жените: Вие не се бойте, защото зная, че търсите разпнатия Исус.
Melek kadınlara şöyle seslendi: ‹‹Korkmayın! Çarmıha gerilen İsayı aradığınızı biliyorum.Ангел же, обратив речь к женщинам, сказал: не бойтесь, ибо знаю, что вы ищете Иисуса распятого;
Melek kadınlara şöyle seslendi: ‹‹Korkmayın! Çarmıha gerilen İsayı aradığınızı biliyorum.Озвав ся ж ангел і рече до жінок: Не лякайтесь, знаю бо, що Ісуса рознятого шукаєте.
Melek kadınlara şöyle seslendi: ‹‹Korkmayın! Çarmıha gerilen İsayı aradığınızı biliyorum.ויען המלאך ויאמר אל הנשים אתן אל תיראן הן ידעתי כי את ישוע הנצלב אתן מבקשות׃
Melek kadınlara şöyle seslendi: ‹‹Korkmayın! Çarmıha gerilen İsayı aradığınızı biliyorum.فاجاب الملاك وقال للمرأتين لا تخافا انتما. فاني اعلم انكما تطلبان يسوع المصلوب.
Melek kadınlara şöyle seslendi: ‹‹Korkmayın! Çarmıha gerilen İsayı aradığınızı biliyorum.天 使 對 婦 女 說 、 不 要 害 怕 、 我 知 道 你 們 是 尋 找 那 釘 十 字 架 的 耶 穌
Melek kadınlara şöyle seslendi: ‹‹Korkmayın! Çarmıha gerilen İsayı aradığınızı biliyorum.天使 對婦 女說 、 不 要 害怕 、 我 知道 你 們是 尋找那 釘十字架 的 耶穌
Monika Kadınlar Birliği (Monika-Naiset Liitto) göçmen kadınlara danışmanlık ve destek hizmetleri sunar.Föreningen Monika-Naiset liitto (Monika-Naiset Liitto) ger råd och stöd till invandrarkvinnor.
Monika Kadınlar Birliği (Monika-Naiset Liitto) göçmen kadınlara danışmanlık ve destek hizmetleri sunar.La Asociación Monika-Naiset (Monika-Naiset Liitto) ofrece asistencia y ayuda a mujeres inmigrantes.