kadınlara ile cümle
kadınlara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Britanya Hindistanı Burma: kadınlara oy kullanma hakkı tanınmıştır.Bit će da nije slučajno da je Međunarodni dan materinskoga jezika prihvaćen na prijedlog Bangladeša.
1893 - ABD'nin Colorado eyaletinde kadınlara oy verme hakkı tanındı.Godine 1893. muški birači u državi Colorado su na ustavnom referendumu odobrili žensko pravo glasa.
Erkeklerde kadınlara göre daha fazladır.Kod muškaraca je nešto veća nego kod žena.
1959 yılından itibaren kantonlarda kadınlara oy hakkı verilmeye başlandı.Na referendumu 1959. godine odbijen je prijedlog da žene dobiju pravo glasa.
Erkeklere sakal, çalışmaları yasaklanan kadınlara da peçe zorunluluğu getirildi.Za žene je organizirana i Ženska loza ustaškog pokreta.
Böylece Azerbaycan, Doğu'da kadınlara oy hakkı veren ilk ülke oldu.Tým sa stal Azerbajdžan prvou moslimskou krajinou, ktorá udelila rovnaké volebné právomoci ženám ako mužom.
1888'de Uluslararası Kadınlar Konseyi'ni, 1904'te ise Uluslararası Kadınlara Oy Hakkı Birliği'ni kurdu.1908 – Zúčastnila sa medzinárodného kongresu Aliancia pre volebné právo žien v Amsterdame.
James Bond bakışı, James Bond'un kadınlara davranışları gibi.O iných významoch výrazu James Bond pozri James Bond (rozlišovacia stránka).
Erkeklerde kadınlara göre daha fazladır.Vyskytuje viac u mužov ako u žien.
Ayrıca kadınlara düşkündür.Rád má aj ženskú vetvu.
Eser kadın haklarını konu aldığı için kadınlara ithaf edildi.Bola to však jej pomsta, lebo poznala povahu žien.
Svanlar, kadınlara gerçekten derin saygı gösterirler.K ženám sa budeš správať s úctou.
Kadınlara ücretli iş hakkı, 1960'lı yıllarda İsveç Modelini tamamlamıştır.Profesionálni nosiči skončili svoju prácu v 60. rokoch 20. storočia.
Kadınlara oy hakkı verildi.Počas jeho panovania bolo ženám priznané volebné právo.
Kadınlara 1930 yılında yerel, 1934 yılında ise genel seçimlerde seçme ve seçilme hakkı verilmiştir.V roku 1933 bolo ženám udelené právo voliť v regionálnych voľbách.
Ayrıca, genç erkek çocukların sevdikleri kadınlara olan söylemidir.O ženách, ktoré ľúbia zadaných mužov.
Kadınlara oy hakkı verildi.Zahtevale so žensko volilno pravico.
Kölelik anayasal olarak 1865 yılında kaldırıldı, kadınlara 1920 yılında oy hakkı verildi.Predstavniški dom se je širil v moči vse od leta 1890, leta 1925 so moški dobili volilno pravico.
Aynı zamanda miras konusunda kadınlara da hak verildi.Imenovanje mu je hkrati zagotovilo tudi nasledstvo.
Erkek ve kadınlara serbest ve eşit eğitim olanakları istiyoruz.Moterys taip pat negauna vienodų švietimo ir mokymosi galimybių.
Kadınlara oy hakkı, kadınların seçimlerde oy kullanma hakkıdır.Moterų rinkimų teisė – teisė moterims balsuoti ir kelti savo kandidatūras rinkimuose.
Begüm, Güney Asya'da (özellikle Hindistan'da) yerel yöneticilerin ailelerindeki kadınlara verilen unvan.வேட்டி = veti) – Pietų Azijoje (ypač Indijoje) vilkimas vyriškas tautinis rūbas.
İlk kez bir Avrupa ülkesinde kadınlara oy hakkı verilmiş oldu.Esant Antrąjai respublikai moterims pirmąkart buvo suteikta teisė balsuoti.
1893 - Yeni Zelanda Kolonisi, kadınlara oy hakkı tanıyan ilk ulus oldu.1893 m. Naujoji Zelandija tapo pirmąja pasaulio valstybe, suteikusia moterims rinkimų teisę.
Kadınlara karşı nazik ve kibardır, Kadınlarla ilişkileri çok iyidir.Jos labai smalsios ir mielai bendrauja su žmonėmis.
Kadınlara oy hakkının verilmesini savundu ve bu hakkı 1919'da kabul ettirdi.1917 m. visi vyrai gavo teisę balsuoti, o 1919 m. ši teisė suteikta moterims.
Çünkü Clarissa erkeklerden fazla kadınlara ilgi duymaktadır.Fetišizmu pasižymi gerokai dažniau vyrai nei moterys.
James Bond bakışı, James Bond'un kadınlara davranışları gibi.Žaidimo veikėjas panašus į Džeimsą Bondą, nes kalba panašiai kaip jis.
Genellikle dişi olanları doğum yapan kadınlara yardımcı olurlar.Ji dažnai padeda naujai atvykusiems imigrantams.
Kadınlara oy hakkı verildi.Naistele anti hääleõigus.
1893 - ABD'nin Colorado eyaletinde kadınlara oy verme hakkı tanındı.7. novembril 1893 andis Colorado teise osariigina USAs naistele hääleõiguse.
1920 - ABD'de kadınlara oy hakkı tanındı.1920 – USA andis naistele valimisõiguse.
1930 yılında seçme ve seçilme hakkı kadınlara da tanınmıştır.Türgi naised said õiguse valida ja olla valitud 1930. aastal.
Svanlar, kadınlara gerçekten derin saygı gösterirler.Noormehed avaldavad neidudele kohe sügavat muljet.
1881'de Man Adası'nda toprak sahibi kadınlara oy kullanma hakkı tanındı.1881. aastal teatas naiste valimisõiguse sisseviimisest Mani saar.
Cilve sadece kadınlara ait bir hal değildir.Sõjapidamine ei ole omane ainult inimestele.
Kadınlara oy hakkı, kadınların seçimlerde oy kullanma hakkıdır.Naiste valimisõigus on naiste õigus osaleda rahvaesindajate valimistel nii valijate kui ka valitavatena.
1952 - Yunanistan'da kadınlara seçme hakkı verildi.1915 – naistele anti Taanis valimisõigus.
1905 yılında, hayırsever kadınlara madalya almak için izin verildi.1902. aastal kiriku juures oli asutatud heategevusega tegelev Naisterahva selts.
Afrika'daki kadınlara karşı tutumları değiştirmeliyiz.Dobbiamo cambiare l'atteggiamento nei confronto delle donne in Africa.
Afrika'daki kadınlara karşı tutumları değiştirmeliyiz.E nevoie să schimbăm atitudinea faţă de femei în Africa.
Afrika'daki kadınlara karşı tutumları değiştirmeliyiz.Họ cần thay đổi thái độ đối với những người phụ nữ ở Châu Phi.
Afrika'daki kadınlara karşı tutumları değiştirmeliyiz.Il faut que nous changions les attitudes des femmes en Afrique.
Afrika'daki kadınlara karşı tutumları değiştirmeliyiz.우리는 아프리카의 여성들에 대한 태도를 바꿀 필요가 있습니다.
Afrika'daki kadınlara karşı tutumları değiştirmeliyiz.Musimy zmienić stosunek do kobiet w Afryce.
Afrika'daki kadınlara karşı tutumları değiştirmeliyiz.Precisamos de mudar atitudes para com as mulheres em África.
Afrika'daki kadınlara karşı tutumları değiştirmeliyiz.Tenemos que cambiar las actitudes hacia las mujeres en África.
Afrika'daki kadınlara karşı tutumları değiştirmeliyiz.We moeten de attitudes van vrouwen in Afrika veranderen.
Afrika'daki kadınlara karşı tutumları değiştirmeliyiz.Wir müssen die Haltung gegenüber Frauen in Afrika ändern.
Afrika'daki kadınlara karşı tutumları değiştirmeliyiz.Необходимо изменить отношение к женщинам в Африке.
Afrika'daki kadınlara karşı tutumları değiştirmeliyiz.Трябва да променим отношението към жените в Африка
Afrika'daki kadınlara karşı tutumları değiştirmeliyiz.עלינו לשנות את הגישה לנשים באפריקה.
Afrika'daki kadınlara karşı tutumları değiştirmeliyiz.نحن في حاجة إلى تغيير السلوك تجاه النساء في افريقيا.
Afrika'daki kadınlara karşı tutumları değiştirmeliyiz.これらはどうしてもやらなくてはいけません
Ama kadınlara özgü hastalığı görmek biraz zor.Ciężko zobaczyć chorobę wzorca kobiecego.
Ama kadınlara özgü hastalığı görmek biraz zor.Difficile riscontrarlo nella donna.
Ama kadınlara özgü hastalığı görmek biraz zor.Es fällt schwer, das weibliche Muster zu erkennen.
Ama kadınlara özgü hastalığı görmek biraz zor.Greu de observat tipicul feminin al bolii.
Ama kadınlara özgü hastalığı görmek biraz zor.Het is moeilijk om het vrouwelijke ziektebeeld te zien.
Ama kadınlara özgü hastalığı görmek biraz zor.Kicsit nehéz meglátni azt a női-típusú elégtelenséget.