kadınlar ile cümle

kadınlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kadınlar Dünyası dergisi, Müslüman bir kadının fotoğrafını yayınlayan ilk dergidir.Son magazine est le premier à publier la photo d'une musulmane.
Haziran 2018'den itibaren, Suudi Arabistan'da kadınlara araba kullanma hakkı verildi.En juin 2018, les femmes ont obtenu le droit de conduire en Arabie saoudite.
Evli kadınlar için en resmî kimono "kurotomesode"dir.Le kurotomesode est le kimono le plus formel pour les femmes mariées.
Hem evli hem de evlenmemiş kadınlar giyebilir.Les femmes mariées et célibataires peuvent le porter.
Money in the Bank'te Alexa Bliss, kadınlar Money in the Bank merdiven maçını kazanmıştı.Á Money in the Bank, Alexa Bliss a remporté le Women's Money in the Bank ladder match.
İlk trimesterde hamile kadınlarla yapılmış yeterli ve iyi kontrollü çalışmalar bulunmamaktadır.Des études adéquates et bien contrôlées chez la femme enceinte n'ont pas été effectuées.
Kadınların yüksek güç ve otorite pozisyonlarına sahip olduğu durumlar vardı.Dans certains cas, des femmes ont occupé de hautes positions de pouvoir et d'autorité.
Kadınların Suudi Arabistan'da özgürce seyahat etme veya hareket etme yeteneği ciddi şekilde kısıtlıdır.La possibilité pour les femmes de se déplacer en Arabie saoudite est sévèrement restreinte.
17 Kasım 1972'de Türkiye Ulusal Kadınlar Partisi kuruldu.Elle fonde, le 17 novembre 1972 le Parti National des Femmes en Turquie (en).
II. Dünya Savaşı'nda Sovyet kadınları önemli bir rol oynadı.Les femmes soviétiques ont joué un rôle majeur pendant la Seconde Guerre mondiale.
Kadınlar evlerine dönerler.Et les femmes rentrent chez elles.
Hatta erkek çocuklar bile kadınlardan önce yemek yer.Les hommes étaient servis avant les femmes.
Hem kadınlara hem de erkeklere çekim hisseden kadınlar ise biseksüeldirler.Celui de l'homme (Embrye-Île) et celui de la femme (Embrye-Aile) sont différents.
19. yüzyılın sonlarında Norveçli kadınların ortalama 4.6 çocukları oldu; daha on çocuk sıradışı değildi.Les femmes norvégiennes avaient en moyenne 4,6 enfants à la fin du XIXe siècle.
GM, IM ve FM unvanları erkekler ve kadınların her ikisi için geçerlidir.Les titres de GM, MI, et MF sont ouverts aux hommes et aux femmes.
Bu şekilde kadınlara karşı olan utangaçlığını yenmiştir.Cela étant contraire à la décence pour les femmes.
Iromuji (色無地): Tek renkli ve hem evli hem de evlenmemiş kadınlar tarafından giyilen kimono.Iromuji (色無地?) : kimono d'une seule couleur, qui peut être porté par les femmes mariées et célibataires.
Biz kadınlar bunda nasıl rol oynuyoruz?"Penses-tu que nous devons accepter le jugement de Muhammad ? ».
Akıllı, bilgili ve eğitimli olan Ani Hatun, "Hace-i Zenan (Kadınların Hocası)" lakabıyla anılmıştır.Le ʿālim est celui qui détient la science (ʿilm), mot de la racine verbale عَلَمَ , savoir, connaissance.
Kadınlar erkeklerden ayrı olarak eğlenirler.Les femmes sont séparées des hommes.
Kadınların, Arap ülkelerinde serbestçe dolaşmanın çeşitli zorluk dereceleri vardır.Les femmes ont des degrés de difficulté variés à se déplacer librement dans les pays arabes.
Kadınların yüzsüz maskeleri (ellangualek arnartaq yurarcuun) de vardır.Il y aura là pour eux des épouses purifiées.
Claudia (ve Clodia) kadınlar tarafından kullanılan formudur.Claudia et Clodia sont les prénoms féminins issus de ces nomina.
Bu dans genellikle kadınlar tarafından yapılır.Cette danse est surtout pratiquée par des femmes.
Çeşitli yalanlar söylediği kadınların tümüne de umut vermiştir.Elle y révélait ses nombreuses conquêtes féminines.
Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir.Les hommes et les femmes ont les mêmes droits.
Kısa bir süre sonra kadınların o üniversitede katılımına dair kısıtlamalar yürülükten kaldırıldı.Peu après, les restrictions aux droits des femmes à l'université sont levées.
Son zamanlarda kadınlar için de tasarlanmışdır.La pratique était depuis lors réservée aux femmes.
Ertesi hafta James, bunu yapmasının nedeninin Kadınlar Devrimi yüzünden unutulması olduğunu söyledi.La semaine suivante, Mickie James explique qu'elle a été oublié oubliée en raison de la révolution féminine.
Bu hastalık genellikle kadınlarda görülür.Cette maladie affecte le plus souvent les femmes.
Kadınlar parfüm ve kurdelalar satarlardı.Les femmes vendent quant à elles du parfum ou des rubans.
Suudi Arabistan'da kadınlar ilk kez 2015 yılındaki yerel seçimlerde oy kullanmışlardır.En Arabie saoudite, les femmes ont voté pour la premiere fois lors des élections municipales de 2015.
Ürdün'de 2003'te kadınlara yönelik seyahat kısıtlamaları kaldırıldı.En Jordanie, les restrictions pour les femmes ont été levées en 2003.
1971 - İsviçre'de kadınlara seçme hakkı verildi.1971 : les femmes obtiennent le droit de vote en Suisse.
Bunu kadınlar yapar.Nous, les femmes, le ferons.
Kadınların öğrenebilmesi ve çalışabilmesi için özgürlüğüne sahip olmalarını istedi.Elle souhaitait que les femmes aient la liberté d'apprendre et d'étudier.
TLC'de Ronda Rousey, Raw Kadınlar Şampiyonluğu kemerini Nia Jax'e karşı korumuştu.À TLC, Ronda Rousey a conservé le Raw Women's Championship contre Nia Jax.
Funmilayo Ransome Kuti kadınların oy hakkı için bir kampanya yürüttü.Funmilayo Ransome-Kuti fait campagne pour le vote des femmes.
Cinsiyet eşitliğinin teşvik edilmesi ve kadınların güçlendirilmesi.Promouvoir l'égalité des sexes et l'autonomisation des femmes.
Ayrıca kadınlara düşkündür.Cependant il plaît aux femmes.
Nasıl bu kadınlar?Mais comment font les femmes ?
Madde VII’de de kadınların ayrıcalığının olmadığı belirtilmiştir.Certains estiment que l'article 7 devrait également protéger la propriété privée.
"Şüphesiz, seçim gününde oy vermeye giden kadınların durumu, Kerbela'ya giden Zeynep'in durumu gibidir."The(y) will meddle with none but poore old women: as appears by what we receive this day from Bury ...
Çünkü o zamanlar kadınlar üniversiteye kabul edilmiyorlardı.À cette époque les femmes n'avaient pas accès aux universités.
Ayrıca Rhein-Neckar-Arena 2011 Dünya Kadınlar Futbol Şampiyonası'na ev sahipliği yaptıLa Rhein-Neckar-Arena a accueilli la Coupe du monde de football féminin 2011.
Kadınlar arasında ilk eşcinsel evlilikse, on bir gün sonra Barselona'da yapıldı.Le premier mariage légal entre deux femmes reconnues comme telles a lieu à Barcelone onze jours après.
1893 - ABD'nin Colorado eyaletinde kadınlara oy verme hakkı tanındı.1893 L'État du Colorado accorde le droit de vote aux femmes.
Gelişmiş ülkelerde, yetişkin erkeklerde yanığa bağlı ölüm oranı kadınlardakinin iki katıdır.Sexe masculin : le taux de morts par noyade est deux fois plus élevé chez les hommes.
Kadınlar ve etnik azınlıklar kamu sektöründe ayrımcılığa maruz kalmıştır.Les femmes et les minorités ont subi des discriminations dans le secteur public.
Bu kadınlar ya prenses ya da kraliçeydi.Ils jouent à être des princes ou des princesses.
Ben bunca senelik hayatımda çok kadınlar gördüm.J'ai vu dans ma vie bien des foules.
Ayrıca ‘İdealist Kadınlar Birliği’nin kurucu üyeleri arasında yer aldı.Par ailleurs, « il est arrivé à la présidente du FN de déjeuner avec lui ».
En sonunda 1908’de Prusya’da kadınların üniversiteye kayıt yaptırmalarına izin verilmiştir.Pourtant, dès l'année 1908 les Prussiennes obtinrent le droit de s'inscrire à l'Université.
Ancak daha sonra kadınlar, örgütlü bir şekilde savaşmaya başladı.Plus récemment, les filles se sont mises à se battre physiquement.
Ekibin üçte birini kadınlar oluşturmaktaydı.Environ un tiers de l'équipage était féminin.
Müslüman kadınlar başörtüsü takıp takmamanın özgürlüğünü seçebilirler.Les musulmanes de familles fondamentalistes n’ont pas la liberté de choisir.
Neden bazı kadınlar orgazm olmakta zorlanırlar?Pourquoi ils ne veulent pas de l’orgasme ?
O ikisi kendi kadınlarını ise evde sakladılar.Ils laissent dans leur demeure leurs deux grands enfants Brin et Jair.
1952 - Yunanistan'da kadınlara seçme hakkı verildi.En 1954, les femmes obtinrent le droit de vote en Grèce.
Umut ediyorum ki bir diğer seçime diğer kadınlar da katılma cesaretini göstereceklerdir." demiştir.Attendez qu’ils découvrent que les femmes parlementaires dansent aussi ! ».

İlgili Sayfalar