kadınlar ile cümle
kadınlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Friedan, kadınların anne ve ev hanımı rolüne alçaltılmalarını eleştirdi.Friedan kritisierte die Reduktion von Frauen auf ihre Rolle als Mutter und Hausfrau.
Kadınlardenizi Aydın'ın Kuşadası ilçesine bağlı bir mahalledir.Ihr gebt euch in (eurer) Sinnenlust wahrhaftig mit Männern ab, statt mit Frauen.
Sakatlardan, kadınlardan, çocuklardan ve din görevlilerinden alınmazdı.Weder Frauen noch Kinder oder Greise waren verschont worden.
Ana madde:Windsor’un Şen Kadınları Windsor’un Şen kadınları.FREILUFTKOMÖDIE: Die lustigen Weiber von Windsor.
Bu iki toplantıya ilk kez kadınlar da katıldı.An beiden Wahlen durften erstmals auch Frauen teilnehmen.
Neden bazı kadınlar orgazm olmakta zorlanırlar?Warum sind so viele Allegorien weiblich?
Sosyalist kadınlar, “Uluslararası Kadınlar” çatısında birleşti.Die sozialistischen Frauen waren in der „Fraueninternationale“ vereinigt.
Zamanla uzaylılar insan kadınları ile çiftleşip karışmışlardı.Die Außerirdischen hätten sich mit menschlichen Frauen vermischt und vermehrt.
Pepa ve diğer kadınlar onlarla alay ederken tartışmaya devam ederler.Die beiden streiten weiter, während Pepa und die umstehenden Frauen sie verspotten.
Tomika’dan önce hayatımda başka kadınlar vardı.Frauen hatte Haake schon vor Wanda gehabt.
Trans kadınlarda, hormon tedavisi çoğu zaman anti-androjenlerle tamamlanmaktadır.Bei Transfrauen wird die Hormonbehandlung oft durch eine Behandlung mit Antiandrogenen ergänzt.
Hamile kalmak isteyen kadınlar da bu su ile yıkanır.Anschließend werden mit diesem Wasser die Kinder gewaschen.
Bundan önce kadınların bu tür tesislere girme hakkı yoktu.Frauen hatten zu diesem Geheimbund keinen Zutritt.
Bu olayla Kybele Amazon kadınlarının temsili olmuştur.Dort kommt ihnen die Amazone Wonder Woman zu Hilfe.
Padişahların kadınları ve kızları (5 bas.).Söhne und Töchter über ihre Väter.
Kadınların rahat bırakmadığı adam.Von Männern, die keine Frauen haben.
Hem evli hem de evlenmemiş kadınlar giyebilir.Auch wieder für verheiratete als auch ledige Frauen.
Kadınlarda erkeklere oranla iki buçuk kat daha fazla görüldüğü saptanmıştır.Das Weibchen paart sich mit durchschnittlich zwei (einem bis acht) männlichen Bussarden.
Buna karşılık birçok sebep, kadınların toplumdaki geleneksel yerlerine geri dönmelerine sebep oldu.Nun wirkten zahlreiche Faktoren zusammen, die den Frauen wieder ihren traditionellen Platz zuwiesen.
Avustralyalı atlet Sally Pearson, kadınlar 100 metre yarışmasının ilk birincisi olarak belirlendi.Sally Pearson war die erste australische Olympiasiegerin über 100 Meter Hürden.
Günümüzde kimono genellikle özel günlerde ve kadınlar tarafından giyilir.Heute werden Kimonos bevorzugt zu besonderen Anlässen getragen, und das meist von Frauen.
Peştemal özellikle yaşlı kadınlar tarafından tercih edilmektedir.Die Sitzposition wird besonders von älteren Personen bevorzugt.
Kadınlar ondan nefret etmektedir.Seine Frau hasst ihn anscheinend.
Geceleri Grotto’da güzel kadınların kollarında ve şarapla geçirmektedir.Die Nächte verbringt er in Grotti beim Wein oder in den Armen schöner Frauen.
Onun zamanındaki kadınlarda çok yaygın görüldüğü üzere Eddy, resmi bir eğitim almadı.Durch seine langjährige Lehrtätigkeit hatte Eddy zwar kaum noch praktische Erfahrung.
Kadınlar için fırsatlar artmıştır.Chancen für Frauen.
1996'dan beri kadınlar da katılmaktadır.Seit 1966 werden auch Frauen aufgenommen.
Bu türlü soylu kadınların tehlikeli kişiler olduklarını bildirir.Solche Wiedergängerinnen galten als gefährlich.
Kadınlarda 3 kat fazla rastlanır.Frauen sind etwa dreimal häufiger betroffen.
Kadınlar İslam Oyunları'nda 25 ülke en az bir madalya kazanmıştır.Über alle fünf Distanzen gewannen die deutschen Frauen mindestens eine Medaille.
Artık o, Kurtuluş Savaşı'nın cefakar kadınlarından Halime Kaptan'dır.Sie beanspruchte infolgedessen, die Halterin des Höhenrekords für Frauen zu sein.
Ortalama yaşam süresi erkeklerde 73, kadınlarda 79 yıldır.Die durchschnittliche Lebenserwartung liegt bei 72 Jahren für Männer und bei 79 Jahren für Frauen.
Seçim yasası değiştirilerek kadınların da oy kullanması sağlanır.Mit Hilfe einer Verfassungsänderung konnten nun auch Frauen in die Legislative gewählt werden.
Kadınlar tarafından da icra edilmektedir.Sie nehmen auch Frauen auf.
1930 yılında seçme ve seçilme hakkı kadınlara da tanınmıştır.1930 wurde Sport auch für Frauen erlaubt.
Kadınların araba kullanmasına ise izin verilmemektedir.Offiziell gibt es kein Verbot für Frauen, Auto zu fahren.
Ekibin üçte birini kadınlar oluşturmaktaydı.Ein Drittel des Entwicklerteams bestand aus Frauen.
Kadınlar bu aktivitelere katılmazdı.Frauen wurden von diesen Aktivitäten ausgeschlossen.
Foreman, bu olaya dahil olmuş kadınların isimlerinin gizli tutulması gerekliliğinden bahsetmiştir.Foreman führte die Privatsphäre der betroffenen Frauen an.
Onun öykü kişileri -kadınları- hep bir yerlere giden, gidecek olan kişilerdir.Die Frauen sind der Besitz eines Mannes, der über ihr Leben und Verderben entscheidet.
Birçok ülkede liberaller, kadınlara seçme hakkı verilmesi konusunda ılımlıydı.In vielen Staaten sympathisierten die Liberalen mit dem Frauenwahlrecht.
Ancak burada evli kadınların öğretmenlik yapmasına müsaade edilmediğini öğrendi.Hier musste sie feststellen, dass Frauen eine Immatrikulation nicht gestattet war.
Zamanının en gözde kadınlarından birisidir.Sie war eine der bedeutendsten Frauen ihrer Zeit.
Genel olarak kadınlar ev hanımı vazifesini yaparlar.Dinge, um die sich die Hausfrau kümmern soll.
Genellikle aşk cinayetlerinin kurbanı kadınlar olur.Die Zöglinge waren in der Regel weibliche Opfer.
Kadınların Suudi Arabistan dışındaki tüm Arap ülkelerinde araba kullanma hakkı vardır.Tatsächlich haben Frauen jedoch in allen Ländern des Nahen Ostens außer in Saudi-Arabien das Wahlrecht.
Türkiye Kürek Şampiyonası (kadınlar): Şampiyon (2): 1964, 1967.Balkanpokal-Sieger (2): 1964, 1966.
Çünkü o zamanlar kadınlar üniversiteye kabul edilmiyorlardı.Frauen waren damals zum Universitätsstudium nicht zugelassen.
Bu geceye yalnızca kadınlar katılır.Hierbei konnten nur Frauen teilnehmen.
Kadınlar 40 yaşın üstüne kadar yaşayabilirler.Die Weibchen können ein hohes Alter von bis zu 40 Tagen erreichen.
Yahudi olmayan kadınlara yönelik bir lekeleme amacı taşır.Er galt nur für nichtjüdische Frauen.
Erkekler ve kadınların yarışma takvimi oldukça benzerlik göstermekteydi.Die Wettbewerbe für Frauen und Männer waren weitestgehend angeglichen.
Henüz 14 yaşındayken kadınların seçme ve seçilme hakkı üzerine yapılan toplantıya katılmıştır.Bereits im Alter von 14 Jahren nahm sie an ihrer ersten Versammlung über das Frauenwahlrecht teil.
Orada kadınlardan şefkat kahramanları olarak bahseder .Öffentlich gibt er zum Schein den Frauenhelden.
Doğan Sabancı ayrıca kadınlara mikro kredi sağlama çalışmaları yürütmektedir.Unter anderem vergibt die Postbank Mikrokredite.
Suudi Arabistan'da umuma açık alanlarda kadınların bedenlerinin tamamını kapatmaları zorunludur.In Saudi-Arabien ist das Verschleiern von Frauen in der Öffentlichkeit Pflicht.
Susan B. Antony’nin derneğin başkanı seçilmesiyle kadınları seçim hakkı konusundaki çabalar artmıştır.Gemeinsam mit Susan B. Anthony setzte sie sich für das Frauenwahlrecht ein.
Cahiliye Dönemi'nde kadınlar alt tabaka insanı olarak görülmüştür.Auch in der Neuzeit wurde die Frau als minderwertiges Wesen betrachtet.
Armutlu'da kadınlar sistematik bir biçimde tecavüz edildi.UN-Berichte stellten systematische Vergewaltigungen fest.
1959 yılından itibaren kantonlarda kadınlara oy hakkı verilmeye başlandı.In Kuba ist seit 1965 ein Schwangerschaftsabbruch in den ersten 12 Wochen auf Antrag der Frau möglich.
İlgili Sayfalar