kadınlar ile cümle
kadınlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Diğer kadınlar çılgın, hırslı makineler, benim gibi, oluyordu.Other women became mad, driven machines like me.
Ve diğer kadınlar şarkı söylediler ve benim için ve annem için dua ettiler.And the other women sang and they prayed for me and my mother.
Kongolu kadınlardı şimdi ayağa kalkan.It was the Congolese women who are now rising up.
Seung Jo o biçim kadınlardan hoşlanmaz!Seung Jo isn't into women like that!
O biçim kadınlar mı?Women like that?!
Kendini zorlayan kadınlar mı? !Force herself?!
Bu kadınlar ilk yardımı ve kendi anayasal haklarını öğreniyorlar.These women are learning about first aid and their rights according to the constitution.
Bununla nasıl başa çıktın hem senin için çalışan kadınlar için hem de kişisel olarak?So how have you dealt with this on a personal level as well as the women who worked for you?
Bildiğiniz gibi, birçok Yemenli kadının resmi siyah rengini ve peçeli kadınları barındırıyor.As you know, the image of a lot of Yemeni women is a lot of black and covered, veiled women.
Ve çoğu böyle çünkü kadınların yüzlerini kendilerine göstermeye gücü yok, özgür değiller.And a lot of it is because women are not able, are not free, to show their face to their self.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.Ataturk was a lateral thinker. He made it compulsory for prostitutes to wear the veil.
Köylü kadınlar kızın annesine sık sıkHer mother was often told by other women,
Zalim bir diktatörü korkusuzca protesto eden kadınlar çıktı ortaya.Women came out, protested a brutal dictator, fearlessly spoke.
Genç kadınları harekete geçirmeyi başardılar.They were able to mobilize young women.
Şu çok ilginç ki erkekler bu konuda kadınlardan çok daha fazla rekabetçi.It's very, very interesting that men, more than women, tend to be more competitive here.
İki siyahi adamın, beyaz kadınlarla olması, mahkeme salonunda sorun çıkarmıştı.The fact that two black men were with white women became an issue in the court.
Kadınlar, Malcolm'un onları zorla hırsızlık yaptırdığı yönünde ifade verdiler.The women testified that Malcolm had forced them to participate in the burglaries.
Bu grup 18-30 yaş arasındaki... ...gündelik taraftar, erkek ve kadınlardan oluşuyordu.And they were male and female 18-30 and they were casual fans.
Bazı ev kadınları bir yerlerde iyi bir damat olduğu hissine kapıldılar.Some housewives got an illusion that there was a good son in law out there.
Kaçınız erkeklerin ya da kadınların dünyada daha fazla olduğunu düşünüyor?How many of you think there are more males or more females in the world?
Son sebep ise, kadınları çözümün bir parçası olarak görmeli, sorunun değil.The last reason has to do with women being part of the solution, not the problem.
Bir tarafında erkekler, diğer tarafında kadınlar oturuyor.On this side was men, and then the barrier, and this side was women.
Bana öğrettikleri, kadınlar ve erkekler arasındaki saygılı bir ilişkinin nasıl olması gerektiğiydi.They taught me about what a respectful relationship should look like between men and women.
Dünyanın olması gerektiği halini inşaa edecek kadınlar sizlersiniz.You are the women who will build the world as it should be.
Ve buraya kadar, bu kadınlar birçok engeli kaldırdılar.And having done so, these women moved many obstacles.
Kadınlar, erkekler gibi, vücutlarımızda böbreküstü bezleri olarak adlandırılan yapılar var.Females, like males, have in our bodies something called the adrenal glands.
Eşyalarını çantalarında taşıyan kadınlar bile ceplerini yokluyorlar.Even women who keep stuff in their bags tap their pockets.
Öyle görünüyor ki sosyal medya devrimini kadınlar yönlendiriyor.It turns out that women are really driving the social media revolution.
Anneden-anneye, organizasyonumuz... ...HIV'lı kadınlara bakım kuruluşu... ...gibi destek sağlıyor.Our organization, mothers2mothers, enlists women with HlV as care providers.
Kadınlara hizmet veren... ...sosyal yardım programı var.And then there's the community outreach, engaging women in their communities.
Kadınlara ve HIV'e olan milli tutumları... ...değiştirebiliriz.We can change national attitudes to women and national attitudes to HlV.
Bizim kurumumuz kadınlara... ...köprüden karşıya geçmelerinde yardımcı oluyor.And our organization helps women across that bridge.
İkincisi, toplumda... ...kadınları yetkilendirme.The second, communities -- empowering women.
Afrika'daki kadınlara karşı tutumları değiştirmeliyiz.We need to change attitudes to women in Africa.
Halı dokuma üniteleri kurduk kadınlar için meslek eğitimleri verdik.We set up carpet-weaving units, vocational training for the women.
Kadınların bu grubun dışına çıkmaları ve esas toplumla çalışmaları yasaktı.The women were just not allowed to come out of the community and work with mainstream society.
Bizim buradaki amacımız, hamile kadınlara, yetişkin ve çocuk hastalara sağlık hizmeti vermektir.We are here to give medical care to pregnant women, sick children and sick adults.
Ve New Bedford kadınlar, onlar kendi kırmızı gül gibi çiçek.And the women of New Bedford, they bloom like their own red roses.
- Kadınlar!- Women!
Siz kadınlar bunun nasıl olduğunu bilemezsiniz.You women don't know what it's like.
Bu kızların sorunu" veya "Bu kadınların sorunu."That's for the girls," or "That's for the women."
Birçok insan, "cinsiyet" sözcüğünü duyduğu zaman da bunun kadınlar anlamına geldiğini düşünür.And a lot of people, when they hear the word "gender," think it means women.
Dolayısıyla "Bu kadınlar niye bu erkeklerlerle çıkıyor?", "Neden bu erkekleri çekici buluyorlar?",And we say things like, why do these women go out with these men?
Kadınlar hakkında sorular soran insanları susturmayacağım.And I'm not going to shout down people who ask questions about women, okay?
Neden toplumumuzda ve dünya genelinde bu kadar çok sayıda erkek kadınlara tecavüz ediyor?What's going on with men? Why do so many men rape women in our society and around the world?
Şükürler olsun ki kadınlar bunu yapmadılar.And thank goodness that women haven't done that.
Kadınları taciz eden erkekleri yaratan sistemle erkekleri taciz eden erkekleri yaratan sistem aynı.The same system that produces men who abuse women produces men who abuse other men.
Yani bu hem erkeklerin hem de kadınların ortak noktasıdır.So that's something that both women and men have in common.
Tacizci derken sadece kadınları döven erkekleri kastetmiyorum.And when I say abusive, I don't mean just men who are beating women.
Bu arada hiç şüpheniz olmasın ki bunu kadınlara borçluyuz.By the way, we owe it to women. There's no question about it.
Siz kadınların ikisinden birisinin hayatı kardiyovasküler hastalık tarafından etkilenecek.One out of two of you women will be impacted by cardiovascular disease in your lifetime.
1984'den beri, Amerika'da erkeklerden çok kadınlar ölüyor.Since 1984, more women die in the U.S. than men.
Ve 1984'den itibaren kadınların çizgisini görüyorsunuz, açıklık artıyor.And you see the female line since 1984, the gap is widening.
Kadınlar her zamankinden daha uzun yaşıyor.Women are living longer than ever.
Bize kadınlarda göğüs ve kolon kanseri hakkında bilgilendirdi.It informed us about breast cancer, colon cancer in women.
Ve altta yatan, kadınların buna değmeyeceğiydi.And the under-reading was women aren't worth it.
Kadınlar buna değer," falandı.Sorry. Women are worth it."
Bu, özellikle, kadınlara neler oluyor, sorusunu soran bir çalışma.It was a study to specifically ask, what's going on with women?
EKG bulgularının farklı olduğu -- kadınlara özgü.EKG findings are different -- female-pattern.
Yani kadınların ve erkeklerin nasıl şişmanladığı bilinen gerçeğinden dolayı.And because of the common knowledge of how women and men get fat.
İlgili Sayfalar