kadınlar ile cümle

kadınlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Biz bunu, kadınlara karşı şiddete eşit bir denklem olarak görüyoruz.We see that as an equation that equals violence against women.
Sonuçta, sadece 20 yıldır kadınların maraton koşmasına izin veriliyor.So it's only been 20 years that women have been allowed to run the marathon.
Nasıl oluyor da kadınlar mesafe arttıkça güçleniyor?Why is it that women get stronger as distances get longer?
64 yaşında erkekler ve kadınlar 19 yaşlarında koştukları kadar hızlı koşarlar.64-year-old men and women are running as fast as they were at age 19.
Kadınların günlerce, haftalarca, aylarca vajinalarına bakmadıkları olur.Women go days, weeks, months, without looking at it.
Böylece, kadınlarla vajinaları hakkında konuşmaya karar verdim.So I decided to talk to women about their vaginas.
Yaşlı kadınlarla, genç kadınlarla, evli kadınlarla, lezbiyenlerle, bekar kadınlarla konuştum.I talked to older women, younger women, married women, lesbians, single women.
Tamam, başlangıçta kadınlar biraz utangaçtılar, konuşmaya gönülsüzdüler.OK, at first women were a little shy, a little reluctant to talk.
Kadınlar vajinaları hakkında konuşmaya bayılıyorlar, gerçekten.Women love to talk about their vaginas, they do.
Ama aslında kadınlar bunları anlatmak için sıraya girmemişti.But in fact, that's not what women lined up to tell me.
Böylece 1997'de dedim ki "Kadınları bir araya getirelim.And so in 1997, I said, "Let's get women together.
Tüm bu kadınların saldırıya uğramış olduğu bilgisiyle neler yapabiliriz?"What could we do with this information that all these women are being violated?"
Böylece 1997' de tüm bu olağanüstü kadınları topladık dedik kiSo in 1997 we got all these incredible women together and we said,
"Bu tiyatro oyununu ve bu enerjiyi, kadınlara yönelik şiddeti durdurmak için nasıl kullanabiliriz?""How can we use the play, this energy, to stop violence against women?"
Vanilyalı dondurma yerken yakalandığı için kırbaçlanan kadınlar gördüm ve onlarla tanıştım.And I actually saw and met women who had been flogged for being caught eating vanilla ice cream.
Kadınlar burkalarını kaldırıp bu dondurmayı yediler.And women lifted their burqas and ate this ice cream.
Nihayetinde orası Roma'nın serseri ve hayat kadınlarıyla dolu yeri.Afterall, it is the part of Rome full of barbers and prostitutes.
Bu da kadınların yaşantısını anlamada güçlük yaratıyor.This makes constructing the lives of women difficult.
Yunan kadınlarının aksine,Unlike women in Greece,
Romalı kadınlar evden çıkıp şehirde gezebiliyorlar.Roman women go out the house and move about the city.
Erkeklerle karşılaşmadan sabahları hamama ya da kadınlar için ayrılmış özel hamamlara gidebilirler.They go to the baths in the morning to avoid the men or to separate baths that are for women only.
Durum kadınlar için tek kelimeyle korkunçtu.It was simply awful for women.
Kadınlar bu tarafa, erkeler kımıldamasın.All women come out, men stay inside.
Kadınlar baş belasıdırWomen are so trouble-some.
Kadınlar için, verebileceğim en iyi örnek Enjoli reklamı:For women, the best example I can give you is Enjoli, the commercial.
Kadınlar için utanç, herşeyi yap, mükemmel yap, ve seni terlerken görmelerine asla izin verme.For women, shame is, do it all, do it perfectly and never let them see you sweat.
Sordu ki, kadınların dişi normlarına uyması için ne yapmaları lazım?He asked, what do women need to do to conform to female norms?
Eğer ailemizde bir enerji varsa, bu kadınlar arasında geçiş yapar.If there is a sinew in our family, it runs through the women.
Bu yüzden 10X10 için global elçiyim kadınları eğitmek için küresel bir kampanya.That's why I am a global ambassador for 10x10, a global campaign to educate women.
Ve tüm kadınlar, hepiniz çok güzelsiniz.And every woman, you are so beautiful.
O zamana kadar İzlanda'da tipik kadın gibi kadınlar olarak tanınmıyorduk.We weren't known as the typical "women" women in Iceland up until then.
Ve bizim tarihimiz güçlü, cesaretli ve bağımsız kadınlarla dolu; Viking çağından beri.We have a long history of strong, courageous, independent women, ever since the Viking age.
Size kadınların ekonomiye ve topluma ne kadar önemli olduğunu anladığım zamanı anlatmak istiyorum.And I want to tell you when I first realized that women matter to the economy and to the society,
Kadınlar günübirlik bir izin aldılar.Women in Iceland took the day off.
Vali Romney, kadınların gelir eşitliği konusu?Governor Romney, pay equity for women?\
Bundan önceki yönetimde, kadınlar 580.000 iş kaybettiler.In the -- in the last women have lost 580,000 jobs.
Şimdi, kadınların işyerinde başarılarını etkileyen başka konular da var.Now, there are some other issues that have a bearing on how women succeed in the workplace.
Kadınların ihtiyacı olan destek bu değil.That\'92s not the kind of advocacy that women need.
Ve kadınların ne derece verimli çalıştıklarını da etkiliyor.And it makes a difference in terms of how well and effectively women are able to work.
Niçin bunu zengin asil kadınlara göstermiyorsun!Why don't you show it to the rich noblewomen!
'Bütün kadınları sağ mı bıraktınız?' diye çıkıştı.'Have you saved all the women alive?
Sol aslında evliliğin kadınlar ve çocuklar için iyi olduğunu söylemeye çok gönülsüz olmuştur.The left has been very reluctant to say that marriage is actually good for women and for children.
Burada kadınları suçlamıyorum.I'm not blaming the women here.
İnsancıl biri değil, eğlenceli değil, kadınlara karşı tavırları da hoş değil..He's not humane, he's no fun, and he's not good to the ladies.
Ha bir şey daha diyeyim.. Kadınlara karşı da hiç iyi değildir tavırları oğlumun.More than that, he is not good to women.
Erkek ve kadınlarımızın verdiği büyük fedakarlıkları bitmiş değil.The enormous sacrifices of our men and women are not over.
Bu gelecek, ancak üniformalı erkek ve kadınlarımız sayesinde yakın.This future is only within reach because of our men and women in uniform.
Kadınlar, oyunckalarla oynuyorlar.It shows these women playing with these toys.
Ben kadınların bizi nasıl kurtardığıyla ilgileniyorum.I am interested in how women are saving us.
Korumacı giden kadınlarla bu radikal kadınlar farklı kadınlar mıdır?Is it different women who are doing the preserving and the radicalizing?
Alınındaki bindiyi sildiler (Ç.N; evli kadınların alnındaki nokta)They wiped her bindi off her forehead.
"Biz Hindistan kadınlarıyız.We are the women of India.
Merkezime haftada 2 defa gelmeye başladı çünkü kadınların camiye gitme izni yok.He began to come twice a week to my center because women could not go to the mosque.
Ve o gittikten sonra kadınlar ve kızlar ardında kalıyor.And after he would leave, women and girls would stay behind.
Sakena, Afganistan'da kadınların eğitilmesinin tehlikeli olduğu zamanlarda öğretmenlik yapıyor.Sakena is a teacher at a time when to educate women is a dangerous business in Afghanistan.
Hırvatistan, Zagreb'deki Lesbor Grubu kadınları için değişik olmak hepsinin çok iyi bildiği bir şey.Being different is something the women of Lesbor in Zagreb, Croatia know all too well.
Ertesi gün kilisede diğer kadınlara nasıl hissettiklerini sordu.The next morning at church, she asked others how they felt.
Liberya'lı kadınlar genelde fazlaca mücevher takıp renkli giyinirler.Liberian women usually wear lots of jewelry and colorful clothing.
Polisleri çağırıp kadınları almaları söylendi.The police are called in to physically remove the women.
Marx'tan alıntı yaparsam; Kadınlar kendi seçimleri dahilindeki şartlar haricinde fark yaratırlar.So to paraphrase Marx: Women make change, but not in circumstances of their own choosing.
İlgili Sayfalar