kadınlar ile cümle
kadınlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu, kadınlar özgürlük hareketinin derin deniz versiyonu.Well, this is a deep-sea version of Women's Lib.
"Kadınlar" adlı olağanüstü tiyatro oyununun yazarı.She did an extraordinary play called "The Women."
Kongreye seçilmiş, kadınların pek de yer amadığı bir dönemde.She was a congresswoman when there weren't very many congresswomen.
Vanity Fair dergisinin editörü olmuş, döneminin fenomen haline gelmiş kadınlarından.She was editor of Vanity Fair, one of the great phenomenal women of her day.
Sanırım sen kadınları sadece zifiri karanlıkta evlerine bırakıyorsun.I guess, you only like to give girls rides in the dark night.
Bir başka deyişle, erkekler ve kadınlar hep birlikte ibadet ediyordu.In other words, men and women were worshiping all together.
Bir başka deyişle, çok basitçe, eğer erkekseniz kadınlarla aynı mekanda bulunamazsınız.In other words, as men, you are not simply supposed to be in the same physical space with women.
Mesela kadınlar başlarını örtmeye, tesettüre uygun giyinmeye zorlanır.like women are forced to cover their heads -- wear the hijab, the Islamic head cover.
Bunlar, bugün bile, geceleyin gökyüzünde 250 yıldızın ismini söyleyebilen erkekler ve kadınlar.These are men and women who, even today, can name 250 stars in the night sky.
"Ama kadınlar bu güvenilir yabancılarla söz konusu olduğunda."But women are that trustful--where strangers are concerned.
Hatta daha sonra sadece kadınların halk arasında geçti.Even then it was only credited among the women folk.
Kathmandu'da daha önce seks kölesi olan kadınlar bana eşlik ettilerIn Kathmandu, I was escorted by women who had previously been sex slaves themselves.
Ve biz bu armağanı 70'lerde ve 80'lerde aldık Kadınlar işgücüne katıldığı zaman.And we got that gift back in the '70s and '80s when women entered the labor force.
Elektrik, aynı zamanda kadınların özgürleştirilmesinde de çok yardımcı oldu.Electricity was also very helpful in liberating women.
19. yüzyıldaki kadınlar, Haftada 2 günlerini harcardı çamaşırlar için.Women, back in the late 19th century, spent two days a week doing the laundry.
20. yüzyıla geçmeden önce Kadınların başka bir problemi daha vardı.Back before the turn of the century, women had another problem.
Kadınlar hakkında clueless biri için,For someone who's clueless about women,
Ölüm döşeğindeki 31 kişiyle Bangalore'un civar köylerinden genç kadınlar ilgileniyordu.Tending those 31 dying people were young women from villages around Bangalore.
Bu bebeğin yaralarını temizleyip üzerlerini kapatanlar o sağlık görevlisi genç kadınlardı.It was the young women, the health aids, who cleaned the wounds of this baby and dressed the wounds.
Bu salondaki kadınlar bir ateş denizindeki nilüferleridir.The women in this room are lotuses in a sea of fire.
Umarım bu gücü dünyanın her yerindeki kadınlar için gerçekleştirebiliriz.May we actualize that capacity for women everywhere.
Birlikte çalıştığımız kadınların kişilik ve karakterlerini yakalıyoruz.We really catch the personality and character of women we are working on.
Kadınlara hayal kurduran ürünler yaratmayı amaçlıyoruz.We have goals to create products who make women dream.
Bu kadınlarda zehirli anne sütü bulunmaktadır.These women have toxic breast milk.
"Yarın, şu ilerideki kayaları geçeceğiz, ve o kayalarda Siren denilen güzel kadınlar otururmuş."Tomorrow, we will sail past those rocks, and on those rocks sit some beautiful women called Sirens.
2011 yılında hala daha kadınların hikayelerinin anlatılmamış olabileceğini hiç düşünmezdim.I just didn't think that in 2011, women would still be in that category.
Ne kırsalda ne de kentte. Çünkü bu kadınlar asla bir yabancıyla konuşmaz.Not so sure about rural, traditional areas, where I'm guessing women can't talk to strange men.
Kadınlar belki de bu hikayelere hiç mi hiç görevlendirilmemeli idi.""You know, maybe women shouldn't be sent to cover those stories."
"Kadınlar için bazı şeylerin daha zor ve farklı olduğunu düşünmüyorum."I don't know what you mean by things being different or harder for women.
Erkekler ve kadınlar farklı.The men and women are different.
Erkekler testosteron hormonuyla fiziksel olarak kadınlardan genellikle güçlüler.Men have testosterone and are in general physically stronger than women.
Garsonlar onlara... (Kahkahalar) Burada bazı kadınlar "Evet! Bunu düşünmüştüm!" diyorlar.The waiters are products... at this some women felt like "Yes!
Bizim için "Ama kadınlar bunların hepsini reddedebilir" demesi kolay.It's easy for us to say, "Oh but women can just say no to all of this",
Kadınlara ilişkilerde yapılması gerekenin fedakârlık olduğunu öğretiyoruz.We teach females that in relationships, compromise is what women do.
Kendilerini susturan kadınlara dönüşüyorlar.They grow up to be women who silence themselves.
Kadınlar yemek yapma geniyle mi doğuyorlar?Is it because women are born with a cooking gene?
Erkekler için de, kadınlar için de toplumsal cinsiyet konusunu açmak ani tepkilere sebep olabiliyor.For both men and women, to bring up gender, sometimes encounters almost immediate resistance.
"Kadınlar, oldukları gibi?""Women, true to selves? "
Erkek ve kadınlar dünyayı farklı şekillerde deneyimliyorlar.Men and women experience the world differently.
"Ama kadınlar asıl güce sahip, 'alttaki güce'.""Oh but women have the real power, bottom power."
Bu projeye "Women Are Heroes" (Kadınlar Kahramandır) adını verdim.I called that project Women Are Heroes.
Bir sonraki gün ana meydanda bir toplantı yaptım ve bazı kadınlar geldi.Then the next day, I held a meeting on the main square and some women came.
Gidip o kadınları bulmaları ve onlardan açıklamalarını istemeleri gerekiyordu.So they had to go and find the women and get an explanation from them.
Böylece medya ve bu anonim kadınlar arasında bir köprü yaratmış olduk.So you create a bridge between the media and the anonymous women.
Çatışma esnasında ilk hedef alınanlar kadınlar oluyor.Women are always the first ones targeted during conflict.
Aralarında kadınlar ve çocuklar da var.We got a Black Hawk down.
Anatomik açıdan düzgün olan kadınların hepsinde de dekolte kırışıklıkları görülebilir.All anatomically well endowed women at some time develop cleavage wrinkles.
Hem kadınlar, hem erkekler eşyaların görüntülerine artan bir ilgi göstermeye başladılar.I �ene i mu�karci podjednako, sve se vi�e zanimaju za izgled stvari.
Metastatik göğüs kanseri olan kadınları almış, gelişigüzel iki gruba ayırmış.He took women with metastatic breast cancer, randomly divided them into two groups.
O kadınların en güzel yüzü var ve zihnin en kararlı erkekler.She has the face of the most beautiful of women, and the mind of the most resolute of men.
Kadınlar doğal gizli ve bunlar kendi salgılayan yapmak ister.Women are naturally secretive, and they like to do their own secreting.
O kadınların akıllılık içinde neşeli yapmak için kullanılan, ancak ben onu yapmak duymadım geç.He used to make merry over the cleverness of women, but I have not heard him do it of late.
"Orada kadınların evde olsaydı, ben sadece kaba bir şüphe olması gerekir entrika."Had there been women in the house, I should have suspected a mere vulgar intrigue.
Ve bu nesil ise kadınlara seçme ve seçilme hakkı verdi.And that gave women the right to vote.
El becerilerine güvenen kadınlar ve erkekler tarafından yapılıyor.It's done by men and women who believe a lot in their craft.
Araba yapan, aynı bu şekilde çalışan kadınlar ve erkekler tarafından yapıldılar.And it's done by men and women working just like this, making cars.
Kadınlar zamanlarını ya suyun peşinde... ...yada çocuklarının ölümünü izlemek için harcıyorlar.And women shouldn't have to spend four hours a day looking for it, or watching their kids die.
Kadınlar bu hastalıktan çekiyor.Women suffer from that disease.
Koca memeli kadınlar. Orta memeli kadınlar.Woman with large breasts.
Kadınlar objedir, özellikle cinsel objedir.Women are objects, especially sexual objects.
İlgili Sayfalar