kadınların ile cümle
kadınların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Evli kadınların da erkeklerle aynı hakları vardır.Myös avioliitossa olevilla naisilla on samat oikeudet kuin miehillä.
Evli kadınların da erkeklerle aynı hakları vardır.Женщины, состоящие в браке, также имеют одинаковые с мужчинами права.
Evli kadınların da erkeklerle aynı hakları vardır.كذلك فإن النساء المتزوجات لديهن نفس الحقوق كالرجال.
Evli kadınların da erkeklerle aynı hakları vardır.芬兰法律规定男性和女性享受平等的权利。已婚女性也和丈夫一样享有同样的权利。
Fakat ne yazık ki, dünyada bütün kadınların bu hakları elde ettiği tek bir ülke bile yok.그렇지만 애석하게도, 세상의 단 한개의 나라도 여성이 이러한 권리를 누릴 수 있는곳이 없습니다.
Fakat ne yazık ki, dünyada bütün kadınların bu hakları elde ettiği tek bir ülke bile yok.Maar helaas is er geen land in de wereld waar alle vrouwen deze rechten krijgen.
Fakat ne yazık ki, dünyada bütün kadınların bu hakları elde ettiği tek bir ülke bile yok.Men tyvärr finns det inte ett enda land i världen där kvinnor kan räkna med att få dessa rättigheter.
Fakat ne yazık ki, dünyada bütün kadınların bu hakları elde ettiği tek bir ülke bile yok.nhưng thật đáng buồn, khi không có một đất nước nào trên thế giới mà tất cả phụ nữ cũng có những quyền này.
Fakat ne yazık ki, dünyada bütün kadınların bu hakları elde ettiği tek bir ülke bile yok.Але, на жаль, в жодній країні світу немає такого, щоб цими правами користувалася кожна жінка.
Fakat ne yazık ki, dünyada bütün kadınların bu hakları elde ettiği tek bir ülke bile yok.Но, к сожалению, ни в одной стране мира нет такого,чтобы этими правами располагала каждая женщина.
Finlandiya’da kadınların çocukları olmasına rağmen çalışmaları normaldir.Es normal en Finlandia que las mujeres trabajen, incluso aunque tengan hijos.
Finlandiya’da kadınların çocukları olmasına rağmen çalışmaları normaldir.I Finland är det vanligt att kvinnor arbetar, även om de har barn.
Finlandiya’da kadınların çocukları olmasına rağmen çalışmaları normaldir.Suomessa on tavallista, että naiset käyvät töissä, myös silloin kun heillä on lapsia.
Finlandiya’da kadınların çocukları olmasına rağmen çalışmaları normaldir.В Финляндии принято, что женщины ходят на работу, также и тогда, когда у них есть дети.
Finlandiya’da kadınların çocukları olmasına rağmen çalışmaları normaldir.من الطبيعي في فنلندا أن تذهب النساء إلى العمل، كذلك حينئذ عندما يكون لديهن أطفال.
Gamadelpivo. Şafakta, mahkum erkek ve kadınların karaya çıkmaları için emir verilir.GAmadelpivo ánh sáng đầu tiên, là kết án những người đàn ông và phụ nữ lên bờ
Gazete özür diledi ve kadınların fotoğraflarını asla koymayız dedi.Az újság elnézést kért, de azt mondta, hogy soha nem közöl nőkről képeket.
Gazete özür diledi ve kadınların fotoğraflarını asla koymayız dedi.De krant verontschuldigde zich, maar zei dat ze nooit foto's van vrouwen tonen.
Gazete özür diledi ve kadınların fotoğraflarını asla koymayız dedi.Die Zeitung entschuldigte sich, sagte aber, dass sie nie Bilder von Frauen zeige.
Gazete özür diledi ve kadınların fotoğraflarını asla koymayız dedi.Gazeta przeprosiła tłumacząc, że nie publikuje zdjęć kobiet.
Gazete özür diledi ve kadınların fotoğraflarını asla koymayız dedi.신문사는 이 일에 대해 사과했지만, 자신들은 여성의 사진을 절대 싣지 않는다고 말했어요.
Gazete özür diledi ve kadınların fotoğraflarını asla koymayız dedi.La testata si è scusata ma ha replicato che non pubblica mai foto di donne.
Gazete özür diledi ve kadınların fotoğraflarını asla koymayız dedi.Lehti pyysi anteeksi, mutta sanoi, ettei se koskaan julkaise valokuvia naisista.
Gazete özür diledi ve kadınların fotoğraflarını asla koymayız dedi.Le journal a présenté ses excuses, mais a déclaré qu'il n'éditent jamais des photos de femmes.
Gazete özür diledi ve kadınların fotoğraflarını asla koymayız dedi.Noviny sa ospravedlnili, ale povedali, že nikdy neuverejňujú fotky žien.
Gazete özür diledi ve kadınların fotoğraflarını asla koymayız dedi.(Risas) El periódico se disculpó pero dijo que nunca publica fotos de mujeres.
Gazete özür diledi ve kadınların fotoğraflarını asla koymayız dedi.(Risos) O jornal pediu desculpas, mas disse que nunca publica fotos de mulheres.
Gazete özür diledi ve kadınların fotoğraflarını asla koymayız dedi.Tờ báo đã xin lỗi nhưng cố chống rằng họ không bao giờ đăng ảnh phụ nữ.
Gazete özür diledi ve kadınların fotoğraflarını asla koymayız dedi.Η εφημερίδα ζήτησε συγγνώμη αλλά είπε πως ποτέ δεν δημοσιεύει φωτογραφίες γυναικών.
Gazete özür diledi ve kadınların fotoğraflarını asla koymayız dedi.Газета принесла извинения, сказав, что они никогда не печатают фотографии женщин.
Gazete özür diledi ve kadınların fotoğraflarını asla koymayız dedi.Редактори газети вибачились, сказавши, що вони ніколи не публікують фотографій з жінками.
Gazete özür diledi ve kadınların fotoğraflarını asla koymayız dedi.העיתן התנצל, אך אמר שהוא לעולם אינו מפרסם תמונות של נשים.
Gazete özür diledi ve kadınların fotoğraflarını asla koymayız dedi.اعتذرت الصحيفة قائلة:- أنها لا تنشر صوراً للنساء.
Gazete özür diledi ve kadınların fotoğraflarını asla koymayız dedi.新聞社は謝罪 でも女性の写真は 掲載できないと言います 性的に挑発的になるおそれが あるからだそうです(笑)
Genelde iş hayatında kadınların etkisi üzerine bütün bir ders saati dolduracak kadar konuşurum.Di solito faccio un'intera conferenza sull'impatto delle donne nella comunità del lavoro.
Genelde iş hayatında kadınların etkisi üzerine bütün bir ders saati dolduracak kadar konuşurum.Geralmente faço uma palestra inteira sobre o impacto das mulheres na comunidade económica.
Genelde iş hayatında kadınların etkisi üzerine bütün bir ders saati dolduracak kadar konuşurum.Ich halte normalerweise einen ganzen Vortrag über die Auswirkungen der Frauen auf die Geschäftswelt.
Genelde iş hayatında kadınların etkisi üzerine bütün bir ders saati dolduracak kadar konuşurum.În general susţin o întreagă prelegere pe tema impactului femeilor asupra comunităţii de afaceri.
Genelde iş hayatında kadınların etkisi üzerine bütün bir ders saati dolduracak kadar konuşurum.Je donne souvent une conférence entière sur l'impact des femmes sur le monde économique.
Genelde iş hayatında kadınların etkisi üzerine bütün bir ders saati dolduracak kadar konuşurum.일반적으로 저는 사업 단체에 여성들의 영향에 대해 전체 강의를 합니다.
Genelde iş hayatında kadınların etkisi üzerine bütün bir ders saati dolduracak kadar konuşurum.Mám celou přednášku o dopadech vstupu žen do byznysu.
Genelde iş hayatında kadınların etkisi üzerine bütün bir ders saati dolduracak kadar konuşurum.Obvykle venujem celú prednášku vplyvu žien na obchod.
Genelde iş hayatında kadınların etkisi üzerine bütün bir ders saati dolduracak kadar konuşurum.Over het algemeen geef ik een hele lezing over de impact van vrouwen op de zakenwereld.
Genelde iş hayatında kadınların etkisi üzerine bütün bir ders saati dolduracak kadar konuşurum.Ponavadi imam celo predavanje o vplivu žensk na poslovno družbo.
Genelde iş hayatında kadınların etkisi üzerine bütün bir ders saati dolduracak kadar konuşurum.Tôi thường cho cả một bài diễn thuyết về tác động của nữ giới trong cộng đồng kinh doanh.
Genelde iş hayatında kadınların etkisi üzerine bütün bir ders saati dolduracak kadar konuşurum.Vanligtvis gör jag en hel föreläsning om den påverkan kvinnor har på affärssamhället.
Genelde iş hayatında kadınların etkisi üzerine bütün bir ders saati dolduracak kadar konuşurum.Zwykle poświęcam cały wykład na wpływ kobiet na świat biznesu.
Genelde iş hayatında kadınların etkisi üzerine bütün bir ders saati dolduracak kadar konuşurum.Συνήθως κάνω ολόκληρη εισήγηση για τον αντίκτυπο των γυναικών στην επιχειρηματική κοινότητα.
Genelde iş hayatında kadınların etkisi üzerine bütün bir ders saati dolduracak kadar konuşurum.Зазвичай я читаю цілу лекцію про жіночий вплив на бізнес спільноту.
Genelde iş hayatında kadınların etkisi üzerine bütün bir ders saati dolduracak kadar konuşurum.Обикновено посвещавам цяла лекция на значението на жените в бизнес обществото.
Genelde iş hayatında kadınların etkisi üzerine bütün bir ders saati dolduracak kadar konuşurum.Обычно, я читаю целую лекцию о влиянии женщин на деловое общество.
Genelde iş hayatında kadınların etkisi üzerine bütün bir ders saati dolduracak kadar konuşurum.אני בדרך כלל מעניקה הרצאה שלמה על השפעת נשים על הקהילה העיסקית
Genelde iş hayatında kadınların etkisi üzerine bütün bir ders saati dolduracak kadar konuşurum.و لن أكرّس كل المحاضرة لأثر النساء على مجتمع الأعمال
Genelde iş hayatında kadınların etkisi üzerine bütün bir ders saati dolduracak kadar konuşurum.ここでは2つにとどめ 愛とセックスについての話に移りたいと思います
Genelde iş hayatında kadınların etkisi üzerine bütün bir ders saati dolduracak kadar konuşurum.我通常會用成個講議講婦女喺商界嘅影響
Gerçek bedenler buna benzemez. Güzel kadınların tatlı tenleriyle yumuşacık bedenleri.J'ai commencé à me dire qu'il devait exister de plus belles femmes à la peau superbe.
Göğüs kanserinde ölüm oranı yüzde dörde düştü. ve bu da kadınların savunduğu 40 yıl.유방암은 그 사망률은 4%로 낮아졌습니다. 그렇게 되기까지 40년간
Göğüs kanserinde ölüm oranı yüzde dörde düştü. ve bu da kadınların savunduğu 40 yıl.4%まで下がっています 40年間に渡って 女性が頑張ってきた結果です
Göğüs kanserinde ölüm oranı yüzde dörde düştü. ve bu da kadınların savunduğu 40 yıl.A mellrák halálozási rátája 4%-ra esett vissza. 40 év munkájának eredménye, hogy a nők ezt elérték.
Göğüs kanserinde ölüm oranı yüzde dörde düştü. ve bu da kadınların savunduğu 40 yıl.För bröstcancer är dödligheten nere på fyra procent. Och det är de 40 år som kvinnor har kämpat.