kadınların ile cümle

kadınların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Göğüs kanserinde ölüm oranı yüzde dörde düştü. ve bu da kadınların savunduğu 40 yıl.La mortalidad del cáncer de mama bajó al 4 %. Y esos son los 40 años que las mujeres han luchado.
Göğüs kanserinde ölüm oranı yüzde dörde düştü. ve bu da kadınların savunduğu 40 yıl.Nel cancro al seno la mortalità è scesa al 4 per cento. Questo grazie ai 40 anni di impegno delle donne.
Göğüs kanserinde ölüm oranı yüzde dörde düştü. ve bu da kadınların savunduğu 40 yıl.No cancro da mama a mortalidade desceu para 4%, graças aos 40 anos de recomendações às mulheres.
Göğüs kanserinde ölüm oranı yüzde dörde düştü. ve bu da kadınların savunduğu 40 yıl.Pour le cancer du sein, la mortalité est tombée à 4%. Grâce à 40 ans de recommandations.
Göğüs kanserinde ölüm oranı yüzde dörde düştü. ve bu da kadınların savunduğu 40 yıl.Śmiertelność w przypadku raka piersi spadła do 4% dzięki 40 latom walki kobiet.
Göğüs kanserinde ölüm oranı yüzde dörde düştü. ve bu da kadınların savunduğu 40 yıl.Ung thư vú, tỉ lệ tử vong giảm xuống 4%. và đó là 40 năm mà phụ nữ đã và đang ủng hộ.
Göğüs kanserinde ölüm oranı yüzde dörde düştü. ve bu da kadınların savunduğu 40 yıl.При раке молочной железы смертность снизилась до 4%. Это достигнуто благодаря борьбе женщин в течение 40 лет.
Göğüs kanserinde ölüm oranı yüzde dörde düştü. ve bu da kadınların savunduğu 40 yıl.בלי הזדמנות לעזור לה לבחור פאה. בסרטן השד, התמותה ירדה ל-4%.
Göğüs kanserinde ölüm oranı yüzde dörde düştü. ve bu da kadınların savunduğu 40 yıl.وفيات سرطان الثدي قد انخفضت إلى أربعة بالمئة وهذه هي الأربعين سنة
Güzel kadınların tatlı tenleriyle yumuşacık bedenleri.Il corpo di una bella donna con la pelle vellutata...
Güzel kadınların tatlı tenleriyle yumuşacık bedenleri.Los blandos cuerpos de hermosas mujeres con sensuales pieles.
Güzel kadınların tatlı tenleriyle yumuşacık bedenleri.Όπωs τα απαλά σώματα όμορφων γυναικών με αισθησιακό δέρμα.
Güzel kadınların tatlı tenleriyle yumuşacık bedenleri.Мягкие тела прекрасных женщин с ароматной кожей...
Haberlerde sunulan hikayelerde kadınların kurban olarak yansıtılmaları erkeklerden iki kat fazla.뉴스에 소개되는 이야기 중, 남성보다 여성이 두 배 더 많이 피해자로 소개되고,
Haberlerde sunulan hikayelerde kadınların kurban olarak yansıtılmaları erkeklerden iki kat fazla.Історії в новинах зображають жінок у ролі жертв удвічі частіше, ніж чоловіків.
Haberlerde sunulan hikayelerde kadınların kurban olarak yansıtılmaları erkeklerden iki kat fazla.הכתבות בחדשות צפויות להציג נשים כקורבנות פי 2 מגברים,
Haberlerde sunulan hikayelerde kadınların kurban olarak yansıtılmaları erkeklerden iki kat fazla.فالأخبار في الصحف تميل لتقديم النساء كضحايا أكثر من الرجال بمرتين ضعف،
Haberlerde sunulan hikayelerde kadınların kurban olarak yansıtılmaları erkeklerden iki kat fazla.女性が被害者として報道される 割合は男性の2倍 また誰であるかよりまず
Halkımın kadınlarını rahat evlerinden kovar, Çocuklarını yüce huzurumdan yoksun bırakırsınız.내 백성의 부녀들을 너희가 그 즐거운 집에서 쫓아내고 그 어린 자녀에게서 나의 영광을 영영히 빼앗는도다
Halkımın kadınlarını rahat evlerinden kovar, Çocuklarını yüce huzurumdan yoksun bırakırsınız.Manželky lidu mého vyháníte z domu rozkoší jejich, od dítek jejich odjímáte slávu mou na věky.
Halkımın kadınlarını rahat evlerinden kovar, Çocuklarını yüce huzurumdan yoksun bırakırsınız.Mit Folks Kvinder driver l ud af det Hjem, de holdt af, I tager for evigt min Ære fra deres Børn:
Halkımın kadınlarını rahat evlerinden kovar, Çocuklarını yüce huzurumdan yoksun bırakırsınız.Népem asszonyait kiûzitek boldogságuk házából; kisdedeiktõl örökre elveszitek az én dicsõségemet.
Halkımın kadınlarını rahat evlerinden kovar, Çocuklarını yüce huzurumdan yoksun bırakırsınız.U verdrijft de weduwen uit hun huis en ontneemt de wezen elk recht dat hun door God gegeven is.
Halkımın kadınlarını rahat evlerinden kovar, Çocuklarını yüce huzurumdan yoksun bırakırsınız.Vyháňate ženy môjho ľudu, každú z domu jej rozkoší; s jej malých detí beriete moju slávu na veky.
Halkımın kadınlarını rahat evlerinden kovar, Çocuklarını yüce huzurumdan yoksun bırakırsınız.Žene ljudstva mojega podite iz hiš njih veselja, njih otročičem kradete moj kras za vselej.
Halkımın kadınlarını rahat evlerinden kovar, Çocuklarını yüce huzurumdan yoksun bırakırsınız.Żony ludu mego wyganiacie z domu rozkoszy ich, od dziatek ich ustawicznie odejmujecie sławę moję.
Halkımın kadınlarını rahat evlerinden kovar, Çocuklarını yüce huzurumdan yoksun bırakırsınız.Жените на людете Ми изтласквате от приятните им къщи; От чадата им отнемате завинаги славата Ми.
Halkımın kadınlarını rahat evlerinden kovar, Çocuklarını yüce huzurumdan yoksun bırakırsınız.Жен народа Моего вы изгоняете из приятных домов их; у детей их вы навсегда отнимаете украшение Мое.
Halkımın kadınlarını rahat evlerinden kovar, Çocuklarını yüce huzurumdan yoksun bırakırsınız.נשי עמי תגרשון מבית תענגיה מעל עלליה תקחו הדרי לעולם׃
Halkımın kadınlarını rahat evlerinden kovar, Çocuklarını yüce huzurumdan yoksun bırakırsınız.تطردون نساء شعبي من بيت تنعّمهنّ تاخذون عن اطفالهنّ زينتي الى الابد
Halkımın kadınlarını rahat evlerinden kovar, Çocuklarını yüce huzurumdan yoksun bırakırsınız.你 們 將 我 民 中 的 婦 人 、 從 安 樂 家 中 趕 出 、 又 將 我 的 榮 耀 從 他 們 的 小 孩 子 盡 行 奪 去
Halkımın kadınlarını rahat evlerinden kovar, Çocuklarını yüce huzurumdan yoksun bırakırsınız.你 們將 我 民 中 的 婦人 、 從安樂家 中 趕出 、 又 將 我 的 榮耀從 他 們 的 小孩子 盡行 奪去
Hamile olan kadınların iş sözleşmesi feshedilemez ve hamilelikleri nedeniyle ayrımcılığa tabi tutulamazlar.Arbetsavtalet för en gravid kvinna får inte hävas och hon får inte diskrimineras på grund av sin graviditet.
Hamile olan kadınların iş sözleşmesi feshedilemez ve hamilelikleri nedeniyle ayrımcılığa tabi tutulamazlar.El contrato de trabajo de una mujer embarazada es irrescindible y la discriminación por este hecho es ilegal.
Hamile olan kadınların iş sözleşmesi feshedilemez ve hamilelikleri nedeniyle ayrımcılığa tabi tutulamazlar.Raskaana olevan naisen työsopimusta ei saa purkaa eikä häntä saa syrjiä raskauden vuoksi.
Hamile olan kadınların iş sözleşmesi feshedilemez ve hamilelikleri nedeniyle ayrımcılığa tabi tutulamazlar.عقد العمل للمرأة الحامل لا يجوز إلغاؤه ولا يجوز تمييزها بسبب الحمل.
Hatta daha da iyisi, kadınların söylediğini çoğunlukla duymadığımız bazı şeylerin söylendiğini duyabiliriz.여성이 할 때 듣지 않는 말을 우리가 할 때에는 들어주는 경우도 있습니다.
Hatta daha da iyisi, kadınların söylediğini çoğunlukla duymadığımız bazı şeylerin söylendiğini duyabiliriz.Nebo ještě lépe, budeme vyslyšeni, když řekneme něco, co se od žen často slyšet nedá.
Hatta daha da iyisi, kadınların söylediğini çoğunlukla duymadığımız bazı şeylerin söylendiğini duyabiliriz.Of, beter gezegd, we kunnen dingen in het openbaar zeggen, die vrouwen vaak niet kunnen zeggen.
Hatta daha da iyisi, kadınların söylediğini çoğunlukla duymadığımız bazı şeylerin söylendiğini duyabiliriz.או, ליתר דיוק, יכולים להקשיב לנו כשאנחנו אומרים דברים מסוימים, שאינם נשמעים כאשר נשים אומרות אותם.
Hatta daha da iyisi, kadınların söylediğini çoğunlukla duymadığımız bazı şeylerin söylendiğini duyabiliriz.أو، أفضل من ذلك، يمكن أن يتم الاستماع لنا نقول بعض الأشياء التي غالباً لا يتم الاستماع للنساء عندما يقلنها.
Hatta daha da iyisi, kadınların söylediğini çoğunlukla duymadığımız bazı şeylerin söylendiğini duyabiliriz.男性が言えば 人は聞く それは性差別主義という問題ですが
Hatta daha sonra sadece kadınların halk arasında geçti.Anche allora era solo accreditato tra il popolo femminile.
Hatta daha sonra sadece kadınların halk arasında geçti.Aun así, se acreditó sólo entre las mujeres populares.
Hatta daha sonra sadece kadınların halk arasında geçti.Även då var det bara tillgodoräknas bland kvinnorna folk.
Hatta daha sonra sadece kadınların halk arasında geçti.Bahkan kemudian itu hanya dikreditkan antara kaum perempuan.
Hatta daha sonra sadece kadınların halk arasında geçti.Chiar si atunci a fost creditat doar în rândul femeilor populare.
Hatta daha sonra sadece kadınların halk arasında geçti.Jo silloin oli vain hyvitetään naisten keskuudessa kansanmusiikkia.
Hatta daha sonra sadece kadınların halk arasında geçti.그때도 그것은 단지 여성 민속 사이 입금했습니다.
Hatta daha sonra sadece kadınların halk arasında geçti.Még akkor csak jóvá nők között emberek.
Hatta daha sonra sadece kadınların halk arasında geçti.Même alors, il a été crédité que parmi les gens de femmes.
Hatta daha sonra sadece kadınların halk arasında geçti.Mesmo assim, só foi creditado entre os povos das mulheres.
Hatta daha sonra sadece kadınların halk arasında geçti.Nawet wtedy dopiero zapisane wśród ludu kobiet.
Hatta daha sonra sadece kadınların halk arasında geçti.Schon damals war es nur bei den Frauen Folk gutgeschrieben.
Hatta daha sonra sadece kadınların halk arasında geçti.Thậm chí sau đó nó đã được chỉ ghi trong dân gian phụ nữ.
Hatta daha sonra sadece kadınların halk arasında geçti.Už tehdy bylo připsán jen mezi ženami folk.
Hatta daha sonra sadece kadınların halk arasında geçti.Už vtedy bolo pripísaný len medzi ženami folk.
Hatta daha sonra sadece kadınların halk arasında geçti.Zelfs toen was het alleen toegekend bij de vrouwen folk.
Hatta daha sonra sadece kadınların halk arasında geçti.Že takrat se je šele dobro med ženskami folk.
Hatta daha sonra sadece kadınların halk arasında geçti.Ακόμα και τότε ήταν μόνο πιστώνεται μεταξύ των λαϊκών γυναίκες.

İlgili Sayfalar