kadınların ile cümle

kadınların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Erkekler kadınların düğününü izleyemez.男人不能与自己家族中的女人结婚。
Erken dönem resimlerinde erkeklerin ve kadınların eşit büyüklükte oldukları görülüyor.我记得我问为什么男子和女子的奖金不相同。
Ancak bunun nedeni, kadınların işgücüne daha az katılması.这在一定程度上是因为女性退出了劳动力。
Özellikle Kadınların geleneksel giyimi ihramdır.一般穿著女僕裝。
(Dünyanında en uzun kadınlarından biri).於諸女中最為殊勝。
Ardından kadınlar, kadınların bu kötü muameleden nasıl kurtulacağını tartıştılar.在近世以後,亦可指町家(日语:町家)的妻室。
İsrailli kadınların mecburi hizmet süresi 2 yıl olup erkeklerin 3 yıllık hizmet süresinden daha kısadır.男性的義務役役期是三年,女性則是兩年。
Akıllı, bilgili ve eğitimli olan Ani Hatun, "Hace-i Zenan (Kadınların Hocası)" lakabıyla anılmıştır.” 王戎善於清談,知者謂其“超然玄著”,以精辟的品評與識鑑而著稱。
Erkeklerle kadınların eşitliği ilan edildi.支持男女平等。
Kadınların okula alınmasına ise ilk olarak 1895 yılında izin verildi.学校从1895年开始允许女性注册。
En sonunda 1908’de Prusya’da kadınların üniversiteye kayıt yaptırmalarına izin verilmiştir.至到1909年普鲁士才正式允许妇女进入大学。
Erkeklerin takımı da 25 kişiden oluşabiliyordu, ama kadınların takımları 23 kişiden oluşabiliyordu.남자팀은 25명의 선수를, 여자팀은 23명의 선수를 꾸릴 수 있다.
Ardından kadınlar, kadınların bu kötü muameleden nasıl kurtulacağını tartıştılar.그때 식후(息侯)와 채 애후(蔡 哀侯)의 부인들은 진(陳)나라 진후(陳侯)의 여식들이었다.
Kadınların sağlık ve beslenme gibi birincil bakım hakkı vardır.여성과 그 자녀는 의료와 영양 공급에서 최우선 대우를 받을 권리가 있다.
Kadınların ibadet ettiği mehizah bölümü, yıldız süslemesi olan girişin üst katındadır.무리 내의 암컷들은 수컷들과 영구적인 우호 관계를 맺으며 이는 이른바 우애(Friendship)로 알려져 있다.
Esra (Derya Beşerler) : Sarmaşık kadınlarının manikür pedikürcüsü.까마귀 (까까라스) 성우: 최준영 마녀 마들린의 말하는 까마귀.
Japon erkekleri için kadınların boyun arkası güçlü bir cazibe yeridir.일본에서 방영 후 여자 중고생들에게 큰 인기를 끌었다.
Kadın müzeleri; kadınların eğitimi, güçlenmesi ve kendilerine olarak güvenlerinin artması için önemlidir.여성박물관들은 여성의 교육, 세력화, 그리고 자존감에 중요하다.
Ülke genelinde kadınların ortalama ömrü 43 iken, erkeklerde 44'tür.평균 수명은 여성 45세, 남성 44세이다.
Kadınların ihramı ise kendi giysileridir.여신 여성주의는 선녀의 날개옷이다.
Bunlardan ilki kadınların toplumsal var oluşa olan katkılarını ele almıştır.그가 이혼하는 이가 이전에 과부였다면 그는 반미나를 지불해야 한다.
Ayrıca kadınların oy hakkının genişletilmesi için de savaştılar.또한 이 당시는 여성의 권리 확대를 강하게 호소했다.
Kadınların stolası bir togadan farklı görünürdü ve genellikle parlak renkliydi.여성의 스톨라(stola)는 토가와 차이가 있으며, 보통 밝은 색이었다.
Artık o küçük düşürülmüş kadınların intikam iblisidir.그리고 시작된 그 여자의 복수.
Birçok ülkede kadınların seçme hakkı için, ilk gösterileri düzenlemişlerdir.19세기 후반, 여러 나라에서 제한적으로 여성의 선거권이 허용되기 시작했다.
Organizma, enfekte olmuş kadınların erkek eşlerinde de %80 oranında bulunur.감염 남성의 10%와 감염 여성의 80%가 무증상이다.
Kadınların araba kullanmasına ise izin verilmemektedir.은 한 치의 오차도 허용하지를 않는다.
Döndüğünde şarkılarını öyle güzel söylerdi ki bu şarkılar kadınların göz yaşları akıtmasına neden olurdu.나중에는 이 본문을 가사로 하는 노래가 탄생하게 되었으며, 그 결과 이 노래들은 미사 전례에서 불리게 되었다.
Kadınların araba kullanmasına ise izin verilmemektedir.בחלק מהמקומות נאסר על נשים לנהוג.
Bense kadınların resmini çekmekten korkarım.התחלתי לצייר טיפוסים מבין הנשים.
Çeşitli yalanlar söylediği kadınların tümüne de umut vermiştir.הותיר אחריו ילדים רבים מנשים שונות.
12 Kasım Raw programında Lynch, SmackDown kadınlarını toplayarak Raw'a baskın yaptı.ב-12 בנובמבר בתוכנית Raw, לינץ' הובילה את מחלקת הנשים של סמאקדאון לפלישה לתוכנית Raw.
Suudi Arabistan dünyada kadınların araba kullanmasını yasaklayan tek ülkedir.ערב הסעודית היא ייחודית בתור המדינה היחידה בעולם שבה נשים לא מורשות לנהוג בכלי רכב.
Lorde kendini "kadınların sesi" ve "seslerin konseri" olarak tanımlamıştır.היא תיארה את עצמה הן כהמשכיות של נשים והן כקונצרט של קולות בתוך עצמה.
Ancak burada evli kadınların öğretmenlik yapmasına müsaade edilmediğini öğrendi.באותה תקופה, היה איסור על נשים נשואות לעסוק בהוראה.
Fuller, kadınların haklarının ve özellikle, kadınların eğitim ve istihdama katılma hakkının savunucusuydu.פולר הייתה פעילה למען זכויות האישה, במיוחד למען זכותן של נשים לרכוש השכלה ותעסוקה.
Bazı kadınların tecavüze uğramamak için intihar ettiği belirtilmektedir.חלק מהמשפחות התאבדו כדי למנוע את הבלתי נמנע.
Kadınların sağlık ve beslenme gibi birincil bakım hakkı vardır.מושם דגש על בריאות המזון ואיכותו.
Zamanının en gözde kadınlarından birisidir.היא הייתה אחת הנשים המוערכות ביותר בתקופתה.
Ayrıca kadınların oy hakkının genişletilmesi için de savaştılar.היא עבדה גם עבור זכות נשים להצבעה.
Yalnız erkekler tapabilir, kadınların tapması yasaktır.הגורל עשה אותנו נשים בעוד שרק חוקי הגברים מוכרים."
Kadınların en büyük eğlencesi Mart ayındaki oğlak eğlencesidir.מטרת העץ היה לשעשע את ילדי חברי הגילדה בחג המולד.
Savaş koşulları İsviçre'ye gidebilecek kadınların sayısını sınırladı.מספר חשבונות החיסכון לבדו עולה על מספר תושביה של שווייץ.
Kuruluş ayrıca kadınların bir kısmı için konaklama imkânı da sağladı.החברה העניקה גם מקום רב יותר לנשים.
Bugün gelinlikçilerde kadınların kendi zevklerine göre seçebileceği birçok gelinlik modeli mevcut.ישנם סוגים רבים של עיצוב שיער שהנשים בוחרות לעצמן.
Kadınların koruyucusudur.רודף נשים.
Erkeklerin kullandığı cirit 800 g, kadınlarınki ise 600 gr ağırlığındadır.משקלו של הכידון 800 גרם לגברים ו-600 גרם לנשים.
Maria Theresia zamanında dünyanın en güçlü kadınlarından biriydi.אנה דה לה מנדוזה הייתה אחת מהנשים המוכשרות בתקופתה.
Kadınların sağlık kontrolü düzenlidir.מדד הביטחון של נשים.
Döndüğünde şarkılarını öyle güzel söylerdi ki bu şarkılar kadınların göz yaşları akıtmasına neden olurdu.אני לא חושבת שהיא ידעה שהשירים שלה יגרמו לאנשים להגיב בצורה כזו.
Kadınların savaş alanında kazandığı başarılara dair tarihte birçok örnek bulunmaktadır.פעמים רבות מציבים אנדרטה באזור שבו התרחש האירוע המונצח בה.
"Kadınların da partisi oldu".אבל הנשים גם כן רוצות להצטרף !"
Artık o küçük düşürülmüş kadınların intikam iblisidir.והם חוטפים על הראש מהממונים על הנקמה הפרטית הזאת.
Dresselhaus ayrıca kadınların fizik gibi alanlara katılımını arttırmak için de çok büyük çaba sarf etti.Дреселхаус отделя много време и усилия за подкрепата на участието на жени във физиката.
Kadınların yüzsüz maskeleri (ellangualek arnartaq yurarcuun) de vardır.Ще имат там пречисти съпруги.
Bazı kültürlerde, erkeklerin ve kadınların ne giyeceğini dini kurallar belirler.В някои култури сумптуарни закони регулират това, което мъжете и жените са задължени да носят.
Kadınların koruyucusudur.Смята се за закрилничка на жените.
Labrys lezbiyen ve feminist örgütlerin bir dizi 1970'li yıllarda kadınların sembolü olmuştur.През 1970 лабрисът е приет като символ на много лесбийски и феминистки организации.
Kadınların birinin elinde flüt vardır, diğeri ise sürahi taşımaktadır.Едната жена държи книга и меч, а другата цвете.
1915 - ABD Temsilciler Meclisi, kadınların da oy kullanması yönündeki kanun teklifini reddetti.1915 г. – В Конгреса на САЩ е отхвърлено предложението за даване на избирателни права на жените.

İlgili Sayfalar