kadınların ile cümle
kadınların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Çoğu dul kadınların hane reisliği yaptığı her 100 haneden 14’ü evlerini terk etmek zorunda kalmıştır.Tổ Địch đưa hơn 100 gia đình trong họ tộc mình đi lánh ở Hoài Tứ.
"Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helâl kılındı.女はその日の夜から強飯の量を多くして氏長に食わせた。
Dolayısıyla Chicago'da kadınların veya çekici kadınların hüküm giyemeyeceği görüşü ortaya çıktı.シカゴでは女性らしいあるいは魅力的な女性は有罪判決とならなかったと伝えられている。
Amerikan Bağımsızlık Savaşı'na katılmış kadınların yaşamlarını kayıt altına alan ilk yazardır.アメリカ独立戦争に貢献した女性の生涯を記録した最初の作家である。
Kısa bir süre sonra kadınların o üniversitede katılımına dair kısıtlamalar yürülükten kaldırıldı.その後すぐその大学での女性の参加の制限が廃止された。
Kadınların araba kullanmasına ise izin verilmemektedir.女性も運転が許されている。
Kadınların sağlık ve beslenme gibi birincil bakım hakkı vardır.女性は健康と栄養に関する初期治療を受ける権利をもつ。
Ancak İran'da kadınların şarkı söylemesi yasaktır.また、当時のイランでは女性は公共の場所で歌う事が禁止されていた。
Üç ciltlik kitap, ABD tarihinin ilk dönemlerindeki vatansever kadınların hayatlarını yansıtır.この3巻からなる本はアメリカ合衆国初期の愛国的女性の生涯を描いていた。
İslam'da kadınların liderlik etmesi ile ilgili yorum farklılıkları görülür.イスラム教では、女性が男性を導くことができるかどうかという討論が起きている。
Bense kadınların resmini çekmekten korkarım.女性の絵描きを見下すような発言をしている。
Kadınların saçlarını kesmesine müsaade yoktur.その髪を妻として結い上げるのはあなたをおいてはありえません。
Erkeklerin kullandığı cirit 800 g, kadınlarınki ise 600 gr ağırlığındadır.やりの重さは、男子が800グラム、女子が600グラム。
Amerika Birleşik Devletleri'nin Wyoming Bölgesi: kadınların genel oy hakkı bulunmaktaydı.1869年、ワイオミング準州は女性に選挙権を与えた。
Çeşitli yalanlar söylediği kadınların tümüne de umut vermiştir.また、様々な女性に対する愛の詩を多く残した。
1900 - Fransa'da çocuk ve kadınların çalışma saatleri, günde 11 saat ile sınırlandırıldı.1847年改正…若年労働者と女性労働者の労働時間を1日あたり最高10時間に制限。
"Kureyş kadınlarının iyisi, çocuğa küçüklüğünde en şefkatli olanlardır."「女の子はちっちゃいほうがかわいい」と思っている。
Bilim kadınlarını desteklemek için bir vakıf da kurmuştur.研究機関に資金提供することで科学振興を目指す組織である。
Artık o, Kurtuluş Savaşı'nın cefakar kadınlarından Halime Kaptan'dır.また、かつのすぐ上の姉つせ子(横井つせ子)は横井小楠の後妻となった。
Bunun tersine kadınların giymek zorunda olduğu siyah renkli abiye güneş ışığını tümüyle çeker.全身黒い服で固めた沙夜とは対照的に白い服をまとっている。
Katledilenlerin içinde kadınların da olduğu görülmüştür.また、人力車夫の中には女性もいたといわれている。
Yalnız erkekler tapabilir, kadınların tapması yasaktır.しかし、観戦が許されたのは男性のみで女性の観戦は禁止されていた。
Özellikle kadınların üniversitede eğitim görebilmeleri bir asır boyu tartışılmış ve karşı çıkılmıştır.医学教育に女性が参加することは、大きな反発と議論を呼んだ。
Kadınların kimlik mücadelesinde öne çıkan faaliyetlerde bulunmuştur.女性の職業選択の面で重要な成果を挙げた。
Tecavüze uğrayan kadınların sayısının 200’ü aştığı tahmin edilmektedir.輪姦された女性の数は数百人以上に上る。
Bunlardan ilki kadınların toplumsal var oluşa olan katkılarını ele almıştır.前述のように前者は「侯」と訳されることが多い(「公」と訳すこともある。
Kadınların rahat bırakmadığı adam.子供が生めない女性の話。
Üfürükçülük yapar, Evde kalmış yaşlı kadınların kısmetini açar.不良老人で、入居してた老人ホームで夫婦で入居した老女に手を出し追い出される。
Kadınların, kadın ve erkek herkes için örnek olmaları gerektiğine inanır.女性も男性もその他も全てイケると豪語する。
Kadınların Sınıfı: Ücretli Ev Hizmetleri Bağlamında Kadın Öznelliğinin Kurulması.…Category:金融機関の無料提携サービスを参照。
Zulma ona bunun kadınların bir ortak sorunu olduğunu söyler.原因は彼の派手な女性関係だといわれている。
""Tuhaf" kadınların özgürleşme hikayesi".『よっしゃ、これからは婦人の解放や』と決意。
Erkeklerin, kadınlarına adet döneminde yaklaşmazlar.また既婚者であっても一般的に渡航に家族を伴っていない。
Devlet, kadınların boşanmaları gibi birçok konuda kadınlara haklar verdi.後者は離婚の際の親権など、女性に多くの基本的権利を与えるものであった。
Doktorlardan alınan olaylar ile bu kadınların hikâyeleri aktarıldı.そんな経緯から女人の物語は綴られていた。
Kadınların adet döngülerinin gelişmesini sağlar.成人女性に変身するのは、それが理由である。
Bundan önce kadınların bu tür tesislere girme hakkı yoktu.そこで一昔前の噺家がこのようにすることはまずなかったのである。
Başlangıçta insan gücüyle sürülen tobagganlar erkeklerin önden çekip kadınların da arkadan ittiği kızaklardı.荷物が重い場合は、ひくと同時に後ろから人間が押す。
Köylü kadınların biri "Turiddu öldürüldü." diye bağırır.「トゥリッドゥさんが殺された」(“Hanno ammazzato compare Turiddu!
Kadınların genellikle piyade eğitimi yoktu.通常は海軍兵学校卒業者が軍医になることはない。
Erkeklerin, kadınlarına adet döneminde yaklaşmazlar.有故官不能歸者,妻子多鬻為奴。
Rajavi, kadınların da erkeklerle eşit haklara sahip olması gerektiğine tam olarak inanmaktadır.拉賈維認為女子應該與男子享有平等的地位。
Kadınların koruyucusudur.她是婦女的保護者。
Ayrıca diğer kabilelerin kadınlarını da köle yapmışlardır.他们还抓其他部落的女人来做自己的奴隶。
Artık o, Kurtuluş Savaşı'nın cefakar kadınlarından Halime Kaptan'dır.鄴民大歡喜,殘害人命的陋習「河伯娶妇」從此消失。
Ulusal Kadınların Tarihi Projesi.” 《女真民族史》
Sarayın bir diğer tarafında Haly İtalyan kadınlarını öven bir şarkıya koyulur.在皇宮內另一個角落,Haly 正在唱著讚美意大利女人的歌曲 'Le femmine d'Italia'。
Mefistofeles'le ve Faust bahçede bulunan kadınların yanlarına gelirler ve onlarla flört etmeye başlarlar.梅菲斯托菲勒斯和浮士德来到花园跟她们见面,并与她们调情。
"Şüphesiz, seçim gününde oy vermeye giden kadınların durumu, Kerbela'ya giden Zeynep'in durumu gibidir."”,在職期間,重用清議之士,如范滂、袁忠等日後遭到黨錮之禍的名士。
Bilim kadınlarını desteklemek için bir vakıf da kurmuştur.學會也贊助年輕科學家。
"Çalışmalarımın gizli yıkıcı amacı, lezbiyenlerin değil, kadınların normal insan olduğunu göstermek.“我作品的秘密颠覆性目标是表明女性,而不仅仅是女同性恋者,都是普通人。
Kadınların %80 kadarı âdetten 1-2 hafta önce bazı semptomlar yaşadığını bildirmiştir.高達80%女性曾表示在月經開始前出現部分症狀。
Kadınların çok sevdiği, güzel davranışlarla etlileyen, çileci görünümü dokunan.是個喜歡偷摸漂亮女性屁股的色老頭。
Seçim yasası değiştirilerek kadınların da oy kullanması sağlanır.提议的选举改革包括在内 妇女的选举权。
Kadınların geleneksel kıyafetleri de farklıdır.婦女也有不同類型的禮服。
Katledilenlerin içinde kadınların da olduğu görülmüştür.凡禁地人命,亦皆有事件。
Kadınların rahat bırakmadığı adam.歷問諸女無肯從命。
Aynı şekilde kadınların eşlerinin isimlerini almaları da mümkün kılındı.相对於宅男,有相似生活习惯的女性則被稱為宅女。
Yaşlı kadınların hayat hikâyesini anlatan ödül almış duygusal bir filmdir.这是一部关于老年妇女的生活纪录片。
UNFPA'nın 2010 yılı raporuna göre, KGM uygulanan kadınların %20'sine infibulasyon uygulanmıştır.根據聯合國人口基金會於2010年的調查顯示,20%接受女陰殘割的女性被施行縫陰手術。