kadınların ile cümle
kadınların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
1915 - ABD Temsilciler Meclisi, kadınların da oy kullanması yönündeki kanun teklifini reddetti.1915 – Representantenes hus forkaster et forslag om å gi kvinner stemmerett i USA.
Kadınların İslam'daki rolü hakkında nispeten liberal görüşlere sahipti.Filmen satte søkelyset på kvinners rolle i islam.
Erkeklerin %30,81'i, kadınların %8,04'ü okuryazardır.8% av menn og 0,3% av kvinner er fargeblinde.
Bense kadınların resmini çekmekten korkarım.Hun hadde også tatt til orde opptak av kvinner.
Bir süredir Kajol Hindistan'daki dul kadınların çocuklarına yardım ediyor.Stiftelsens formål er å bedre levekårene for barn i India.
Durkheim, bu türe örnek olarak kocası öldükten sonra intihar etmeyi bir görev bilen Hint kadınlarını anlatır.Durkheim nevner Indianere som begår selvmord pga plutselige oppflammede sjalusier, som eksempel på dette.
De Pisan "söylem yeteneğinin kadınların moral değer birikiminin bir parçası" olması gerektiğini savunmuştur.Hun argumenterte deretter «dyktighet i å resonnere skulle være en del av alle kvinners moralske forråd».
Uluslararası kadınların barış hareketinde aktiftir.Han har også vært aktiv i internasjonale fredsorganisasjoner.
Stewart kadınların haklarını savundu.Borat er sterkt imot kvinnerettigheter.
Kadınların Tarihi: Ana Tanrıçalardan Hıristiyan Azizelere.J: historien om kristiansundsjødene.
Yalnız erkekler tapabilir, kadınların tapması yasaktır.Kun biskoper kan ordinere, og kun menn kan motta ordinasjonen.
Kadınların araba kullanmasına ise izin verilmemektedir.Yrkestrafikk (lastebiler) er ikke tillatt.
Cinsiyet eşitliğinin teşvik edilmesi ve kadınların güçlendirilmesi.Å forbedre forholdet mellom kjønnene og fremme likestilling.
Kadınların geleneksel kıyafetleri de farklıdır.Det manglet også dameundertøy.
Kadınların sağlık kontrolü düzenlidir.Kvinners helse på spill.
Bazı kültürlerde, erkeklerin ve kadınların ne giyeceğini dini kurallar belirler.Dalam beberapa budaya, hukum mengatur apa yang pria dan wanita diharuskan memakai.
Rosie the Riveter yaygın olarak feminizm ve kadınların ekonomik gücünün bir sembolü olarak kullanılır.Rosie the Riveter digunakan sebagai lambang feminisme dan kekuatan ekonomi wanita.
Erkeklerin, kadınlarına adet döneminde yaklaşmazlar.Oleh Sang Adipati Panaekan isteri yang di Kertabumi tidak kebagian waktu (Kilir).
Lorde kendini "kadınların sesi" ve "seslerin konseri" olarak tanımlamıştır.Dia menggambarkan dirinya sebagai bagian dari "rangkaian kesatuan wanita" dan "konser suara".
Aynı şekilde kadınların eşlerinin isimlerini almaları da mümkün kılındı.Karena pilihan itu pula dia diberi nama Istri Kanya (kanya berarti melajang atau tidak kawin).
Artık o, Kurtuluş Savaşı'nın cefakar kadınlarından Halime Kaptan'dır.Maka dari itu, ia menjadi sekutu para Korawa saat perang antara Korawa melawan Pandawa berkecamuk.
Buradaki hiç kimse hayatta bırakılmadı; ne kadınların ne çocukların hayatını bağışladılar.Tak satupun dari mereka dibiarkan hidup, baik wanita maupun anak-anak tidak diampuni.”
"Böylece yaşlı kadınların da hayallerinin gerçek olabileceğini görmüş olduk."Dan Anda semua mengetahui perempuan berusia tua "seperti mimpi menjadi kenyataan".
Bense kadınların resmini çekmekten korkarım.Ia juga mempromosikan pengurapan wanita.
Kadınların öğrenebilmesi ve çalışabilmesi için özgürlüğüne sahip olmalarını istedi.Dia ingin wanita memiliki kebebasan menuntut ilmu dan belajar.
Sari, Hindistan'daki kadınların oldukça yaygın olarak giydikleri dış elbise.Sari adalah pakaian tradisional wanita dari India.
Halhal, kadınların ayak bileklerine taktıkları halka.Dan sang pria dapat pula memasukkan cincin di jari sang perempuan.
Bundan önce kadınların bu tür tesislere girme hakkı yoktu.Sebelumnya belum pernah gelar adat Pulanga ini diberikan kepada perempuan.
Ancak bunun nedeni, kadınların işgücüne daha az katılması.Bagaimanapun, ia terlihat kurang serius dalam menjalani hubungan dengan wanita.
"Kadınlarında partisi oldu".Teman-temannya memberikannya sebuah pesta.
Kadınların yüzsüz maskeleri (ellangualek arnartaq yurarcuun) de vardır.Sedangkan kaum perempuan dengan cara bercocok tanam dan mengumpulkan tanam-tanaman.
Marge, Homer'ın dansözden özür dileyerek kadınların birer obje olmadığını Bart'a göstermesini ister.Marge menyuruh Homer untuk minta maaf kepada wanita itu dan mengajari Bart bahwa perempuan itu bukan benda.
Kadınların alınlarına altına benzeyen sıralı halde taktıkları bir süs vardır.Akan tetapi kelat bahu diketahui juga dikenakan oleh perempuan.
Eski toplumlarda kadınların rolü üzerinde daha önce görülmemiş ölçüde farklı bakış açıları getirdi.Perilaku tidak etis dalam korporasi telah mencapai proporsi yang tidak pernah dilihat sebelumnya.
Aynoroz'da kadınların girmesi yasak olduğundan Aynoroz'da hiç kadın yoktur.Di Yangon tidak ada sepeda motor, karena dilarang masuk kota.
“Kadınların Insan Hakları: Uluslararası Standatlar, Kazanımlar, Sorunlar.”"Hak Asasi Manusia: Teori, Hukum, Kasus".
Kadınların araba kullanmasına ise izin verilmemektedir.Faktanya, ia tidak bisa mengemudi mobil.
Arap kadınların elinde 40 milyar dolar kişisel servet olduğu tahmin ediliyor.Peredaran mata uang Jepang diperkirakan sejumlah 4 Milyar.
Ve tüm kadınların rüyalarını süslüyordur.Tipikal wanita idaman semua laki-laki.
"Kadınların ülkesi Ermenistan'dayız".Wanita Indonesia adalah organisasi perempuan di Indonesia.
Ulusal Kadınların Tarihi Projesi.Dự án Lịch sử Phụ nữ Quốc gia.
Aralarında liseyi konu alan birkaç manga bulunmasına rağmen çoğunluğu yetişkin kadınların hayatlarını anlatır.Tuy có vài truyện nói về trường trung học, nhưng hầu hết là về cuộc sống của phụ nữ trưởng thành.
Genelde evin kadınlarının Shabbat mumlarını yaktığını ve Kiddush'i okuduklarını söyler.Cô chỉ ra rằng thông thường người phụ nữ trong gia đình sẽ thắp cây nến Sabbath và ngâm nga Kiddush.
Cinsiyet eşitliğinin teşvik edilmesi ve kadınların güçlendirilmesi.Tăng cường bình đẳng giới và nâng cao vị thế phụ nữ.
Kadınlara oy hakkı, kadınların seçimlerde oy kullanma hakkıdır.Quyền bầu cử của phụ nữ là quyền của phụ nữ được bỏ phiếu trong các cuộc bầu cử.
Kadınların %80 kadarı âdetten 1-2 hafta önce bazı semptomlar yaşadığını bildirmiştir.Có đến 80% phụ nữ cho biết họ bắt đầu có triệu chứng trong vòng một đến hai tuần trước khi hành kinh.
Kadınların okula alınmasına ise ilk olarak 1895 yılında izin verildi.Phụ nữ đã được phép ghi danh vào trường kể từ năm 1895.
Kısa bir süre sonra kadınların o üniversitede katılımına dair kısıtlamalar yürülükten kaldırıldı.Ngay sau đó, sự giới hạn phụ nữ tham gia ở trường đại học này đã được hủy bỏ hoàn toàn.
GM, IM ve FM unvanları erkekler ve kadınların her ikisi için geçerlidir.GM, IM, FM là những danh hiệu mở cho cả kỳ thủ nam và nữ.
Buradaki hiç kimse hayatta bırakılmadı; ne kadınların ne çocukların hayatını bağışladılar.Không một ai trong số họ còn sống sót, phụ nữ và trẻ em cũng không được tha."
Uluslararası Kadın Derneği tarafından 20. yüzyılın en ünlü kadınlarından biri olarak gösterildi.Năm 1997, Hội Phụ nữ quốc tế đã đề cử bà là một trong những người phụ nữ nổi tiếng nhất thế kỷ 20.
Bir süredir Kajol Hindistan'daki dul kadınların çocuklarına yardım ediyor.Cô thường xuyên tham gia những hoạt động giúp trẻ em mồ côi tại Việt Nam.
Feminist temalı şarkının sözleri kadınların güçlendirilmesi hakkındadır.Bài hát mang xu hướng bênh vực nữ giới, với lời bài hát nói về sức mạnh của phụ nữ.
Birçok Arap ülkesi, kadınların ulusal seçimler için oy vermesine izin veriyor.Khắp thế giới, các quốc gia dễ dãi đã cho phép phụ nữ bầu cử.
Amerika’da kadınların diğer kadınlara olan ilgisinde bir artış yaşanmıştır.Tại Mỹ, đã có sự gia tăng số phụ nữ cảm thấy thu hút đồng tính.
Bunun sonucu olarak da kadınların seçme ve seçilme hakkının kabulü gerçekleşmiştir.Phụ nữ lần đầu tiên có quyền bầu cử và ứng cử.
Bense kadınların resmini çekmekten korkarım.Để không bị loại, các cô gái phải làm một bức ảnh chụp.
Kitaplar artık profesyonel aşçılara değil, burjuva ev kadınlarına hitap ediyordu.Các sách không viết về đầu bếp chuyên nghiệp nữa mà viết về những bà nội trợ giai cấp tư sản.
Kadınların Suudi Arabistan dışındaki tüm Arap ülkelerinde araba kullanma hakkı vardır.Mọi quốc gia Ả Rập đều có giáp biển, ngoại trừ vùng Ả Rập tại miền bắc Chad.
Kadınların ayrı vergi vermesini ortadan kaldıran bir mücadeleyi de yönetti.Bà cũng giám sát quá trình bãi bỏ các mức thuế riêng đối với phụ nữ.