kadınların ile cümle

kadınların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Yalnız erkekler tapabilir, kadınların tapması yasaktır.Per l'uomo è d'obbligo alzarsi, mentre non lo è per le donne.
“Kadınların estetiği ve Sanatın Poltiği.” , 1982.Testimonianze d'arte e di fede", 1982.
Lale Devri adlı oyunu, İstanbul’da ilk defa kadınların tiyatroya gelmesini sağlayan oyun oldu.Il giocatore avrà, fin dall'inizio del gioco, una casa in cui è possibile accedere per la prima volta a Logar.
Hamile kadınların doğacak çocuğa elbise hazırlaması hem ayıplanır hem de çocuğun öleceği sanılır.La vediamo preparare un vestitino per il figlio che non nascerà.
Kadınların üstlükleri daha uzundur.I modelli da donna tendono ad essere più lunghi.
Böylelikle buradaki kadınların bir kısmı Sıraselviler Caddesi'ne doğru dağıldı.Di qui alcuni passarono nella zona femminile.
Birçok durumda özellikle kadınların yaşamına eğilmişti.Nel corso del tempo furono riservati in misura crescente soprattutto alle donne.
Erkek nüfusunun azalması kadınların iş yaşamında daha etkin hale gelmesini sağladı.L'aumento della disoccupazione a causa della crisi economica fece tornare le donne dentro le case.
Biz onların erkeklerini öldürdk ve kadınlarını dul bıraktık.E Noi salvammo lui e la sua famiglia, eccetto sua moglie, che fu tra quelli che rimasero indietro .
Şu anda Türkiye'deki kadınların üçte ikisi başını örtüyor.В настоящее время две трети турецких женщин носят платок.
Kadınların araba kullanmasına ise izin verilmemektedir.Женщинам запрещено водить машину.
Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle, dış giysilerini üzerlerine alsınlar.Скажи твоим женам, твоим дочерям и женщинам верующих мужчин, чтобы они туго затягивали свои покрывала.
1900 - Fransa'da çocuk ve kadınların çalışma saatleri, günde 11 saat ile sınırlandırıldı.1900 — Во Франции принят закон, ограничивающий рабочий день женщин и детей 11 часами.
1921, Azerbaycan'ın tarihine kadınların ilk kongre yılı olarak dahil edildi.1921 год вошел в историю Азербайджана как год Первого съезда женщин.
Kısa bir süre sonra kadınların o üniversitede katılımına dair kısıtlamalar yürülükten kaldırıldı.В скором времени ограничения на обучение женщин в этом университете были отменены.
Kadınlara oldukça düşkün olan Sultan İbrahim, devletin en önemli haslarını kadınlarına vermekteydi.Ибрагим, отличавшийся буйным нравом, конфисковал их имущество и подарил его своей новоиспечённой супруге.
En sonunda 1908’de Prusya’da kadınların üniversiteye kayıt yaptırmalarına izin verilmiştir.1908 — в Пруссии женщинам разрешено поступать в вузы.
Kadınların fendi sonunda galip gelmiş olur.Под наложницами подразумеваются женщины побеждённого (убитого) врага.
Fuller, kadınların haklarının ve özellikle, kadınların eğitim ve istihdama katılma hakkının savunucusuydu.Фуллер отстаивала права женщин, в частности право на образование и право на работу.
1795 - Fransa'da kadınların toplantılara katılması yasaklandı.В 1795 году женщинам Франции запретили появляться в общественных местах и на политических собраниях.
"Kadınlarında partisi oldu".Бывают ли у них вечеринки?».
Bunlardan ilki kadınların toplumsal var oluşa olan katkılarını ele almıştır.Прежде между ними были любовные отношения, которые распались.
Müslüman kadınların camilere erişebilme hakkı talep edilmelidir.Мусульманам был запрещено входить и молиться в мечети.
Amerikan Bağımsızlık Savaşı'na katılmış kadınların yaşamlarını kayıt altına alan ilk yazardır.Она стала первым исследователем деятельности женщин, внёсших вклад в Войне за независимость США.
Azerbaycan'da kadınların statüsü son bin yılda büyük değişiklikler geçirmiştir.Статус женщин в Азербайджане претерпел несколько серьезных изменений.
Kadınların koruyucusudur.Защита женщины.
Kadınların sahip oldukları ve baktıkları çocuk sayısıyla ilgili karar verme hakları vardır.Женщины имеют право решать, сколько детей они хотят родить.
Çeşitli yalanlar söylediği kadınların tümüne de umut vermiştir.Она очень хорошо выразила то, что чувствовали все девушки.
Biz onların erkeklerini öldürdk ve kadınlarını dul bıraktık.Усопшим праведникам и всем, кто остался позади.
Hikâyeler, Japonya'da yaşayan kadınların gündelik deneyimleri hakkında olmaya meyillidir.Сюжет чаще всего описывает повседневную жизнь женщины, живущей в Японии.
Hem ahlakı, hem kadınlığı itibarıyla kadınların müstesnasıdır." demişti.Капризный, взбалмошный; все домашние, не исключая жены, трепетали перед ним!»
Tedavi amaçlı tüketim dışında Antik Yunanistan'da kadınların şarap içmesi hoş karşılanmazdı.Вне этих терапевтических целей греки не одобряли употребление вина женщинами.
Ve tüm kadınların rüyalarını süslüyordur.Они осмеивают мечтания девушки.
Artık o küçük düşürülmüş kadınların intikam iblisidir.Оскорблённая женщина отомстила.
Kadınların çalışma perspektifleri, kıyafet reformu ve aile gibi konularda konuşmacı oldu.Гилман стала докладчицей по таким темам, как женские взгляды на работу, реформы платья и семьи.
Kadın tezini yazarken, tüm kadınların doğasında kötülük olduğuna inanmaya başlamıştır.Становится ясным, что в ходе своей работы его жена пришла к выводу, что женщины от природы являются злом.
Bense kadınların resmini çekmekten korkarım.Протагонистами своих картин выбирала женщин.
Kadınların yüzsüz maskeleri (ellangualek arnartaq yurarcuun) de vardır.У самцов на морде есть увеличенные одонтоды (кожаные зубчики).
Arap kadınların %17’si işe sahiptir.17 % рабочего населения в Саудовской Аравии составляют женщины.
Juliet, adadaki hamile kadınların bu odaya geldiklerini ve burada öldüklerini söyler.Джульет говорит, что ей тяжело на острове, и что она сожалеет, что беременные умирают на острове.
Nakış tasarımları, köy kadınlarının sosyal statüsünü belirlemektedir.Сложность вышитого рисунка определял социальный статус жительницы села.
Fawzia, kadınların eğitimine karşı olan tüm negatif tutumlara rağmen Kabil'de okula gitmeye başlar.Махавир, вопреки насмешкам всей деревни, начинает тренировать их по утрам, перед школой.
Böylece kadınların davranışlarının erkeklerin kontrolü altında olması meşrulaştırılmaktadır.Женская любовь влияет на поведение окружающих мужчин.
Ölen işçi kadınların 62'si pencerelerden atlamayı seçtikleri için yaşamlarını yitirmişlerdir.Многие выпрыгивали из окон, так погибли 62 человека.
Kadınların birinin elinde flüt vardır, diğeri ise sürahi taşımaktadır.Одна женщина держит в руках книгу и меч, другая — цветок.
Neopaganlar kadınların ve erkeklerin eşit derecede kutsal olduklarına inanır.По его мнению, они считают своих сверстниц как сексуальными, так и святыми одновременно.
Kadınların tamamı köle de değil Gorda.Ты должна быть госпожой, а не рабыней.
Ticaret o vakitlerde kadınların büyük çoğunluğunun mesleğiydi.Рабочие места на заводе в это время занимали в основном женщины.
Uluslararası kadınların barış hareketinde aktiftir.Международный день борьбы женщин за мир.
Türkiye genelinde kadınların neredeyse yarısı şiddete maruz kalıyor.Там ее пугает половина призраков дома.
Garret Anderson da kadınların seçme ve seçilme hakları hareketinde(deviniminde) etkin bir rol aldı.Анна Линдхаген также участвовала в борьбе за права женщин, в частности, за право голоса.
"Romalı Kadınların Dinsel Rolleri".«Тайны дома Романовых.
Stewart kadınların haklarını savundu.Уиттон была борцом за права женщин.
Ardından kadınlar, kadınların bu kötü muameleden nasıl kurtulacağını tartıştılar.Супруги возлагали надежды на рождение наследника, которые не оправдались.
Kadınların uçak kullanmalarına izin verilir fakat havaalanına şoförle gitmeleri gerekir.Теперь им запрещено путешествовать на самолёте, так что они должны ехать поездом.
Kitaplarında kadınların hayatlarına değinmiştir.В своих книгах она изображала исключительно женщин.
Kadın hakları için Kadınların Sosyal ve Politik Birliği kapsamında faaliyetlerde bulundu.Много занималась социальной политикой и правами женщин.
Kadınların saçlarını kesmesine müsaade yoktur.Некоторые запрещают девочкам делать короткие стрижки.
Kadınların Tarihi: Ana Tanrıçalardan Hıristiyan Azizelere.От древних богинь до христианских святых.
Kadınların işgücüne katılımı ile ev hanımlığı arasında ters bir ilişki söz konusudur.Прико находит утешение в обществе служанки.

İlgili Sayfalar